CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI YILDIRIM KAYA: LGS’DE ASIL SORUN GÜVENLİK DEĞİL, EĞİTİMDEKİ EŞİTSİZLİK VE ELEME ANLAYIŞIDIR
CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, hazırladığı video mesajında LGS’de asıl sorunun güvenlik değil, eğitimdeki eşitsizlik ve eleme anlayışı olduğunu söyledi.
CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, video mesajında şu ifadelere yer verdi:
“13 Haziran Cumartesi günü gerçekleştirilecek Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınava ilişkin açıklanan veriler, eğitim sisteminin içinde bulunduğu tabloyu bir kez daha ortaya koymaktadır. 2025–2026 eğitim öğretim yılında 8’inci sınıfta öğrenim gören öğrenci sayısı 1 milyon 279 bin 547’dir. Buna karşın LGS’ye başvuru yapan öğrenci sayısı 1 milyon 25 bin 662, sınava katılacak öğrenci sayısı ise 1 milyon 22 bin 658 olarak açıklanmıştır. Bu tablo göstermektedir ki yaklaşık 254 bin öğrenci merkezi sınav sisteminin dışında kalmıştır. Bu farkın nedenleri kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılmalıdır. Öğrenciler sınava neden başvurmadı? Başvurup neden sınava girmeyecek? Bu çocukların ne kadarı örgün eğitim içinde, ne kadarı açık öğretime yöneldi, ne kadarı umutsuzluk nedeniyle sistemin dışında kaldı? Milli Eğitim Bakanlığı bu sorulara yanıt vermek zorundadır. Sınav; Türkiye’nin 81 ilinde, 920 ilçesinde, 4 bin 244 okul binasında, yurt dışında ise 8 ülkede ve 11 sınav merkezinde gerçekleştirilecektir. Yurt içinde 1 milyon 22 bin 104, yurt dışında 554 öğrenci sınava katılacaktır. Milli Eğitim Bakanlığı sınav güvenliği için 200 bin bakanlık temsilcisi görevlendireceğini, yapay zekâ destekli kamera sistemleri kuracağını ve çeşitli teknik önlemler alacağını açıklamaktadır. Ancak burada temel soru şudur: Bir milyondan fazla çocuğun geleceğini belirleyen bu sistem gerçekten adil midir? Bugün eğitim sistemimiz çocukları geliştiren değil yarıştıran; fırsat eşitliği yaratan değil eşitsizlikleri büyüten bir yapıya dönüşmüştür. Bir tarafta özel okul, özel ders ve kurs desteğine ulaşabilen öğrenciler; diğer tarafta ekonomik güçlüklerle mücadele eden milyonlarca aile bulunmaktadır. Daha da kaygı verici olan ise son günlerde tarafımıza ulaşan iddialardır. Bazı illerde ve bazı okullarda yöneticilerin, okulun başarı ortalamasını yüksek göstermek amacıyla kendilerince başarısız gördükleri öğrenciler üzerinde sınava girmemeleri yönünde baskı kurdukları ifade edilmektedir. Öğrencilere “nasıl olsa kazanamazsın”, “okulun başarısını düşürme”, “boşuna sınava girme” denilmesi kabul edilemez. Hiçbir okul yöneticisi ve hiçbir eğitimci bir çocuğun geleceği hakkında hüküm verme hakkına sahip değildir. Eğitimcinin görevi çocukları elemek değil desteklemek; umutsuzluk üretmek değil umut büyütmektir. Milli Eğitim Bakanlığı’nı bu iddiaları derhal araştırmaya ve öğrenciler üzerinde baskı kurduğu tespit edilen yöneticiler hakkında gerekli işlemleri başlatmaya çağırıyoruz. Öğrencilere dağıtılacağı açıklanan beslenme paketleri, kamera sistemleri ve teknik uygulamalar tek başına eğitimde adaleti sağlayamaz. Türkiye’nin ihtiyacı çocukları sınav maratonuna mahkûm eden değil, her çocuğa eşit ve nitelikli eğitim sunan bir anlayıştır. CHP olarak çözüm önerilerimiz şunlardır:
• Her mahallede ve her ilçede nitelikli, donanımlı devlet liseleri oluşturulmalıdır.
• Okulların başarı sıralamasına göre değerlendirilmesine son verilmelidir.
• Öğrencilerin sınava katılımı konusunda baskı uygulayan yöneticiler hakkında etkin denetim ve yaptırım mekanizmaları kurulmalıdır.
• Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmelidir.
• Merkezi sınavların belirleyiciliği azaltılarak öğrencilerin çok yönlü gelişimini esas alan yerleştirme modelleri uygulanmalıdır.
• Eğitimin ticarileştirilmesine son verilmeli, kamusal ve parasız eğitim güçlendirilmelidir. Bir milyondan fazla çocuğumuzun geleceğini ilgilendiren bu süreçte görevimiz; çocuklarımızı yarıştırmak değil, onların hayallerine ulaşabilecekleri adil bir eğitim sistemi kurmaktır.
@gurseltekin34 O da bir şey mi, dün aday yapılmadığı için 'baba ocağı' partisinden istifa edenler daha sonra kayyum İstanbul İl Başkanı olmak için can attılar...
Gizliliği 2025 yılında kaldırılan 1934 tarihli resmi belge...
Mısırlı El Mukattam gazetesi muhabiri Kerim Sabit, Türkiye ziyaretinden sonra Atatürk hakkındaki izlenimlerini yazmış:
- Fransızcayı iyi bilir ve Almanca konuşur. Türkçe'ye karşı olan kıskançlığından ötürü Türkçe'den başka lisanla konuşmaz.
- Çok şık giyinir. Söylenene göre şık giyinmeyi pederinden almıştır. Şıklığı Ateşe Militeri iken Sofya'da dillere düşmüş.
- Orta boylu, sarı saçlı ve mavi gözlü... Şimdiye kadar gördüğüm bakışların en kuvvetlisidir.
- Hararetlenirken tabanca kullanır gibi ellerini birkaç defa önüne doğru uzatır.
- Gazi Hazretleri 54 yaşındadır. Bünyeleri hala kuvvetlidir. Bazen sabahlara kadar uykusuz kalır. Güneş çıkınca da sanki bütün geceyi uykuda geçirmiş gibi atına binerek gezmeye çıkar.
- İcabı halinde her mahrumiyete katlanabilir. Çünkü azimkarlığının bir had ve hududu yoktur.
- İstanbul'da bulunduğu zamanlar geceleri Park Otele giderler. Dostlarıyla bir fer gibi oturur veya dansa iştirak eder. Kendisine bir fert gibi muamele edilmesini çok sever. Bir gece danstan sonra Mısırlılardan biri Gazi Hazretlerine yol açmak istedi. Gazi kabul etmedi. Herkesin sırasıyla geçmesi lüzumunda bulundu.
- Gazi'nin sadeliğini Ankara'yı ziyaret ederken gördüm. Bir tepe üzerinde yapılıp şehire nazır olan sarayı o kadar o kadar sade tarzda yapılmıştır ki, dış görünüşü Cumhurbaşkanı ikametgahı olduğunu göstermez. Bilakis bu binayı gören yabancılar henüz bitirilmemiş olduğunu zannederler.
- Gazi, Ankara'da bulundukları zaman her gün öğleden sonra gezmeğe çıkarlar.
- Gazi Hazretlerinin maiyetleri motosikletli iki asker ve otomobili takip eden ve içinde üç kişi bulunan otomobilden ibarettir.
- Bir kulübe girdikleri zaman yalnız girer, orada istedikleriyle görüşür, herkesin elini sıkar.
- Gazi genellikle köyleri ziyaret eder. Köylülerle konuşur. Köylülerin vaziyetini sorar, istediklerini dinler.
- Bugün Türkiye'de Gazi'ye kurtarıcı gözüyle bakmayan hiçbir kimse bulunmadığını söylemeye hacet görmüyorum.
@nihatsirdar Her okul imkanı ölçüsünde kendi önlemini almaya çalışıyor, turnikeli geçiş bunlardan ilki. Geçici bekçi görevlendirmesi vardı sanırım sona erdi.
Premier League'in son şampiyonu olan, yazın en çok para harcamış olan takımı bu sene Galatasaray iki kere yendi. Öncesinde Şampiyonlar Ligi'nde 9 kez final oynayıp iki kez kazanmış olan Juventus'u iç sahada 5'ledi. Bu sezonun Avrupa özeti benim için bunlardır. Çok güzel bir sezon oldu. Bu sene unutulmayacak çok güzel anlar yaşandı. Şimdi başımız dik şekilde hatalardan, eksiklerden ders alıp önümüze bakacağız. Takımın da hocanın da eline emeğine sağlık.
EĞİTİMDE ŞİDDETE DUR DEMEK İÇİN İŞ BIRAKIYORUZ!
2 Mart Pazartesi günü İstanbul Çekmeköy’de, görev yaptığı okulda öğrencisi tarafından uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden Fatma Nur Çelik öğretmenimiz için 3 Mart Salı ve 4 Mart Çarşamba günleri ülke genelinde iş bırakıyoruz.
Eğitim emekçilerinin can güvenliğinin sağlanamadığı, okullarımızın şiddet sarmalına teslim edildiği bu bozuk düzene artık tahammülümüz kalmadı! Öğretmenlik mesleğini itibarsızlaştıran, eğitim emekçilerini her fırsatta hedef tahtasına koyan politikaların bedelini canımızla ödüyoruz. Bizler çocuklarımızı yaşatmak ve geleceklerini aydınlatmak için gittiğimiz okullardan tabutla çıkmak istemiyoruz.
Eğitim-İş olarak; Fatma Nur Çelik öğretmenimizin hesabını sormak ve eğitimde şiddete “artık yeter” demek için, 3 Mart Salı 11.00’de Milli eğitim Bakanlığı önünde olacağız.
Tüm eğitim emekçisi dostlarımızı, velilerimizi, yurttaşlarımızı, Fatma Nur öğretmenimiz ve okullardaki şiddete karşı omuz omuza durmak için Bakanlık önüne davet ediyoruz.
Bir eğitim emekçisini daha kaybetmeye tahammülümüz yok!
UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 play-off turu ikinci maçında İtalya'nın Juventus ekibi ile karşı karşıya gelen temsilcimiz Galatasaray, uzatmalara giden maçta rakibine 3-2 mağlup oldu.
Bu sonuçla beraber, UEFA Şampiyonlar Ligi Son 16 Turu'na yükselen temsilcimiz Galatasaray'ı tebrik ederiz.
Eskişehir Sami Sipahioğlu Ortaokulu Türkçe Öğretmeni üyemiz Tuncay Arslan, 15 Aralık gecesinden bu yana kayıptır.
Bu çağrının yaygınlaşması ve en kısa sürede sevindirici bir habere ulaşabilmemiz için desteğinizi bekliyoruz.
Kendisini gören ya da bilgi sahibi olanların emniyet birimleriyle veya
0 (533) 356 78 26 numaralı telefonla iletişime geçmeleri rica olunur.
Lütfen paylaşalım.
Sami Sipahi Ortaokulu Türkçe Öğretmeni Tuncay Arslan'dan günlerdir haber alınamamaktadır.
Şahsı görenlerin emniyet birimleriyle veya 0(533) 356 78 26 numaralı telefonla iletişime geçmeleri rica olunur
#kayıp#kayıpöğretmen#eskişehir#tuncayarslan
Sami Sipahi Ortaokulu Türkçe Öğretmeni Tuncay Arslan'dan günlerdir haber alınamamaktadır.
Şahsı görenlerin emniyet birimleriyle veya 0(533) 356 78 26 numaralı telefonla iletişime geçmeleri rica olunur.
Şampiyonlar Ligi’nde önüne gelene üç atan; dört maç sonunda Chelsea, Dortmund, Barcelona, Atlético Madrid, geçen yılın UEFA şampiyonu Tottenham, Leverkusen, Juventus ve Napoli gibi devleri altına alan takım, Süper Lig’de Beşiktaş ve Trabzonspor’u yenemiyor.
Bu da Süper Lig’in sportif geçerliliği olmadığının en net ispatı.
Ahahahaha! 😄[Gülerek]
Ey cahil adam. Bu boş muhabbeti yapacağınızı bildikleri için Metin Öztürk kura çekmedi bile. Son kalan topa tamam dedi, Fenerbahçe ve Beşiktaş kurayı çekti. Kendi şansını kendin belirledin..