📢 "Üniversite Çalışanı Tayinsizliğe Mahkum Edilemez!"
Üniversitelerimizin görünmez kahramanları olan idari personelimiz, yıllardır görmezden gelinen ve çözüme kavuşturulmayan tayin hakkı sorunuyla karşı karşıya.
Devlet memuru olmalarına rağmen il içi ve il dışı yer değiştirme hakkından mahrum bırakılan, aile bütünlüğü ve yaşam hakkı hiçe sayılan Üniversite çalışma arkadaşlarımızın sesini duyurmak için YÖK önünde ÜNİ-PER-SEN tarafından gerçekleştirilen oturma eylemine destek verdik.
TEÇ-SEN Genel Başkanı Ümit DEMİREL yaptığı basın açıklamasında, üniversite çalışanlarının maruz bırakıldığı bu adaletsizliğe dikkat çekerek, objektif, şeffaf ve uygulanabilir bir tayin yönetmeliğinin acilen hayata geçirilmesi gerektiğini bir kez daha altını çizdi.
📍 Unutulmamalıdır ki; üniversiteler, emeğiyle sistemi ayakta tutan eğitim çalışanlarıyla vardır.
TAYİN NAKİL HAKKI İÇİN YÖK ÖNÜNDE OTURMA EYLEMİ GERÇEKLEŞTİREN ÜNİ-PER-SEN'E DESTEK VERDİK.
Tayin nakil hakkı için Yükseköğrenim Kurulu YÖK önünde devam ettirdiği oturma eyleminin 2.gününde sendikamız adına Genel Başkanımız Ümit DEMİREL ve Genel Başkan Yardımcımız Halil KUTLAR destek vererek katılım sağladılar.
1.DERECEYE 3600 EK GÖSTERGE EYLEMİ!
📍 17 Haziran 2026
📍 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Önü
🕛 12.00
2023 yılı Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimlerinden önce, gerek Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından, gerekse Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından "1. dereceye gelen devlet memurlarına ve emeklilerine 3600 ek gösterge verilecektir." sözü verilmiştir.
Bu söz 3 yıldır meclis yolunda bekliyor.
Devlet Memurları Konfederasyonuna bağlı sendikalarla birlikte, verilen 3600 ek gösterge sözünün tutulması için sesimizi daha güçlü yükselteceğiz.
17 Haziran 2026 tarihinde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde saat 12.00’de eylemdeyiz.
Bu eylem sadece bir sendikanın eylemi değildir.
Bu eylem, hakkı bekletilen kamu çalışanlarının eylemidir.
Bu eylem, verilen sözün takipçisi olan memurların eylemidir.
Bu eylem, emekliliğinde insanca yaşamak isteyenlerin eylemidir.
Bu eylem, “artık yeter, söz kanuna dönüşsün” diyenlerin eylemidir.
Buradan tüm kamu çalışanlarını, emeklileri ve hak mücadelesine gönül veren herkesi bu demokratik ve meşru hak arama mücadelesine destek vermeye davet ediyoruz.
Tam 9 yıl önce BATMAN’ın Kozluk İlçesi’nde pkklı hainlerin silahlı saldırısı sonucu şehit olan müzik öğretmenimiz Şenay Aybüke Yalçın’ı rahmetle anıyoruz..
🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷
#ŞenayAybükeYalçın
MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞINA ÇALIŞTAY TALEBİMİZİ İLETTİK
Eğitim çalışanlarının sahada yaşadığı sorunların doğrudan muhataplarıyla değerlendirilmesi, çözüm önerilerinin ortak akılla ele alınması ve uygulamaya dönük adımların belirlenmesi amacıyla Millî Eğitim Bakanlığına resmî başvuruda bulunduk.
Başvurumuzda;
🔹 Eğitim çalışanlarının görev alanlarına ilişkin sorunların,
🔹 Görevde yükselme ve kariyer planlaması süreçlerinin,
🔹 Mali ve özlük haklarına ilişkin taleplerin,
🔹 Çalışma koşulları, görev tanımları ve kurumsal işleyişe yönelik uygulamaların,
kapsamlı şekilde değerlendirilmesi amacıyla Bakanlık koordinasyonunda bir “Eğitim Çalışanları Çalıştayı” düzenlenmesini talep ettik.
Eğitim çalışanlarının sesi olan TEÇ-SEN olarak, sahadan gelen taleplerin karar alma süreçlerine yansıması ve çözüm odaklı politikaların geliştirilmesi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.
#TEÇSEN #EğitimÇalışanları #MEB #Çalıştay #EğitimÇalışanlarınınSesi
MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞINA ÇALIŞTAY TALEBİMİZİ İLETTİK
Eğitim çalışanlarının sahada yaşadığı sorunların doğrudan muhataplarıyla değerlendirilmesi, çözüm önerilerinin ortak akılla ele alınması ve uygulamaya dönük adımların belirlenmesi amacıyla Millî Eğitim Bakanlığına resmî başvuruda bulunduk.
Başvurumuzda;
🔹 Eğitim çalışanlarının görev alanlarına ilişkin sorunların,
🔹 Görevde yükselme ve kariyer planlaması süreçlerinin,
🔹 Mali ve özlük haklarına ilişkin taleplerin,
🔹 Çalışma koşulları, görev tanımları ve kurumsal işleyişe yönelik uygulamaların,
kapsamlı şekilde değerlendirilmesi amacıyla Bakanlık koordinasyonunda bir “Eğitim Çalışanları Çalıştayı” düzenlenmesini talep ettik.
Eğitim çalışanlarının sesi olan TEÇ-SEN olarak, sahadan gelen taleplerin karar alma süreçlerine yansıması ve çözüm odaklı politikaların geliştirilmesi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.
#TEÇSEN #EğitimÇalışanları #MEB #Çalıştay #EğitimÇalışanlarınınSesi
3600 EK GÖSTERGE
BÜYÜK BAKANLIK EYLEMİNE ÇAĞRI!
3600 Ek gösterge sözünün tutulması hatırlatmak, kaygılarımızı ve haklı taleplerimizi en gür sesle haykırmak için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde buluşuyoruz.
Tarih: 17 Haziran 2026 (Çarşamba)
Saat: 12:00
Yer: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Önü / Ankara
KADIN ONURUNU VE EŞİTLİĞİ HEDEF ALAN HİÇBİR SÖYLEM "MİZAH" ADI ALTINDA MEŞRULAŞTIRILAMAZ!
İş insanı Rahmi Koç’un kamuoyuna yansıyan kadınlarımızın etnik kimlik üzerinden kurduğu çağ dışı ifadeler, toplumsal vicdanda derin bir yara açmış ve haklı tepkilere neden olmuştur. Sorumluluk makamında olan, topluma yön veren ya da kamuoyunda etkisi bulunan figürlerin, ağızlarından çıkan her sözün toplumsal yansımasını hesap etmekle yükümlü olduklarını bir kez daha hatırlatmak isteriz.
Kadınları küçümseyen, aşağılayan, nesneleştiren veya toplum önünde değersizleştiren her türlü söylem; faili kim olursa olsun, hangi ekonomik ya da sosyal gücün arkasına saklanırsa saklansın asla kabul edilemez, edilmeyecektir.
Kadın Hakları Bir Lütuf Değil, Toplumsal Adaletin Temelidir
Kadın hakları; demokrasinin, çağdaşlığın ve toplumsal adaletin en temel yapı taşıdır. Kadınların onurunu zedeleyen, kalıpyargıları besleyen ve ayrımcı anlayışları normalleştiren fıkra, fıkra görünümlü anlatılar ya da söylemlerin "mizah" gerekçesiyle yumuşatılması veya geçiştirilmesi mümkün değildir. Kadına yönelik şiddetin ve ayrımcılığın dille başladığı gerçeği ortadayken, eril ve ayrımcı bir dili mizah malzemesi yapmak, o ayrımcılığı üretmek ve onaylamaktır.
Bir toplumun gelişmişlik düzeyi, kadına verdiği değerle ve kadının toplumsal hayatın her alanındaki eşit temsiliyle ölçülür.
TEÇ-SEN Olarak Eşitlikçi Bir Dilin Takipçisiyiz
TEÇ-SEN (Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası) Genel Başkanı olarak açıkça ifade ediyorum ki; eğitim her şeyden önce insana ve insan onuruna saygıyı öğretir. Bizler, toplumsal yaşamın her alanında nezaketin, saygının ve tam eşitliğin hâkim olduğu bir dilin inşa edilmesi gerektiğine inanıyoruz.
Kadınların haklarını, emeğini, saygınlığını ve varlığını hedef alan her türlü zihniyetin ve söylemin karşısında amansızca durmaya devam edeceğiz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Ümit DEMİREL
TEÇ-SEN Genel Başkanı
(Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası)
İş insanı Rahmi Koç’un kamuoyuna yansıyan bir kadın ve etnik kimliği üzerinden anlattığı ifadeler, toplumun birçok kesiminde haklı tepkilere neden olmuştur.
Kadınları küçümseyen, aşağılayan veya toplum önünde değersizleştiren söylemler; kim tarafından dile getirilirse getirilsin kabul edilemez.
Kamuoyunda etkisi olan kişilerin kullandıkları sözlerin toplum üzerindeki yansımalarını gözetmeleri gerekir. Kadınların onurunu zedeleyen, önyargıları besleyen ve ayrımcı anlayışları normalleştiren ifadelerin mizah gerekçesiyle değerlendirilmesi mümkün değildir.
TEÇ-SEN olarak; kadınların saygınlığını hedef alan, onları inciten veya değersizleştiren her türlü söylemin karşısında olduğumuzu ifade ediyor, toplumsal yaşamda saygı ve eşitlik temelinde bir dilin hâkim olması gerektiğine inanıyoruz.
TEÇ-SEN
Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası
Şunun altını kalın çizgilerle çiziyoruz: Enflasyon farkı bir zam değildir! 📢
Cebimizdeki yangını söndürmeyen, alım gücümüzü artırmayan hiçbir düzenleme gerçek bir kazanım sayılamaz.
Bizler lütuf değil, dökülen alın terinin, emeğin gerçek karşılığını istiyoruz!
Temmuz ayında mutfaktaki yangını söndürecek, memur ve emeklimizin alım gücünü gerçekten yükseltecek REEL ZAM ve REFAH PAYI ŞARTTIR! 💼💸
Çünkü memur ve emeklisi insanca yaşamayı hak ediyor!
#TEÇSEN #MemurZammı #RefahPayı #İnsancaYaşam #EmekçininSesi #EnflasyonFarkıZamDeğildir
Bugün TÜİK Mayıs ayı enflasyonunu %1,71, yıllık enflasyonu ise %32,61 olarak açıkladı. Kağıt üzerindeki rakamlar böyle söylüyor ama gelin bir de madalyonun diğer yüzüne, yani biz memurların gerçek gündemine bakalım…
Geçen sene 15 bin lira olan kiralar bugün 35-45 bin lira bandına dayanmış durumda. Markete gidip sadece birkaç poşet temel ihtiyaç alıp çıktığınızda ödediğiniz rakam binlerce lirayı buluyor. Buna çocuğun okul masraflarını, servis ücretini, yol masrafını eklediğinizde, daha ayın ortasını bile görmeden maaşın eriyip bittiğine şahit oluyoruz. Artık birikim yapmayı ya da gelecek planı kurmayı çoktan bıraktık; tek derdimiz ay sonunu getirebilmek oldu.
Eskiden memur dediğin, yılda bir kez de olsa ailesini alıp birkaç gün tatile gidebilirdi. Bugün bırakın tatil planı yapmayı, bir otelde birkaç gün konaklamanın maliyeti bile maaşın kendisiyle yarışıyor. Sosyal hayat zaten lüks oldu, artık nefes almak bile bir maliyet hesabı gerektiriyor.
Şunun adını net bir şekilde koymamız lazım: Enflasyon farkı, bir zam değildir.
Enflasyon farkı, zaten cebimizden eriyip giden paranın aylar sonra, o da sadece bir kısmının geri iade edilmesidir. Bu yüzden enflasyon farkını bir lütuf veya maaş artışı gibi sunmak, mutfaktaki yangını görmezden gelmektir. Bizler lütuf değil, alın terimizin, emeğimizin karşılığını istiyoruz.
Temmuz ayında memurun alım gücünü gerçekten koruyacak, bu ekonomik yangına su serpecek ve refah payını içeren gerçek, reel bir zam artık kaçınılmazdır.
Çünkü memur geçinemiyor.
Çünkü memur tükeniyor.
Ve en önemlisi; bu ülkenin memuru da insanca yaşamayı hak ediyor.
#enflasyon #mayıs #teçsen #memur #kamu #geçinemiyoruz
📍MELİKGAZİ İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünü Ziyaret Ettik.
Genel Başkanımız Ümit DEMİREL, Genel Başkan Vekilimiz S.Burçin POYRAZ ve Genel Başkan Yardımcımız Ramazan TÜRKASLAN, TEÇ-SEN Kayseri Şube Başkanımız Ferhat YILMAZ ve Kayseri Şube Yöneticilerimizden oluşan heyetimiz Kayseri İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nde görev yapan eğitim çalışanlarıyla bir araya geldi.
Heyetimize göstermiş oldukları yakın ilgi, alaka ve misafirperverlik dolayısıyla Melikgazi İlçe Milli Eğitim Müdürü Hacı KAYA'YA ve İl Millî Eğitim Müdürlüğü Eğitim çalışanlarına teşekkür ediyor, şükranlarımızı sunuyoruz.
#TEÇSEN #kayseri #MEM #eğitimçalışanları
📢 1. Dereceye Gelen Tüm Kamu Çalışanlarına 3600 Ek Gösterge Verilsin!
Yıllardır verilen sözler artık tutulmalıdır.
dereceye ulaşan tüm kamu çalışanlarının 3600 ek gösterge hakkından yararlanması, çalışma barışının sağlanması ve kamu personeli arasında oluşan mağduriyetlerin giderilmesi için bir zorunluluktur.
Bu talebimiz sadece bugünün değil; emekliliği, maaşı ve geleceği doğrudan etkileyen milyonlarca kamu çalışanının ortak beklentisidir.
📍 17 Haziran 2026
📍 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Önü
🕛 12.00
Haklı talebimizi güçlü bir şekilde haykırmak için tüm kamu çalışanlarını eylemimize destek vermeye davet ediyoruz.
3600 Ek Gösterge Haktır, Ayrıcalık Değil!
@DMKonfederasyon@dmssendikasi
📍Kayseri İl Milli Eğitim Müdürlüğünü Ziyaret Ettik.
Genel Başkanımız Ümit DEMİREL, Genel Başkan Vekilimiz S.Burçin POYRAZ ve Genel Başkan Yardımcımız Ramazan TÜRKASLAN, TEÇ-SEN Kayseri Şube Başkanımız Ferhat YILMAZ ve Kayseri Şube Yöneticilerimizden oluşan heyetimiz Kayseri İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nde görev yapan eğitim çalışanlarıyla bir araya geldi.
Heyetimize göstermiş oldukları yakın ilgi, alaka ve misafirperverlik dolayısıyla İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun ESEN'E ve İl Millî Eğitim Müdürlüğü Eğitim çalışanlarına teşekkür ediyor, şükranlarımızı sunuyoruz.
#TEÇSEN #kayseri #MEM #eğitimçalışanları
TEÇ-SEN Kayseri Şubemizi Ziyaret Ettik.
Genel Başkanımız Ümit DEMİREL, Genel Başkan Vekilimiz S.Burçin POYRAZ ve Genel Başkan Yardımcımız Ramazan TÜRKASLAN'DAN oluşan heyetimizin Kayseri ili teşkilat çalışmalarımız kapsamında ilk durağı TEÇ-SEN Kayseri Şubemiz Oldu.
Kayseri İl ve ilçe yönetimindeki yöneticilerimizin geniş katılımıyla eğitim çalışanlarının güncel sorunları ve çözüm yolları üzerine istişare toplantısı gerçekleştirdik.
Bizleri kendi evimizde gibi sıcak bir misafirperverlikle ağırlayan TEÇ-SEN Kayseri Şubesi Başkanı Ferhat YILMAZ'A ve Şube Yönetimindeki Kıymetli Başkanlarımız Muamber YILMAZ , Suna KARABULUT, Adem ERDOĞAN,
İrfan DURMUŞ,Mustafa ÖZDEMİR, Mehmet DENİZ'E ve Tüm ilçe Başkanlarımıza Sonsuz Teşekkür Ediyoruz.
İL İÇİ YER DEĞİŞİKLİĞİ, YER DEĞİŞTİREMEME SİSTEMİNE DÖNÜŞMEMELİDİR!
Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) bünyesinde görev yapan eğitim-öğretim hizmetleri sınıfı dışındaki personelin il içi isteğe bağlı yer değişikliği işlemleri, ilgili yönetmelik hükümleri doğrultusunda yürütülmektedir. Ancak yıllardır süregelen uygulamalar göstermektedir ki mevcut sistem, birçok ilde çalışanların il içi yer değişikliği hakkını etkin şekilde kullanmasını engellemekte ve süreci adeta bir "yer değiştirmeme" sistemine dönüştürmektedir.
Personelin yoğun olarak tercih ettiği il merkezleri ve merkez ilçelerde boş kadrolar bulunmasına rağmen bu kadroların önemli bir kısmı tercihe açılmamakta, bazı unvanlarda ise yıllardır hiç boş kadro gösterilmemektedir. Son dönemde birçok ilde yayımlanan boş kadro listeleri bu durumu bir kez daha teyit etmektedir.
Nitekim Muş ilinde yayımlanan boş kadro listesi, il içi yer değişikliği sistemindeki sorunu açıkça ortaya koymuştur. Toplam 72 boş normun buluğu ilde, yalnızca 8 kadroya yer değiştirme imkânı sağlanmıştır. Söz konusu 8 kadronun tamamı da yalnızca şef unvanı için açılmıştır. Bu ilde görev yapan memur ve hizmetlilerin il içi yer değiştirme hakları ellerinden alınmıştır. Yönetmelikle kazanılan bu hak illerde yöneticinin inisiyatifine bırakılmış fiili olarak yer değişikliği engellenmiştir.
Bu tablo, il içi yer değişikliğinin çalışanların taleplerini karşılamaktan uzak olduğunu ve birçok ilde uygulamanın "yer değiştirme" değil "yer değiştirememe" sonucunu doğurduğunu göstermektedir.
TEÇ-SEN olarak çözüm önerilerimiz şunlardır:
✅ Kontenjan Artırımı ve Şeffaflık: İl içi yer değişikliği kapsamında boş bulunan kadroların en az %50’si ilana çıkarılmalı, hangi kadroların hangi gerekçeyle ilana açıldığı veya açılmadığı şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılmalıdır.
✅ Merkezi Sistem Uygulaması: İl içi yer değişikliği işlemleri, öğretmenlerimizde olduğu gibi Bakanlık tarafından merkezi olarak yürütülmeli; başvuru, tercih ve atama işlemleri MEBBİS üzerinden oluşturulacak merkezi bir dijital sistem aracılığıyla gerçekleştirilmelidir.
✅ Zincirleme Yer Değişikliği Modeli: Yer değişikliği sonucu boşalan kadrolar sistem tarafından anlık olarak değerlendirilmeli ve tercihe açılarak daha fazla personelin yer değişikliği hakkından yararlanması sağlanmalıdır.
✅ Standart Uygulama Kılavuzu: Valilikler arasında uygulama farklılıklarını ortadan kaldırmak amacıyla tüm illerde uygulanacak bağlayıcı, ayrıntılı ve standart bir uygulama kılavuzu hazırlanmalıdır.
✅ Norm Kadro Güncellemesi: Yer değişikliği süreci başlamadan önce okul ve kurumların norm kadro durumları güncellenmeli, gerçek ihtiyaçlar doğrultusunda boş kadrolar belirlenerek ilana çıkarılmalıdır.
✅ Becayiş Hakkının Tanınması: 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu ile kamu görevlilerine tanınan karşılıklı yer değiştirme (becayiş) hakkı, Millî Eğitim Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme, Unvan Değişikliği ve Yer Değiştirme Suretiyle Atanması Hakkında Yönetmelik'e eklenmeli ve eğitim çalışanlarının bu haktan yararlanabilmesi sağlanmalıdır.
📣 Yer değişikliği bir ayrıcalık değil, çalışanların mevzuattan kaynaklanan hakkıdır. İl içi yer değişikliği sistemi; çalışanların beklentilerini karşılayan, şeffaf, adil ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmalıdır. TEÇ-SEN olarak eğitim çalışanlarımızın taleplerini dile getirmeye, çözüm önerilerimizi ilgili mercilerle paylaşmaya ve sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz.
TEÇ-SEN: Engelli Personelin Yer Değişikliği Talebi Geçici Görevlendirmeyle Geçiştirilemez.
📌 Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası (TEÇ-SEN) tarafından üyemiz adına açtığımız davada, Balıkesir 2. İdare Mahkemesi’nin 2025/867 Esas ve 2026/481 Karar sayılı kararıyla, engellilik durumuna bağlı yer değişikliği talebinin geçici görevlendirme ile karşılandığı gerekçesiyle zımnen reddine ilişkin işlem hukuka aykırı bulunarak iptal edilmiştir.
📍 Olayın Özeti
Karesi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni olarak görev yapan ve %40 oranında engelli raporu bulunan üyemiz;
İkamet adresine en yakın eğitim kurumlarından olan,
Aynı zamanda halen geçici görevlendirme ile görev yaptığı Karesi İnebey Anadolu Lisesi ya da Şehit Jandarma Teğmen Cengiz Evranos Ortaokuluna atanma talebinde bulunmuştur.
Ancak söz konusu başvuru, idare tarafından herhangi bir olumlu işlem tesis edilmeksizin zımnen reddedilmiş, bunun üzerine sendikamız tarafından konu yargıya taşınmıştır.
⚖️ Mahkeme Ne Dedi?
Mahkeme kararında;
🔹 Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin Ek 3. maddesigereğince, en az %40 oranında engelli memurların engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelerle yer değişikliği talebinde bulunabileceği, bu taleplerin kısıtlayıcı hükümlere tabi olmaksızın değerlendirilmesi gerektiği,
🔹 Üyemizin atanmak istediği okulda zaten geçici görevlendirme ile çalıştırılıyor olmasının hizmet ihtiyacını açıkça ortaya koyduğu,
🔹 Hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkeleri gereği, geçici görevlendirmenin kalıcı atama ihtiyacını ortadan kaldırmayacağı açıkça ortaya konulmuştur.
Mahkeme özellikle; “Kalıcı ataması gerçekleştirilmeyen davacının geçici olarak görevlendirilmiş olmasının herhangi bir mağduriyeti bulunmadığı anlamına gelmeyeceği” tespitine yer vererek dava konusu işlemi hukuka aykırı bulmuştur.
📢 TEÇ-SEN olarak diyoruz ki:
➡️ Engelli kamu çalışanlarının yer değişikliği talepleri, mevzuatın tanıdığı koruyucu hükümler doğrultusunda değerlendirilmek zorundadır.
➡️ Geçici görevlendirme uygulaması, kalıcı çözüm gerektiren mağduriyetlerin üzerini örten bir yöntem olarak kullanılamaz.
➡️ Bu karar, engelli personelin yer değişikliği taleplerine ilişkin idarenin yükümlülüklerini ortaya koyan önemli bir emsal niteliğindedir.
🟨 Üyemize geçmiş olsun diyor, engelli kamu çalışanlarının haklarını korumaya yönelik hukuk mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.
TEÇ-SEN GENEL MERKEZİ
Memur ve emeklisinin ayağındaki prangalardan kurtulması için;
Enflasyon farkı yetmez.
Seyyanen artış yetmez.
Geçici pansuman yetmez.
Kalıcı ve gerçek refah payı şarttır!
DEMİREL : "Türkiye’de ücretler hayatın gerisinde kalmıştır. Maaşlar ayakta kalmaya yetmemektedir. Sabit gelirli vatandaş yoksulluk sınırının altında yaşamaya mahkûm edilmiştir. Açlık sınırı 35.174 TL olmuşken, yoksulluk sınırı 114.576 TL’ye dayanmışken, bekâr bir çalışanın yaşama maliyeti 45.488 TL’ye yükselmişken, refah payı artık şarttır!"
___________________________________
DEMİREL : "Hayatın Gerçeği Rakamlarla Ortadadır"
Mayıs 2026 geçim tablosu şudur:
Açlık sınırı 35.174 TL
Yoksulluk sınırı 114.576 TL
Bekâr çalışanın yaşama maliyeti 45.488 TL
Asgari ücret 28.075 TL
Ortalama Emekli Sandığı aylığı 26.054 TL
BAĞKUR-SSK emekli aylığı 20.000 TL
Ortalama memur maaşı 63.000 TL
Bu tabloya bakan herkes şu gerçeği görür:
Asgari ücret açlık sınırının altındadır.
Emekli aylığı açlık sınırının çok altındadır.
Ortalama memur maaşı ise yoksulluk sınırının yarısına bile ulaşamamaktadır.
Bu kabul edilebilir mi?
Bu sürdürülebilir mi?
Bu adil mi?
Hayır!
___________________________________
DEMİREL: "Ortalama Memur Maaşı Yoksulluk Sınırının Yarısından Bile Az!"
Bugün ortalama memur maaşının 63.000 TL olduğu ifade ediliyor.
Peki yoksulluk sınırı ne kadar? 114.576 TL.
Yani dört kişilik bir ailenin insanca yaşayabilmesi için gereken tutar 114.576 TL iken, ortalama memur maaşı bunun çok gerisinde kalmıştır.
Basitçe söyleyelim:
Memurun maaşı, yoksulluk sınırının yarısına bile yetmemektedir.
Bu ne demektir?
Bu, memurun maaşıyla ayın tamamını değil, ancak bir kısmını çevirebilmesi demektir.
Bu, memurun çocuk okutmakla kira ödemek arasında sıkışması demektir.
Bu, memurun pazarda kilo hesabı değil, tane hesabı yapması demektir.
Bu, memurun ay sonunu değil, ayın ortasını bile düşünerek yaşaması demektir.
Bu, emekçinin hayatının maaş bordrosunda değil, borç defterinde yazılması demektir.
Bir ülkede memur yoksulluk sınırının yarısının altında yaşıyorsa, orada ücret politikası çökmüştür.
___________________________________
DEMİREL: "Açlık Sınırının Altında Maaş Olmaz"
Değerli arkadaşlarım;
Açlık sınırı ne demektir?
Açlık sınırı, bir ailenin yalnızca sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcamasıdır.
Yani açlık sınırı; kira değildir, fatura değildir, ulaşım değildir, eğitim değildir, sağlık değildir, giyim değildir.
Sadece gıdadır.
Sadece mutfaktır.
Sadece tenceredir.
Bugün açlık sınırı 35.174 TL olmuşken;
• Asgari ücret 28.075 TL,
• Ortalama Emekli Sandığı aylığı 26.054 TL,
• BAĞKUR-SSK emekli aylığı 20.000 TL seviyesindedir.
Bu ne demektir?
Bu, milyonlarca insanın daha mutfak masrafını bile karşılayamadan ayın başladığı yerde bittiği anlamına gelir.
Bu, emeklinin açlık sınırının altında yaşama zorlandığı anlamına gelir.
Bu, asgari ücretlinin sağlıklı beslenme hakkından bile mahrum bırakıldığı anlamına gelir.
Bu, sabit gelirlinin hayat karşısında yalnız bırakıldığı anlamına gelir.
Biz buradan soruyoruz:
Açlık sınırının altında ücret olur mu?
Emekli açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm edilir mi?
Asgari ücretli daha mutfağa yetemeyen bir maaşla nasıl geçinsin?
Memur yoksulluk sınırının yarısına bile ulaşamayan maaşla nasıl ailesine gelecek kursun?
Bu soruların cevabı nettir:
Bu tablo adil değildir.
Bu tablo insani değildir.
Bu tablo kabul edilemez.
____________________________________
DEMİREL : “Enflasyon Farkı” Yetmez, Refah Payı Şarttır!
Kıymetli kamu çalışanları;
Yıllardır bize aynı şey söyleniyor:
“Enflasyon farkı verilecek.”
Ama biz de yıllardır aynı gerçeği yaşıyoruz:
Enflasyon farkı zam değildir.
Enflasyon farkı, geçmişte cebimizden çıkan paranın gecikmeli iadesidir.
Bir başka ifadeyle; önce maaşımız eriyor, alım gücümüz düşüyor, borcumuz artıyor, sonra aylar sonra “fark verdik” deniliyor.
Bu fark, kaybı telafi etmiyor.
Çünkü market fiyatı altı ay beklemiyor.
Kira altı ay beklemiyor.
Fatura altı ay beklemiyor.
Servis ücreti, okul masrafı, ulaşım gideri altı ay beklemiyor.
Kalıcı ve gerçek refah payı şarttır.
Ümit DEMİREL
TEÇ-SEN Genel Başkanı