#SONDAKİKA
İstifa eden Erdoğan’ın yakın koruması sebebini şöyle anlattı:
Bir cuma namazında Edirnekapı’daki Mihrimah Sultan Camii’ndeydik. Polis Mehmet’le karşılaştık. Hâl hatır sorduktan sonra, “Hayırdır, burada ne yapıyorsun?” dedik.
O da, “Başkan Erdoğan burada namaz kıldı. Ben de kendisini bekliyorum.” dedi.
Mehmet, Erdoğan’ın yakın korumasıydı. Hem çok sağlam bir delikanlı hem de kardeşimiz olduğu için onun böyle önemli bir görevde olmasına sevinmiştik.
Ancak o gün bize görevini bırakacağını söyledi.
Necip de ben de, “Yahu sen ne yapıyorsun? Ne güzel başkanın yanı başındasın. Hayır duası kazanırsın. Milyonlarca insan bu görev için yanıp tutuşuyor. Bu görevi bırakma.” dedik.
25-27 yaşlarında, cıva gibi, sportmen ve güçlü kuvvetli delikanlı aynen şunları söyledi:
“Abi, ben insanlıktan çıktım. Artık dayanamıyorum. Bu adam günde 2 ya da 3 saat uyuyor, bazen hiç uyumuyor. Gecesi gündüzü yok. Bir günde 2 ülkeye gidiyoruz. Yurt içinde ise bir günde 3 ile gidiyoruz.
Sürekli planlar, projeler… Devlet liderleri geliyor, gidiyor. Ara sıra evine 3 saat uyumaya gidiyor. Orada bile ya Genelkurmay Başkanı ya da MİT Müsteşarı Hakan Fidan’la telefonla görüşüyor. Gecenin bir yarısı hiçbir devlet görevlisini uyutmuyor. Görüntülü telekonferans yapıyor.
Öyle bir tempo ki sürekli bir koşuşturma var. Hiç yerinde durmuyor. Onun mesaisine benim bedenim dayanmıyor. Ailemin, çocuğumun yüzünü göremez oldum. Hiçbir özel hayatım kalmadı.
Bu koşuşturmaya normal bir insan dayanamaz abi.”
Hatay’dan haber: İnönü Caddesi No: 4 Köşk Apt. ( eski vivaldi radyo binası) Binanın Asi Nehri’ne bakan tarafından depremden 40 saat sonra hala sesler geliyor! İnsanların yatak odaları oradaymış. Acil yardım! @DepremDairesi@AFADBaskanlik @AKUT_Dernegi @saglikbakanligi#Antakya
📌Bilim kimin haklı olduğunu gösteriyor...
📌 Adli Tıp Enstitüsü, kanalizasyon atıklarından numuneler aldı. Stockholm’de 25.3, Berlin’de 8.1 miligram çıkan bin kişideki Metamfetamin, İstanbul’da 120 miligram çıktı.
@baristerkoglu
Bu memlekette cahillik hiç bu kadar kibirli, saldırgan ve hadsiz olmamıştı. Cahillik hiç bu kadar baş tacı edilmemişti. Bilgi hiç bu kadar önemsiz olmamıştı. Utanma duygusu hiç bu kadar görünmez hale gelmemişti…