Bugünkü yazımda bahsettiğim kazanın MOBESE görüntüleri. Oğlunun iki kişinin ölümüne neden olmasının üzerinden 1 yıl geçtikten sonra, Vali Fuat Gürel in valilikten ayrılması üzerine gün ışığına çıktı. Hayatinı kaybeden iki öğretmenin geride kalan çocuklarına ise vali beyin aracının 170 bin tl tutan tamir masrafı için haciz uygulandı.
Fatih Altaylı:
"Resmi sayılara göre şu ana kadar 306 adet #TOGG teslim edilmiş. Oysa iktidar siyasetçilerin bize anlattığı kadarı ile ayda 3200 otomobil imal edilmesi lazımdı.
Eee, ne oldu?
Eleştirim de TOGG’a yönelik değildir. Benim eleştirim, bize utanmadan yalan söyleyen siyasetçileredir. Her yıl milyonlarcası üretilen otomobil adlı sanayi ürünün önüne yatan beyinsizleredir."
« J’aimerais dédier ce prix à toutes les femmes qui mènent une lutte pour surmonter les difficultés pour exister dans ce monde.»
Le prix d'interprétation féminine revient à Merve Dizdar pour son rôle dans Les Herbes sèches de Nuri Bilge Ceylan.
#Cannes2023
Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nun aleyhine yayınlattığı videoların montaj olduğunu itiraf etmesine rağmen, mitinglerde
"gençlerin kıvrak zekasının! ürünü bu videolar üzerinde arsızca tepinmeye” devam ediyor.
Fakat sonuç olarak KK için kazdığı kuyuda kendini buldu sayın Cumhurbaşkanı!
LÜTFEN PAYLAŞIN.
2inci tur öncesinde yapılan en büyük dezenformasyonlardan biri şu: “KILIÇDAROĞLU KAZANSA DA HİÇBİR ŞEY YAPTIRMAZLAR ÇÜNKÜ MECLİS ÇOĞUNLUĞU AKP’de”
BU TAMAMEN YALAN HATTA TAM TERSİ GEÇERLİ. Neden olduğunu anlatalım.
Bir kaç gündür yurtdışında oy veren kadınların sandık başında fotoğrafları düşüyor önüme.
Çoğunun ortak dili “Sonuna kadar Erdoğan” şeklinde.
Sevgili hemcinslerim;
Hepiniz çok güzelsiniz, zarifsiniz.
Saçlarınıza şekil vermiş, makyajlarınızı yapmış, eteklerinizi, pantolonlarınızı, taytlarınızı, topuklu ayakkabılarınızı giymiş şıkır şıkırsınız.
Hep de böyle olmanızı arzu ederim lakin biz Türkiye'de yaşayan kadınlar var olma mücadelesi veriyoruz.
Dayak yiyor, taciz ediliyor, tecavüz ediliyor, öldürülüyoruz.
Düşünün benim haklarımı korumasını beklediğim AYM üyesi bile "kadın-erkek eşitliği modern hurafedir" diyor.
Yani uzaktan sevmek kolay.
Biz tehlikenin farkındayız, ya siz?
Uğradığımız tüm haksızlıklar da verilen cezalar da ne giydiğimize, nerede olduğumuza, saat kaçta olduğuna göre şekilleniyor.
Biz kadınlar sizler gibi giyinip otobüse binerken biri tekme atar mı diye tedirgin oluyoruz mesela.
Akşam sokakta arkamıza bakarak yürüyor, aynı işi yaptığımız halde erkeklerden daha az ücret alıyoruz.
Gel de tüm bunları siyasilerin düzeltmesini bekle..
Burada başın açıksa "perdesiz ev" diyorlar,
hakkını arayınca "sürtük" diyorlar,
çalışmak isteyince "evdeki işler yetmiyor mu, erkekler işsiz kalıyor" diyorlar,
"kadın evi süsüdür" diyor hatta çalışarak fuhuşa zemin hazırladığımız bile söylendi biliyor musunuz?
Ne güzel gülmüşsünüz fotoğraflarda, hep de gülün isterim.
Lakin burada kahkaha atan kadına "iffetsiz" diyorlar biliyor musunuz?
Biz Atatürk sayesinde kul olmaktan kurtulup vatandaş olmuşken bugün hayvan gibi sahiplendirmekten bahsediyorlar.
Sizin yaşadığınız ülkelerde bırak siyasetçiyi sıradan bir vatandaş bile kadınları sahiplendirmekten bahsedebilir mi?
Bahsedemez, biliyorsunuz ve uzaktan ne de güzel seviyorsunuz.
Bizi erkek şiddetinden koruyan sözleşmeleri üç beş oy için silip atıyor, kız-erkek öğrenciler aynı sınıfta ders görmesin diye mücadele ediyorlar düşünebiliyor musunuz?
Yani elleri ya saçımızda, ya örtümüzde, ya eteğimizde...
Gülme, çalışma, konuşma, düşünme, isyan etme, eğlenme, onu giyme, buraya gitme...
Tek dertleri kadın!
Ahlakı kendilerinde, siyasetlerinde değil hep kadında arıyorlar.
Almanya’da, Fransa’da, İngiltere’de yaşayıp oy verirken “Şeriat için” diyen hemcinslerim..
Çok değil 2 sene önce şeriattan ilk kaçan erkekler olmadı mı?
Düşünebiliyor musun binde bir ihtimal bile yokken uçağın motorunda ölümüne uçtu adamlar.
Tercihlerinize elbette saygım var.
Lakin Afganistan’da, İran’da yaşamadan Avrupa’nın göbeğinde “Şeriat” istemek ne kolay değil mi?
Peki istemeyenler ne olacak?
Siz uzaktan seveceksiniz diye biz hayattan uzaklaşıyoruz adım adım..
Farkında değilsiniz!
İKİNCİ TURDA NE OLACAK?
Az sonra yazacaklarım birçoğunuzun moralini bozacak…
Ama yazmak zorundayım…
Eğer durum değişmezse, bizi neyin beklediğini bilmeniz gerekiyor…
İçimi yakan kederi sizinle paylaşmak zorundayım…
Neler olacak anlatayım…
Hem döviz hem de faiz fırlayacak…
Dolar en az 30 TL…
Faiz en az yüzde 50…
Borsa çakılacak…
Dolar arttığında enflasyon zıplayacak…
Gerçek enflasyon yüzde 100’ün üzerine çıkacak…
Yani bugün ne alıyorsanız fiyatı iki katına çıkacak…
BANKALAR
Sizi herkes çok kârlı sanıyor…
Oysa sermayeniz eridi…
Üstelik mevduatlarınız kısa vadeli…
Kredilerinizse uzun vadeli ve düşük faizli…
Bir de zorla devlet kağıdı sattılar…
Faiz ve kur yükseldiği an yandınız…
Kredileriniz batacak…
Çünkü Şirketler iflas edecek…
Sermayeniz eriyecek…
KGF var devlet kurtarır diye seviniyorsunuz…
Sizi kurtaracak devletin kendisi batmış…
Yarın mudiler kapınıza yığıldığında vay halinize…
Siz zararlarınızı karşılamak için müşterilerden daha çok faiz ve komisyon alacaksınız…
Olan yine Millete olacak…
Bunlar “Asrın Lideri” yüzünden olacak…
ŞİRKETLER
Bütçe iflas etmiş durumda…
Geçen yıl ödediğiniz verginin yarısı kadar ek vergiye hazır olun…
Faizler ve kurlar artacak…
Döviz borcunuz varsa yandınız…
Ama bizim döviz gelirimiz var diye teselli bulanlar…
Dünya küresel krizin içinde…
Türkiye dışlanmış bir ülke…
Eski günler yok artık…
TL borcu olanlar, faizler fırlayacağı için faizi ödeyememeye başlayacaksınız…
Üstüne Halkın yoksullaşması dolayısıyla satışlarınız düşecek…
Borcunuz çoksa iflas edeceksiniz…
Bizim banka borcumuz az bize bir şey olmaz diyenler…
Halk yoksullaşacak ve satışlarınız düşecek…
İflas etmiş Şirketlerden alacaklarınızı alamayacaksınız…
Tefeci faiziyle kredi arayacaksınız ama bulamayacaksınız…
Kendini iyi durumda sananlar…
Sizin 1 yılınız var… İkinci deprem sizi yıkacak…
Mevduatlarını özel hesaplarında, borçlarını şirketleri üzerinde tutanlar…
İnşallah bankada tuttuğunuz mevduatlara ulaşabilirsiniz…
Siz paranızı bankada duruyor sanıyorsunuz…
Ben pek sanmıyorum…
İnanmıyorsanız gidip bankalardan dövizlerinizi isteyin…
Şimdiye kadar “İstikrar Sürsün” diyenler…
Kurtulmak için Erdoğan ve adamlarının peşine düşeceksiniz…
Sizi kurtarmayacaklar…
Çünkü siz çekirdek aileden değilsiniz…
Siz battığınızda hacizden satılacak malınızı ve mülkünüzü onların adamları alacak…
Ganimeti yağmalamak için akbaba gibi başınızda bekleyecekler…
Çekirdek aileden olan Şirketler ve beşli çete yaşadınız…
İcra satışlarını takip için özel ekip kurun…
Artık devlet bitti…
Şimdi Milletin malını yağmalama zamanı…
İflas edecek Şirketler unutmayın bütün bunları “Asrın Lideri” başınıza açacak…
ÇALIŞANLAR
Sizin zaten beliniz kırılmış durumda…
Ama daha bitmedi…
Belinizi kıranlar daha boynunuzu kıracak…
Enflasyonu düşük açıklamaya devam ederek sizi perişan edecekler…
Asgari ücretle çalışanlar şimdi yoksulsunuz…
6 ay içinde aç kalacaksınız…
Beyaz yakalılar şu gün asgari ücretli nasıl yaşıyorsa, 6 ay sonra siz de öyle yaşayacaksınız…
Diplomalarınıza yazık edecekler…
Bu arada batan şirketlerde çalışanlar işlerini kaybedecek…
Reel işsizlik yüzde 30’a çıkacak…
Suriyelilere gün doğacak…
Çünkü ayakta kalabilen Şirketler kaçak işçi çalıştırmaya başlayacak…
Çalışanlar açlık ve işsizlik korkusunu aynı anda yaşayacaklar…
Ağrı kesici gibi Xanax, Cipralex, Ativan alacaksınız…
Özel okulda okuyan çocuklar devlet okullarına verilecek…
Devlet okulunda okuyan çocukları aç bırakacaklar…
Bütün bunları “Asrın Lideri” başınıza açacak…
EMEKLİLER
Siz aç bırakacaklar…
Çocuklarınız sizin elinize, siz çocuklarınızın eline bakacaksınız…
Çocuklarınız ve torunlarınız size taşınacak…
Çünkü kiralarını ödeyemeyecekler…
Torunlarınızın durumuna baktıkça sağlığınız bozulacak…
Ama eczanede ilaç bulamayacaksınız…
Çünkü ilaç ithal edecek döviz kalmayacak…
En yakınlarınız ekmek parası isteyecek…
Eskiden en azından Kurban Bayramı’nda et yerdiniz…
Kurbanı da kırmız eti de artık rüyanızda göreceksiniz…
Tavuk eti lüks olacak…
Bütün bunları “Asrın Lideri” başınıza açacak…
ESNAF
Ne yapalım zam gelirse biz de zamlı satarız diye düşünüyor musunuz?
Düşünmeyin…
Çünkü büyük Şirketlerin cirosu düşünce daha çok üzerinize gelecekler…
Halk yoksulluktan kırılacağı için tavuk döneri kimse yiyemeyecek…
Çiğ köftecilerin işi artar…
Adım başı çiğ köfteci açılacak…
Kimse evinden çıkamayacağı için taksiye binemeyecek…
15 günde bir traşa gelenler, ayda bir gelecek…
Tamirci çağırmaya parası olmayanlar, Youtube’dan usta izleyip kendileri tamirini yapacak…
Kimse yeni kıyafet alamayacağı için bit pazarına nur yağacak…
Bu arada masraflarınız katlanarak artacak…
Teker teker dükkanlar kapanacak…
İşsizler ordusuna yazılacaksınız…
Çöp toplayanların bile işleri düşecek…
Kimse alamayınca, çöp çıkmayacak…
İşsizler çöp toplamaya başlayacak…
Çöpte bile rekabet artacak…
Bütün bunları “Asrın Lideri” başınıza açacak…
İKİNCİ TUR
İkinci turu kazanır mıyız?
Kolay değil…
Son ana kadar mücadele edeceğiz...
Biz kazanırsak düzelir mi?
Hemen düzelmez ama en azından bir umut var…
Bir yıl dişimizi sıkarsak önümüz açık…
Her adımı planladık...
Ama “Asrın Lideri” ile umut yok…
Zerre umut yok…
AYKUT ERDOĞDU
İKİNCİ TUR…
Hepiniz çok öfkelisiniz.
Bir CHP Yetkilisi bulmak ve hesap sormak istiyorsunuz.
Bu duyguyu anlıyor ve haklı buluyorum.
Öncelikle şunu söyleyeyim.
Ben şu an itibariyle sade bir CHP üyesiyim.
Milletvekili ve yönetici değilim.
Üstelik onlarca davadan yargılanıyorum.
Hiç önemli değil.
Haklıyım ve bu davaları vicdanlarda kazanacağım.
Oyların çalınması meselesine gelince.
Bu tartışmayı şimdilik dondurmalı ve hemen ikinci tura hazırlanmalıyız.
Erdoğan, birinci turda zaferini ilan ettirebilirdi.
Ancak yüzde 50 oyu kendine yediremedi.
Çünkü Milletin diğer yarısı karşısındayken önümüzde ki zor dönemi atlamayacağını biliyor.
Özellikle uluslararası meşruiyeti için çok daha yüksek bir oy arzuluyor.
Şimdi partizan ön yargıları bir tarafa bırakalım.
Erdoğan’a aradığı bu geniş yetkiyi vermeli miyiz?
Bu soruyu birlikte cevaplandıralım.
Öncelikle “DEVLETİMİZİN BEKASINI” düşünelim.
Devletimizin bu halinden memnun musunuz?
Ben değilim.
İki bin yıllık devlet geleneğimiz yerle yeksan oldu.
Ordu komutanlarımızdan, yüksek yargıçlarımıza devletimizin yetkilileri bir ailenin emrine verildi.
Emniyet Müdürlerimiz, MİT Başkanlarımız veliaht prensler önünde eziliyor.
Daire başkanlarımız bit pazarından ceket alıyor.
Uzmanlarımız yeteneksiz torpillilerin emrinde inliyor.
Şu an Bilal Erdoğan’ın talimatını yerine getirmeyecek bir tek devlet yetkilimiz var mı?
Devletimiz çürütüldü ve yıkılmaya gidiyor.
İkinci olarak “GÖÇMEN” meselesini düşünelim.
Ülkemizin sınırları kevgire döndü ve yurdumuz ağzına kadar göçmen doldu.
Bu göçmenler hem demografik hem ekonomik hem de güvenlik riski yaratmıyor mu?
Bu göçmenler içinde radikal eğilimliler yok mu?
Elbette var.
Erdoğan bu göçmenleri geri gönderebilir mi?
Göndermez. Gönderemez. Peki ne olacak?
Kendi ülkemizde azınlığa mı düşeceğiz? Parya mı olacağız?
Bir diğer mesele “TERÖR SORUNU”
Terörle mücadele gibi milli mesele siyasi propagandanın merkezine yerleşti.
HDP’ye oy veren bütün Kürtler terörist ilan edildi.
Elinizi vicdanınıza koyun.
Terörle mücadelede bu yöntem doğru mu?
Ulusal birliğimizi böyle mi sağlayacağız.
Kürt kökenli yurttaşlarımız kendini nasıl hissedecek diye hiç düşündünüz mü?
Bu kör ayrımcılık PKK’nın ekmeğine yağ sürmek anlamına gelmiyor mu?
Oysa PKK ile sonuna kadar mücadele edilirken, Kürt kökeni yurttaşlarımızı incitmemek gerekiyordu.
Ancak bu strateji ile terörün beli kırılabilirdi.
Yapılmadı. Yapılmayacak.
Ülkemiz derin bir ayrışmanın eşiğine getirildi.
Milli güvenliğimiz ve ulusal birliğimiz büyük tehdit altında.
Bir diğer meselemiz “ADALET”.
Ülkemizde muhaliflere “düşman hukuku” uygulanıyor.
AK Parti ve Erdoğan’a oy vermeyenlere başka Erdoğan destekçilerine başka hukuk uygulanıyor.
Bu sürdürülebilir mi?
Milyonlarca insan bu adaletsizliğe ne kadar dayanabilir?
Son mesele “EKONOMİ”
Şunu bilin ülkemiz iflas etti.
Öyle böyle değil, tarihte görülmemiş derinlikte ve şiddette bir iflas bu.
Olacakları anlatayım.
Enflasyon durmayacak.
Fiyatlar sürekli artmaya devam edecek.
Bu fiyat artışları karşısında maaşlara zam yapılacak.
Zam yapıldıkça enflasyon azmaya devam edecek.
Sorun burada bitmiyor.
Ülkemizin yaşamak için dövize ihtiyacı var.
Ve döviz rezervleri tükendi.
Sıfır döviz rezervimiz olması için 70 milyar dolar gerekiyor.
Yakında kambiyo kontrolü başlayacak.
İthalat yapamaz hale geleceğiz.
Faizlerin ve kurun derhal yükselmesi gerekiyor.
Faiz ve kur yükseldiği an iflaslar peşi sıra gelecek.
İşsizlik çığ gibi yayılacak.
Kiralar ödenemez hale gelecek.
Orta sınıf yoksullaşacak, yoksullar aç kalacak.
Hırsızlık, gasp, fuhuş gibi adli suçlar artacak.
Ve en sonunda şiddetli bir sosyal patlama olacak.
Depremi, yolsuzlukları, bütçenin durumunu yazmıyorum bile.
ŞİMDİ BAŞA DÖNELİM…
NE YAPMALI?
Oturup ağlayacak değiliz.
Önümüzde on gün var.
Memleketimizin durumunu Milletimize anlatacağız.
Tekrar sandıklara koşacağız.
Oyumuzun başında bekleyeceğiz.
Önümüzde sadece bir seçim yok.
Bu güzel ülkenin geleceği var.
Seçimi kazandığımızda dertlerimiz bitmeyecek.
Mücadele devam edecek.
Seçimi kaybedersek çekip gitmeyeceğiz.
Evet hayat çok daha zor olacak.
Ama mücadele bitmeyecek.
Umut bitmeyecek.
Bu ülkeyi bize emanet eden ATAMIZA layık olacağız.
Kurduğu Cumhuriyeti Kurtaracağız.
Hadi ayağa kalkın.
Kalkın ayağa.
📍2269 sandıkta doğrudan usulsüzlüğün saptandığı
( x sandık başı ortalama 350 oy = 800.000 oy )
📍Devlet olanaklarından yoksun,
📍İnanılmaz iftiralara maruz kalmış,
📍Rakibine oranla, malum medya ile TRT’de neredeyse kendisine hiç yer verilmemiş,
📍8,5 milyon kişinin oy kullanmadığı,
📍Devlet imkanlarını sınırsızca kullanabilen, 21 yıldan beri ülkeyi yöneten, daha önce 2. tur nedir bilmeyen rakibinin sadece 1 milyon küsur altında, % 45 oy alan,
@kilicdarogluk
1. turun tartışmasız en başarılı adayıdır.
Ticari krediler durduruldu.
📍Kredi kartları için nakit avanslar durduruldu.
📍Onaylanmış ve ekspertize gönderilmiş konut kredileri dahi durduruldu.
📍Bankalar 4 günde anca döviz ödeyebiliyor.
Büyük iflaslar kapıda.
İşletmeler ne müşteriden tahsilat yapabiliyor, ne kredi kullanabiliyor.
Erdoğan’ın temsil ettiği ekonomik model, büyük bir felaketi getiriyor.
İthalat patladı; ama elde döviz yok!
Bu ne demek?
Kıtlık kapıda…
Bu seçimde; KITLIK ile BOLLUK oylanacak.
Ya Kılıçdaroğlu ile liyakatli kadrolar bu yanlış modeli kaldırıp normalleşme getirecek, ya da Erdoğan modeli bu ülkeyi bitirecek.
@erenerdem
TCMB'ye ait döviz ve altın rezervleri EKSİ 67 milyar dolarla tüm zamanların en düşük değerinde. Cumhuriyet tarihinde bu noktaya hiç düşmemişti. 1. Dünya Savaşını kaybetmiş ve Sevr Antlaşması imzalatılmış gibiyiz. Dış borç bu hesapta yok; satılan kamu kurumları ve topraklarımız da
And we finalized!
Happy merge all. This is a big moment for the Ethereum ecosystem. Everyone who helped make the merge happen should feel very proud today.
Crypto winter is here ❄️. I was on the @Coinbase board until 2021 and led its Series D for @IVP. I’ve lived crypto cycles since 2013. Here are my predictions on how and when this crypto winter will end, and how to emerge stronger. 🧵👇/1
Drumroll please 🥁 The 2022 Crypto Valley Conference has been announced! 🗓 June 2-3rd
📍Rotkreuz/Zug 🇨🇭
We can’t wait to host you & see you in person in June! Start grabbing tickets before they go…
https://t.co/XG0z5Mj3yX