"DESTEK OLAN HERKESE ÇOK TEŞEKKÜRLER"
Bebeğiyle birlikte tutuklanan ve 11 ay hapis yattıktan sonra tahliye edilen Merve Saydan:
"Destek olan herkese çok teşekkürler. Çok zor bir süreç oldu. Altıncı mahkemeden sonra tahliye edilmiş oldum. Hakim ilk başta ‘Merve Hanımla ilgili karar vermeyeceğiz’ dedi. Ben herhalde yine buradayım diye düşündüm. Bir ara ümidimi kestim. Altı yıl üç ay ceza verilen benim ilk dosyam şu an Yargıtay’da. Hakim o dosyanın sonucunun beklenmesine karar verdi. Beni de ikinci dosyadan ceza vermeden bıraktılar. Daha önce böyle bir karar mahkemelerden pek çıkmamış sanırım. Biz de şaşırdık, mutlu olduk. Oğlum ilk altı ay hep yanımdaydı. Hiç dışarıya veremedim. Yerde yatmak zorunda kaldım. Tutuklandığımda oğlum 12 aylıktı, daha yürümeye başlamamıştı. Orada yürümek için mekan yok. Çocuğu yürütmeye alıştırma bile yapamadım. Zaten psikolojilerimiz harap oldu. 15. ayda yürümeye başladı. Kışın yerde yatmak zorunda kaldık. Yemekleri yiyemedi. Kilo alamadı. Bizim koğuşta 22 kadın, 4 çocuk vardı. 2, 2,5, 5 yaşındalar. Onlar orada kaldı."
https://t.co/GycsoREJkR
Bu nasıl iş?
Neler oluyor orada? @EmniyetAnkara@AnkaraValiligi
Bora Arslanoğlu, sabah iş arkadaşlarına “Simit aldım, 15 dakikaya geliyorum” dedikten sonra ortadan kayboluyor. Ailesi ona ulasamiyor, aninda telefonu kapanıyor.
Tam 8 gün sonra Ankara Emniyeti'nde gözaltında olduğu ortaya çıkıyor.
Avukatı kendisini ziyaret ettiğinde ise “Ailemin tuttuğu avukatı istemiyorum, 8 gündür parklarda dolaşıyorum” şeklinde kısa cevaplar veriyor ve ailesini dahi sormuyor.
Oysa Bora Bey'in kaybolmasının ardından eşi de tutuklanarak Sincan Kadın Cezaevi'ne gönderilmişti!
Bütün bunların açıklanmaya ihtiyacı var.
Bora Bey bu 8 gün boyunca neredeydi?
Emniyet bu süreçte kendisinden haberdar mıydı?
Gözaltı işlemi ne zaman, hangi gerekçeyle ve nerede yapıldı?
Ailesine neden bilgi verilmedi?
Avukat görüşünde neden böyle cevaplar verdi?
Eşinin tutuklanması ile Bora Bey'in kaybolması arasında herhangi bir bağlantı var mı?
Ankara Emniyeti ve Ankara Valiliği bu sorulara açık ve tatmin edici cevap vermelidir.
İçişleri Bakanı Sayın @mustafaciftcitr de kamuoyuna açıklama yapmalıdır.
Bir insanın 8 gün ortadan kaybolduğu, ardından aniden Ankara Emniyeti'nde ortaya çıktığı ve bu süreçte ailesinin yaşananlardan haberdar olmadığı iddiası son derece ciddi bir meseledir.
İnsanların can güvenliği ve hukuk güvenliği konusunda kamuoyunun şüphe bırakmayacak şekilde bilgilendirilmesi gerekir.
Burada zorla kaybetme, hukuka aykırı alıkoyma veya başka bir ihlal yaşanıp yaşanmadığı mutlaka araştırılmalıdır.
Neler oluyor Ankara'da?
~İki gün önce tutuklananlar arasında:
⌛️ 5 aylık hamile bir kadın,
⌛️ 4 çocuklu bir anne,
⌛️ Tansiyon, şeker ve kalp hastalıkları bulunan 60 yaşında bir teyze,
⌛️ 4 yaşında çocuğu olan bir anne,
⌛️ Konteynerde yaşayan depremzede bir öğretmen
…
KHK'lı hakim Mehmet Köroğlu
KHK'lı akademisyen
KHK'lı memur İsmet Saz
KHK'lı askeri savcı Hüseyin K.
Yıllar geçti, KHK'ların açtığı yaralar kapanmadı. Terörsüz Türkiye kadar #KHKsız Türkiye de gerekli.
Bora Arslanoğlu
15 Eylül 08.30 da evinden cıkti
Bir daha ulaşilamıyor!
Beraat almış KHKlı askerdi, @EmniyetAnkara " gozaltinda degil" diyor.
Yine bir zorla kaçırma ve kaybedilme vakası mı?
Acıklama yapın! @AnkaraValiligi
Nerede?
Işkence mi görüyor?
YENİ BİR KAÇIRILMA VAKASI mı?
KHK'lı asker Bora Arslanoğlu'ndan 15 Eylül'den bu yana haber alınamıyor.
Gergerlioğlu: "Bora Arslanoğlu 15 Eylül 08.30 da evinden çıktı. Bir daha ulaşılamıyor! Beraat almış KHKlı askerdi, @EmniyetAnkara "Gözaltında değil" diyor. Yine bir zorla kaçırma ve kaybedilme vakası mı? Açıklama yapın! @AnkaraValiligi Nerede? İşkence mi görüyor?"
https://t.co/r6LH1SflQu
Düşünebiliyor musunuz bu genç kızlar hapiste.
Dokuz Eylül, Ege, İzmir Demokrasi, İzmir Kâtip Çelebi, Bakırçay, Yaşar, Aydın Adnan Menderes ve Balıkesir üniversitelerinde okuyorlar. Kimi tıp, kimi hukuk, kimi mühendislik, kimi ilahiyat öğrencisi.
Bu gençleri neden hapse attınız, mantıklı bir açıklamanız var mı? @adalet_bakanlik
İddianame Nerede
Üç yıldır Sincan Cezaevi’nde tutuklu bulunan Boydak ailesinden Erol Boydak’ın yüzde 50 işitme kaybı var. Duyabilmek için kullandığı işitme cihazına, “Bluetooth özelliği var” denilerek el konuluyor.
Cezaevlerindeki hak ihlallerinin geldiği nokta bu: İnsanları cezalandırmak yetmiyor, hastalıkları ve engelleri üzerinden hayatlarını daha da zorlaştıran uygulamalara maruz bırakılıyorlar.
Bu muamele insanlık dışıdır, vicdanları yaralıyor.
İddianame Nerede
Burası İzmir Şakran Cezaevi KHK koğuşu. Fotoğraftaki üniversite öğrencileri üç aydır cezaevindeler.
Hayatlarının en güzel yıllarını üniversite sıralarında geçirmeleri gerekirken hapisteler. Özgürlüklerinden mahrumlar. Ne için? Ne uğruna? Bu hukuksuzlara artık bir son verilsin.
İddianame Nerede
"BABAM GÖZLERİMİZİN ÖNÜNDE ERİYOR"
Ağır hasta mahsus, Tekirdağlı köfteci Abdullah Tırpan amcanın kızı:
"Bu fotoğraf geçen hafta salı günü (8 Eylül 2026) açık görüşte çekildi. Çarşamba günü babamı Çam ve Sakura Hastanesi'ne anjiyoya götürdüler. O gece yoğun bakımda kaldı. Perşembe sabahı Metris'e misafir mahkum olarak götürdüler, cuma ise yeniden Tekirdağ'a getirdiler. Babam bu hastane süreçlerinde çok zayıfladı. Durumu iyi değil. Buna rağmen Adli Tıp, R tipi cezaevinde kalabilir raporu verdi. Metris R Tipi'ne sevki için bakanlıktan onay bekleniyor. 72 yaşındaki babamın yaşadıkları ne insanlığa ne vicdana sığar. Babam gözlerimizin önünde eriyor. Tahliye edilmesini istiyoruz." @ADLITIPKURUMU@adalet_bakanlik
#KHKlılardanAdaletÇağrısı
SÜRGÜN PROFESÖRÜN BAŞARI DOLU HİKAYESİ
Prof. Dr. İlyas Akdemir, 25 yıl Türkiye hekimlik yaptı. Koşuyolu Kalp ve Damar Hastanesi'nde ihtisasını tamamladı. Gaziantep Ün ve Sema Hastanesi'nde kardiyoloji uzmanı olarak çalıştı. 15 Temmuz'dan sonra ise 'terörsit' ilan edildi. Ailesiyle birlikte Türkiye'den ayrılıp İsveç'e sığındı. İkinci kardiyoloji ihtisasını da Linköping Üniversitesi'nde tamamlayan Akdemir, şu anda Norrköping Hastanesi'nde uzman olarak görevine devam ediyor.
https://t.co/8Fwx1U9Edo
DATÇA’DA 12 GÖZALTI: İKİ ÇOCUK DA VAR
KHK’LI ZABİT KATİBİ, ÖĞRETMENLER, TEKNİKER, YURT MÜDÜRÜ
Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) başlayan ve yıllardır soruşturma, dava, işsizlik ve toplumsal dışlanmayla devam eden hukuksuzluklar, insanları ülkelerini terk etmeye zorluyor.
Aralarında öğretmenler, bir okul müdürü, yurt müdürü, tekniker ve ihraç edilmiş bir zabıt kâtibinin de bulunduğu dokuz kişi, Muğla’nın Datça ilçesi açıklarında tekneyle yurt dışına çıkmaya çalıştıkları iddiasıyla bu sabah gözaltına alındı.
Teknenin kaptanı da “teröre yardım” ve “göçmen kaçakçılığı” iddialarıyla gözaltına alındı. Teknede bulunan iki çocuk ise işlemlerinin ardından ailelerine teslim edildi.
👉https://t.co/iyxNOkYAGW
HAYATINI KAYBETTİ
Çok üzgünüm. Uğur Öztaş (90) amca bugün İzmir’de vefat etti. Öztaş sapasağlam girdiği cezaevinden felçi çıktı, zor bela geçtiğimiz aralık ayında tahliye edilmişti. Yatalak halde 9 ay yaşadı. Mekanı cennet olsun, gerçekten üzgünüm. Çok değerli bir insandı.
Gümüşhane Cezaevi'ndeki karantina hücresinde ölü bulunan KHK'lı Mustafa Kabakçıoğlu'nun ÖLÜM ANINA AİT fotoğraflara, SON DİLEKÇESİNE ve GÜNLÜKLERİNE ulaştım. 9 gün tek başına yaşadığı D2 koğuşunun hali, dilekçede yazdıkları, fotoğraflar dehşete düşürüyor.
Yaşlısından gencine hapiste birçok hasta var. Kimi kanser, kimi MS, kimi böbreğini kaybetmek üzere. Hasta tutukluları serbest bırakın!
KHK'lı öğrt. Asuman Birinci
KHK'lı öğrt. Nermin Varol
Abdullah Tırpan
Erol Şengök,
KHK'lı katip Mehmet Parlak
KHK'lı Mehmet Gürler,
KHK'lı Mustafa Özcan Çay
İbrahim Halil Al
HastaMahpusa SesOl
AİHM, Osman Kavala hakkında ikinci kez ihlal kararı verdi. Artık bu kadar ihlal kararından sonra Kavala'yı hapiste tutmanın hukukta bir karşılığı yoktur. Osman Kavala da, onun gibi tutuklu olan binlerce insan da siyasi rehinedir.
PİŞMANLIKLAR, İTİRAFLAR: “ADALETİ TESİS EDEMEDİK” #BitsinArtık
Yeni Şafak’ın hedef gösterdiği eski Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Başkanı ve Yargıtay üyesi Abdullah Yaman, “Adaleti tesis edemedik” diyerek emekliye ayrıldı.
Yaman, veda mesajında şunları söyledi:
“Hâkimlikten terhis olurken içimde kalan yegâne ukde, nispeten daha da iyileşmiş bir yargı düzeniyle vedalaşmaktı. Ama olmadı. Süreçte çok güzel binalarımız oldu, lakin içini dizayn edecek ‘adalet iç mimarlarına’ ihtiyaç hissetmedik. Onu da bizden sonra gelecek nesillerin tamamlayacağı umuduyla, hukukun bir başka mecrasında buluşmak dileğiyle… Allah’a ısmarladık.”
Yaman’ın, 15 Temmuz’dan sonra meslektaşlarının fişlenmesinde aktif rol aldığı iddia ediliyor.
https://t.co/Gt6NWbVeUb