Sırada İran var…
Anladığınız gibi sırada İran var. Kriz Grubu’nun ‘kriz çıkarma ekibi’nden Wladimir, haberlerini batıya servis ediyor. Bekleyin… Zamanı gelince Kriz Grubu’nun büyük başları ve ve Christian Amanpour ‘İran’ın Kürtlerinden sözetmeye başlarlar. Sonra Anjelina İran sınırında zor durumdaki İranlı kürt çocukların yanaklarını okşar.
“Açık söylüyorum: AKP’nin ömrünü bir gün daha uzatabilecek herhangi bir siyasi adım atan herkes, her parti halka ihanet eder. Bunun adına “normalleşme”, “yumuşama” ya da “demokratikleşme” ne derseniz deyin, salt gerçek budur!”
@veganzulal haklı! https://t.co/AF3I2TOl6M
Trump'ın bu videosunu bu kalitede yapabilmek için (araya deep-fake serpmedilerse) tüm konuşmalarını bu şarkı sözlerine göre taramak ve kırpmak gerekir. Bunu da ancak Yapay Zeka kullanarak yapabilirsiniz. Ne hızla nereye gittiğimizin farkına umarım varıyorsunuz.
Dünyanın yaşayan en önemli tarihçilerinden birisi olan Prof. Dr. İlber Ortaylı 2 saat önce yayınlanan söyleşisinde Suriyeli sığınmacılar konusunda çok açık konuşmuş. Bütün yurttaşlarımızın dinlemesi gereken bir açıklama. @zaferpartisi
Kıymetli meslektaşlarım,
Bu yazım biraz gazete köşe yazısı gibi olacak ama çok önemli. Sektör dinamiklerini anlamanız için yazıyorum… Eskiden bakanlar bizi avutur ama hiçbir şey değişmez idi. Şimdi icraat var ama kendisini pek de iyi ifade edemeyen bir bakanlıkla karşı karşıyayız.
Öncelikle şunu bilin. Kimseye bir minnet borcum yok. Her zaman olanları olduğu gibi paylaşıyorum.
3 gündür Ankarada görüşmeler içindeyiz. Tarım bakanımız ve ekibi ile birçok görüşme gerçekleştirdim. Et, süt ve domates, karpuz, biber gibi konuları konuştuk ve alınacak tedbirler hakkında stratejiler üzerine müzakerelerde bulunduk. Burada siziler ile bunları paylaşacağım.
TUSEDAD yönetimi sektörün dertlerine çözüm bulmak adına sıkıntıları ve çözüm önerilerini en üst mertebelere taşımaya devam ediyor.
Tarım bakanlığımız, Ticaret bakanlığımız, sektör temsilcilerimiz, sanayici kesimi ve zincir market temsilcilerinin bir araya geldiği toplantı sonuçlarını gerek bakanalık, gerek sivil toplum kuruluşları açıkladılar. Tekrar yazmayacağım.
Sonuçlar sevindirici ama bir o kadar da utanç verici.
*Fiyatlar geriye dönük düşürülemeyecek.
Biz mesela temmuz ayında üretimini yapıp sattığımız sütü, sanayici bir ay sonra geriye dönük fiyatı düşürüyorum diyebiliyordu. Ancak fiyat artışlarında 15 gün bazen 1 ay rafa fiyat artışını yansıma süresini bekleyin diyordu.
Bu iş buraya nasıl geldi. Böyle bir duruma sektör nasıl evrildi?
Tarım bakanlığı, ticaret bakanlığının desteği ile bu saçmalığa, adaletsizliğe sert bir dur dedi.
Elinize sağlık o zaman.
Çocuklara tecavüz edilen tarikat ve cemaatleri ne zaman kapatıyorsunuz peki?
Tecavüzcüleri AKlayan bu haysiyet fukaraları için ne düşünüyorsunuz?
@yilmaztunc
Zavallı Dilipak!
Videodaki ırkçı, Cumhuriyet düşmanı,yanlış, çarpık iddialara yanıt vereyim:
1. Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti'nin yurttaşlık tanımı 1924 Anayasasının 88. maddesindeki ifadeyle "Türkiye ahalisine din ve ırk farkı olmaksızın vatandaşlık itibariyle (Türk) ıtlak olunur." şeklindeydi. Yani Türk milletine mensup olmak için bir din veya bir ırka mensup olmak değil Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olmak gerekiyordu. Dolayısıyla başka etnik kökenden Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları da Türk milletinin bir parçası kabul edilmişti.
Cumhuriyeti kuranlar için yurttaşların etnik kökeni değil, liyakat esastı. Ve İstanbul doğumlu bir Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı Agop Dilaçar iyi bir dilciydi. Türkçeye çok büyük katkıları oldu.
Bizim askerlik yapmamış dincilerin aşağılamaya çalıştığı Agop Dilaçar, Birinci Dünya Savaşı sırasında askere alınmış,1915 yılında Kafkas Cephesinde yedek subay olarak görev yapmıştı. Daha sonra Filistin cephesine gönderilen A.Dilaçar, orada cebinde taşıdığı G. Nemeth’in Türkische Grammatik adlı kitap ve esirlerle diyaloğu sebebiyle dikkati çekmişti. Atatürk’ün huzuruna çıkartılmıştı. Bu olaydan sonra bir süre Atatürk’ün hizmetinde bulunmuştu. 1918’de terhis olan A. Dilaçar, Beyrut’ta ve İstanbul Robert College’de öğretmenlik yapmış ve daha sonra Sofya’ya gitmişti. Üniversitede Köktürkçe ve Uygurca üzerinde çalışmıştı. Osmanlıca dersleri vermişti. Bu dönemde Bulgaristan’da ve İstanbul’da çıkan dergilerde yazıları yayımlanmıştı.
Agop Dilaçar, Tevfik Fikret’in öğrencisi olmuştu. Türk dilinin çeşitli konularında verdiği eserleriyle tanınmıştı. 1932 yılında Sofya’dan İstanbul’a dil çalışmalarına katkıda bulunmak üzere Atatürk tarafından çağrılmış ve kendisine ”Dilaçar” soyadı verilmişti.
Atatürk döneminde dil ve imla kurullarında görev almış, Erkek Lisesinde yabancı dil dersleri ve bir süre Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesinde dil bilimi dersleri vermişti. Türk Ansiklopedisi’nin yayımlanmasında görev almıştı.
Ölünceye kadar Türk Dil Kurumunda çalışmış, Türklük bilimi uzmanıydı. Ermenice, İngilizce, Rumca, İspanyolca, Fransızca, Rusça bilen A. Dilaçar, Türk Dil Kurumunda çalıştığı yıllarda kütüphaneye gelen Rusça kitapları Kiril harflerden Latin harflerine aktarmıştı.
Ancak Aşağıdaki videoda söylendiği gibi Agop Dilacar, hiçbir zaman TDK Başkanı olmadı.👇
https://t.co/1NMw6BGJop
Aynı durum Tekinalp için de geçerlidir. 👇
https://t.co/Ekuzg4Ubpk
2. İmza konusu: Çerçiyan iddiası da yanlış. Ayrıca Atatürk'ün imzasını görmek istiyorsan,bugünkü Türkiye Cumhuriyeti Devletine, Türk milletine,Türk bayrağına ve Türk kadınına bak. Atatürk'ün imzası orada.
3.Şapka Devrimi, insanlara zorla şapka giydirmeyi amaçlayan bir şekil devrimi değildi. Atatürk'ün ifadesiyle bu başlık değil baş meselesiydi. Amaç Türkle özdeş olmadığı halde Türkle özdeş gösterilmek istenen sarık ve fesin çıkartılıp Türk millletinin uygar dünyanın kullandığı kılık ve kıyafete geçmesini sağlamaktı. Ayrıca II. Mahmut'un giydirdiği fes din ve iman sembolü falan da değildi.👇
https://t.co/Uu5YFVcGuU
Kafalardan fesi çıkartmayı amaçlayan şapka devrimi neredeyse % yüz başarlı oldu. Bugün alay konusu marjinaller hariç kimse fesle gezmiyor.
Şapka devrimi oldu, "adamlar kendi kıyafetini sana sattı" diyen adam, Osmanlı'nın Batı'dan Avusturya'dan fes ithal ettiğini ve 1908'deki "fes boykotunu"bilmez.
4.Batı'dan alınan kanunlara gelince;değişen dünyada değişmeyen kanunlara var olmak mümkün değildir.Osmanlı 19.yüzyılda Batı kanunları almaya başlamıştı.Cumhuriyeti kuranlar da,tüm uygar ülkeler gibi ortak insan aklının eseri çağdaş kanunları aldı. Doğrusu buydu. "Nas"la (dini kuralla) devlet yönetilmez.
5.Latin harfleri senin değil diyen adam Arap harflerine hayran! Üstelik latin kökenli runik harfler Türkçeye uygundur.
6.Marşların alındığı yer değil, anlattığı,çağrıştırdığı önemlidir.
7. Heykeltıraşlık konusu: Osmanlı'da heykeltıraşlık gelişmiş değildi.Cumhuriyet kendi heykeltıraşlarını da yetiştirdi.👇
https://t.co/ChXxDnAHjG
@tarimyazari Değerli dostum Ekber. Adana’da tarım mı yapılır. İngiliz’in çöpünü ayrıştır, sanayi ülkesi ol… Emperyalizm maalesef bizi bu hale getirdi. Sanayileşecektik, hayır siz tarım ülkesi olun dediler. Ama onu da engellediler çöpçü yaptılar.
Filenin Sultanları'nın yarı finaldeki rakibi İtalya oldu. Maç Perşembe günü oynanacak.
Boş konuşan lavuklar, hayasızca takım oyuncularına, hocasına ve federasyon başkanına hakaret eden filenin sırtlanları izlemesin.