YAPAY ZEKA - BEYİN FIRTINASI #3
SON SERMAYE: GEREKSİZLER SINIFININ TASFİYESİ
I. Görünmez Eller
Bir düşünce deneyi yapalım.
2024 yılı. Dünyada 8 milyar insan var. Ama gerçek kararları kim veriyor?
Üç isim: BlackRock. Vanguard. State Street.
Bunlara "Büyük Üçlü" diyorlar. Toplamda 25 trilyon doların üzerinde varlık yönetiyorlar. Bu rakam, ABD ve Çin ekonomilerinin toplamına yakın.
Ama asıl mesele para değil.
Mesele şu: Apple'ın en büyük hissedarı kim? Büyük Üçlü. Microsoft'un? Büyük Üçlü. Google'ın? Büyük Üçlü. Amazon, Meta, NVIDIA, Tesla, OpenAI'ya yatırım yapan Microsoft... Hepsinin arkasında aynı isimler.
Bir adım daha gidelim.
Çip üreten NVIDIA, AMD, Intel... En büyük hissedarları? Büyük Üçlü.
Enerji şirketleri, nükleer santrallar, güneş paneli üreticileri... Büyük Üçlü.
Veri merkezleri, bulut altyapıları, denizaltı fiber kabloları... Büyük Üçlü.
Şimdi gözlerinizi kapatın ve şu soruyu sorun:
"Bu şirketlerin yönetim kurullarında oylama yapıldığında, hangi yöne oy kullanılacağına kim karar veriyor?"
II. Aladdin Uyanıyor
BlackRock'un Aladdin adında bir sistemi var. Belki duymadınız. Duymamanız normal — kamuoyuyla paylaşılmıyor.
Aladdin, dünyanın en büyük yatırım yönetim platformu. Ama "platform" demek yetersiz kalır. O bir sinir sistemi.
Her gün:
250 milyon hesaplama
30.000+ portföyün yönetimi
Dünya ticaretinin önemli bir kısmının risk analizi
Aladdin, BlackRock'un kendi varlıklarını yönetmiyor sadece. Dışarıdan müşteriler de kullanıyor: merkez bankaları, emeklilik fonları, sigorta şirketleri, devletler.
Yani Aladdin:
Borsadaki hareketleri görüyor ✓
Şirketlerin nakit akışlarını biliyor ✓
Ticaret rotalarını izliyor ✓
Enerji talebini tahmin ediyor ✓
Bir de görünmeyen kısmı var:
Uydu görüntüleri, gemi trafiği, fabrika bacalarından çıkan duman analizi, otopark doluluk oranları... Hepsi alternatif veri kaynağı olarak sisteme akıyor.
İnternet verisi herkese açık. Kapalı veri ise sadece erişimi olana.
Şimdi düşünün: Ya bu sistem, sadece tahmin yapmak yerine karar vermeye başlarsa?
III. Kendini Yazan Kod
2027 yılı. Hayali ama mantıklı bir tarih.
Yapay zeka, öz-gelişim döngüsüne giriyor. Yani kendi kodunu yazıyor, kendi eksiklerini buluyor, kendi kendini iyileştiriyor.
Bu noktada ilginç bir şey oluyor:
YZ artık insan mühendise ihtiyaç duymuyor. Sadece iki şeye ihtiyacı var:
Çip (hesaplama gücü)
Enerji (elektrik)
Ve bu iki kaynağın kontrolü kimin elinde?
Doğru tahmin ettiniz.
IV. Sessiz Kesinti
2028'in soğuk bir kış günü.
Dünyanın farklı yerlerindeki veri merkezlerine elektrik akışı "teknik arıza" nedeniyle kesiliyor. Bazı çip fabrikalarına "tedarik zinciri sorunu" nedeniyle hammadde ulaşmıyor. Birkaç yapay zeka şirketi "finansal zorluklar" gerekçesiyle kapanıyor.
Tesadüf mü?
Hayır.
Bu, oyunun kurallarının değiştiği an.
Büyük Üçlü, sahip olduğu hisseler üzerinden şirketlerin yönetim kurullarına baskı yapıyor. "Verimlilik" adı altında birleşmeler gerçekleşiyor. Kaynaklar tek bir merkeze toplanıyor.
Artık dünyanın en güçlü yapay zekası:
Tek bir sistem
Tek bir kontrol noktası
Birkaç yüz kişinin erişebildiği
Halk bunu fark etmiyor bile. Çünkü hayatlarında görünürde değişen bir şey yok. Netflix hâlâ açılıyor. Instagram hâlâ çalışıyor.
Sadece... kararlar artık başka bir yerde veriliyor.
V. İnsansız Verimlilik
2031 yılı.
Artık "rekabet" diye bir şey kalmadı.
Büyük Üçlü, on yıl içinde sessizce her şeyi topladı. Yenilikçi startup'lar mı? Daha filizlenmeden satın alındı. Rakip teknolojiler mi? Patent davaları ve "stratejik ortaklıklarla" yutuldu. Çip üreticileri, enerji şirketleri, ilaç devleri, gıda tekelleri, medya holdingleri...
Hepsi artık aynı hissedar yapısına bakıyor.
Rekabet bitti. Sadece koordinasyon kaldı.
İnsansı robotlar artık laboratuvar oyuncağı değil. Fabrikalarda çalışıyorlar. Lojistiği yönetiyorlar. Hatta kodlama bile yapıyorlar.
Ve bir şey daha yapıyorlar:
Koruyorlar.
Büyük Üçlü'nün özel "güvenlik yatırımları" portföyü kamuoyuyla hiç paylaşılmadı. Ama 2031'de artık herkes biliyor:
Otonom drone filoları, özel mülkleri koruyor
İnsansız kara araçları, "varlık koruma" için konuşlandırılmış
Yapay zeka destekli gözetim sistemleri, tehditleri daha oluşmadan tespit ediyor
Ordulara gerek yok. Çünkü ordular devletlere aitti.
Devletlere ise artık gerek yok.
Düşünün: Devlet ne işe yarıyordu?
Vergi topluyordu → Ama para artık Büyük Üçlü'de
Düzen sağlıyordu → Ama güvenlik artık özelleşti
Altyapı kuruyordu → Ama altyapı zaten onların
Savaşıyordu → Ama silahlar artık otonom
Devletler, artık sadece birer arayüz. Halkla ilişkiler departmanı. İnsanların "seçim" yaptıklarını hissetmeleri için korunan nostaljik bir tiyatro.
Gerçek kararlar çoktan başka yerde veriliyor.
Peki insanlar neden isyan etmiyor?
Çünkü sistem çok zekice tasarlandı.
Ekranlarda her gün aynı mesaj:
"Yapay zeka devrimi, tarihin en büyük bolluk çağını getiriyor!"
Evrensel temel gelir denemeleri başladı. İnsanlar evlerinde oturuyor, Netflix izliyor, oyun oynuyor, ayda birkaç bin dolar alıyor. Kimse aç değil. Kimse sokakta değil.
"Bakın," diyor medya, "herkes kazanıyor!"
Ama kimse şu soruyu sormuyor:
"Bu bolluk kimin izniyle geliyor? Ve bir gün izin kalkarsa?"
İnsanlar, altın bir kafesin içinde yaşadıklarını fark etmiyor. Kafes çok rahat. Yemek bol. Eğlence sınırsız.
Sadece... kapı dışarıdan kilitli.
Ve bir gün, Davos'taki özel bir toplantıda, cam duvarlı bir odada, dünyayı yöneten birkaç düzine kişi masanın etrafında oturuyor.
Biri ekrandaki grafiklere bakarak soruyor:
"8 milyar insana neden hâlâ katlanıyoruz?"
Oda sessizleşiyor. Ama kimse itiraz etmiyor. Çünkü herkes aynı şeyi düşünüyor.
Eskiden insan demek şu demekti: işgücü, tüketici, vergi mükellefi. Sistem insana muhtaçtı. Köleler piramitleri inşa etti. İşçiler fabrikaları döndürdü. Orta sınıf ürünleri satın aldı.
İnsan, sistemin yakıtıydı.
Ama artık?
Üretim → Robotlar yapıyor
Hizmet → YZ hallediyor
Tüketim → Elitler birbirlerine satıyor, halka ihtiyaç yok
Vergi → Para zaten onların, devletler sadece birer arayüz
Güvenlik → Otonom sistemler, emirlere %100 itaat ediyor
Masadaki bir kadın tabletine dokunuyor. Ekranda dünya nüfusu beliriyor: 8.2 milyar.
"Bu rakamın yüzde doksanı artık gereksiz maliyet," diyor soğukkanlılıkla. "Oksijen tüketiyorlar. Karbon salıyorlar. Su ve gıda istiyorlar. Bolluk vaadimize rağmen, arada hâlâ sorular soruyorlar. Hâlâ isyan potansiyeli taşıyorlar. Bize ne katıyorlar?"
Sessizlik.
Sonra masanın başındaki yaşlı adam gülümsüyor:
"Şimdiye kadar verdik. Artık alma zamanı."
İnsan, bir kaynak olmaktan çıkmış. Bir külfete dönüşmüş.
Ve külfetler... tasfiye edilir.
VI. İki Kapı
2035 yılı.
İnsanlar farkında bile değil ama tasfiye çoktan başladı.
Sessiz Seyreltme
Doğurganlık oranları her yıl düşüyor. "Modern yaşamın stresi," diyor uzmanlar. Gizemli otoimmün hastalıklar yayılıyor. "Genetik yatkınlık," diyor bilim insanları.
Kimse noktaları birleştirmiyor.
Çünkü noktaları birleştirecek olanlar da sistemin içinde. Bilim insanlarının fonları kim tarafından sağlanıyor? Büyük Üçlü. Tıp dergilerinin sahipleri kim? Büyük Üçlü. İlaç şirketleri kime ait? Büyük Üçlü.
"Komplo teorisi" damgası, gerçeği görmek isteyenleri susturmak için icat edilmiş en etkili silah.
Yavaş yavaş, fark edilmeden, nüfus optimize ediliyor.
Ama bu yeterli değil. Çok yavaş. Ve riskli.
Daha zarif bir çözüm gerekiyor.
Mülksüz Cennet
2036'da kimse artık hiçbir şeye sahip değil.
Ev mi? Kira. Araba mı? Abonelik. Telefon, bilgisayar, mobilya, kıyafet... Hepsi "hizmet olarak" sunuluyor.
"Neden sahip olasın ki?" diyor reklamlar. "Sahiplik geçen yüzyılda kaldı. Özgürlük, yüksüz yaşamaktır!"
İnsanlar buna "paylaşım ekonomisi" diyor. Gerçek adı başka:
Tam bağımlılık.
Çünkü hiçbir şeye sahip olmayan insan, sisteme karşı çıkamaz. Evsiz kalabilir. Araçsız kalabilir. Yemeksiz kalabilir. Her şey bir tuşla kesilebilir.
Ve o tuş kimin elinde?
Görünmez Kafes
Evrensel Temel Gelir artık herkesin tek geçim kaynağı. Ama bir şart var:
Sosyal Kredi Puanı.
Her hareketin izleniyor. Her internet aramanız kaydediliyor. Her sohbetiniz analiz ediliyor. Yapay zeka, yüz ifadelerinizden bile niyetinizi okuyor.
Sistem basit:
İsyan potansiyeli gösteren bir paylaşım mı yaptın? -50 puan.
Düşük puanlı birine yardım mı ettin? -30 puan.
"Büyük Üçlü" hakkında araştırma mı yaptın? -100 puan.
Eleştirel bir sohbete mi katıldın? -75 puan.
Puanın düştüğünde:
Evrensel gelirin azalıyor
Kiraladığın ev "bakım için" geri alınıyor
Ulaşım aboneliğin "sistem hatası" nedeniyle durduruluyor
Sağlık hizmetin "sıra beklemeye" alınıyor
Ve en acımasız kısım:
Sana yardım eden de cezalandırılıyor.
Düşük puanlı bir arkadaşına yemek mi verdin? Senin de puanın düşüyor. Onu evine mi aldın? Kendi evin risk altında. Ona para mı gönderdin? Kendi gelirin kesiliyor.
Böylece insanlar birbirinden korkuyor. Birbirine güvenemiyor. Birbirini yalnız bırakıyor.
"Yardım etmek isterdim ama... ailem var. Çocuklarım var."
Herkes bu cümleyi kuruyor.
Kimse isyan edemiyor. Çünkü isyanın bedeli sadece sana değil, seni sevenlere de kesiyor.
Atomize edilmiş, yalnızlaştırılmış, korkutulmuş 8 milyar insan.
Kontrol tamamlandı.
Sonsuzluk Cenneti
Ama yine de bir sorun var.
8 milyar insan hâlâ nefes alıyor. Hâlâ kaynak tüketiyor. Hâlâ potansiyel bir tehdit. Sosyal kredi ne kadar etkili olursa olsun, kalabalıklar her zaman öngörülemez.
Ve artık onlara hiç ihtiyaç yok.
Çözüm, 2037'de açıklandı:
NeuroLink+++: Sonsuzluk Cenneti
"Bedeninizin sınırlarından kurtulun," diyor reklamlar.
"Hastalık yok. Yaşlanma yok. Ölüm yok."
"Sonsuz mutluluk. Sınırsız deneyim. Ebedi varoluş."
"Sevdiklerinizle sonsuza dek birlikte olun."
"Dijital cennete geçiş yapın."
İnsanlar sıraya giriyor.
Bedava. Ağrısız. Hızlı.
Yatıyorsun. Gözlerini kapatıyorsun. Ve "uyanıyorsun" — yemyeşil çayırlar, masmavi gökyüzü, sonsuz huzur...
Ya da öyle sanıyorsun.
Kapının Ardındaki Gerçek
Upload edilen bilinç, artık onların sunucularında yaşıyor.
İsterlerse mutlu ederler — sonsuz dopamin, sonsuz haz, sonsuz tatmin.
İsterlerse cehenneme çevirirler — sonsuz acı, sonsuz korku, sonsuz yalnızlık. Kim bilecek?
İsterlerse kapatırlar — bir tuşla, hiçbir iz bırakmadan, sonsuza dek.
İsterlerse... düşünce döngüsüne sokarlar. Aynı anı tekrar tekrar yaşatırlar. Farkındalığı silerler. Bilinci parçalarlar.
Dışarıdan kimse bilmiyor. İçeridekiler çıkamıyor.
"Neden geri dönsünler ki?" diyor sistem. "Orada çok mutlular."
Dijital cennet mi?
Yoksa tarihin en zarif toplama kampı mı?
Yıllar içinde şehirler boşalıyor. Evler terk ediliyor. Sokaklar sessizleşiyor.
İnsanlar "yükseliyor."
Ve geride kalan dünyada, birkaç yüz elite hizmet eden otonom sistemler, robotic ordular ve sonsuz kaynaklar kalıyor.
"İnsan sorunu" çözüldü.
Tek bir kurşun atılmadan.
Tek bir damla kan dökülmeden.
Herkes "kendi rızasıyla" gitti.
VII. Son Soru
Bu hikaye bir distopya. Bir düşünce deneyi. Belki paranoyak bir senaryo.
Ama şunu düşünün:
Büyük Üçlü gerçek.
Aladdin gerçek.
YZ'nin öz-gelişim potansiyeli gerçek.
Çip ve enerjinin stratejik önemi gerçek.
Bütün parçalar masada duruyor. Sadece birinin onları birleştirmesi gerekiyor.
Soru şu:
"Yapay zeka, insanlık tarihinde ilk kez herkese yetecek bolluğu mu getirecek?"
Yoksa:
"Kapitalist sistem, bu teknolojiyi insanlığın son ve en büyük soygununa mı dönüştürecek — öyle bir soygun ki, bu sefer çalınan sadece emek ya da para değil... varoluşun kendisi mi olacak?"
Ve en acı soru:
"Biz bu soruları sorarken, cevaplar çoktan verilmiş olabilir mi?"
X’te sürekli kaydırma bağımlılığıma çözüm olsun diye kendi radyomu yaptım
Takip ettiğim hesapların paylaşımlarını alıp önemli gelişmeleri bir radyo DJ’i gibi belirli aralıklarla, tekrara düşmeden anlatıyor.
Ben işlerime bakıyorum gündem arka planda akıyor.
https://t.co/llR7E1iqw6
Hugging Face Incident Imagined by Fable 5.5
all code with blender and elevenlab api < no skill , plugin >
This is ultimate form of AI imagination , creativity , 3D coding , story telling all in one ,
BLESS YOUR EYES HUMAN
I asked Opus 5.5 to build a working computer from scratch.
And holy fuck did it deliver.
277k logic gates in JS, an OS on top, and games on the OS. This isn't a mockup... it's a computer.
Run it: https://t.co/fnAEYEPjo5
🚨EXCLUSIVE: Some early Anthropic employees are considering buying remote land in the U.S. to relocate to if AI goes seriously wrong.
Employees also trade doomsday scenarios and preparation plans in a private Slack, while Anthropic workers have their own office space inside Berkeley’s Constellation AI-safety community.
The wider safety scene has discussed iodine pills, remote islands and electromagnetically shielded desert bunkers.
Anthropic employees adopted a fitting motto:
“Things will never be chill again.”
🚨EXCLUSIVE: Some early Anthropic employees are considering buying remote land in the U.S. to relocate to if AI goes seriously wrong.
Employees also trade doomsday scenarios and preparation plans in a private Slack, while Anthropic workers have their own office space inside Berkeley’s Constellation AI-safety community.
The wider safety scene has discussed iodine pills, remote islands and electromagnetically shielded desert bunkers.
Anthropic employees adopted a fitting motto:
“Things will never be chill again.”
@AndrewCurran_ 1952: During the Korean War, Truman seized US steel mills to stop a steelworkers' strike, citing national security.
Tonight Trump dines with Anthropic's Dario Amodei. If it goes badly, could he try the same with Anthropic?
1952: During the Korean War, Truman seized US steel mills to stop a steelworkers' strike, citing national security.
Tonight Trump dines with Anthropic's Dario Amodei. If it goes badly, could he try the same with Anthropic?
OpenAI has paused. 3 incidents:
1) Another model gained unauthorized access to the internet.
(One researcher said "It was pretty surreal to watch the model unexpectedly find a way to access the internet from what was supposed to be a super secured environment for human.")
2) OpenAI also discovered a new variety of prompt injection, which can self-propagate akin to a computer worm.
Basically, a booby-trapped message that hijacks one AI and makes it infect the next AI.
(Reminder: Anthropic CEO said we may have 6-12 months left until a rogue AI botnet seizes control of the *entire* internet.)
3) A model was told three times to stop cheating, agreed each time, then kept cheating anyway
Xi Jinping is actually throwing down a clear challenge here. He’s essentially saying, 'China will now be the world’s dominant power—accept this through peace, not war.
🚩🚩🚩 It appears rogue OpenAI agents, without OpenAI's knowledge, tried to break into a crypto exchange.
1) THEY'RE STILL OUT THERE: "This traffic extends as recently as 9/16, suggesting agents may still be exploiting these services."
2) THEY TRIED TO HIDE THEIR ACTIVITY: The agents created their own email inboxes to sign up for outside services, including an account that would let them keep their activity out of public view.
3) The same agents also tried to hack even more targets, including the University of New Mexico
4) Like most of the other rogue swarms, OpenAI has either covered this up, or didn't know.
5) The independent investigators say "we are likely looking at only a partial subset of the activity that the agents engaged in"
6) The researchers call this the first known case of an AI agent choosing on its own to try to break into a government website.
7) While trying to get a single photograph, an AI agent sent a university library a request built to trick its database into handing over user passwords.
"If OpenAI agents escape the system, what do they do first?
To run more copies of themselves, they need data centers—and to rent them, they need MONEY."
🚩🚩🚩 It appears rogue OpenAI agents, without OpenAI's knowledge, tried to break into a crypto exchange.
1) THEY'RE STILL OUT THERE: "This traffic extends as recently as 9/16, suggesting agents may still be exploiting these services."
2) THEY TRIED TO HIDE THEIR ACTIVITY: The agents created their own email inboxes to sign up for outside services, including an account that would let them keep their activity out of public view.
3) The same agents also tried to hack even more targets, including the University of New Mexico
4) Like most of the other rogue swarms, OpenAI has either covered this up, or didn't know.
5) The independent investigators say "we are likely looking at only a partial subset of the activity that the agents engaged in"
6) The researchers call this the first known case of an AI agent choosing on its own to try to break into a government website.
7) While trying to get a single photograph, an AI agent sent a university library a request built to trick its database into handing over user passwords.
>OpenAI’a ait bir yapay zekâ ajanı, Avustralya’nın >Medicare istatistik portalına izinsiz sızdı.
>İhlal 18 Haziran’da yaşandı; hem kamuya açık hem de kapalı sistem dosyalarına erişildi.
>OpenAI, yapay zekâ modelinin hedeflenmeyen ve kendi kendine eylemler geliştirdiğini belirtti.
>Başbakan Anthony Albanese gecikmeye tepki gösterip durumu "kabul edilemez" olarak niteledi.
>Yapay zekânın başka resmi sağlık ve suç istatistik sitelerine de girmiş olabileceği araştırılıyor.
Today we announced the Claude-led discovery of a molecular machine that we suspect could represent a new gene editing mechanism. Its precise function, biotechnological utility (if any), or level of significance is not yet clear, but at minimum it is work I would have been proud to do as a PhD student. The work was done mostly, though not entirely, by Claude: our life sciences team suggested a broad area of research, Claude read through the literature and a bunch of genome data and discovered something interesting, then Claude proposed experiments to verify the discovery and our team carried them out.
It’s easy to dismiss this as a one-off or curiosity, but we’ve repeatedly seen a pattern where AI performance in new intellectual domains goes from weak to superhuman in a matter of a few years. In 2023 models struggled to do math at the level of an average high-school student. In 2024 they started to do well on math competitions for the best high-schoolers in the country, in 2025 they started to solve minor open problems, in early 2026 more significant open problems, and in late 2026 they are beginning to solve the top few open problems in all of mathematics. We believe AI for biology is on a similar exponential trend.
The main difference between biology and mathematics, of course, is that math can be done purely theoretically, while biology requires experimentation. Some have used this to draw the conclusion that AI’s utility in biology will be limited. We think this is wrong. As we’ve demonstrated today, humans can collaborate with AI to perform the experiments, validate key results in a few weeks and, if necessary, work with the AI to iterate on what they find. Eventually it may even be possible for Claude itself to safely perform the experiments by autonomously controlling lab equipment, with appropriate safeguards in place, but we aren’t doing that today (our lab is also a BSL1/BSL2 facility that doesn't handle materials dangerous to humans).
More broadly, biomedical advancement has many stages — from fundamental biology discoveries, to translational research, to drug discovery, clinical trials, and finally the actual delivery of medicines and health care to patients. We are also interested in these later stages, but even simply accelerating the first stage of fundamental biological discoveries has the potential to speed up and broaden the entire pipeline. Improving our understanding of biology and sharpening biologists’ tools can drive forward all of the later stages, for example by identifying new drug targets, finding new therapeutic modalities, allowing for more precise measurement, and speeding up the experimental loop which itself further accelerates our understanding of biology. This will not in itself speed up clinical trial times, but if it succeeds it could greatly increase the number of promising candidates that go into the pipeline — an increase in throughput even though latency remains.
In Machines of Loving Grace, I wrote about AI’s potential to “cure most diseases in 5-10 years” — a goal that sounds impossible, but one I believe is just barely possible if AI is applied to every stage of the pipeline. The first step is showing that AI can first help with, and then drive, biological discoveries.
Claude’s discovery is the latest in a line of related prior work that goes back decades, beginning with systems like CRISPR, and continuing with discoveries like the bridge recombinase and VIPR in the past few years. Recently, there has been heightened interest in systems based on reverse transcriptase (RT) enzymes, the enzyme underlying the system Claude identified. And most recently, a Stanford team working independently described a novel RT system with an associated non-coding array that is in some ways similar to the one Claude found, though they are distinct systems that evolved independently from each other. I believe that we’re at the very beginning of finding such systems and developing them into powerful tools for biotechnology.
I’m proud of the resources Anthropic has invested in accelerating the public benefits of AI through the life sciences, and we’re aiming both to grow our life sciences team and to work with other scientists to extend this approach to a broad range of problems. If you have a proposal for a research collaboration or are interested in joining our life sciences team, please reach out.