Ahlak ve maneviyat güçlü ise toplum güçlüdür.
Bazen durup kendimize sormamız gerekiyor: Biz toplum olarak hangi değerlerimizi kaybetmeye başladık?
Ahlak, edep, vicdan, merhamet, saygı ve maneviyat… Bunlar sadece kelimeler değil; bir toplumun temel harcıdır.
Eskiden küçüğün büyüğüne saygısı, büyüğün küçüğüne sevgisi vardı. Toplu taşımada yaşlı bir insan gördüğümüzde yer vermek, ihtiyaç sahibine yardımcı olmak, komşuya selam vermek, büyüklerimizin hatırını sormak hayatımızın doğal bir parçasıydı.
Bugün ise hayatın hızının, teknolojinin ve değişen alışkanlıkların içerisinde birbirimize karşı daha duyarsız hale geldiğimizi zaman zaman hepimiz görüyoruz.
Televizyonlarda şiddetin, dizilerde silah ve kötü davranışların sıradanlaşması; aile mahremiyetinin ve toplumsal değerlerin daha fazla tartışma konusu haline gelmesi hepimizi düşündürmeli.
Kimseyi suçlamak veya yargılamak için değil, geleceğimizi düşünmek için söylüyorum:
Çocuklarımıza nasıl bir toplum bırakıyoruz?
Onlara sadece başarılı olmayı değil; saygı duymayı, merhamet etmeyi, büyüğünü gözetmeyi, küçüğünü korumayı ve haksızlık karşısında vicdanlı olmayı da öğretmeliyiz.
Gelişelim, değişelim, dünyaya ayak uyduralım. Ama bizi biz yapan değerlerimizi kaybetmeyelim.
Çünkü gerçek kalkınma yalnızca maddi zenginlik değildir.
Ahlakta, maneviyatta, ailede, saygıda, merhamette ve vicdanda da güçlü olmalıyız.
Devletin görevi yalnızca yollar, binalar ve ekonomik göstergelerden ibaret değildir. Güçlü aile, sağlıklı nesiller, nitelikli eğitim, kültür, sanat ve toplumsal değerlerin korunması da geleceğimizin temel meseleleridir.
Türkiye’nin geleceğini inşa ederken, maddi kalkınmayla birlikte ahlaki ve manevi değerlerimizi de güçlendirmeyi önceliklerimiz arasında tutmalıyız.
@erbakanfatih@suatkilic@istyenidenrefah@istyenidenrefah@mkulunk@MFBayramoglu@MehmedAltinoz@06melihgokcek@melihguuner@rpSosyalisler@bulent_arinc@tcailesosyal
#aile #maneviyat
Beyoğlu’nda hedefimiz net: Daha güçlü teşkilat, daha fazla gönüle dokunmak ve milletimizin sorunlarına çözüm üretmek. Birlik ve kararlılıkla, sahada daha aktif, çalışmalarımızda daha verimli olmak için gayretle çalışmaya devam ediyoruz.
#YenidenRefahPartisi#Beyoğlu@erbakanfatih@rpyemretasci
Beyoğlu İlçe Teşkilatımızın İlçe Divan Toplantısı; İl Başkan Yardımcımız ve Siyasi İşler Başkanımız İhsan Sorar ile İl Yönetim Kurulu Üyelerimiz Muhittin Genç ve Fethi Kahraman’ın katılımlarıyla gerçekleştirildi.
Teşkilat çalışmalarımızın değerlendirildiği, birlik ve beraberlik ruhunun pekiştirildiği toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyor, emeği geçen tüm teşkilat mensuplarımıza teşekkür ediyoruz.
TÜRKİYE KÜRESEL PİYASA LİGİNDE KÜME DÜŞTÜ!
YAPTIĞINIZI BEĞENDİNİZ Mİ?
BU ÜLKE, BU HALK BU ŞEKİLDE SOYULMAYI, FAKİRLEŞTİRİLMEYİ HAK EDECEK NE YAPTI?!
Yüzyılın Fon Dolandırıcılığında soruşturma sürecini hızlandırmayıp şeffaflıktan uzak durarak sadece zaman kazanıyorsunuz. Kendinize zaman kazanıyor ama Türkiye’ye kaybettiriyorsunuz.
Bu arada uluslararası piyasalar bu oyalama taktiğinizi görüyor; ve sizi değil Türkiye’yi, yani bizi, 86 milyon insanımızı cezalandırıyor.
MSCI’ın 15 Ekim 2026 tarihli acil dondurma kararı ve Haziran 2027 uyarısı çok net:
Koordineli işlemlere karşı şeffaf ve güvenilir yaptırımlar uygulamazsanız, Türkiye, "Gelişmekte Olan Piyasa" statüsünden, en alt statüler olan "Sınır Piyasa" ya da "Bağımsız Piyasa" ligine düşürülecek!
Zaten parasını kurtaran yabancı yatırımcılar piyasamızı terk etti. Piyasalarımızın itibarını ve güvenini daha fazla zedelemeyin!
Piyasalarımızı geri dönüşü on yıllarca mümkün olamayacak uçurumlara sürüklemekten vazgeçin.
Piyasada güven yoksa, şeffaflık ve denetim yoksa orada yatırımcı durur mu? Bunu da mı umursamıyorsunuz?
Piyasalara güven vermek, İstanbul’un siluetine ihanet etmeye, dere yataklarına rant kuleleri dikmeye benzemez!
Kendi “itibarınızı” kurtarmak için çabalarken, sermaye piyasasını ve ülke ekonomisini karanlığa mahkum ettiniz.
FON DOLANDIRICILIĞI için kurduğunuz kurullara halkımızın zerrece güveni yok.
Bir nebze samimiyet gösterin, kararlılık sergileyin, süreç yönetimini TBMM’de konuya hakim isimlerden oluşacak karma komisyona devredin.
Eğer niyetiniz FON’dan AK’lanmaksa belki bu şekilde mümkün olur. Zira, ekonomiyi göz göre göre uçuruma sürükleyenler, buradan uçurumdan çıkışı katiyen gerçekleştiremezler.
��Dünya 5’ten Büyüktür” diyordunuz ya Türkiye de sizden büyüktür.
Piyasaların çöküşüne daha fazla rıza göstermeyin!
Yardım isteyin, birlikte kurtaralım, elimizi uzatalım.
Soyulan ülke bizim, fakirleşen halk biziz.
Birlikte güçlüyüz, birlikte başaracağız! 🇹🇷
Millî Görüş’ün temelinde samimiyet, ahlak, adalet ve millete hizmet anlayışı vardır. Bizim siyasetimiz makam için değil, milletimizin huzuru ve geleceği içindir.
Adil bir düzen, güçlü bir Türkiye için durmadan, yorulmadan çalışmaya devam!
#YenidenRefahPartisi #MilliGörüş #Adalet #MilleteHizmet
@erbakanfatih@suatkilic@melihguuner@rpyemretasci@rprefahpartisi
Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yaklaşık 25 yıllık siyasi süreçte, içeride ve dışarıda yaşanan gelişmeleri, başarıları ve zorluklarıyla birlikte yönettiğine inanıyorum.
Ancak bugün gelinen noktada, ülkemizin geleceği adına yeni bir dönemin değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Liyakat, şeffaflık ve hesap verebilirlik güçlendirilmeli; milletin menfaati her şeyin üzerinde tutulmalıdır.
Bazen en büyük liderlik, görevi doğru zamanda ve onurla devretmektir.
Sayın Erdoğan’ın aktif görevini yeni bir yönetime devrederek emekliliğe ayrılması, onursal başkan olarak tecrübelerini aktarmaya devam etmesi, ülkemiz adına değerlendirilebilecek bir seçenek olabilir.
Mesele geçmişi inkâr etmek değil, geçmişin tecrübesiyle geleceği inşa etmektir.
@RTErdogan@erbakanfatih@suatkilic@mkulunk@melihguuner@istyenidenrefah@rprefahpartisi@yavuzagiraliog@mahmutarikansp@eczozgurozel@dbdevletbahceli@DoganBekin@DoganAYDAL@siyasetkulisi06
İhracatçımız ürün satmak için ülke ülke dolaşırken…
Sanayicimiz etrafımızdaki ateş çemberine rağmen özveriyle çalışırken…
Tüccarımız, esnafımız helalinden kazanmak için kılı kırk yararken…
Piyasa düzenbazlıklarıyla 3 lirasını 10’a, 30’a katlayana bu fahiş kazancın bedelini mutlaka ödeteceğiz.
YETER ARTIK! MİLLETİN MAĞDURİYETİNİ GÖRMEZDEN GELMEYİN! BU ÜLKENİN İNSANI SAHİPSİZ DEĞİLDİR!
Fon krizi, yatırımcıların mağduriyeti, İstanbul’un birçok bölgesinde yaşanan sel baskınları, küresel piyasalarda yaşanan düşüşler ve şimdi de sigorta şirketleriyle ilgili iflas iddiaları…
Bu ülkenin insanı ne zaman rahat bir nefes alacak?
Bir tarafta yılların birikimini fonlara yatırıp mağdur olan vatandaşlar, diğer tarafta sel felaketinde evini, iş yerini ve malını kaybeden insanlar…
Vatandaş zarar gördüğünde herkes sorumluluğu birbirinin üzerine atıyor. Sigorta şirketlerinin iflas açıklamalarıyla gündeme gelmesi ve mağdurların tazminat haklarına ulaşamama endişesi kabul edilemez. İnsanlar en zor günlerinde yalnız bırakılmamalı; şirketlerin mali durumu, yükümlülükleri ve mağdurların hakları şeffaf biçimde ortaya konulmalıdır.
Fon krizinde hesap verebilirlik, sel felaketlerinde etkin altyapı ve denetim, sigorta sisteminde ise vatandaşın hakkını koruyan bir düzen istiyoruz.
Kim sorumluluk alacak? Kim hesap verecek? Vatandaşın alın terini ve geleceğini kim koruyacak?
ÜLKEYİ BU HALE GETİRDİNİZ, YETER ARTIK! MİLLETİN ZARARINI KİM KARŞILAYACAK? SORUMLULAR HESAP VERSİN!
@erbakanfatih@suatkilic@istyenidenrefah@rpyemretasci@prof_aydal@istyenidenrefah
#borsa #sel #iflas
TÜRKİYE KÜRESEL PİYASA LİGİNDE KÜME DÜŞTÜ!
YAPTIĞINIZI BEĞENDİNİZ Mİ?
BU ÜLKE, BU HALK BU ŞEKİLDE SOYULMAYI, FAKİRLEŞTİRİLMEYİ HAK EDECEK NE YAPTI?!
Yüzyılın Fon Dolandırıcılığında soruşturma sürecini hızlandırmayıp şeffaflıktan uzak durarak sadece zaman kazanıyorsunuz. Kendinize zaman kazanıyor ama Türkiye’ye kaybettiriyorsunuz.
Bu arada uluslararası piyasalar bu oyalama taktiğinizi görüyor; ve sizi değil Türkiye’yi, yani bizi, 86 milyon insanımızı cezalandırıyor.
MSCI’ın 15 Ekim 2026 tarihli acil dondurma kararı ve Haziran 2027 uyarısı çok net:
Koordineli işlemlere karşı şeffaf ve güvenilir yaptırımlar uygulamazsanız, Türkiye, "Gelişmekte Olan Piyasa" statüsünden, en alt statüler olan "Sınır Piyasa" ya da "Bağımsız Piyasa" ligine düşürülecek!
Zaten parasını kurtaran yabancı yatırımcılar piyasamızı terk etti. Piyasalarımızın itibarını ve güvenini daha fazla zedelemeyin!
Piyasalarımızı geri dönüşü on yıllarca mümkün olamayacak uçurumlara sürüklemekten vazgeçin.
Piyasada güven yoksa, şeffaflık ve denetim yoksa orada yatırımcı durur mu? Bunu da mı umursamıyorsunuz?
Piyasalara güven vermek, İstanbul’un siluetine ihanet etmeye, dere yataklarına rant kuleleri dikmeye benzemez!
Kendi “itibarınızı” kurtarmak için çabalarken, sermaye piyasasını ve ülke ekonomisini karanlığa mahkum ettiniz.
FON DOLANDIRICILIĞI için kurduğunuz kurullara halkımızın zerrece güveni yok.
Bir nebze samimiyet gösterin, kararlılık sergileyin, süreç yönetimini TBMM’de konuya hakim isimlerden oluşacak karma komisyona devredin.
Eğer niyetiniz FON’dan AK’lanmaksa belki bu şekilde mümkün olur. Zira, ekonomiyi göz göre göre uçuruma sürükleyenler, buradan uçurumdan çıkışı katiyen gerçekleştiremezler.
��Dünya 5’ten Büyüktür” diyordunuz ya Türkiye de sizden büyüktür.
Piyasaların çöküşüne daha fazla rıza göstermeyin!
Yardım isteyin, birlikte kurtaralım, elimizi uzatalım.
Soyulan ülke bizim, fakirleşen halk biziz.
Tarih tekerrürden ibarettir!
Azerbaycan’da yaşanan başörtüsü skandalı, bir zamanlar 28 Şubat sürecinde Türkiye’de uygulanan baskıları hatırlatmaktadır. O dönem Türkiye, emperyalist güçlerin etkisi altında, perde arkasında dinsiz ve siyonist zihniyetin baskılarına maruz bırakılmıştı.
Bugün aynı stratejinin Azerbaycan’da da uygulandığını görüyor ve bu anlayışı şiddetle kınıyoruz!
İki devlet, tek millet! 🇹🇷🇦��
Dün Türkiye’de başörtüsüne yönelik baskılara nasıl karşı çıktıysak, bugün de Azerbaycan’da inanç özgürlüğünün yanında duruyoruz. Başörtüsü bir siyasi hesap konusu değil, inanç ve temel hak özgürlüğü meselesidir.
Azerbaycan’daki başörtüsü baskılarına son verilmesini ve inanç özgürlüğüne saygı gösterilmesini talep ediyoruz!
@erbakanfatih @suatkilic @rpyemretasci @MFBayramoglu @AzerbaijanPA @Azerbaijan @istyenidenrefah @rprefahpartisi @refahkadingm @prezydentpl
Mazlumların ahı yerde kalmasın! Çocukların kanı, annelerin gözyaşı ve masum insanların feryadı elbet bir gün karşılığını bulacaktır.
Zulümle ayakta duranlar, döktükleri gözyaşlarının hesabından kaçamayacaktır! Filistin’de yaşanan zulme göz yumanları ve bu zulmü sürdürenleri Allah’a havale ediyoruz.
Allah mazlumların yardımcısı, zalimlerin karşısında olsun. Filistinli masumların ahı, zalimlerin peşini bırakmasın. Adalet yerini bulsun, zulüm son bulsun!
Kahrolsun zulüm! Yaşasın adalet! Özgür Filistin!
İSTANBUL’DA SELLE MÜCADELE, YAĞMUR YAĞDIKTAN SONRA DEĞİL, YAĞMADAN ÖNCE BAŞLAR!
Meteoroloji günler öncesinden şiddetli yağış uyarısı yapıyor. Peki, ilgili kurumlar ne yapıyor? Logarların temizliği, yağmur suyu giderlerinin kontrolü ve gerekli tedbirler neden zamanında alınmıyor?
Bizzat Kağıthane’deki iş yerim için 11.10.2026 tarihinde İSKİ 185 hattını arayarak logar temizliği talebinde bulundum. Israrlı aramalarımın ardından ekipler iki gün sonra geldi. Ancak teknik inceleme gerektiği belirtilerek yeni bir kayıt oluşturuldu. 14.10.2026 tarihinde gelmesi gereken teknik inceleme ekibi ise gelmedi!
Bugün vatandaş dükkânındaki suyu çekmeye, esnaf zararını kurtarmaya çalışıyor. Sonra çıkıp “Yağmurla ve selle mücadele ediyoruz” deniliyor.
Sormak gerekiyor: Meteorolojinin uyarıları ortadayken neden önlem alınmıyor? Vatandaşın ihbarı neden dikkate alınmıyor?
Kamu hizmeti, sorun yaşandıktan sonra açıklama yapmak değil, sorun yaşanmadan önce tedbir almaktır. Liyakatsiz ve plansız çalışma anlayışının bedelini esnafa, vatandaşa ödetemezsiniz!
İstanbul’un ihtiyacı bahane değil; önlem, liyakat, denetim ve hesap verebilirliktir.
#İstanbul #Kağıthane #İSKİ #Sel #EsnafınSesi #yağmur
@erbakanfatih@suatkilic@rpyemretasci@rprefahpartisi@refahkadingm@istyenidenrefah@KagithaneBelTR@IBBcozummerkezi@iskignmudurlugu
Bir başörtüsü, bir kız çocuğunun eğitim hakkına engel olmamalı!
Azerbaycan’da yaşanan başörtüsü tartışması, inanç özgürlüğü ile eğitim hakkının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Hiçbir öğrenci, inancı veya kıyafeti nedeniyle eğitimden mahrum bırakılmamalıdır.
Eğitim herkesin hakkı, inanç özgürlüğü herkesin güvencesidir. Çocuklarımızın geleceği yasaklarla değil, adaletle ve özgürlükle şekillenmelidir.
Sessiz kalmayalım; çünkü mesele yalnızca başörtüsü değil, insan hakları ve vicdan meselesidir.
#Azerbaycan #Başörtüsü #İnançÖzgürlüğü #EğitimHakkı #İnsanHakları
@erbakanfatih@suatkilic@rpyemretasci@rprefahpartisi@AzerbaijanPA@AzerbaijanMFA@Azerbaijan
200 TL’nin üzerindeki rakam değil, kaybolan satın alma gücü konuşulmalı!
Bir ülkede vatandaşın cebindeki paranın değeri tartışılıyorsa mesele yalnızca döviz kuru değildir; mesele, emeğin karşılığı, geçim şartları ve vatandaşın refahıdır.
2009 ile 2026’yı karşılaştıran bu görseldeki bütün rakamlar doğrulanmış kabul edilemez. Ancak vatandaşın alım gücündeki değişim, resmî verilerle ve gerçek fiyatlarla şeffaf biçimde ortaya konulmalıdır.
Ekonomik yönetim, yalnızca büyüme rakamlarıyla değil, vatandaşın sofrasına ne koyabildiğiyle de değerlendirilir.
Anayasa’nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin sosyal bir hukuk devleti olduğu belirtilir. 5. maddesi devlete, kişilerin ve toplumun refahını sağlama görevini yükler. 172. madde ise tüketicilerin korunmasına ilişkin devlete görev verir.
Elbette ekonomik sorunlar tek bir nedene indirgenemez. Ancak kamu yönetiminde şeffaflık, hesap verebilirlik ve vatandaşın refahını gözetme sorumluluğu tartışmanın merkezinde olmalıdır.
Vatandaşın beklentisi ayrıcalık değil; emeğinin karşılığını alabildiği, alın terinin değerini koruduğu ve geleceğe güvenle bakabildiği bir ülkede yaşamaktır.
@erbakanfatih@suatkilic@rpyemretasci
#Ekonomi #AlımGücü #SosyalDevlet #HesapVerebilirlik
Milletimiz yalnızca söz değil, adalet ve hesap verebilirlik bekliyor.
Devletin başındaki isimler dâhil hiç kimse hukukun üzerinde olmadığı gibi, hiç kimse de hukukun güvencesinden mahrum bırakılamaz.
Kim bu ülkenin insanına zarar verdiyse, kim kamu güvenini kötüye kullandıysa; makamına, mevkisine bakılmaksızın, deliller ışığında bağımsız yargı önünde hesap vermelidir.
Milletin beklentisi intikam değil, adalettir. Ayrıcalık değil, eşitliktir. Söz değil, somut sonuçtur.