Sarper Barış Saka, Ocak 2025’te Konya’da oynanan Konyaspor–Fenerbahçe maçının da VAR hakemiydi. O maçta Kostic’in attığı dirsek penaltı ve ikinci sarıdan kırmızı kart gerektiriyordu. Fenerbahçe puan kaybetse Galatasaray farkı açacak, belki de lig orada büyük ölçüde bitecekti. VAR müdahale etmedi ve Fenerbahçe kaybederken maçın içinde tutuldu.
Şimdi aynı hakem yine bir Fenerbahçe maçına VAR olarak atanıyor.
Bu kadar öngörüsüz bir Galatasaray yönetimi olamaz. Yabancı VAR’ın ne kadar hayati olduğu daha ilk haftadan ortadayken neden bastırmıyorsunuz!!!!
10 yaşında gs alt yapısına giriyor..
4 sene hoca olarak toplamda 11 lig şampiyonluğu kazanıyor.. uefa kupa, süper kupa. sayısız başarılar.. derbiler, goller. en az paraya en çok koşan futbolcuydu.. ayağı kırıldı, bitti kariyeri dediklerinin üzerine yaptı bunlar. gelin hepiniz.
Hem YENİ Parti’ye hem de Butlan CHP’sine tavsiyem şudur:
İlkeli ve tutarlı olmak adına, Atatürk fotoğrafını kullanmayın, Altı Ok’u yakanızdan çıkarın…
Çünkü, Atatürk’ün milliyetçilik anlayışını elinin tersiyle iten, ulus devlet yapısını aşındıracak adımlar atan bir siyasi anlayışın, Atatürk’le ve onun devrimleriyle barışık olması mümkün değil…
UltrAslan lideri Sebahattin Şirin, Genç Fenerbahçeliler lideri hakkında “O çocuğun yanında olmalıyız” demiş.
Galatasaray bu yüzden kaybediyor işte. Sen “Onun yanında olmalıyız” diyorsun, o ise senin tutuklanmanı fırsat bilip arkandan sallıyor.
UltrAslan, hapiste Mert Hakan’ı ziyaret ediyor; Mert Hakan hapisten çıkar çıkmaz Galatasaray’a sallıyor.
Galatasaraylı, Fenerbahçe’ye “Biz düşman değiliz” deyip her el uzattığında, Galatasaray arkasını döner dönmez saldırıya uğruyor.
Bakın, Şahan Gökbakar vakti zamanında sosyal medyada beni engellemiş bir kişidir.
Hiç önemli değil, bu hakikati söylememe mani değildir!
Bu adamla ilgili şöyle bir yorum var, “haklı ama üslubu yanlış, saygısızlık ediyor” sizler var ya güce, makama tapan, eziklersiniz.
Siyasilere de böyle orantısız saygı gösteriyorsunuz, çünkü onları kendinizden üstte görüyorsunuz statü olarak!
Yok başkanlık makamına saygı, yok cumhurbaşkanlığı makamına saygı falan filan, yahu sizin kendinize saygınız olmadığından o makamların önünde eğiliyorsunuz, bükülüyorsunuz, çünkü siz sadece tebaasınız!
Aşağıya bırakıyorum, Şahan Gökbakar Dursun beye nerede saygısızlık yapmış, hakaret nerede, küfür nerede?
Herkes sizin gibi bu makamların önünde ezilip, büzülmek zorunda değil kusura bakmayın!
Gökbakar’ın yaptığı sadece alaycı bir dille eleştiri kaleme almaktır.
Bu dünyada yeri geldiğinde her insan evladıyla alay edilir, şayet hakediyorsa!
Ağabeyi, kız kardeşi, yeğeni ve küçük kardeşi terör örgütü PKK saflarında Türk askerine kurşun sıkarken öldürülmüş bir adam, Türkiye’de milletvekili olmuş ve kürtlerin eşit olmadığından bahsediyor; fıkra bu kadar.
Andre Onana: “Fenerbahçe maçında kulüp başkanının soyunma odasına inip oyuncuları tek tek tebrik etmesi ve kaybedilen maça rağmen prim vermesi, benim adıma pozitif anlamda unutamadığım anlardan biri oldu."
( SkySpor )
Şimdi bunun aynısını Galatasaray üzerinden düşünün.
Galatasaray rakibini yenmiş, mağlup olan kulübün başkanı soyunma odasına inmiş, futbolcularını tek tek tebrik etmiş ve üstüne bir de prim dağıtmış...
Türkiye'de kıyamet kopardı!
Sabah akşam televizyonlarda özel yayınlar yapılır, gazeteler manşet atar, sosyal medya günlerce "Bu primin amacı ne?" diye ayağa kalkardı. Galatasaray'a her türlü imayı yaparlar, algı operasyonunun bini bir para olurdu.
Ama iş Fenerbahçe olunca herkes susuyor. Aynı hassasiyet, aynı sorgulama, aynı tepki ortada yok.
Bir de hâlâ "Fenerbahçe ile Trabzonspor ezeli düşman" masalları anlatılıyor. Kusura bakmayın ama sahada gördüğümüz tablo başka şey söylüyor.
Bugünden yaklaşık dört yüz yıl önce...
1631’de…
Osmanlı düşünürü Koçi Bey, Padişah IV. Murad'a bir rapor sunar.
Meşhur Koçi Bey Risalesi…
Koçi Bey, Osmanlı Devleti’nin geri gidiş nedenlerini büyük bir cesaretle sıralar.
Sorun ne topun eksikliğiydi ne de askerin yetersizliği…
Asıl mesele, devlet düzeninin bozulmasıydı.
Koçi Bey'in tespitleri çarpıcıdır:
Devlet görevleri, yetersiz kişilere veriliyordu.
Liyakat sisteminin yerini, adam kayırmacılık almıştı.
Rüşvet yaygınlaşmıştı.
Devlet adamları kamu yararını değil, kişisel çıkarlarını gözetmeye başlamıştı.
Dikkat edin…
Koçi Bey, tek bir dış düşmandan söz etmez.
Çünkü devleti yıkan, önce içeride bozulan düzendir.