Tavsiye niteliğindeki tevkil tarifelerini bugüne kadar genellikle genç avukatlar meclisleri yayınladı. Genç arkadaşlarımızı hiç kınamadım. Ama bir baro böyle bir tarife yayımlayamaz.
Birincisi bu tip tarifeler, inceleme geçiren ve takdir komisyona sevk edilen avukatların matrahlarının hesabında dikkate alınıyor. Kaş yapalım derken göz çıkardığınızın farkında değilsiniz.
İkincisi, KDV Kanunu uyarınca bir hizmet verildiği zaman ücret alınmasa da KDV tahakkuk ettirmek gerekir. Ancak tevkil, özü itibariyle mesleki dayanışmaya dayandığı ve AAÜT’de yer almadığı için ücretsiz olarak duruşmaya girilen hallerde KDV aranmıyor. Hatta bir takdir komisyonuna bunu anlatana kadar göbeğimiz çatladı. Zor kurtardık meslektaşı.
Üçüncüsü, bu tip tarifeler Avukatlık Kanunu m.171’e aykırıdır.
Dördüncüsü ise duruşma takipçiliği, bir sömürü ve tekelleşme aracına dönmüş bir uygulamadır. Bir baro buna meşruiyet atfedecek şekilde tavsiye olarak da olsa tarife yayımlayamaz.
İstanbul Barosu’nu bu hatadan dönmeye davet ediyorum.
"süresiz" demek, "kadın yoksulluktan kurtulana kadar" demek. bu zaman ön görülemediği için "süresiz" gibi ucu açık bir ifade kullanılıyor. mevcut kanunlarda da nafaka alan kadın evlendiğinde, biriyle fiilen evli gibi yaşadığında, iş bulup yoksulluktan kurtulduğunda ya da miras devraldığında nafaka zaten mahkeme kararıyla kaldırılıyor. sadece siz ve çevreniz, sizinle aynı koşullarda yaşayan insanlar için düzenlenmedi o yasalar. hayat sandığınız küçük değil, siz aylık size verilecek 5-10 bin liraya ihtiyaç duymayıp onun yerine çalışabilirsiniz. gidin kariyer fedakarlığı yapması beklendiği için iş piyasasında güncelliği kalmamış ve bu yüzden iş bulamayacak, eşi tarafından sosyalleşmesine dahi engel olunmuş, hiç eğitim alamamış kadınlara diyin bunları bakalım size ne cevap verecekler. nafaka sadaka değildir, kadının emeğinin hakkıdır. ev içi emek sömürüsünün yapısal telafisidir, tazminattır. hayatı ev içi emekle geçmiş 40-50 yaşında hiç iş deneyimi olmayan kadınlara "2 yıl sonra nafakan kesilecek, kendi ayaklarının üzerinde dur" demek o kadınları mutlak yoksulluğa ve güvencesizliğe itmektir. toplumsal cinsiyet eşitliğinin bu seviyede olduğu, her gün kadınların kazanılmış haklarına saldırılan, kadın istihdamının desteklenmediği, bakım emeğinin kamusallaşmadığı bir düzende nafakayı bu şekilde tartışmaya açmak da sadece eşitsizliği erkek lehine derinleştirmektir. kimden neyin çalındığını tahayyül edemiyorsanız da susmayı bilin, o zaman aforoz etmez sizi kimse.
Writing this song felt like a musical departure and coming home at the same time. Creating something for Jessie was a new challenge and also felt like second nature all at once. And being a @toystory kid from the age of 5 til now… is an adventure I plan to be on, to infinity and beyond.
Thank you to the brilliant Andrew Stanton for imagining me for this, all those years ago when you wrote this newest film. Thank you to the incomparable @RandyNewman or the gorgeous sonic tapestry of songs and scores you’ve meticulously woven over the years. You created the Toy Story musical world, and we are lucky to get to live in it.
By we, I mean myself and my pal @jackantonoff. We wrote this with so much adoration for these characters that made us laugh and helped us learn lessons and think outside the backyard all throughout our childhoods. “I Knew It, I Knew You” from Toy Story 5 is out everywhere now. 🤠🐴
https://t.co/2JaaQvxHjp
kanye bir boksa taylor iki bok mesela abi birbirlerinden bir farkı yok ki hic degilse kanye erkek dolayısıyla ondan beklenen olumlu varlık düzeyi 0’a yakın diye cok sikleyen yok da taylor tek basına feminizmi 50 sene geriye attı mesela biraz da bunu konusalım
başka kadınlara NELER yapmıştır acaba?bu kadar asalak olmayın rica ediyorum, neden onun bunun oğlu bir şeyler yapıp yanına kâr kalınca sinirlenip tepki gösteriyoruz o zaman? ünlü ve güçlü diye bu yaptıklarını normal mi karşılayalım? bu kadın taylor diye ona yapılanlar ok mu?
adam sahnede kadının elinden zorla ödülünü alıyor. arkasından iş çevirip çıplak bal mumu heykeliyle yatakta klip çekiyor, klipte sevişmişler gibi davranıyor. ses kayıtlarıyla oynayıp aylarca linçlettiriyor. bunu taylor swift’e yapıyor ya, nispeten güçlü ve zengin bir kadına.
İsim isim saat saat Ekrem İmamoğlu’nun avukatlarının görüş saatlerinin cezaevinden “devlet memurlarınca” sızdırılmasının açıklanabilecek bir durumu yoktur, bu gazetecilik değildir. Kişisel verileri sızdırdığı iddia edilen İBB memurları 1 yıl tutuklu yargılandı, bu kişiler devlet kurumundan, gizli kalması gereken defterlerden insanların bilgilerini, görüş saatlerini sızdırmaktadır.
Bu paylaşım, hiçbir avukatın mesleki özgürlüğünün kalmadığının, hatta can güvenliklerinin bile tehlikede olduğunun ispatıdır. Avukatlık, hukukçuluk, hukuk, kanun, hak ayaklar altındadır. Konuşacak, tartışacak hiçbir şey kalmamıştır.
Yanlış. Siyasi Partiler Kanunu açık. 21. maddede Yüksek Seçim Kurulunun siyasi parti kongrelerinin gözetimi ve denetimini yürüteceği çok açıkça yazılmış. Siyasi parti kongresi mahkeme kararıyla yok sayılıyorsa Türkiye’deki HER seçim mahkeme kararıyla yok sayılabilir.
2013 yılından bu yana onurla üstlendiğim Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkez Avukatlığından, bu sabah saatlerinde aldığım bir tebligatla, meslektaşlarım Av. Mehmet Can Keysan ve Av. Hazar Kardaş ile birlikte azledildiğimizi öğrendim.
13 yıl boyunca, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurucu değerlerine duyduğum inançla; partimize yönelik her türlü hukuksuzluğa, baskılara, siyasi operasyonlara ve yargının araçsallaştırılmasına karşı meslektaşlarımla birlikte hukuki mücadele vermeyi görev saydım.
Mutlak butlan kararı, siyasi iradeyi ve parti hafızasını hukuk dışı yöntemlerle yeniden dizayn etmek için verilmiştir. Demokratik meşruiyetin yerine fiili dayatmayı koymaya çalışan hiçbir anlayışın ve hukuk dışı yöntemlerle tesis edilen hiçbir tasarrufun benim nezdimde meşruiyeti yoktur.
Bu süreçte atılan ilk adımlardan birinin, yıllardır partinin hukuk mücadelesini yürüten avukatların görevden alınması olması tesadüf değildir. Bu müdahalenin amacı Cumhuriyet Halk Partisi’nin hukuksuzluğa karşı yürüttüğü hukuk mücadelesini etkisizleştirmek, savunma iradesini zayıflatmak ve itiraz yollarını susturmaktır.
Bu nedenle şahsıma yönelik bu müdahaleyi bir mesleki kayıp ya da kişisel bir hüsran olarak algılamıyorum. Aksine, hukuksuzluğa boyun eğmemenin bedeli olarak bir onur nişanı olarak görüyorum. Ömrüm boyunca da bunu aynı kararlılıkla ve gururla taşıyacağım.
Çünkü bizim mücadelemiz ve avukatlık makamlarla, unvanlarla ya da resmi sıfatlarla sınırlı değildir. Bizler, Cumhuriyet Halk Partisi’ni demokrasi mücadelesinin, halk iradesinin ve Cumhuriyet değerlerinin baba ocağı olarak kabul eden insanlarız.
Bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da hukukun üstünlüğünü, demokratik meşruiyeti, halkın iradesini savunmaya devam edeceğim. Bunun için herhangi bir vekâlet ilişkisine, resmi sıfata ya da görevlendirmeye ihtiyaç duymadım, bundan sonra da duymayacağım.
Bu hukuksuzluğun parçası olan, imza atan, görev alan, sessiz kalan, meşrulaştırmaya çalışan herkese açık çağrıda bulunuyorum: Hiçbir makam, hiçbir geçici güç ilişkisi, hukukun ve vicdanın üstünde değildir. Tarih, hukuksuzluk karşısında direnenleri de bu sürece ortak olanları da ayrı ayrı kaydedecektir. Bugün verilen her kararın, atılan her imzanın ve alınan her tutumun yarın hem hukuk hem de toplum vicdanı önünde bir karşılığı olacaktır.
Başta partimizin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel olmak üzere, demokrasi ve hukuk mücadelesinden geri adım atmayan tüm yol arkadaşlarımla hukuksuzluğa karşı dayanışma içinde olmaya devam edeceğimi de beyan ediyorum.
İnanıyorum ki, sonunda mutlaka halkın iradesi kazanacaktır.
AVUKATLAR İLK HEDEF!
KILIÇDAROĞLU CHP'NİN 3 AVUKATINI AZLETTİ
Hukuksuz mutlak butlan kararından sonra ihtiyati tedbirle CHP'nin başına getirilen Kemal KILIÇDAROĞLU'nun ilk işi,
CHP Genel Merkezi avukatları Çağlar Çağlayan, Mehmetcan Keysan ve Hazar Kardaş'ı azletmek oldu!
Şunu iyi bilelim her hangi bir asliye hukuk mahkemesi bir siyasi partiye genel başkan tayin edemez. Kendisini seçim kurulları yerine koyarak karar alamaz. Bu çok ağır bir yetki gaspı ve anayasa ihlali olur. Kısaca butlan kararı yoklukla malüldür. Hiç doğamaz. Biz yoklukla malül bu kararı tanımayız seçim yargısının verdiği mazbatalar iptal edilemez. Biz de o mazbata kimdeyse onun yanında dururuz!