ben bu levent "inanır"a senelerdir çok gülerim, çakma soyadı aldı kadir inanır'la akraba olduğu anlaşılsın diye sbdhdjdjd
dünyanın en en en ezik insanı olabilir.
dava da açamaz bana....
levent inanır'a diyorum çünkü
levent arıca'ya değil
Kadir İnanır'ın yeğeni, İnanır'ın tüm mal varlığını hayat arkadaşı Jülide Kural'a bırakmasına tepki gösterdi:
"Dayımın biraz irade sorunu vardı.
Dayım, abimin sigara içtiğini görmemiştir. Böyle bir saygı var bizde. Bunun bir karşılığı yok mudur yani?"
Her hafta çarşamba 8-9 halı saha maçına gelecek 1 saatlik sevgili ilanı açıyorum. 7’de evden alıyorum maçı izliyor, gollerden sonra onu işaret edip öpücük gönderiyorum maç sonu eve bırakıyorum. 2 bin tl+maç izlerken portakal suyu ısmarlarım
Murat Ağırel ve İsmail Saymazın başını çektiği ulusalcı gazeteciler şuan iktidarın en kulanışlı aparatları,bunlar yolsuzluk ve diğer operasyonların siyaseti dizayn eden boyutunu geri çekip toplumsal ahlak ve yolsuzlukla mücadele algısı oluşturmada öncü oldular.Muhalif kamuoyunun rıza üretme mekanizmaları.
Çağlayan Adliyesi’nde bir kez daha ağır bir hak ihlali işlendi
13 Eylül Pazar günü İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, başta LGBTİ+ örgütleri ve hak savunucuları olmak üzere çok sayıda kişiye yönelik başlatılan operasyon kapsamında 23 kişi hakkında gözaltı kararı verilmiş ve bu kişiler gözaltına alınmıştır.
Dört gün boyunca Maslak Jandarma Karakolu’nda gözaltında tutulan 23 kişi, bugün İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na çıkarılmıştır. Savcılık işlemlerinin ardından 13 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 10 kişi “Dernekler Kanunu’na muhalefet ” gerekçesiyle tutuklanmıştır.
Savcılık sorgusu sırasında gözaltına alınan kişilere yöneltilen sorular, özel hayatın gizliliği, örgütlenme özgürlüğü ve ifade özgürlüğü başta olmak üzere temel hak ve özgürlüklere ilişkin anayasal güvencelerle ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası insan hakları sözleşmeleriyle bağdaşmamaktadır. Bu uygulamalar, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin özel ve aile hayatına saygı hakkını düzenleyen 8. maddesi ile ayrımcılık yasağını düzenleyen 14. maddesi bakımından da ciddi kaygılar doğurmaktadır.
Tutuklama kararları ise ayrıca ciddi bir hukuki sorun teşkil etmektedir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100. maddesi ne göre tutuklama; kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin, bir tutuklama nedeninin ve ölçülülük koşulunun birlikte bulunmasını gerektirmektedir. Tutuklama, istisnai bir koruma tedbiri olup adli kontrolün neden yetersiz kalacağının da somut olarak ortaya konulması gerekir.
Öte yandan, 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 32. maddesinde farklı fiiller bakımından idari para cezaları ve bazı durumlarda hapis cezaları düzenlenmiştir. Bu nedenle yalnızca “Dernekler Kanunu’na muhalefet” şeklindeki genel bir nitelendirmenin, somut fiil ve uygulanması istenen bent ortaya konulmaksızın, kendiliğinden tutuklama gerekçesi oluşturduğu söylenemez. Tutuklama kararının CMK 100 ve 101’de öngörülen tüm koşullar bakımından somut ve denetlenebilir biçimde gerekçelendirilmesi gerekir.
23 kişinin aynı soruşturma kapsamında gözaltına alınmasının ardından 10 kişinin tutuklanması, 13 kişinin ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılması da tutuklama tedbirinin hangi somut gerekçelerle ve hangi kişisel koşullar bakımından uygulandığı sorusunu gündeme getirmektedir.
Bugün Çağlayan Adliyesi’nde yaşananlar, yalnızca gözaltına alınan ve tutuklanan kişilerin değil, örgütlenme özgürlüğünün, özel hayatın gizliliğinin, ifade özgürlüğünün ve ayrımcılık yasağının da ihlal edildiği bir süreçtir.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni, başta kendi Anayasası ve iç hukuku olmak üzere taraf olduğu uluslararası insan hakları sözleşmelerine uygun davranmaya çağırıyoruz.
İnsan hakları savunucuları olarak bu hak ihlallerinin takipçisi olacağımızı, gözaltına alınan ve tutuklanan kişilerin özgürlüklerine kavuşması ve LGBTİ+ örgütleri ile hak savunucularına yönelik baskıların son bulması için mücadelemizi sürdüreceğimizi bir kez daha ifade ediyoruz.
İHD İSTANBUL ŞUBESİ
Merhaba!
İstanbul Üniversitesi öğrencisi Taceddin Erol Şahin, “kendisini tehdit eden polisleri sosyal medyada teşhir ettiği ve Berkin Elvan’ın ölüm yıldönümünde verilen yemeğe katıldığı” gerekçesiyle Nisan ayında tutuklandı.