Tarih alanındaki ilk eserim diplomasinin köle ticaretine olan etkisine ışık tutuyor. Türk tarihçiliğine ve akademisine katkı sunması temennisiyle...
@bilgekultur
📍Şebinkarahisar Kalesi
Karadeniz'in en görkemli savunma ve ticari yapılarından biri olan Şebinkarahisar Kalesi, kökleri Roma öncesine uzanan uzun bir geçmişe sahiptir. Günümüzde görülen surların önemli bir bölümü Mengücekliler döneminde inşa edilmiş, özellikle Fahreddin Behramşah'ın 1184 yılında kaleye önemli ilaveler yaptırdığı bilinmektedir.
Selçuklu ve Osmanlı izlerini bir arada taşıyan kalede, bugün ayakta olan giriş kapısı ile surlar bu dönemlerin mirasıdır. Ne yazık ki kapı üzerindeki kitabe ve çift başlı kartal kabartması 1896 yılında tahrip edilmiş, kale ise 1915 Ermeni İsyanı sırasında büyük zarar görmüştür.
İç ve dış kaleden oluşan yapıda "Kızlar Kalesi" olarak bilinen büyük burç, kayaya oyulmuş çok sayıdaki sarnıç ve "Kırk Badal" adıyla bilinen su tüneli dikkat çeken unsurlardır. Evliya Çelebi ise Seyahatnâme'sinde burada yetmiş kadar ev, çok sayıda sarnıç, buğday ambarı ve Küçük Fatih Camii'nin bulunduğunu aktarır.
Anadolu'nun askerî, mimarî ve siyasi tarihine ışık tutan Şebinkarahisar Kalesi, geçmişin ihtişamını bugün de yansıtmaya devam ediyor.
Ayşe Zarakol'un kaleme aldığı, Renan Akman'ın Türkçeye kazandırdığı Batı'dan Önce adlı eseri incelediğim yazım, İÜ Türkiyat Mecmuası'nın son sayısında...
https://t.co/Vm3594NgX1
Köle ticaretinin önemli aktörlerinden Kuman-Kıpçakların, Deşt-i Kıpçak olarak nitelendirilen Karadeniz'in kuzeyindeki iktisadi yapılanmasını ele alan kıymetli bir çalışma yayımlandı. Kuman-Kıpçakların askeri kimliklerininin yanı sıra ekonomik faaliyetleri ve ticari ağlarıyla da bölgedeki önemli unsurlarından biri olduğunu göstermesi bakımından önemli bir eser...
Prof. Lorenzo Pubblici'nin Altın Orda ve köle ticareti üzerine kaleme aldığı ve benim Türkçeye çevirdiğim makale de Orta Çağ Araştırmaları Dergisi'nin son sayısında.
Altın Orda, Deşt-i Kıpçak ve Orta Çağ köle ticareti üzerine yapılacak çalışmalara katkı sunması dileğiyle...
https://t.co/2vhxTneOat
Kabataş MTAL 2026 mezunları...
2020 yılından bu yana birçok sınıfın dersine girdim, birçok öğrencimi mezun ettim. Ancak kısa bir süre ayrı kalsak da iki yıl boyunca emek verdiğim bu gençlerin yeri benim için her zaman farklı olacak...
Birlikte nice anı, başarı, telaş ve mutluluk paylaştık. Şimdi yeni bir yolculuk başlıyor. Yolunuz, bahtınız ve ufkunuz açık olsun gençler 👋🎓
Eyyûbîlerden Memlûklere uzanan hâkimiyet mücadelesinin bana göre en önemli aktörü olan Mısır'ın kadın sultanı Şecerüddürr'ün hayatını, yaptırdığı mimari eserleri ve sanat anlayışını ele alan önemli bir çalışma. Siparişini verdim. Kargonun gelmesini merakla bekliyorum...
#NewPublication
Travelling in the Eastern Mediterranean, c. 1300–1500
Politics, Agency, and the Production of Space
ed. Eleni Tounta, Nikolaos Chrissis, Brepols, 2026
https://t.co/q3MjroVnYJ
#NewRelease
Honoring the legacy of the esteemed Mamlukist Linda Northrup, From Cairo to Jerusalem features essays by distinguished scholars across Islamic history, material culture, and Middle Eastern studies.
https://t.co/DimvYucCO8
@BanisterMustafa, BRill, 2026
Mısır’da yönetimin Eyyûbîlerden Memlûklere geçtiği kritik dönemin en önemli müelliflerinden biri olan, aynı zamanda Sultan Baybars’ın Sicilya Kralı Manfred’e gönderdiği elçilik heyetinde yer alan İbn Vâsıl’ın Müferricü’l-Kürûb adlı eseri dilimize kazandırıldı 📚
@aydinusta75@yunusorduvi
Memlûk Sultanı Kayıtbay, İtalyan şehir devletleriyle siyasî ve ticari ilişkiler kurmak için büyük çaba harcamıştı. Bu fil resmi de dönemin Milano Dükü Ludovico Sforza'nın egzotik hayvanlara duyduğu merakla ilişkilendirilebilir. Filin doğrudan Memlûkler tarafından gönderildiğine dair herhangi bir bilgi bulunmamakta. Ancak Doğu'nun, özellikle de Mısır'ın egzotik ve gizemli bir dünya olarak algılandığı düşünüldüğünde, bu filin Memlûkler tarafından gönderildiği yönündeki kanaatin ortaya çıkması dönem şartları açısından oldukça doğal görünmekte. Kanaatimce bu duvar resmi, dönemin İtalyan sanat anlayışının ve Doğu tasavvurunun bir yansıması olarak değerlendirilmeli...
Memlüklerin hediye hayvanlarının ulaşmadığı çok az yer var: Milano'daki Castello Sforzesco'da bulunan bu duvar resminin Sultan Kayıtbay tarafından Milano'ya gönderilen bir fili ölümsüzleştirdiği düşünülüyor.
@ekaganheybet Yanlış hatırlamıyorsam Makrîzî'deki bir anlatıda geçiyordu. Kontrol ettikten sonra size söylerim muhakkak. Tezinizde de şimdiden başlarılar diliyorum.
@ekaganheybet Bence de. İtalyanların bakış açısı ve buna vermiş oldukları önemin nedenini iyi incelemek lazım. Bir de Doğu dünyasında hayvanlarla alakalı yazılmış eserlere de bağlanrk kurmak açısından bakılabilir.
Kaynak ismi için teşekkür ederim. Genel olarak elçilik heyetlerinin yanında hediye olarak hayvan gönderildiğini bilinmekte. Doğrusu Milano'ya nasıl gittiği sorusu aklımı kurcalamıyor değil. Bahrîler döneminde Cenova'ya giden Memlûk heyetlerinde birkaç hayvan ismine rastlamıştım kaynaklarda. Burcîler dönemini de iyi analiz etmek gerekiyor.