Büyük lider Atatürk' ün çağdaşlık yolunda, Türkiye Cumhuriyeti' nin mirasını geleceğe taşımak için sağ-sol ayrımı olmaksızın tüm Vatanperverleri bekliyoruz. #TürkMilliHareketi https://t.co/cC5A1qx5XL
İthal çöp politikası geri dönüşüm değil, ekolojik yük transferidir. Sonuç: Makroplastikler kıyılarımızda, mikroplastikler soframızda. Türkiye çöplük değil.
Ege ve özellikle Akdeniz'de denizlerimizde mikroplastik kirliliği yaşandığı aktarılıyor. Girdiğiniz denizde ince mikroplastik maddelere rastladınız mı?
Antalya'da Çıralı Sahilinden Konyaaltı Sahiline Kadar
Bu video 02.07.2026 tarihinde Antalya Kemer Tekirovada çekildi.
Çıralı sahilinden Konyaaltı sahiline kadar deniz plastik atıklarla kirlenmiş durumda.
Phaselis, Çamyuva, Sarısu, Alacasu.. Hepsi aynı halde.
Bu sularda yüzülmez.
Mikroplastiklerin hastalık taşıyıcı mikroorganizmalar taşımaları kuvvetle muhtemel. Bu plajlarda kesinlikli yüzülmesi sağlıklı ve güvenli değildir.
Mikroplastiklerin yutulması veya ağıza temas etmeleri hâlinde özellikle çocuklar, yaşlılar ve yüzme bilmeyen kişiler için risk oluşturuyor.
Antalya'da Konyaaltı Plajı ile ilgili tedirgin eden bir açıklama geldi.
Akdeniz Üniversitesi'nden Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, bu yıl plajda henüz berrak suya rastlamadıklarını belirterek, vatandaşların deniz yüzeyinde toza benzettiği parçacıkların mikroplastik olduğunu söyledi https://t.co/iA1bp3kh6K
Balkonda yetiştirdiğimiz bir çiçek solunca üzülüyoruz…
Peki, binlerce ağacın ve sayısız canlının yuvası olan ormanlar yanarken ne hissediyoruz? Ben şahsen kahroluyorum. Sanki orada yanan benim gibi hissediyorum.
Solan çiçek yeniden açar..
Ama bir ormanın yeniden büyümesi onlarca yıl alır. Verilen onca emeğin bir anda yok olması gerçekten tarifi imkansız bir acı veriyor.
🌲 Lütfen Yeşil Vatan’ı birlikte koruyalım. 💚
Kurallara ve uyarılara dikkat edelim.
#Orman #OrmanYangını #YeşilVatan #DoğayıKoru
Zehra Güneş: “Bunlar başardıklarımızın yarısı, güzel günler bizi bekliyor.
Atatürk'ün kızları olarak açtığımız bu ışıkta alttan gelenlerle birlikte bu bayrağı daha yükseklere taşımak için çalışacağız.”
Almanya/Stuttgart Devlet Operası'nın 10 Nisan 2027'de sahnelemeyi planladığı "Atatürk – Mustafa Kemal Efsanesi" operası sıradan bir sanat etkinliği değil.
Bunu bizzat operanın resmî tanıtım metni ortaya koyuyor. Tanıtımda Atatürk'ün "otoriter güç iddiası", milliyetçilik, sürgün, şiddet ve tarihsel suçlar ekseninde ele alınacağı, Almanca, Türkçe, Ermenice, Kürtçe, Fransızca, Yunanca ve İngilizce bir anlatı kurulacağı açıkça belirtiliyor.
Almanya'nın böyle bir operayı sahneye koyması iyi niyetli değildir.
İki ayrı dünya savaşına ve milyonlarca masum insanın ölümüne neden olmuş; 1945'ten sonra ABD tarafından işgal edilmiş, bugün dahi dış politikada tam bağımsız hareket etmekte zorlanan, Kuzey Akım sabotajının hesabını bile soramayan Almanya'nın sözde sanatçıları çökmüş bir imparatorluğun enkazından emperyalizme karşı Kurtuluş Savaşı vererek bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran, kulu vatandaş, ümmeti millet yapan uçurumun kenarında Orta Asya'ya sürülmeyi bekleyen ülkeyi laik ve çağdaş bir devlete dönüştüren Mustafa Kemal Atatürk'ü hangi tarihî ve ahlaki üstünlükle bir operada yargılamaya kalkmaktadır?
Üstelik bu girişim tesadüf değildir. Son yirmi yılda Atatürk, Türkiye'de özellikle genç kuşaklar tarafından yeniden keşfedilmiş, milletin Atasına bağlılığı her ortamda görünürlüğünü artırmış ve aynı ilgi Avrupa'daki Türk gençliği arasında da hızla güçlenmiştir.
Tam da bu dönemde Atatürk'ün tarihsel mirasını "otoriterlik" ve benzeri kavramlarla yeniden tanımlamaya çalışan bir opera sahneye konulmak istenmektedir.
Almanya'nın uzun yıllardır Türkiye'yi etnik ve mezhepsel fay hatları üzerinden değerlendiren, PKK'ya yönelik yaklaşımı ve geçmişte "Anadolu Federal İslam Cumhuriyeti" gibi Türkiye'nin bütünlüğünü tartışmaya açan projelerin dolaşıma girdiği siyasi atmosfer de hatırlandığında, bu opera yalnızca sanatsal bir çalışma olarak görülmemelidir.
Aşağıda gösterilen tanıtım afişi bile operanın librettosunun ip uçlarını şimdiden veriyor. Mustafa Kemal Atatürk'ü temsil etmek yerine, tarihî gerçeklikle hiçbir bağı olmayan anonim ve kimliksiz bir figür tercih edilmiş. Bu bir estetik seçimden öte, tarihî şahsiyeti bilinçli biçimde sembolleştirip yeniden kurgulama girişimidir. Aynı anlayış, tanıtım metninde Atatürk'ü "otoriter güç iddiası" üzerinden okumaya çalışan sakat yaklaşımın görsel yansımasıdır. Kısacası eser sahnelenmeden verilen mesaj belli. Amaç tarih anlatmak değil, tarihi yeniden yorumlamaktır.
Türk kamuoyu bugüne kadar Ermeni, Pontus ve benzeri iddialar üzerinden üretilen film, belgesel ve kültürel kampanyalara tepki göstermiştir.
Bu konuda da sosyal medyada ve Almanya'da yaşayan vatandaşlarımız tarafından gereken tepki süreci başlatılmıştır. Ancak bu devam ettirilmelidir.
Sosyal medyada güçlü ve demokratik bir kamuoyu oluşturulmalı, Stuttgart Operasının bu eseri sahnelememesi için meşru ve hukuki zeminde her vatandaş sorumluluk almalıdır.
Atatürk, “Dünyada hiçbir milletin kadını, ‘Ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar emek verdim’ diyemez.” diyerek Türk kadınının tarih önündeki yerini en güçlü şekilde tarif etmişti.
Bugün Filenin Sultanları, Cumhuriyet’in yetiştirdiği özgüvenli, eğitimli ve mücadeleci Türk kadınının dünyaya uzanan en parlak yüzüdür.
Makao’da Brezilya’yı 3-1 mağlup ederek ikinci kez VNL şampiyonu olan bu büyük başarı; yalnızca bir spor zaferi değil, Atatürk’ün Türk kadınına duyduğu güvenin ve Cumhuriyet’in açtığı yolun en güçlü ispatlarından biridir.
Sizler, sahada sadece sayı kazanmadınız, Türk milletinin onurunu ve azmini bütün dünyaya gösterdiniz.
Göğsümüz kabardı, yüreğimiz gururla doldu.
Kadın sporcularımızı ve
Bu büyük başarıda emeği geçen tüm teknik kadroyu ve yöneticileri yürekten kutluyorum.
Magazin gündem olurken, #PlastikAtıkİthalatıYasaklansın etiketi görünürlükte zorlanıyor. Oysa plastik atık ithalatı, ülkemizin en önemli çevre sorunlarından biridir. Yasaklanana kadar bu konuyu gündemde tutmalıyız.
HER YAZ CİĞERLERİMİZ YANIYOR..!
Muğla’nın Fethiye ilçesinde dün öğle saatlerinde çıkan ve gece boyunca ekiplerin müdahalesiyle kontrol altına alınan yangının ardından helikopterden çekilen görüntüler, bölgedeki büyük tahribatı gözler önüne serdi. Yangının etkilediği geniş alan ve doğadaki zarar dikkat çekti.