İki Ayda kazanıp Kazanıp İki Günde Kazancı Geri Vermekten Kurtulmanın Tek Yolu..
Değerli arkadaşlar, bugünkü tabloyu hepiniz gördünüz. İki gün önce yüzde beş, yüzde on kazandıran hisseler, bir seansta bütün kazancı geri aldı. Yeni bir şey değil bu; 2024'ten beri bu piyasanın karakteri maalesef böyle. Sert yükseliş, sert geri veriş.
Böyle bir borsada kazanmak yetmez; kazandığını KORUYAMAYAN, kazanmamış sayılır. Abonelerim iyi bilir, ben aşırı disiplinli bir stopçuyum. Gözünün yaşına bakmam, affetmem; çünkü stop benim için bir emir tipi değil, üç ayrı silahtır. Bugün size o silahların üçünü de, kademeleriyle, vadeleriyle, herkesin uygulayabileceği şekilde anlatacağım. Bu yazıyı kaydedin; bu piyasada hayatta kalma kılavuzunuz bu.
Önce zihniyeti düzeltelim: Çoğu kişi stopu sadece zarar kesme aracı sanır. Eksik. Stop üç ayrı iş yapar ve pozisyonunuzun yaşına göre kılık değiştirir.
Birinci silah zarar stopudur ve alım emriyle AYNI ANDA konur. Hisseyi neden aldıysanız, o sebebin öldüğü seviyenin altına yazılır. Görevi basittir: Yanıldıysanız, yanlışınızı küçükken kesmek. Borsada yanılmak ayıp değildir; yanılgıyı büyütmek ayıptır. Yüzde beşlik zarar bir çizik, yüzde kırklık zarar kırık kemiktir; çizikle yürünür, kırıkla yürünmez.
İkinci silah koruma stopudur ve işte piyasanın az bilinen sırrı buradadır. Hisse aldıktan sonra diyelim yüzde beş altı yükseldi. O an yapılacak ilk iş stopu maliyetinize, yani başabaş noktasına çekmektir. O saniyeden itibaren elinizde matematiksel olarak KAYBETMESİ İMKANSIZ bir pozisyon vardır. Piyasa ne yaparsa yapsın, en kötü ihtimalle paranızı geri alırsınız. Bu his, borsada satın alabileceğiniz en değerli şeydir: Korkusuz pozisyon. Korkusuz pozisyon taşıyan yatırımcı sabırlı olur; sabırlı olan, trendin tamamını yer.
Üçüncü silah kar stopudur, iz süren stop da denir. Hisse yükselmeye devam ettikçe stopunuz da gölge gibi peşinden yukarı taşınır; tepenin belli bir yüzde altından takip eder.
Böylece iki günde kazanılan yüzde on, üçüncü gün buhar olmaz; geri çekilme stopunuza değdiği an kar OTOMATİK cebe girer. İşte bugünkü gibi günlerde benim kazancımı koruyan, kahinlik değil, bu mekanik disiplindir.
Tepeyi tahmin etmem; tepe dip yazımı okuyanlar bilir, kimse tahmin edemez. Ben sadece stopumu her gün yukarı çekerim, tepeyi piyasa söyler, kar bana kalır.
Kademeyi özetleyeyim ki kulağınıza küpe olsun: Al ve zarar stopunu koy. Yüzde beş altı yükselince stopu maliyete çek, pozisyonu korkusuzlaştır. Yükseliş sürdükçe stopu her gün, her seviyede yukarı taşı. Hisse döndüğünde seni stopun uğurlasın, umudun değil.
Peki stop nereye konur, mesafe ne olmalı? Tek doğru cevap yok, iki pusula var. Birincisi hissenin huyudur: Günde yüzde üç sallanan oynak bir hisseye yüzde ikilik stop koyarsanız, daha ilk gün gürültüye kurban gidersiniz.
Stop mesafesi, hissenin günlük ortalama oynaklığından DAR olamaz. İkincisi bariz seviyelerden kaçınmaktır: Herkesin baktığı yuvarlak rakamların ve desteklerin milim altı, fitil avcılarının mayın tarlasıdır; stopunuzu sürünün bir iki kademe dışına koyun.
Gelelim vadeye göre ayara, çünkü herkesin stopu kendi vadesine göredir.
Gün içi işlem yapıyorsanız stopunuz dar olur, yüzde iki üç bandında; ve ANLIK uygulanır, kapanış falan beklenmez. Gün içi oyuncunun tek lüksü hızdır; tereddüt eden, günün sonunu zararla kapatır.
Swing yapıyorsanız, yani döngü yazımdaki gibi bir günden uzun bir aydan kısa taşıyorsanız, stop mesafesi yüzde beş sekiz bandına genişler ve kapanış teyidiyle çalışır: Gün içi iğneye satmazsınız, seansın son yarım saatinde fiyat hala stopun altındaysa çıkarsınız. Tek istisna çığ gibi, hacimli çöküştür; deprem gününde teyit lüksü yoktur.
Uzun vadeci misiniz? Sizin stopunuz iki katlıdır. Birinci kat felaket stopudur: Yüzde on beş yirmi gibi geniş bir mesafe ya da hissenin ana trendinin, uzun vadeli ortalamasının k��rılması.
Bu stop sizi günlük dalgadan değil, hikayenin çöküşünden korur. İkinci kat ise tez stopudur ve fiyatla ilgisi yoktur: Siz o şirketi bir hikaye için aldınız; büyüme, temettü, sektör döngüsü. Bilanço bozulur, hikaye ölürse, fiyat ne olursa olsun çıkarsınız.
Uzun vadecinin asıl stopu grafikte değil, bilançodadır. Ama şunu da söyleyeyim: Uzun vadeli portföyün ana gövdesi sabır işidir; oradaki stop, sizi zenginleştirmek için değil, felaketten korumak içindir. Sık sık stop yiyen uzun vadeci, aslında vadesini yanlış seçmiş demektir.
Bir de şu soruya cevap vereyim: Stop hangi hallerde ŞART? Kaldıraçlı işlemde, viopta tartışmasız ve anlık; kaldıraç hata affetmez. Haber ve döngü trade'lerinde şart; çünkü orada hisseye değil, bir hikayeye bilet aldınız, hikaye biterse bilet yanar.
Spekülatif, sığ, uçan kaçan tahtalarda şart; oralarda asansör her an halat koparabilir. Kısacası vade kısaldıkça ve risk arttıkça stop, tavsiyeden farza döner.
Son parça, işin gizli kahramanı: Pozisyon büyüklüğü. Stopunuz nereye derseniz, önce kaç lot diye sorarım. Kural şu: Tek bir işlemde portföyünüzün yüzde bir ikisinden fazlasını riske atmayın. Hesap basit; yüz bin liralık portföyde işlem başına risk iki bin lira olsun diyorsanız ve stopunuz yüzde beş uzaktaysa, o pozisyona en fazla kırk bin lira girersiniz. Stop mesafesi genişse az lot, darsa çok lot. Böylece üst üste beş stop yeseniz bile portföyünüz yüzde onunu bile kaybetmez ve altıncı işlemde hala sahadasınızdır. Beş kere stop yiyip ayakta kalan, bir kere stopsuz yakalanıp yatan adamdan zengindir.
Ve anayasanın değişmez maddeleri, ezberleyin: Stop asla aşağı taşınmaz; aşağı inen stop, stop değil zarara dilekçedir.
Stop yukarı taşınır ve her gün güncellenir. Stop yenince tartışılmaz, ortalama düşürülmez, hisseye küsülmez; teşekkür edilir, çıkılır. Ve stopsuz trade, paraşütsüz atlayıştır; manzara güzeldir ama iniş fena biter.
Stop yediğinizde kaybettiğiniz para, kayıp değildir; bu piyasada yaşamaya devam etmek için ödediğiniz sigorta primidir. Evinizi yangın sigortası yaptırıp ev yanmayınca üzülüyor musunuz? Borsada uzun yaşayanlar en çok kazananlar değil, en iyi KAYBEDENLERDİR. Küçük kaybetmeyi öğrenen, büyük kazanmayı hak eder.
Aşağıya bu sistemin özetini tek görselde ekliyorum; telefonunuza kaydedin, işlem açmadan önce bakın.
Faydalı bulduysanız RT ve kaydet yapmayı unutmayın..
#borsa #stoploss #bist100 #riskyönetimi #swingtrade #finansalokuryazarlık #YatırımTavsiyesiDeğildir
PARASAL BOLLAŞMA YAKLAŞIYOR MU ?
1️⃣Türkiye Hazinesi önümüzdeki üç ayda 1 trilyon 650 milyar TL iç borçlanmaya gidiyor. Bu para doğrudan vatandaşa gitmeyecek, çünkü adı iç borçlanma….
Bu demek oluyor ki;
Seçim ekonomisinin altyapısı yavaş yavaş kuruluyor. Bu para 2027 başında kamu harcamalarına, maaşlara ve teşviklere gidecek.
Yani vatandaşın eline yavaş yavaş para geçecek ve talep artacağı için harcamalar ve talep artacak, ekonomi canlanacak.
#BİST100 de, gayrimenkulde ve dolarda yükselişler görülecek
2️⃣Vergi ve SGK borçlarına yapılandırma gelecek
Böylelikle yapılandırma demek milyonlarca esnafın ve şirketin nefes alması ve borç altında ezilen küçük işletmelerin aniden çalışabilir hale gelmesi demektir. Bu bilançoların hafiflemesi, nakit akışının rahatlaması demektir. Borsa şirketlerinin önemli bir kısmına bu yapılandırmadan faydalanacak. Yani bu sadece bir esnaf hamlesi değil, borsayı da yukarı çekecek bir gelişme olabilir
3️⃣Peki para hangi sektörlere kayacak? Tarihte bize bu döngüler paranın nereye gittiğini açıkça gösteriyor.
1. Bankacılık — Düşen faiz ortamında bankaların kredi hacmi artar, kar marjları büyür.
#GARAN #AKBNK #ISCTR #YKBNK gibi büyük bankalar genellikle ilk kazanan grup oluyor.
2. Gayrimenkul ve İnşaat — Kredi musluğu açıldığında en büyük talep konuta görülüyor. Konut kredisi faizleri düşüyor ve satışlar canlanıyor. #EKGYO #SNGYO gibi şirketler bu dönemde sahneye çıkma potansiyeli olan hisseler
3. Perakende ve Dayanıklı Tüketim — Vatandaşın eline para geçtiğinde ilk yaptığı şey alışveriş. Beyaz eşya, otomotiv, market zincirleri… #ARCLK #MGROS #BIMAS #FROTO gibi şirketler talepteki canlanmadan doğrudan faydalanabilir
4. Holdingler — #SAHOL #KCHOL #BRSAN gibi büyük holdingler, bu gibi dönemlerde likidite akışı ile yukarı yönlü hareketler yapabilirler.
Ayrıca altın ve dövize duyarlı şirketler de kazanır. Doping dönemlerinde bir başka gerçek de vardır: Vatandaş kazanmaya başlar ama paranın değeri maalesef erir. İşte tam bu yüzden altın ve dolar bazlı varlıklar koruma sağlar.
İhracatçı şirketler de bu dönemde parlayabilir. Gelirleri döviz, maliyetleri Türk Lirası olan şirketler 👉 #FROTO ve #TOASO gibi
4️⃣Peki ne yapmalı?
Hazırlık üç adımda olur:
1. Hangi sektörlerin pozitif etkileneceği noktasında çalışmalarımızı yapıp,
2. O sektörlerdeki en sağlam bilançoya sahip potansiyeli yüksek şirketler bulunmalı ve
3. Trend, tepesinde değil, başlangıcında kademeli pozisyon alarak takip edilmeli
Geri sayım başladığı zaman
İzleyici tarafında mı olacaksınız?
Yoksa oyuncu tarafında mı?
İlçenizde-Mahallenizde hangi sokakta yada hangi apartmanda kaç adet daire satıldığını öğrenmenin yolu 👇
Öğrenmek için Tapu Kadastro’nun parsel sorgu sitesine giriyoruz, analizler bölümünden alım-satım yoğunluğunu ve bakmak istediğiniz yılı seçiyoruz. Bakmak istediğiniz il ve ilçeyi seçtikten sonra küme haritasını seçip sorgula diyoruz. İşte bu kadar basit…
Paylaşımı faydalı bulduysanız RT yaparak daha çok kişiye ulaşmasını sağlayabilirsiniz.
Borsada veya BES hesabınızda biraz paranız varsa dikkatli okuyun. Şu an dünyada olan bitenler ya sizi ciddi şekilde zengin edecek ya da paranızın yüzde 40'ını tek kalemde eritecek. Herkes sabah akşam Ortadoğu haberlerini izliyor. Oysa asıl oyun Florida'nın hemen altındaki o küçük adada dönüyor. Küba'dan bahsediyorum.
Olay petrol falan değil. Doları 50 yıldır ayakta tutan sistemin çöküşünü izliyoruz. ABD'nin yeni hedefi Küba'nın devasa maden yatakları. Çoğu yatırımcının bu zenginlikten ruhu bile duymuyor.
"Büyük Geri Dönüş" denilen tarihi bir servet transferi başladı. Önce petrodolar ölüyor. Sonra para yakın coğrafyalara kayıyor. En sonunda da yeni kaynak hücumu başlıyor.
Olayı basitleştirelim. 1974 yılını hatırlayın. Suudiler petrolü sadece dolarla satmayı kabul etti. Böylece tüm dünyanın ticaret için dolar bulması gerekti. Gittiler karşılığında ABD tahvili aldılar. Amerika da bu devasa taleple kendi bütçe açığını kapattı. Şimdi bu düzen çatırdıyor. BRICS ülkeleri kendi yerel paralarıyla ticaret yapıyor. Ortadoğu yeni ticaret rotaları çiziyor. Dolar bir gecede buharlaşmayacak. Ama o eski gücü kalmadı. Ülkeler artık ellerindeki ABD tahvillerini satıyor. Tahvil fiyatı düşerse faizler artar. Faizler artarsa hisse senetleri çakılır. Cüzdanınızı ilgilendiren matematik tam olarak bu.
Amerika da boş durmuyor tabi. Dost coğrafyalara tedarik stratejisiyle tedarik zincirlerini kendi evine yaklaştırıyor. Dünya jandarmalığını bırakıp kendi mahallesinin bekçisi konumuna geçtiler. Venezuela'daki rejim değişikliğine bakın. Oradan çıkan petrol tam da ABD'nin Körfez rafinerilerine uygun kalitede. Amerika şu an Suudi Arabistan'ı bile geçip dünyanın en büyük petrol ihracatçısı oldu. Parayı resmen kendi evlerinde basıyorlar.
Peki Küba neden bir anda hedef tahtasına oturdu. Küba'nın iki büyük destekçisi vardı. Enerji tedarikçisi Venezuela ve finansörü İran. İkisi de sistemden koptu. Amerika 90 mil ötesindeki bu adaya girmek istiyor. Neden mi. Gelecek 50 yılın teknolojisi için gereken kritik madenler orada yatıyor. Dünya elektrikli araçlara ve bataryalara geçiyor. Savaşlar bile artık elektrikli dronlarla yapılıyor. Bunlar için kobalt, nikel, bakır lazım. Küba dünyanın en büyük 5. kobalt tedarikçisi. Dağ taş nikel kaynıyor. Altın ve gümüş rezervleri de cabası. Komünizm tıkandı. Madenleri işleyecek paraları yok. Yarın orası dışa açıldığında limanları ve altyapıyı yine ABD şirketleri inşa edecek. Madencilik şirketlerine ilgisi olanlar detaylı bir araştırma yapabilir.
Nakitte bekleyen, sadece maaşına güvenen veya sabit emekli maaşına bel bağlayanlar maalesef bu düzende ezilecek. Varlık fiyatları enflasyondan çok daha hızlı artacak. Kurallar belli. JP Morgan gibi devler her çeyrek milyarlarca doları şans eseri kazanmıyor. Belli bir sistemleri var ve bunu harfiyen uyguluyorlar. Kaybedenlerin tarafında sızlanmak yerine kazananların sistemine ayak uydurmamız gerekiyor.
Dünyadaki hemen her ticareti kontrol eden görünmez bir sistem var. Arz talep veya Merkez Bankası falan değil. O sistemi öğrenin ve doğru varlıkların sahibi olun.
Küresel ekonomi tam anlamıyla gırtlağına kadar borca batmış durumda. Amerika'da üretilen her 1 dolarlık büyüme için tam 4.5 dolar borç yaratılması gerekiyor. Dünyanın geri kalanında da durum farksız. 1 dolarlık üretime karşı 4 dolar borç var. Sistem artık kendi ağırlığı altında eziliyor.
Nisan ayının 20'si civarı çok kritik bir eşik. Amerika ve İran arasındaki ipler tamamen kopma noktasına geldi. İslamabad'daki görüşmeler tam bir fiyaskoyla sonuçlandı. Amerika'nın asıl derdi İran üzerinden Orta Doğu'nun enerji kaynaklarına tamamen çökmek. İran'ı aradan çıkarırlarsa BRICS'in en büyük lojistik damarlarından birini de kesmiş olacaklar. Asıl büyük hedef ise Çin'in yapay zeka ve üretimdeki o durdurulamaz gücünün önünü kesmek.
Amerika sessiz sedasız bölgeye 10 bin asker daha yığdı. Uçak gemileri Afrika etrafından dolanarak hedefe yaklaşıyor. Olası bir Amerikan saldırısında İran elindeki hipersonik füzelerle çok sert karşılık verecek. Demir Kubbe'nin bu füzeleri durdurma şansı çok zayıf. Bahreyn ve Kuveyt'teki Amerikan üsleri şimdiden ciddi hasar almış durumda. BAE ise Amerika'nın yanında saf tutarak çok büyük bir kumar oynadı. Dubai gibi ışıltılı merkezlerin bir anda hayalet şehre dönme riski var.
Tüm bu jeopolitik gerilim dünyayı adım adım büyük bir yıkıma sürüklüyor. 2028-2032 aralığında küresel bir savaş ihtimali kapımızda duruyor. Biraz geçmişe dönüp bakalım. Birinci ve İkinci Dünya Savaşı sonrasında Amerika'da enflasyon %14-18 bandına oturdu. Üstelik o zamanlar ülkelerin böyle devasa borç yükleri yoktu. Şimdi ise dünya tarihindeki en büyük borç dağıyla küresel bir savaşa giriyorlar.
Tahvil piyasaları can çekişiyor. Kağıt paranın hiçbir hükmünün kalmayacağı bir döneme hızlıca giriyoruz. Merkez bankaları matbaaları son hız çalıştırıp sistemi kurtarmaya çabalayacak. Borçları enflasyon yaratarak eritecekler. Ancak bu durum paranızın satın alma gücünü yerle bir edecek. Bugün cebinizdeki banknotun değeri önümüzdeki 5-10 yıl içinde bugünkünün belki de onda birine düşecek.
Bu devirde kısa yoldan köşe dönme hayalleri kuranlar her şeyini kaybedecek. Tek öncelik serveti korumak ve hayatta kalmak olmalı. Çare fiziksel varlıklara sarılmak. Dijital kontratlara değil, gerçek altına ve gümüşe ihtiyacınız var. Banka sisteminin tamamen dışında, doğrudan yastık altı altın tutmak hayati önem taşıyor. Kriz anında dünya genelinde bankalardaki varlıklarla ilgili riskler son derece yüksek.
Savaş dönemlerinde tedarik zincirleri tamamen kopar. Çin, elindeki kritik minerallerin ihracatını çoktan kısıtlamaya başladı bile. Bakır ve özellikle tungsten gibi sanayi üretiminin can damarı olan madenlerin fiyatları patlama yapıyor. Batı dünyasında bu madenlerin üretimi neredeyse sıfır.
Dijital ekranlardaki hayali rakamlara bel bağlamayın. Sizi kurtaracak olan şey ekrandaki sayılar değil, elinizde tuttuğunuz, dokunabildiğiniz gerçek varlıklardır. Zaman daralıyor.