@MilliTakimlar Göztepede Arda Okan Kurtulan, Konyasporda Adil, Samsunsporda Zeki Yavru, Gençlerbirliğinde Metehan Mimaroğlu bu sene hak etti. Semih ve Bertuğ da forvet eksik diye olmalıydı. Mevcutta bu mevkilere çağrılanlar bunlardan kötü. Oynamayan adamları toplamış adalet nerede?
@sahsnamunhas1r@_sakinimm Yoo tamirciden de çöpçüden de otoban gişelerinde bekleyen işçiden de, hizmet aldığımız herkesten bir göz teması güler yüz bekliyorum.
Uzun zamandır yazmak istiyordum.
Hanımefendi’nin konuşmasını dinledim. İçim yandı.
1974’te Kıbrıs’a "kurtarmak" için girdik.
Kardeşini korumak, soydaşını savunmak, varlığını sürdürmek için.
Ama bugün dönüp bakınca sormadan edemiyor insan.
Biz Kıbrıs’ı bu tablo için mi kurtardık?
Yavru vatan dediğimiz o güzel ada, bugün ne yazık ki fuhuş, kumar ve uyuşturucu batağının içine sürüklenmiş durumda.
Bu cümle ağır ama maalesef gerçeğin ta kendisi.
Üstelik bu işlerin arkasında birkaç karanlık tip değil, yıllardır göz yuman, denetlemeyen, hatta kimi zaman bu düzenin önünü açan bir zihniyet var.
Kıbrıs’ın sokaklarında artık herkesin bildiği bir düzen işliyor.
Kadınlar kataloglarla pazarlanıyor, "Night House" adı altında işletilen yerlerde zina ve ahlaksızlık açıkça ticarete dönüştürülüyor.
Buna "seks işçiliği" gibi kavramlarla yumuşatmak, bu çürümüşlüğü normalleştirmekten başka bir şey değildir.
Bu, insan onurunun hiçe sayıldığı, toplumun temellerinin sarsıldığı bir rezalettir.
Ekonominin iki dayanağı otel/kumarhane ve gece kulüpleri.
Yani geçim kaynağı ya kumar, ya da fuhuş.
Ama bu halkın tercihi değil, bu tabloyu hazırlayan yanlış politikaların sonucudur.
Kıbrıs Türk halkı bu değil.
Yaşadığı sıkıntılara rağmen dimdik duran insanlardır.
Ama yıllardır ülkeyi yönetenler, denetim görevini yerine getirmeyenler, kirli kazanç kapılarına göz yumanlar, bu çürümüşlüğün asıl sorumlusudur.
"Turizm gelişiyor, ekonomi canlanıyor" diyerek bu karanlık düzeni meşrulaştıran anlayış, bugün Kıbrıs’ı bir değerler mezarlığına dönüştürmüştür.
Evet, Kıbrıs yıllardır izolasyon altında, ambargolarla boğuşuyor.
Ama bu, yapılanlara kılıf olamaz.
Bir ülke "para dönüyor" diye kirliliği kabullenemez.
Bugün "Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilelebet yaşayacak" diyenlere sormak lazım.
Nasıl bir yaşamdan bahsediyorsunuz?
Fuhuşun, kumarın gölgesinde mi?
Yoksa derin bir utanç içinde mi?
Kıbrıs’ta yaşanan bu tablo, halkın değil, halkı temsil ettiğini söyleyenlerin ayıbıdır.
Bu düzenin devamından çıkar sağlayan iş çevrelerinin ve sessiz kalan siyasetin eseridir.
Maalesef Türkiye de bu tabloya sessiz kalıyor.
Kıbrıs bizim için milli bir dava.
Ama bu dava yalnızca bir toprak meselesi değil, ahlakın ve insan onurunun meselesidir.
Bugün Kuzey Kıbrıs, bu değerlerin çürütüldüğü bir yerse, sorumluluğu halkta değil, o çürümeye göz yumanlardadır.