⏩Fon Skandalı sonrası istifa eden Ak Partili Fatma Betül Sayan Kaya, Özata Denizcilik Hissesine 63.359.000 TL para yatırmış, kocası İlyas Kaya ise aynı hisseye 99.687.000 TL yatırmış.
Tarih 8 Nisan.
Bu tarihte #ozatd hissesi 222.60 TL.
Hanımefendinin hisseyi 255 TL'den aldığı yazıyor. Mühim değil, hisse 220 lira diyelim.
Bu hisse Ağustos 2024'te 105 TL'den halka arz edilmiş.
Hisse Fatma Betül Hanım'ın aldığı tarihten itibaren hızla yükselmeye başlamış, 30 Nisan 2026'da 373 Lira olmuş. Mayıs ayı sonunda 1 Haziran günü 1400 liraya kadar fırlamış. Eylül başında sattığını düşünürsek, 1 Eylül fiyatı 4820 TL'ye ulaşmış...
Şimdi burada 220 liradan 4800 liraya müthiş bir sıçrama periyodu var.
Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi 160 milyon parayı gözünü kırpmadan bu hisseye yatırıyor. Bu kadar büyük bir para böyle bir şirkete yatırılır mı? Bu riske girilir mi?
Tabi ki hayır.
Lakin birileri size bir şeyler fısıldarsa yatırdığın para 20 misli artacak derse ve çıkman gereken zamanda sizi uyarırsa yatırırsınız...
Burada bir "insider trading" durumu olduğu aşikar.
Bu arada Özata Denizcilik Mart 2026'da açıkladığı bilançoda 127 milyon TL zarar açıklamış.
Mayıs 2026 Bilançosunda 288 Milyon TL zarar açıklamış.
Son olarak Austos 2026'da açıklanan bilançosunda 603 Milyon TL zarar açıklamış.
Bu geçen periyotta şirketin 1 Milyar 290 Milyon borcu varken borç hemen hemen sabit kalmış toplam varlıkları ve özkaynakları da hemen hemen sabit kalan şirketin piyasa değeri 14.3 Milyardan 324 Milyara çıkmış.
Yani Fatma Betül hanım ve kıymetli zevci 160 Milyon Liralık birikimlerini böyle parlak(!) bir şirkete yatırmakta bir beis görmemişler...(!)
İşin ilginci SPK bu bilançolara bakıp "Bu nasıl oluyor" dememiş. Yani görevini yapmamış.
Şöyle bakalım, Özata'nın Özkaynakları 4.5 Milyar lira, ve bir karı koca bu hisseden tertemiz 2 milyar kazanmış.
Ben böyle bir kazancı izah edemem. Zarar açıklayan ve zararı katlanarak artan bir şirketin fiyatının 4 ayda 220 liradan 4800 liraya çıkmasını da kimse izah edemez.
Merak ediyorum bu işin sonu ne olacak acaba?
İktisat Fakültesini bitireli çok oldu, bunların sayesinde doktora yapıyoruz. Sağolsunlar...(!)
#ARTIKYETER #fonmağdurları #tera #pusula #istifa #TeraFonMağdurları #teraportföy #terayatırım #yeterartık #dstkf #ktlev #trhol #MehmetŞimşek #cumartesi #pazar #bist #bist100
🚨 #SONDAKİKA | Manisa Turgutlu’da okulun çevresindeki öğrencilere silahlı saldırı olayında suçlu olan herkes tutuklandı.
➖Saldırıyı yapan 15 yaşındaki H.O. “tasarlayarak, canavarca hisle ve çocuğa karşı kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan tutuklandı.
➖Ailevi bakım ve denetim yükümlülüğünü ihmal ettikleri değerlendirilen anne T.O. ve baba M.O. tutuklandı.
➖Ateşli silahı gerekli dikkat ve özeni göstermeden muhafaza ederek failin silaha erişmesine neden olduğu değerlendirilen dede M.O. tutuklandı.
➖Failin suç işleme kararını kuvvetlendirdiği değerlendirilen internet arkadaşı İ.Y. tutuklandı.
➖Suçta kullanılan av fişeklerini temin ettiği değerlendirilen av bayii sahibi Z.G. tutuklandı.
➖Olay öncesinde faile atış yaptırdığı değerlendirilen akrabası Ö.O. tutuklandı.
Her Akşam Saat 22:00 de
#RabiaNaziçinAdalet
Diyeceğiz
Şuan canlı yayında başlıyoruz
Tüm Cinayet Detayları ile birlikte
8yıl 5 ay süresince neler oldu
Yayındayız izleyin lütfen
https://t.co/PjRVu9Xjvv
Vicdanlı herkesden
Rica Ediyorum
Acımasızca 8 yıl 5 ay önce
Canına kıyılan Rabia Nazımızın Adaleti için
Lütfen destek olabilirmisiniz
Birlikte başaracağız 🙏
#RabiaNazİçinAdalet
Serhat Kılıç'ın hayatını hiç düşündünüz mü?
8 Temmuz 1975'te Ankara'da dünyaya geldi.
Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Tiyatro Bölümü'nü burslu olarak kazandı ve 1998 yılında yüksek şeref öğrencisi olarak mezun oldu.
Profesyonel tiyatro kariyerine 1998 yılında Ankara Sanat Tiyatrosu'nda başladı.
Yıllar boyunca sadece oyunculuk yapmadı; tiyatroda yönetmenlik ve eğitmenlik de yaptı.
Televizyondaki kariyeri ise 2000 yılında "Bizim Evin Halleri" ile başladı.
Ardından;
• Saksıdaki Ağaç
• Hatırla Sevgili
• Yol Arkadaşım
• Benim Annem Bir Melek
• Ezel
• Seksenler
• Çember
• Söz
• Öğretmen
• Maraşlı
• Kuruluş Osman
• Tetikçinin Oğlu
• Kirli Sepeti
• Şeref Bey
• Son Gün
• Aktris
• İlk ve Son
• Kardelenler
• Gassal
• Mehmed: Fetihler Sultanı
gibi birçok televizyon ve dijital yapımda rol aldı.
Ama onu geniş kitlelerin hafızasına kazıyan karakterlerden biri şüphesiz "Seksenler" dizisindeki Ergun Plak oldu.
"Söz" dizisinde Çolak karakterini, "Maraşlı"da Necati Türel'i, "Kuruluş Osman"da Mihael Kosses'i canlandırdı.
Son dönemlerinde ise "Kardelenler"de Raci Korkmaz, "Gassal"da Muzaffer ve "Mehmed: Fetihler Sultanı"nda Deli Lütfi/Molla Lutfî karakterleriyle izleyici karşısına çıktı.
Sinema tarafında da oldukça güçlü bir kariyeri vardı.
"Nokta", "Veda", "Kış Uykusu", "Baskın: Karabasan", "Robinson ve Cuma", "Topal Şükran'ın Maceraları", "Mavzer" ve "Cenazemize Hoş Geldiniz" filmlerinde rol aldı.
Özellikle Nuri Bilge Ceylan'ın "Kış Uykusu" filmindeki İmam Hamdi performansıyla büyük beğeni topladı.
Tiyatrodan televizyona, sinemadan dijital platformlara kadar yaklaşık 30 yıllık bir sanat kariyeri bıraktı.
Aynı zamanda televizyon programlarında sunuculuk ve oyunculuk yaptı; "Heberler", "Uyanık Bar", "Görevimiz Komedi" ve "Çok Tatlı" gibi programlarda yer aldı.
Ve 5 Eylül 2026'da, 51 yaşında hayatını kaybetti.
Geride onlarca karakter, tiyatro oyunu, film ve diziden oluşan büyük bir kariyer bıraktı.
Özellikle Ergun Plak, Çolak, Necati Türel ve Mihael Kosses gibi karakterleriyle Türk televizyon tarihinin hafızalarda kalan oyuncularından biri oldu.
Huzur içinde uyu Serhat Kılıç. 🖤
Benim için tek bir sabah vardır
O da Rabia Nazımızın Adaletinin Sağlanacağı Sabahtır...
#RabiaNazİçinAdalet
Çocuk canı kanını yerde bırakanlar vicdanınız hiç mi yok!?
Hiç mi vicdan kalmadı içinizde?
İnanılır gibi değil gerçekten.
Ekim ayında @YMinguzzi78568 ile TBMM’yi ziyaret ettiğimizde, yasal değişikliği ‘sonuna kadar’ desteklediklerini beyan edenler, kaybettiğimiz evlatların duruşmalarında politik ‘gösteri’ yapanlar, bugün TCK’de 18 yaşından küçükler ‘eliyle’ yaratılan şiddetin önüne geçmek için görüşülen yasaya karşı çıkıyor.
Hem de gizlenip saklanmadan. Açıktan.
Bize ne kadar ‘yalnız’ olduğumuzu gösterdikleri için ‘teşekkür’ü hak ediyorlar aslında.
Bizim ‘vatan’ diye atıldığımız herşeyin onların ‘ikbal’i dışında bir amacının olmadığını hatırlatıyorlar. Bu da şükranı hak ediyor.
Sahiden yazık. Bu değişimi hangi gerekçeyle yaşadığınızı bil(m)iyorum.
Cezaların artırılması masalını ‘vicdan’ınızı dindirsin diye kendinize anlatabilirsiniz ama millete anlatmayın.
Kimsenin çocukların suç işlemesi halinde daha ağır cezalandırılmasını istediği yok.
Çocuğun, ‘vahşice’, çoğu kez bir başka ‘çocuğa(evlada) karşı, kasten öldürme gibi suçları işlemesi halinde, ‘yetişkin’ gibi yargılanabilmesi mevzubahis olan.
Kanunun ‘matematiği’ne güvenip ‘yargıca’ güvenmemek de fikri tutarsızlığınızı ortadan kaldırmıyor.
Bırakalım kanunu, hukukun teknik ayrıntısını.
Yasal değişiklik Mattia’nın yüreğine, sabah 8.20’de bıçak sokarak öldürenin 15 yıl sonra cezaevinden çıkmasına(infaz değişiklikleriyle daha da az olabilir); ‘seni benzetirim’ sözünden tahrik olduğu rivayetiyle Fatih Acacı’yı katleden kişinin 7 yıl sonra tahliye edilmesine engel olacak.
Suçla ve çocuk suçluluğu ile mücadele için bu yeter mi? Cezasızlık algısını değiştirmek tek başına çözüm mü? Değil elbette ama müteakiben ‘çok disiplinli’ bir mücadele planıyla, inanın çok önemli bir adım.
Emeği geçen, ilk gün gösterdiği kararlılığı sürdüren herkese bu kez can-ı gönülden’ teşekkürler.