günahlarını kılıçlarından gizlemiş şövalyelerin
cinayet şarkılarını bestelemek isterim sana
yeni bir şeylere göç eden martıların
kanatları kırılmışçasına gibi bir çığlıkla
-kanayan yara buğusu bir bakıma
dudaklarından yapay bir yaşam damladı dudaklarıma
devlet arşivlerinde gizlenmiş
sakıncalı bir tarih belgesi gibi
yakılması gereken bir gündü tanca’da
aleyhinde kanıtlar sunuyordu
zaman ve ölüm, acı ve tanrı
ruhunun karanlık taraflarında
sıkıştırıyordun düşünceleri
silah zoruyla vücuda gelmiş bir ölüm anı gibi
film şeridini en heyecanlı yerinde
bir makasla keseceğini hissettirmeden
manzara hikâyeleri anlatıyordun yüzüme
geceye pas bulaşmıştı
Ölü Deri Parçaları - Keşke Fas'ta Ölseydin
Batuhan Dedde'den Ölü Deri Parçaları
bahtiyar: bir de acil iş bulmam lazım abi. öyle palyaço refikle falan olacak iş değil bu.
necati abi: iyi ya, yarın bakarsın bir şeyler.
bahtiyar: öyle yapıcam. gidip bütün dükkanları tek tek dolaşıcam. tek tek kafamı sokup "adam lazım mı abi?" diyicem... bu da, zoruma gidiyor be abi!
necati abi: neden? nerelerine yakıştıramıyorsun?... bak oğlum, ben de senin gibiydim. birgün baktım, kendimi ciddiye almaktan kaskatı kesileceğim. hiçbir şey değilim ama, kıl aldırmıyorum burnumdan. bedelini ödedik tabi. nerene zor geliyorsa, kes at oralarını bahtiyar. devekuşu çiftliğiymiş, taksi filosuymuş... mazeret bile değil. yalan bunlar!
bahtiyar: necati abi ben...
necati abi: makul bir sayfa aç oğlum. makul, alçak gönüllü bir sayfa. önemli olan da bu. hiçbir vasfın yok hem de incilerin dökülmesin istiyorsun. o deve kuşları bile güler buna.
bahtiyar: o kadar mı be necati abi?
necati abi: biraz ağır kaçtı ama, o kadar.
İbrahim
içimdeki putları devir
elindeki baltayla
kırılan putların yerine
yenilerini koyan kim
...
asma bahçelerinde dolaşan güzelleri
Buhtunnasır put yaptı
ben ki zamansız bahçeleri kucakladım
güzeller bende kaldı
İbrahim
gönlümü put sanıp da kıran kim
Asaf Halet Çelebi
Savaşçı olmak da iyidir. Ama ne için savaştığına bağlıdır.
Bazı savaşçılar insanları yenmeye çalışır. Bazıları kendini.
Bazıları öfkeyle savaşır. Bazıları korkuyla. Bazıları da umutsuzlukla.
Belki en zor savaş, kılıç sallamak değil;
Gücün olduğu halde zalim olmamak,
Kırıldığın halde katılaşmamak,
Yorulduğun halde tamamen vazgeçmemektir.
O zaman savaşçılık da sadeliğin ve iyiliğin düşmanı olmaz.
Hatta üçü bir araya geldiğinde güzel bir denge doğar:
Sade yaşa.
İyi davran.
Gerektiğinde dimdik dur.
Az sözle söylersek: "Kalbi yumuşak, omurgası sağlam." Bu hiç fena bir rütbe değil.
Emaneti teslim etme vaktinin ne zaman geleceği belli değil ama hazırlığı şimdiden yapmak lazım...
Profildeki fotoğraf sabit kalır da, içimdeki nefes bir gün ansızın çekilirse; bir dua, bir de güzel hatırlanmak yeter...
Sıradaki çayımız;
Henüz vaktimiz varken içtiklerimize,
Yarım kalıp da içemediklerimize,
Aklımızdan hiç çıkmayanlara,
Yanımızda kalanlara ve sessizce gidenlere gelsin..
✍️
Vicdanın gölgesi yoktur.
Karanlıkta bile insanın içinde yanar.
Gerçek sevginin gölgesi yoktur.
Çünkü sahip olmaz, örtmez, yalnızca dokunur.
Acının bazen gölgesi yoktur.
Çünkü insanın içine düşer, yere değil.
Ruhun gölgesi yoktur derler.
Beden güneşte iz bırakır ama ruh, sessizlikte yürür.
Ve bazen de
çok kırılmış insanlar gölge taşımaz…
Çünkü çoktan geceyle bir olmuşlardır.
“Quando uma mulher é levada a se preocupar o tempo todo com sua aparência, ela tem menos tempo para questionar a ausência de suas liberdades.”
Marjane Satrapi
(1969-2026)