KARARI SİZ VERİNİZ!
FETÖCU SAVCI VE HAKEMLER FENERBAHÇE’YE KUMPAS MI KURMUŞ, YOKSA ŞİKENİN ÜSTÜNÜ MÜ ÖRTMÜŞ?
•Beraat mütalaasını veren, yeniden yargılamayı başlatan ve “şike yoktur” diyen birçok yargı mensubunun FETÖ bağlantılı olduğu tespit edilmiş.
•Bu kişilerin büyük çoğunluğu ihraç edilmiş, tutuklanmış ya da firari.
Örnekler:
•Savcı Abdullah Mirza Coşkun: Aziz Yıldırım için beraat mütalaası veren kişi. Daha sonra FETÖ üyeliğinden müebbet hapisle yargılandı.
•Hakim Mehmet Uğurlu (13. ACM): Fenerbahçe’ye beraat veren hakim. FETÖ’den ihraç edildi.
•Av. Osman Karakuş (TFF Tahkim Kurulu üyesi): FETÖ’den tutuklandı. Aynı zamanda “Fenerbahçe şike yapmamıştır” kararının altında imzası olan kişi.
•Oğuz Atalay (TFF Etik Kurulu Başkanı): FETÖ bağlantısı nedeniyle TFF’den uzaklaştırıldı.
⸻
2. “Yeniden yargılama süreci” de FETÖ’cü hâkim-savcılar eliyle işletilmiş.
Ne anlatılıyor?
•Fenerbahçe’ye yönelik ilk cezaların ardından yeniden yargılama sürecini başlatanların da FETÖ bağlantılı olduğu belgelenmiş.
•Bu sürecin sonunda Aziz Yıldırım ve diğer sanıklar beraat etti.
•Ancak bu beraat kararını veren ve süreci yürüten isimlerin sonradan FETÖ mensubu çıkması, bu “temizlenme” sürecinin meşruiyetini sorgulatıyor.
⸻
3. Fenerbahçe’nin “şike yapmadığına” dair kararların altında FETÖ’cü isimlerin imzası var.
Belge Vurgusu:
•TFF Tahkim Kurulu’nun “şike sahaya yansımamıştır” kararı, FETÖ imamı Osman Karakuş tarafından imzalanmış.
•Yani “Fenerbahçe’yi aklayan” yargı ve kurul kararlarının tamamı FETÖ’cü isimlerden çıkmış.
⸻
4. Bu durum, “Fenerbahçe’ye kumpas kuruldu” söylemini çürüten güçlü bir tez oluşturuyor.
Çünkü:
•Kumpas kurmakla suçlanan yapı (FETÖ), burada aksine Fenerbahçe lehine kararlar vermiş, beraat ettirmiş, şike yoktur kararları aldırmış.
•Bu da “kumpas” değil, olası bir koruma ve aklama ilişkisi olabileceği izlenimi veriyor.
⸻
Genel Sonuç:
Bu belgeler şunu savunuyor:
•FETÖ ile ilişkili yargı mensupları, Fenerbahçe’ye yönelik bir kumpas kurmamış, aksine beraat ettirilmesini sağlamıştır.
•Dolayısıyla kamuoyunda yıllardır yer eden “FETÖ Fenerbahçe’ye kumpas kurdu” söylemi, bu belgelerle çelişmektedir.
•Aksine, Fenerbahçe’nin “aklanmasını” sağlayan tüm adımlar, FETÖ ile bağlantılı isimlerin kontrolündedir.
⸻
Ekstra Not:
•Bu tespitler, doğrudan isimler, karar tarihleri ve yargı süreçleri üzerinden yapılmış.
•“Kumpas kuruldu” diyenlerin iddialarını çürüten bir karşı argüman zinciri oluşturulmuş.
İmralı'daki Öcalan:
• Halis muhlis bir Kürt falan değilim.
• Pratik olarak bir Türk'üm.
• Türk ulusu, ağacın köküdür.
• Kendimi her Türk'ten daha iyi Türk gibi hissederim.
• Her şeyimi Türkçe yürütüyorum.
• Biraz Kürtçe biliyorum, halkla biraz anlaşmak için.
SOYAĞACI GERÇEĞİ
ERDOĞAN'ın ,
MÜTHİŞ OYUNU📌
YAHUDİ ASILLI'LAR NASIL DEŞİFRE EDİLDİ ?
■ Uzun yıllardır Başbakanlık arşivinde çalışan bir hocamla sohbet ederken , Sn Recep Tayyip Erdoğan'ın arşiv merakından bahsetmiş...
"Asıl amacı devletin geçmişini öğrenmek" demişti.
■ Öncelikle 1934 yılında yapılan soyadı kanununu ele alalım.
■ Arasıra benim de faydalandığım Başbakanlık arşivi halka açılmadan önce, Erdoğan soyağacı ve soyadı ile ilgili tüm arşivleri araştırıp dijital ortama aktarılmasını tamamlattı.
■ Tabi ki bu Türkiye’deki SOYSUZLARI HEM RAHATSIZ ETTİ, HEM DE PANİKLETTİ.
Cumhuriyetin ilanıyla birlikte, Yunanistan ve Avrupa‘daki 100.000 lerce Yahudiyi Türkiye’ye getirip bunlara Ahmet, Mehmet , Ali , Zeynep, Fatma ... isimlerini vererek, bizlerden birileri gibi kamufle edip, başta İstanbul ve Batı illeri ağırlıklı olarak Türkiye’ye yerleştirip yaydılar.
Bir de soyadı kanunu ile bunlara Türk ve İslamî soyadları vererek gizlediler..
■ Türk Sanayisini , en verimli toprakları ve en güzel semtleri de bunlara teslim ettiler.
90 yıldır da Türk Sanayisi bunların elinde.
Hiç bir şekilde kendilerine rakip olacak milli sanayicilere izin vermediler.
Hem kendi güçlerini kullandılar; hem de Devletin gücünü kullanarak milli ve yerli sanayiyi hep kontrolde ve alt seviyede tuttular..
■ İkincisi Üniversitelerimiz ve Medya hep bunların kontrolleri altında kaldı.
■ Bu sayede Türk toplumunu hep kontrolleri altında tuttular.
■ Ta ki ARŞİVLER AÇILINCAYA KADAR.
Sn Erdoğan'ın Soyağacı çalışması bunları çokça rahatsız etti..
■ Tüm Kripto Yahudiler iyot gibi ortaya çıktılar... iki göbek öncesi yahudi oldukları ortaya çıktı.
Bu da bunların çıldırmalarına yetti.
■ Aslında bu olaydan sonra Sn. Erdoğan'a birçok kez meydan okudular.
Artık kendilerini gizlemeye gerek duymuyorlar sanki, biz daha güçlüyüz imasını açıkça belirtiyorlar.
■ SON TÜSİAD başkanlık seçimi bunun açık bir örneğidir.
Artık gizlemiyorlar. Hatta Türk bile olmayan Avrupa lı bir Yahudiyi TÜSİAD a başkan seçerek açıkça meydan okuyorlar.
Neyse biz konumuza dönelim.
■ Erdoğan bu durumu öğrendikten sonra ne yaptı :
1-) Bunların egemenliğindeki Medyayı sessiz ve sakince ellerinden aldı, medya güçlerini azalttı.
2-) Ellerindeki sanayi gücüne karşı yeni bir milli sanayi gücü oluşturdu.
3-) Savunma sanayindeki hiç bir çalışmayı bunlara teslim etmedi.
Gün geçtikçe etkilerini azalttı ve azaltmaya devam ediyor. ..
Bir de siyasi bir hamle yaparak tüm bu bilgi ve belgeleri Sn.Devlet Bahçeli'ye açarak Milli ve Güçlü bir cephe oluşturdu.
■ İŞTE BU DURUM İÇERDE VE DIŞARDA SİYONİST YAHUDİLERİ ÇILGINA ÇEVİRDİ.
Ellerinden gelse bu ülkeyi yakıp yıkacaklar ama güçleri yetmiyor...
■ En büyük hayal kırıklığı da Türkiye'nin Başkanlık sistemine geçmesiyle oldu.
■ Şimdi bu hainler ve içerideki piyonlarının tek ümitleri vardı. Şuan bunların Hepsi paket oluyor.
Bir futbol takımının saha içinde kazanması için gerekli tüm istatistiklerin “en fazlası” Galatasaray’da ve bu başarıyı tebrik etmek yerine hala saha dışı algılarla başarıyı gölgelemeye çalışanları “yapı-kapı-sapı” ile baş başa bırakın gitsin…
Sözcü TV ve muhalif medya da sırf sakallı ve sarıklı diye Hasan Alkan isimli hocaya, 3 Milyonluk saat takıyor diye iftira atmışlardı.
Hasan Alkan saatini satmak için bir saatçiye gidiyor.. saatçinin söylediği rakam Ekrem Açıkel'i g*öt etmeye yetmiş. :))
Mukayese Değil, Hakikat: Trabzonspor’a Yapılanlar Sulandırılamaz
Son dönemde sıkça karşılaştığımız bir yaklaşım var:
Fenerbahçe’nin Trabzonspor’a yaptıkları konuşulurken, konu bir şekilde Galatasaray’a bağlanıyor.
Bu, masum bir karşılaştırma değildir.
Bu, bilinçli ya da bilinçsiz şekilde hakikati sulandırma çabasıdır.
Şunu en baştan açıkça söylemek gerekir:
Bir mesele anlatılırken başka bir kulübü araya sıkıştırmak, o meselenin ağırlığını azaltır.
Trabzonspor’un yaşadığı, sıradan bir rekabet ya da çoklu kulüp tartışması değildir.
Bu, tek taraflı bir emek gaspıdır.
Özkan Sümer’in yıllar önce söylediği gibi:
Trabzonspor’un sadece kupası değil;
sevinci, övüncü, onuru, prestiji, kazancı, yani her şeyi çalınmıştır.
Bu sözler bir duygusal tepki değil, yaşanmışlığın özetidir.
Galatasaray ile ilgili eleştirisi olan çıkar, açıkça söyler.
“Şu nedenle rakibimdir”,
“şu nedenle karşıyım” der.
Bu anlaşılır, bu meşrudur.
Ancak Fenerbahçe konuşulurken Galatasaray’ı yanına eklemek,
“onlar da yaptı”,
“başkaları da vardı” diyerek meseleyi dağıtmak,
emeği çalanın sorumluluğunu hafifletme çabasıdır.
Aradaki fark şudur:
Bir taraf, Özkan Sümer’in deyimiyle her şeyimizi çalmıştır.
Diğer taraf, futbolcuları ayartmıştır.
Ayartmak da yanlıştır, ahlaksızlıktır.
Ama buna karşı yönetimsel refleks geliştirebilirsin, önlem alabilirsin.
Fenerbahçe ise sadece kupayı çalmakla kalmamıştır.
Bu hırsızlığı kamuoyuna “kumpas” söylemiyle meşrulaştırmaya çalışmıştır.
Yetmemiş, Trabzonspor’un şampiyon olduğu sezon İstanbul’da şampiyonluk kutlamasına bile karşı çıkmıştır.
Yalnız Trabzonspor’u değil, Trabzonlu’yu dahi hazmedememiştir.
Yargıtay kararından sonra yapılan açıklamalarla
Trabzonspor taraftarı üstü örtülü şekilde tehdit edilmiştir.
Bu nedenle taraftarlar yerel basında basın açıklamaları yapmak zorunda kalmıştır.
Bu tablo, bir spor rekabetinin değil, bir düşmanlığın fotoğrafıdır.
Ve işin en acı tarafı şudur:
2010–2011 sezonunda Eskişehir maçı sonrası
“Bu sene de bizi şampiyon yapmayacaklar” diyen
Mustafa Çelik kardeşimiz, kalpten hayata veda etmiştir.
Bir camianın yaşadıkları yalnız kupayla ölçülemez.
Bir canın gittiği yerde,
bir şehrin çocuklarının sevinci çalınmışken,
başka kulüplerle kıyas yaparak meseleyi yumuşatmak,
emeği çalanın işine yarar.
Bu nedenle kavramları doğru koymak zorundayız:
Fenerbahçe dışındaki kulüpler Trabzonspor’un rakibidir.
Fenerbahçe ise emeğini çalana ne denirse odur.
Bu bir nefret dili değil,
bu bir hakikatin tarifidir.
Mukayese ederek değil,
gerçeği olduğu gibi söyleyerek adalet aranır.
Trabzonspor’un yaşadıkları,
başka hiçbir kulübün adı araya sokularak hafifletilemez, örtülemez, sulandırılamaz.
Bu böyle bilinmelidir.
@setenaycankat_@Emre_Tilev@cihandisli Setenay / Satanay Nartların bilge ana kraliçesi, “Nartların Annesi”dir. Akıl, kehanet ve toplumsal dengeyi temsil eder. Birçok kriz anında Nartlara yol gösterir. Kadın figürünün en güçlü ve saygın halidir.🙏
Devam
51. Dünya tarihinde örneği var mı bilmiyorum ama Türkiye tarihinde tek örnek bir spor kulübüne tahvil çıkarma hakkı verildi. Şike döneminde zayıflayan finansı toplamak için.
ISIN KODU: TRSFBAH31618. TL cinsinden 3 ayda bir %2,96 kupon ödemeli.
Terim fonu deniyor ya şimdi. Resmi fondu o zaman.
52. Dünya tarihinde örneği olmayan (hala yok) şahıslarla kurum dosyalarını ayırıp kurumlara ceza verip şahısların dosyasını hasır altı ettiler. 15 yıldır karar yok. Çok haklısınız ya çıkın göğsünüzü gere gere diyin ki ‘ey UEFA, çık açıkla kararını neden korkuyorsun. Ver kararını. Bizim yöneticiler masum. Sen bizi töhmet altında bırakıyorsun’
53. 4 Nisan 2015 Fenerbahçe otobüsüne yapılan saldırı. Rize maçı dönüşü olay Trabzonda olduğu diye Trabzonspor suçlu ilan edildi. O kaza olmasa şampiyon olunacağı, psikolojinin bozulacağı manipülasyonu yapıldı.
54. 2014-2015 sezonunda da fener-galatasaray basketbol şampiyonluk mücadelesinde çeşitli olaylara sahne olmuş ve seri 7. maça kalmıştır. son maçlar bildiniz fener sahasında. fenerbahçenin seyirci olayları sebepli ceza alması ve maçın seyircisiz oynanması gerekirken seyircili oynanmasına karar verilince galatasaray sahaya çıkmamış ve yine hükmen fenerbahçe kazanmış ve şampiyon ilan edilmiştir. (https://t.co/eg7lpx3P3R…galatasaray-maca-cikmadi) Fenerbahçe haklı
55. 2018 yılı fenerbahçe- beşiktaş arasındaki ziraat türkiye kupası maçında da (https://t.co/zhocmPQ8P6…eye-kaldirildi-2651764 )sahaya atılan cisimle şenol güneş'in başı yarılmış maç hakem kararı ile tatil edilmiş, ama yine kumpas savunmaları tutmuş tff yönetim kurulu ve tahkim kurulu oybirliğiyle yine türk futbol tarihinde olmayacak şekilde maçın tekrarına karar vermiştir. tekrar maça beşiktaş çıkmamış, hükmen fenerbahçe galip sayılmış ve beşiktaş bir sonraki yıl da aldığı ceza sebepli kupalara katılamamıştır. yani 'kumpas' futbol dünyasında fenerbahçeye özgü güzel bir sihirli değnektir.
56. Rize-Fb ile 2014-2015 sezonunun 26. haftasında maç yapıp maçın bitimde Trabzon'un Sürmene ilçesinde kazaya karışması (kimine göre kurşunlanma kimine göre taş kimine göre fenerlilerce kimine göre niyeyse trabzonlularca çıkarılan kumpas) Trabzona ve Trabzonspora mal edilebilir. Tıpkı şike dosyasında olduğu gibi. Şike dosyasının fenerbahçeye ilişkin kısmı kumpastır (!) ve bunu fenerbahçe en başından beri bilmektedir (!) ama Trabzonspor şikecidir. Dosyanın o kısmı kumpas değildir. bu sebepler 2011'de dava başlatınca mahkemede 2012 de karar çıkınca yargıtaya, 2014 yılında yeniden yargılamada mahkemede 2011-2019 yılları arasında uefa, fıfa, cas nezdinde kendilerine kumpas olan delillerle Trabzonsporun ceza almasını istediler. (https://t.co/jQUAmpoCSg…-sikayet-etti-40041340)
Güya muhalif leman dergisi de bordo-maviye mal etmiştir bu olayı da kem küm demişlerdir sonra. (https://t.co/mCTO1zMQpd…-yaratti-779693h.htm)
Rize maçı sonrası kaza olmasa fenerlilere göre şampiyon olacaklardı psikolijileri bozuldu olamadı (https://t.co/yVWCYhTlGg…_m_1318_8591_ctnr_m_1318_8591) oysa ligin 26. haftasını 2 puan geride ligin sonunu da 3 puan geride tamamlamışlardır. o ana kadar puan ortalamaları aldıkları galibiyet dahil 2,1538 (26 maç 56 puan) sonraki 8 hafta 18 puan ( 5 galibiyet 3 deplasman beraberliği) toplamış ve 2,2500 ortalamasını yakalamışlardır. ki deplasman karnesi o zamana kadar çok kötüdür takımın
Oysa kazaya kadar Fenerbahçe lider değildi. Düşman görülen Trabzon’un Galatasaray’ı 19 nisanda 2-1 yenmesiyle Fenerbahçeye liderlik ve şampiyonluk yolu açıldı. Ama değerlendiremediler. Yani kazadan 2 hafta sonra. Ligler ertelendiği için kazadan sonraki ilk maç yani. Altın tepsiyle sunuldu şampiyonluk yani. GS sonraki 6 maç 6 galibiyet aldı.
4 Nisan 2015 sonrası puan ortalaması da daha yüksekti Fenerbahçe’nin.
57. Aralık 2023 Arabistan’da iptal edilen süper kupa, Nisan 2024’te Urfa’da sahadan çekilmeye rağmen sonraki yıl kupadan men edemediler Fenerbahçeyi oysa Beşiktaş’ı etmişlerdi.
Daha sayayım mı?
Aradan çok zaman geçince unutuluyor tabi.
36. Bu olaylar yaşanırken 2012’de bedelli askerlik çıktı. Çürükler (Askerliğe Elverişli Değildir-AED) bile ilk kez bu haktan yararlanması yasalaştı. Tam da bir bacağı kısa olması gerekçesiyle AED alan Aziz yıldırımın raporunun sahteliği tartışılan dönemde. Sporcu lisansı olan Aziz Yıldırımın lisansıyla raporu da çelişiyordu. Cezaevinde bu haktan yararlandı.
37. Bu çürük olayını dönemin meşhur gazetecisi Uğur Dündar’ın da bildiği ve yazmadığı iddia edildi. Tesadüftür ki Uğur Dündar 1998 yılında Aziz Yıldırım başkanlığında Fenerbahçe’de yönetici olmuş, bu işler tartışma yaratıcında istifa etmişti. Bu kariyer onu 2022’de de Fenerbahçe Divan Başkanlığına taşımıştı.
38. Hatırlarsınız şike soruşturmaları sırasında AY defalarca hastaneye kaldırılıp rapor alıp ifadeyi geç verdi. Ne tesadüf o raporları veren Fenerbahçe yöneticisi oldu. AY aradan geçen 15 yıl be ilerleyen yaşına rağmen bir daha hastaneye acil gitmesi gerektiği haberi gelmedi.
39. Şike yargılaması sırasında dönemim başbakanı ‘şahıslarla kurumlar ayrılsın’ dedi. AY ‘öyle saçmalık mı olur, ben şike yaptıysam Fenerbahçe için yaptım’ dedi. Başbakanın sözü saçmalıktı yani onlara göre. Aynı Başbakan cumhurbaşkanı olup bu dosya kumpas deyince ‘bak cumhurbaşkanı bile yazıyor, inanmıyor musunuz devlete’ oldu.
40. Şike döneminde Fenerbahçe başkanvekili (asbaşkanı) Nihat Özdemir cemaatin (fetönün) 2 milyon Fenerbahçe taraftarı var bizi ele geçirmeye çalışmaz açıklamasını yaptı. Aynı Nihat Özdemir TFF başkanı olup 2011-12 sezonundan sonra şike olmuyor diye açıklama yapınca Fenerbahçe’den ihraç edilmek üzere Ali Koç tarafından disipline sevkedilince kulüpten ihraç edildi.
41. Şike olayı patlak verdiğinde başkanvekili Nihat Özdemir istifa etmiş tepkiler üzerine geri dönmüş, diğer başkan vekili Ali Koç ise bir sonraki seçimde yönetime girmemiş, Aziz Yıldırım ile başkanlık yarışında ‘o kadar rahat yalan söylüyorsunuz ki’, fetöcüleri kulübe üye yapılma konusunu da ‘ben mi onları kulübe üye yaptım, ben mi onlarla maç yaptım’ gibi açıklamaları oldu.
42. 2020 yılı sonunda şike dosyasından yeniden beraat verildi. 2015’te verilen beraatler Yargıtayca bozulmuştu. Daha önce geçerli sayılan tapeler örgüt suçundan alındı diye şike için delil sayılmadı. Örgüt yönünden TFF veya hazine veya savcılık temyiz etse dosya ilk Yargıtay kararı (2013-14) sebepli mecburen ceza verilecekti. Tüm dosyaları temyiz eden bu kurumlar ne hikmetse (!) etmedi. Eden temyizini geri çekti. Adeta sihirli bir dokunuş gibi.
43. 2020’de itiraf var (İbrahim Akın-Erzurumlu hoca) ama tapelerin geçersiz olduğunu bilseler itiraf etmezlerdi dedi ilk derece ve Yargıtay.
44. CAS namus davasını devlet menfaati diye geri çekip yutturan FB, devlete karşı hapiste yattıkları için tazminat davası açtı. TFF’ye karşı şampiyonluk geliri diye tazminat davası açtı. Bir tek itirafçı İbrahim Akın ve diğerlerine açmadı. Niye acaba ?
45. Kararını mahkemeye taşıyanı küme düşüren TFF, Fenerbahçeyi düşürmedi.
46. 2013 yılında Şikeyle mücadele ve kupa sözüyle Trabzonspor başkanı olan İbrahim Hacıosmanoğlu şike dosyasında Fenerbahçe-Sivas maçında şike yaptığı iddiasıyla hapis yatan dönemin Sivasspor Başkanı Mecnun Odyakmaz ile 2024 yılında TFF başkan-TFF başkanvekili olarak seçildi.
47. Stadın ismini Atatürk yapmak için genel kuruldan yetki alan FB stadın ismini 2025’te Chobani yaptı
48. 2012 yılında Fenerbahçe’nin de şike yaptığını kabul edip Türk Futbolunun temizlenmesi gerektiğini açıklayan Sadettin Saran 2025 yılında Fenerbahçe Başkanı oldu. Saran’ı, Yıldırım defalarca kez kulüpten ihraç etmiş kararlar mahkemeden dönmüştü.
49. Eski Fenerbahçeli futbolcular (aralarında şikeden yargılanan ve Fetöden hüküm giyenlerin de bulunduğu) Fenerbahçe etkinliğinde bir araya geldiler.Ayrı gayrı yok yani
50. Etkinliklerden sonra olsa gerek,fetö üyeliğinden yargılanıp etkin pişmanlıktan yararlanıp az ceza alan FB eski futbolcu Bekir İrtegün 2026da Hatayspor teknik direktörü oldu.
Daha yazayım mı?
Bu Kadim Topraklarda Kürt Türk düşmanlığı nasıl inşa edildi?
Mehmet KEKLİK : BU TOPRAKLARDA NEFRET KADİM DEĞİLDİ:Türkler ve Kür... https://t.co/TOhwg2L7ro
Mondros ve Sevr Antlaşmaları: Osmanlı İçin Kazanım mı, Çöküş mü?
Mehmet KEKLİK : Mondros ve Sevr Antlaşmaları: Osmanlı İçin Kazanım... https://t.co/uXdEPbQiLC