Erdoğan yönetmiyor, Erdoğan'ı yönetiyorlar
Uyan Türk Milleti Uyan artık şu gaflet uykusundan,geleceğiniz yıkılıyor, topraklarımızı masaüstü kirli oyunlarla teslim edenler var.
Hala farkında değilmisin ?
Ananı ,babanı uyandır anlat Devletimizi yıkıyorlar.
ABD'Lİ savcı BHARARA Osman Gökçek'in Reza Zarrab'dan aldığı 350 milyon $ rüşvetin SWIFT dekonutlarını yayınladı.
Osman Gökçek şikayetçi, İZMİR'in eski Büyükşehir Belediye Başkanı ise tutuklu.
Adalet bu mu?
Almanlar Duyurdular..
Türkiye iflas etti!
Tüm kolluk güçleri politize olmuş.
Tüm kurumlar çürümüş, Toplum yozlaşmış millet kutuplaşmış,
Alım gücü bitmiş, Gençliğin hayalleri çalınmış,
Ülke mülteci kampına dönmüş.
Sadece dini kullanan Liyakatsiz bir yönetimin elinde boğazına kadar pisliğin içine batmış bir ülke artık!..
🔴 İmamoğlu'nun davalarını izleyen AP Türkiye Raportörü Sánchez Amor:
🗣️ "Aynı kişinin 3 ayrı davada aynı gün savunma yapmak zorunda bırakılması tesadüf değil. İstatistiksel olarak bunun bağımsız bir yargı sisteminde gerçekleşmesi mümkün değil."
🗣️ "Durumun daha kötüye gidebileceğini düşünmek istemiyorduk. Ancak iktidarın hayal gücü her defasında sınırları aşmayı başarıyor."
Deniz Zeyrek:
"Ayağıyla gelen, gözaltına direnmeyen bir çocuğa arkadan kelepçe takmak kötü muameledir
Onu videoya çekip, kamuoyuna teşhir etmek de suçtur"
Fikirlerinden ötürü bir komedyeni tutuklayıp, kuyu tipi cezaevine atmak da utanç vericidir
Bu rezilliklere bir son verin
Milli takımın villaları istememesine rağmen İbrahim Hacıosmanoğlu'nun neden zorla o villaları yaptırıp vermek istediğini biliyor musunuz…Çünkü o bölge sit alanı. Milli takım üzerinden bütün izinleri çıkartıp, birinci derece korunması gereken o bölgeyi yaşam alanına çevirerek tam 4000 tane villa yapacaklar..Bunu hayata geçirebilmek için de basını ve medyayı çok güzel kullandılar, durumu futbolculara "Milli Maç Hediyesi" olarak servis ettiler..O yasaklı bölgenin eski sahibi Ali Ağaoğlu'ydu. Eskisi gibi gücü ve imkanı kalmadığı için, projeyi TFF'nin başına geçen İbrahim Hacıosmanoğlu'na devretti. O da elindeki bütün imkan ve gücü bu doğrultuda çok güzel kullanarak izinleri çıkardı. Üstelik kamuoyu algısı yaratılarak yaptırılan haberlerde, sanki sadece milli takımdaki oyuncu sayısı kadar villa yaptırılacağı söyleniyor ama maalesef gerçek bu değil..Toplamda 4 bin tane villa yapılacak. Ve birinci derece korunması gereken sit alanında yüzlerce yaşayan canlı var..Hem doğaya hem de hayvanlara yazık olacak..Umarım proje iptal edilir, futbolcular da adam gibi çıkıp "O villaları istemiyoruz" diye basın açıklaması yapar. Çünkü bizler hiçbir zaman yapılan bu kötülüğü unutmayacağız.
“O görüntüyü polis çekiyor!”
Avukat İlker Atamer: “Gözaltına alınan bazı kişilerin emniyet binası içinde arkadan kelepçeli şekilde yürürken çekilen bu tür videoları gazeteciler değil aslında polis telefonla çekiyor ve ardından bu videolar polis bağlantılı bazı gazeteciler üzerinden yayılıyor.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü bina içi kameralara bakarsa bu videonun hangi polis tarafından çekildiğini kolayca bulur.
Suçlu olduğuna mahkeme tarafından karar verilmemiş bir kişiyi hiç gerek olmadığı halde kelepçe takıp ardından videoya çekerek ülkeye teşhir etmek artık yeni moda bir cezaya dönüştü.
Hapis cezası ve para cezasına ek olarak kanunda yer almayan fiili bir "kelepçeli teşhir cezası" uygulanıyor adeta.
Üstelik bu ceza yargılama yapılmadan hatta kişinin savunması alınmadan veriliyor.”
Geçen yıl 14 Mart Tıp Bayramı haftası kapsamında hekimler için bir gösteri yapan, gösterinin tüm gelirini İstanbul Tabip Odası burs fonuna bağışlayan dostumuz Deniz Göktaş'ın gözaltına alındığını endişeyle öğrendik.
İfade özgürlüğü ve güven duygusu sağlıklı bir toplumun olmazsa olmazıdır. Deniz Göktaş derhâl serbest bırakılmalıdır.
Ya susup oturacak ve sıranın “hiçbir şey yapmasanız bile” size gelmesini bekleyeceksiniz.
Ya tam da Deniz’in yaptığı gibi Saray’ın kendinden olmayan kim varsa yok etmeye and içtiği bu berbat rejime karşı çıkacak ve konuşacaksınız.
Susmayın.
👇🏽
Deniz Göktaş derhal serbest bırakılsın.
#DenizGöktaşSerbestBırakılsın
Mizahın tamamen yasaklanacağı ve kabul görmeyeceği günlere doğru koşar adım gidiyoruz.
Plastip şovlardan, Soyut Padişah gibi oyunlardan geldiğimiz noktaya bakın.
Deniz Göktaş gibi korkmayan ve olması gerektiği gibi mizah yapanın başına gelenleri görün.
Yarın arkadaşlarınızla kendi aranızda bir siyasetçiyle ilgili konuştuğunuz zaman bile sesiniz içinize kaçtığında, fısır fısır ve korkarak konuştuğunuzda hatırlarsınız.
#DenizGöktaşSerbestBırakılsın
Sen bizi güldürdün, Allah da seni güldürsün…
Devlet ise “gülme sırası bizde” deyip komedyeni gözaltına almış.
Gülmek serbest, güldürmek şüpheli;
şaka yapmak kabahat, şakaya alınmak devlet ciddiyeti.
Memleket, kahkahaya bile tutanak tutuyor. #DenizGöktaş
📍Son zamanlarda istifa eden tek onurlu memur!
Sincan Anadolu Lisesi Müdürü Ali Osman Köse, yardımcı atamalarında liyakatsizlik yapıldığını iddia ederek istifa etti:
“— Resmi bir sıfatı olmadığı halde bir sendika temsilcisi beni amirimmiş gibi arayıp, ‘Sizin okula şunları uygun gördük’ dedi!
— Çok şaşırdık, en saygılı şekilde bizim zaten iki arkadaşla anlaştığımızı söyledik.
— Ama günün sonunda bir baktık ki gerçekten o ‘uygun gördükleri’ insanlar buraya atanmışlar!
— Hangi yapıya, hangi gruba veya kime hizmet ediyorsunuz bilmiyorum ama vatana hizmet etmediğiniz kesin!”
Bu olay yeterince gündem olmadı. Ali Osman hocamızın sesini herkese duyurmak insanlık borcudur! Aldığın maaşın her kuruşu helal olsun Ali Osman hocam! 🙏🏻
Rojin Kabaiş'in babası Nizamettin Kabaiş: “Van Baro Başkanı beni azarladı, barodan ağlayarak ayrıldım"
🔸 “Rektör bir numara örtbasçıdır Van Baro Başkanı da onun destekçisidir!"
🔸 “Van Barosu Başkanı dosya için hiçbir çalışma yapmadı. Tam tersine delilleri karartmaya çalıştı.”
🔸 “Defalarca ‘gerçeklerin peşine düşün’ dedim. Sonunda vekâletimi geri çektim. Baro dosyadan ayrıldı, ben de rahatladım.”
🎙️ Rojin Kabaiş'in babası Nizamettin Kabaiş, Van Barosu'nun dosyadan çekilmesi sonrası yaşanan süreci ve soruşturmayı Radyo Sputnik'te Gazeteci Mustafa Hoş'a (@mustafahos) anlattı.
Berna Laçin’den nokta atışı gibi konuşma
"Akrabalarım bana 'Ay sen ne karışıyorsun bizim işlerimiz yolunda' diyor.
Siz zannediyor musunuz ki, eğer ülke bu çukura gittikçe daha fazla düşerse sizin fanus içindeki hayatlarınız öylece devam edecek..."
Fotoğrafta gördüğünüz kişi abim Samet Özgül.
Gazi Üniversitesi öğrencisi ve motokurye olarak çalışan abim Samet, Ankara’da trafikte uyardığı 3 kişi tarafından darp edilip canice boğazından bıçaklanarak katledildi.
Sabıkalarında uyuşturucu dahil 20 ayrı suç olan 2 kişi serbest bırakıldı, 19 yaşındaki katilin ise 'pişmanım' sözüyle müebbet hapis cezası 25 yıla indirildi. Dava dosyamız hala Yargıtay’da!
Samet için ses verin, adalet yerini bulsun!
@adalet_bakanlik@TCYargitay
#SametÖzgülİçinAdalet