İŞTE BUNUN İÇİN "DÜŞÜK"SÜNÜZ...
Evet, ağır ve derin bir nefret duygusu ile doluyuz sizin gibilere karşı.
Sizin cenahtan, yani muktedirlerin ailesinden bir tek hanımefendinin, giyinik dahi olsa herhangi bir mekânda özel hayatında 1 kare fotoğrafını 1 saniye videosunu çekip yayınlasak, hatta adını ağzımıza alsak ayağa kalkarsınız. "Özel hayat, hedef göstermek..." bilmem ne...
Dilek Kaya İmamoğlu'nun denizde görüntüsünü yayınlayıp, "Oooh ne güzel valla... Kocası hapiste kendisi denizde" mealinde alçaklık ediyorsunuz.
Düşüksünüz.
Bu memleketin aile bakanlığı yokmu belediye yokmu sosyal hizmetler yokmu hazineden buraya aktarılan paralar ne için kullanılıyor vatandaşın ihtiyacı olana neden yardımcı olunulmuyor nasıl müslüman ülkeyiz biz yazıklar olsun.
KALDIRIM TAŞLARINI YATAK YAPTILAR...
Haber ve fotoğraf: Ömer Kundakçı
Karaman'dan Başkent Ankara'ya tedavi için gelen 70 yaşındaki Hasan Hüseyin Sepetçi, kalacak yeri ve maddi imkanı olmadığı için 10 yaşındaki torunuyla geceyi AŞTİ karşısındaki kaldırımda, gündüzü parkta geçiriyor.
-"İMKANIM OLURSA KARAMAN'A DÖNERİM"
Birkaç gün önce torunuyla birlikte Ankara'ya geldiğini anlatan Hasan Hüseyin Sepetçi, "Hastaneye tedavi olmak için gelmiştim işler istediğimiz gibi olmadı. Yıllar önce trafik kazası geçirdim. Bel ve ayaklarımda ağrılarım var ve yürüyemiyorum. Tekerlekli sandalyeyle ancak torunumun yardımıyla gidebiliyorum. Yardım için birkaç yere ulaşmaya çalışıyorum. İmkan bulursam Karaman'a dönebilirim" dedi.
Geçirdiği trafik kazasından sonra çalışamayan Hasan Hüseyin Sepetçi, yıllar önce Ankara başta olmak üzere çeşitli yerlerde eğlence mekanlarında saz çaldığını, mesleğinin müzisyenlik olduğunu söyledi.
-alıntı-
Haberi olmayan varsa haberi olsun:
Devlet, PKK’lı teröristlerin saldırısında sol bacağını kaybeden Gazi Ferdi Çatal’a ödenen 58 bin liranın 35 bin lirasını geri istemiş.
Gazi Ferdi Çatal bugün hayatta değil. İntihar etti.
Türk milleti, vicdanınız rahat mı? Benim hiç değil.
Yahu bu Tayyipgiller Türkiye’yi ne utanç verici durumlara düşürdüler…
Siyonist İsrail bile Türkiye’ye ayar çekiyor. Ve Kaçak Saray’da mukim, günde 50 milyon lira harcayan Saray Taifesi, İsrail’in bu namussuzca saldırısı karşısında “Uluslararası toplum gelsin bizi korusun” diye yalvarıyor sadece yahu…
Yunanistan Ege’yi işgal etmiş, Lozan’da netçe ve kesince bize bırakılan 20 Adamızı ve 2 Kayalığımızı ilhak etmiş, iskâna açmış, ağır silahlar yerleştirmiş, ordu yerleştirmiş, kiliseler açmış buralarda. Yani vatan toprakları peşkeş çekilmiş Yunanistan’a. Bu konuda ne ana muhalefetiyle iktidarıyla siyasilerden bir ses çıkıyor, ne de Tayyip’in eline geçirdiği Genelkurmay’dan.
Şimdi de elbirliğiyle ABD Emperyalist Haydut Devletinin, onun Ortadoğu Genel Valisi Thomas Barrack’ının ellerine verdiği BOP Haritasını Türkiye’de uygulamaya çalışıyorlar.
Tabiî bu arada Tayyip dışarıdaki diz çöküşünü ve acziyetini, içeride kendisine yönelik en ufak eleştiride bulunanlara bile acımasızca, vicdansızca ve kanunsuzca saldırılar yaparak dengelemeye çalışıyor.
Ekonomiyi batırdı, insanlarımızı açlığa, yoksulluğa, sefalete boğdu. Yargıyı, eğitimi, ahlâkı bitirdi. Sanki ülkemiz bir çöküş dönemi yaşıyor.
Belki yüz kez söyledik:
Bin yılın kötülüğü ve felaketi olan bu Tayyipgiller iktidarı ve onun Kaçak Saray etrafında dönen piyonları, Türkiye’ye çalışmıyor. Türkiye’yi çökertip yıkıp yok etmek istiyor. ABD Emperyalist Haydut Devletine ve Siyonist İsrail’e çalışıyor bunlar. Her geçen günkü yapıp ettikleri, bizim bu tespitimizi tekrar tekrar belgeliyor.
Die Bundesregierung macht unsere Wirtschaft kaputt, blamiert Deutschland in der Welt und treibt uns an den Rand eines großen Kriegs. Eine überwältigende Mehrheit der Menschen hat diese katastrophale Politik satt! Wer will, dass Friedrich Merz stürzt, muss am 6. September in Sachsen-Anhalt BSW wählen. Denn wenn wir in den Magdeburger Landtag einziehen, ist CDU-Ministerpräsident Schulze weg – und sehr wahrscheinlich auch Kanzler Merz. Wir werben für einen überparteilichen Ministerpräsidenten, der die Brandmauer-Idiotie beendet und mit wechselnden Mehrheiten regiert. Es ist höchste Zeit für eine Politik, die unser Land wieder voranbringt und das Leben der Menschen verbessert, statt ihre Anliegen zu ignorieren! Meine Rede zum Auftakt der BSW-Wahlkampftour in Dessau.
SEN NE AYAKSIN!
Ümmet övgülerinin Yeni Osmanlıcı çizgiyle buluşmasından da anlaşılıyor ki İslami federasyon adım adım ilerliyor.
“Demokratik Cumhuriyet” denilen proje, 24 yıldır emekçileri, Aydınlanma savunucularını, toplumun ilerici güçlerini ezen siyasal İslamcı rejimin aktörleri arasına Öcalan’ı ve af çıkarılan PKK terör örgütünü katarak totaliterliği derinleştirmenin adıdır.
Öcalan’ın zırvalarını okuyunca, Kurtuluş Savaşı’ndan bu yana emperyalistlerin peşinde olduğu, Türkiye’de hem sağ hem de solda var olan anti-Kemalist projenin sözcülüğünü sürdürdüğü görülüyor.
Aslında terör örgütü elebaşı, sürecin en başından beri uyardığımız gibi, ABD Ankara Büyükelçisi Barrack ne diyorsa tıpış tıpış yapmaya aday olduğunu sergiliyor.
🔴 Silivri’de devrimci bir duruş: Merdan Yanardağ
📌 Birlikte yürüttüğümüz habercilik mücadelesinde de bugün Silivri’nin soğuk odalarında da değişmeyen tek şey var: Devrimci gelenekten gelenlerin baskılar karşısındaki sarsılmaz direnci. Duruşma salonuna jandarma eşliğinde girerken izleyicilere dönüp haykırdığı o sözler, aslında tüm bu sürecin özetidir: "Emperyalizmin işbirlikçileri, yurtseverleri casuslukla suçluyor!"
✍️ Zeynel Lüle'nin yazısı...
https://t.co/x89rkoSPCH
TAHAMMÜL EDEMİYORSUNUZ DEĞİL Mİ?
Bu insanların gerçek vatanseverler olmasına,
Başarısızlığınızı yüzünüze cesurca söylemelerine,
Korkmadan muhalefet edebilmelerine,
Dayanamıyorsunuz değil mi?
Ama, gerçek böyle işte.
Onlardan o kadar çok var ki.
O kadar kalabalığız ki.
Sinir oluyorsunuz.
Olmaya devam edeceksiniz.
#NasuhMahrukiyeÖzgürlük
#DenizGöktaşaÖzgürlük
#TürkerErtürkeÖzgürlük
Kampagnenjournalismus in Hochform: Seit das BSW klargestellt hat, dass der CDU-Amtsinhaber und absehbare Wahlverlierer in Sachsen-Anhalt von uns keine Stimme bekommen wird, läuft eine massive Kampagne gegen uns. Der Vorwurf: Wir würden uns der AfD „anbiedern“ und sie „an die Macht bringen“. Das sagen just die etablierten Parteien und die in ihrer Blase kreisenden Mainstreammedien, die wesentlich dafür verantwortlich sind, dass sich immer Menschen aus Wut und Enttäuschung der AfD zuwenden! Klar, die Logik kennt man: Haltet den Dieb, er hat mein Messer im Bauch! Ja, wir wollen raus aus der Brandmauer-Sackgasse. Was wir aber vor allem wollen, ist ein politischer Neubeginn: für Frieden und Diplomatie, für bessere Bildung, für Meinungsfreiheit und eine andere Energiepolitik. Dafür haben wir einen guten Vorschlag: ein überparteilicher Ministerpräsident, der diesen Aufbruch verkörpert, mit wechselnden Mehrheiten regiert und endlich wieder Politik in der Sache macht.
SERGEN ŞİMDİ NE DİYECEK?
“Ver bana Djalo’yu takımı ben de böyle oynatırım…”
“Ver bana Orkun’u, takımı ben de böyle oynatırım…”
“Ver bana Emirhan’ı, takımı ben de böyle oynatırım…”
“Ver bana Agbadou’yu, takımı ben de böyle oynatırım…”
“Ver bana Oh’u, takımı ben de böyle oynatırım…”
“Ver bana Czerny’i,, takımı ben de böyle oynatırım…”
“Ver bana Murillo’yu, takımı ben de böyle oynatırım…”
“Verme bana Nübel’i, Ersin bana yeter. Cengiz’i de zaten yıldız yapacağım…”