Ticaret Bakanlığı, Birleşik Krallık İstanbul Başkonsolosluğu İş ve Ticaret Birimi ile Türkiye Müteahhitler Birliği'nin ev sahipliği yaptığı “Türkiye-Birleşik Krallık Altyapı ve Bölgesel İşbirliği Forumu”na katılım sağladık.
İstanbul’da düzenlenen forumda, Genel Müdür Yardımcımız Atila Erenler “Dijital İnşaat” başlıklı oturumda konuşmacı olarak yer aldı. Erenler, Genel Müdürlüğümüzce yürütülmekte olan "e-Proje Yönetim Sistemi Geliştirilmesi Projesi"nin amacı ve aşamaları hakkında sunum gerçekleştirdi.
https://t.co/oAVhsqOAEE
https://t.co/zRasdgHXHq
https://t.co/FJZF8WTVb0
@baslan06@csbgovtr #meslekihizmet #Dijitalİnşaat #İşbirliği #forum #eproje
📍25 Eylül'de Samsun'dayız !
Binalarda Enerji Verimliliği Bölgesel Eğitimleri’nin 4️⃣'üncüsünü, Amasya, Çorum, Giresun, Kastamonu, Ordu, Rize, Samsun, Sinop, Sivas, Tokat ve Trabzon illerinden ilgili idarelerin ruhsat ve yapı kullanma izin birimleri, meslek odaları, yapı denetim kuruluşları, malzeme üreticileri ve proje müelliflerinin katılımıyla gerçekleştireceğiz. 🍀
https://t.co/mUXHVAVHRe
https://t.co/mhVLABmXNH
@baslan06@csbgovtr #meslekihizmetler #izoder #beptr #yestr #nseb #TS825 #yenilenebilirenerji #neredeysesıfırenerjilibina #binalardaenerjiverimliliği #enerjikimlikbelgesi #yesilbina #binalardaenejiperformansi #enerjiverimli #ısıyalıtımı #yapı #bina #inşaat #tasarım #mühendis #mimar #samsun
Bir millet için bağımsız, laik ve demokratik bir hukuk düzeninin ne kadar hayati olduğunu şimdi daha iyi anlıyoruz.
Atatürk’ü daha derinden idrak edebiliyoruz.
Onun öncülüğünde gerçekleşen Türk Devrimi’nin kıymetini ise her geçen gün daha çok anlıyoruz…
📍 İstanbul
TOBB İşbirliği ile ‘Binaların Yangından Korunması Sektör Bilgilendirme Toplantıları’nın Üçüncüsü Yapıldı
TOBB iş birliği ile başlattığımız “Binaların Yangından Korunması Sektör Bilgilendirme Toplantıları”nın üçüncüsünü İstanbul Ticaret Odası’nın ev sahipliğinde gerçekleştirdik.
🔎 Genel Müdür Yardımcımız Murat Bayram, toplantıda yeni yönetmeliğin getirdiği düzenlemeler ve uygulamalar hakkında detaylı bilgiler aktardı.
Sektör temsilcileri, STK’lar, yatırımcılar ve projecilerin katıldığı toplantıda, yönetmelik esasları hakkında kapsamlı bilgilendirmeler yapıldı.
“Bilgilendirme toplantılarımıza TOBB işbirliğiyle devam ediyoruz.” 🤝
https://t.co/2n72qPLE2l
https://t.co/ayAqGdcWs8
https://t.co/zTVnElHRHU
@baslan06@csbgovtr #meslekihizmetler @TOBBiletisim@itokurumsal #YangındanKorunma #yangınyönetmeliği #bina #mevzuat #yönetmelik
İzmir'de belediye meclis üyesi yapılacağı vaadiyle dolandırıldığını öne süren kişinin CHP Bornova İlçe Başkanı ve CHP İl Başkan Yardımcısı hakkında suç duyurusu üzerine soruşturma başlatıldı.
İNGİLİZ UŞAKLARI: 📌📌📌
Bu ülkede Atatürk’e kin kusanların tamamı, derin İngiltere’nin taşeronudur.
Onların nefretinin kaynağı, efendileridir. Çünkü bilirler ki:
Atatürk demek bağımsızlık demektir, Atatürk demek Türk’ün esarete boyun eğmemesi demektir.
O yüzden Atatürk’e düşman olan herkesin alnında aynı damga vardır: Mandacı, işbirlikçi, İngiliz uşağı.
Atatürk ise milletin namusu, bağımsızlığı ve şerefidir.
Düşmanları ise, tarihin çöplüğünde birer İngiliz artığı olarak kalacaktır.
Dünya çok kutupluluğu kabul etmişken Türkiye’nin ABD, İngiltere ve İsrail tarafından kıskaca alınması politik bir risk teşkil etmektedir. Bu kıskaçtan kurtulmak için bazı adımlar atılmalıdır.
1- Mali açıdan İngiltere’nin bankerler üzerinden Türkiye üzerinden çok büyük bir faiz geliri elde ettiği ve Türkiye’nin sıcak para ihtiyacını giderdiği ancak bunun karşılığında siyasi bir bağımlılık doğduğu ne yazık ki açıktır. Bu girdaptan çıkılamaması iktidarın elini kolunu bağlarken Türkiye’nin geleceğine de ipotek koymaktadır. Ekonomideki İngiliz etkisinden kurtulmak ilk adım olmalıdır. Bunun tarihte bir benzeri Kamil Paşa döneminde yaşanmış, Sultan Abdulhamit’in 2, İttihat ve Terakki’nin de 1 kez göreve getirdiği Kamil Paşa, İngilizlerden sıcak para bulmuş ama karşılığı Osmanlı’nın siyasi tutsaklığı olmuştu. Günümüzün modern Kamil Paşaları da aynı siyasi tutsaklığa sebep olmaktadır. Türkiye mali bağımsızlığını üretim ekonomisi üzerinden sağlamak mecburiyetindedir.
2- Türkiye, ABD’nin her isteğini kabul etmek zorunda değildir. Suriye’deki tüm terör unsurlarının ABD tarafından eğitilip donatıldığı bir ortamda Türkiye sessiz kalamaz. Ülkemizdeki ABD üslerinin kapatılması, radarların kapatılması, terör unsurlarının imhası gibi seçenekler değerlendirilmeli, Türkiye’ye yeni bir “millet kavramı” dayatması yapan Büyükelçi Tom Barack istenmeyen adam ilan edilmelidir. ABD, bölgede Türkiye’ye rağmen hareket edemeyeceğini bilmeli ve kabul etmelidir.
3- İsrail’in yayılmacılığına karşı atılacak en önemli adım; Suriye’nin ve Irak’ın toprak bütünlüğünün korunması, Türkmen toplumunun haklarının ve emniyetlerinin temin edilmesi ve bu ülkelerin siyasi, iktisadi, askeri, sosyal ve kültürel olarak Türkiye’yle ortak bir kalkınma hamlesinin içinde olmasıdır. Colani bulunduğu konumda her ne kadar dost gibi görünse de Türkiye’yle gerçek bir dostluk geliştirmemiştir. Saddam rejiminde soykırıma uğrayan Iraklı Türklerin ve Suriyeli Türklerin güçlü olmaları Türkiye’nin bölgedeki en büyük amacı olmalıdır. 1926 Ankara Antlaşması’nda Musul ve Kerkük üzerinde garantörlük hakları bulunan Türkiye, bu kentlerin Misak-ı Milli sınırları içinde kalmasından ötürü haklarını yeniden gündeme getirmelidir.
Ancak Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi konjonktür bu adımları atma yetisinden yoksundur. Çünkü siyasi zihniyetler kendi menfaatini öncelemekte, günü kurtarma peşindedir. İçerideki derinlikten yoksun tartışmaların ülkemizi içe kapattığı ve kendini büyük olarak adlandıran devletlerin sistematik ilerleyişi karşısında giderek kötüleşen bir durum olduğu gerçeği yadsınamaz.
Bu gidişatın değişimi için yapılacak ilk iş erken seçimdir. Türk milleti kendisini uyutan, kendisini kandıran siyasi zihniyetlerden kurtulacaktır. Bu yurt bizim sahip çıkacağız!
Devlet geleneği, yetiştirir, sonra da biçer. Oysa ki bir hukuk devletinde, onay verdiği, her kuruluşu, dini ideolojik, siyasi, sivil örgütler, cemaatler namuslu ve ahlaklıca bağımsız, mahallesiz, mali denetimini yapsa,denetlese,saydamlığı getirse, tehlikeli boyutlara önleyici, tedbir alınmış olur. Hukuk devleti olmayınca, keyfi idareler, menfaatine ve işine geleni yeşertir, sonrada biçer.Vatandaşlar, devletine güvenerek, onay almış kurumlara olan ilişkileri sayesinde ilişkilerini https://t.co/tABGWIXpDIıl suçlu vatandaş değil, devletin kurumlarının yanlış, kuralsız işleyişi ve işletenleridir.Bunları sorgulamak gerekir. Hapishanelerde, sürgünlerde, intiharlarda, vatandaşlar yok ediliyorsa sorumlusu, sorunlu yönetimdir. Hukukta ceza vermek yerine, suçu önlemek önemlidir. Sömürü ve kirli yapıların, dış istihbarat örgütlerinin, çıkarını engelleyenleri, hukuksuz cadı avı ile önüne geleni, kanunsuz fişlemelerle,yok etmek değildir. Şu an ülkede her kötülük sıradanlaştırıldı. Sahte diplomalar, soygunlar, cinayetler, servet kaçırmalar, daha neler neler, bundan değil mi? Kirliliğe bulaşmışlardan idare ve yönetici olmaz. Olursa da milletin çıkarlarının, açıklarından dolayı, sömürü devletlerine peş keş çeker. Kuralsız yönetimin hali bundandır.Sorgulayan var mı bunları?Kirli hikayelerle, din tacirlerinin yaptıkları ülkeye fayda sağlamaz.Bunlar araştırılmalıdır.🇹🇷
Sosyal medyada çıkan haberlere göre, F. Gülen’e o kadar çok mektup yazmışlarki, statüleri farklı olanlar,yüksek mevkilerde olanlar, kimler kimler. Bunların açıklanması gerekir. Acaba niçin yazmışlar, millet bilsin ki,dönekleri, kaskolu siyasetçileri, ganimet sisteminden,yararlanan kirlileri görsün?Eğer bunları ellerinde olanlar,yayınlarlarsa iyi olur.Dün başka, bugün başka fırıldakların,yönünü bilir, öğreniriz.Yazanlar da eğer doğruluğu veya yanlışlığı varsa, çıksınlar konuşsunlar ben yazdım veya yazmadım,şunları söyledim,makam için gittik diyenleri, övgüler yağdıranları, hangi konuları varsa, çekinmeden, utanmadan bildirsinler.Bunların kesinlikle yayınlanması ve ne cevap verildiğinin de,çıkarılması gerekmez mi? Ülkeyi kimlerin yönettiklerini, dilleri ile kalplerinin farklılıklarını, bilmiş oluruz.Cadı avının sebeplerini, adaletsizlikleri, kimlerin yaptığını bilir bu millet.Eğer doğru ise,H Akar’ın bile mektup yazdığı konuşuluyor. Doğru mu yanlış mı araştırmayınca bilinmez? TBMM de iktidarı ile muhalefeti ile, bunun üzerinde soruşturma önergesi verse.Gerekirse yerinde inceleseler, gizlilikler ortaya çıksa iyi olmaz mı?Cesaretle bunlar aydınlatılsın ki skandalların ortaya çıkmasına kaynak olabilir?Hakikatlar ortaya çıkarılsın.🇹🇷
30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu Olsun
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, zaferin tüm kahramanlarını rahmetle,saygıyla ve minnetle yadediyorum...