Dün akşam Sözcü TV’de iki gazetecinin, şahsımın ismini vererek; soruşturulan şirketlerden biri olan Hedef Yatırım’da 16 Eylül 2026 tarihinde 7 finansal şirkete yapılan operasyon öncesinde Sayın Ümit Özlale tasarruf hesabımı kapattığıma ve “400 koydu, 800 aldı” şeklinde ifade edilen iftirayı anında çürüttükten sonra, iftira sırasının size geldiği sorduğunuz sorudan anlaşılmaktadır. Her şeyden önce, bir ilim adamı olduğunuz halde, piyasa bilgileri konusunda yeterli donanımınızın olmadığı ve bir meslektaşınıza iftira atacak kadar ilim ahlak yoksunu olduğunuz da anlaşılmaktadır.
Hedef Yatırım şirketinde 26 Şubat 2024’te, yani 2 yıl 8 ay önce, başlattığım Sukuk hesabımın, hükümetimizin 7 finansal şirkete karşı başlattığı 16 Eylül operasyonundan sonra, tasfiye için Ziraat Bankasına devredildiği zaten açık bir gerçektir. O zaman 170 milyon TL’lik bir para çekme işlemi nasıl olmaktadır?
Bu birinci yalandır.
İkincisi; MKK’nın (Merkezi Kayıt Kurulu) doğrudan şahıs talimatı ile işlemi yapabilmesi kanunlara göre yasaktır. MKK, sadece menkul değerler kayıt ve saklama kurumudur.
Üçüncüsü, sermaye piyasalarındaki tüm işlemler, ancak ve ancak bankalar üzerinden ve banka hesaplarına transfer yapılarak gerçekleştirilir.
Öyleyse size açık davetim; Türkiye’deki 50’den fazla bankaya şu soruyu sorup öğrenebilirsiniz; “Ömer Bolat’a veya bir yakınına MKK’dan ya da Hedef Yatırım’dan bahsettiğiniz 170 milyon TL para transfer işlemi yapılabilmiş midir? Size hodri meydan. Siz, dün akşamki iftiralar üzerine halkımızdan yediğiniz ağır darbeden sonra, yeni iftiralar peşinde koşuyorsunuz. Ancak yukarıda belirttiğim ve kanunlar çerçevesinde yapılabilecek finansal muameleler ve ödeme işlemleri konusunda teknik bilgi sahibi bile değilsiniz.
SUKUK hesabı nasıl işler, size anlatayım:
SUKUK olarak ifade edilen kira sertifikaları, birden fazla kişinin tasaruflarını değerlendirebildiği yasal finansal araçlardır. Tasarrufun değerlendirildiği portfoyün yalnızca bir şahsa ait bir varlık bütünü olmadığı, farklı yatırımcıların da bu yapı içerisinde yer alabildiği bilinmelidir. Her yatırımcının bu portföy içerisindeki hakkı, kendi payı ile sınırlıdır. Dolayısıyla bir kira sertifikasının toplam ihraç tutarını veya portföy kapsamında gerçekleştirilen bir işlemin tamamının doğrudan bir şahsın hesabıymış gibi sunulması abesle iştigaldir.
Bu verileri ilgili banka ve aracı kurumlar üzerinden yalan yanlış şekilde sızdırıp iftira ve tezvirat yayanlara karşı tespiti durumunda gerekli hukuki işlem başlatılacaktır.
Kamuoyunun bilgisine sunulur.
Ticaret Bakanımız Ömer Bolat Bey'i 1990'lı yıllardan bu yana tanıyorum. Kendisinin ahlakına, harama el uzatmayan hassasiyetine, alın teri ile sulanmayan hiçbir kazanca meyletmediğine, dürüst ve doğruluğuna şahidim ve kefilim.
Fon kriziyle oluşan puslu havada ülkemizin Ömer Bolat gibi bir değerini karalamaya gayretler edenleri esefle kınıyorum.
Ticaret Bakanımız Sayın Ömer Bolat’ın, 16 Eylül’den bu yana 7 kuruluşa yönelik yürütülen fon soruşturmaları üzerinden şahsını hedef alan asılsız, mesnetsiz, iftira niteliğindeki yalanlara ilişkin kamuoyunu bilgilendiren basın açıklaması:
Bu akşam Sözcü TV yayınında 16 Eylül’den beri yürütülen 7 kuruluşa ait fon soruşturmaları ile alakalı olarak şahsımı hedef alan ve “fonda parası olup, krizden önce çekti, hesabı kapattı”, “fona 400 koydu, krizden önce çekti, 800 aldı” şeklinde başta Murat Ağırel’in haysiyetsizce iftirasına konu olan açıklamalar konusunda, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi ve tümüyle mesnetsiz, yalan yanlış iddialara açıklık getirilmesi amacıyla aşağıdaki hususları ifade etmek istiyorum:
Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile ilgili bir iddia/iftira ortaya atıldı.
Murat Ağırel ve İsmail Saymaz tarafından bu iddialar ekranlarda dile getirildi.
Mevzu neydi?
İddiaya göre Ömer Bolat fona para koymuş, 400 koyup 800 almış...
Sonra bakan beyin açıklaması ile gerçekler ortaya çıktı.
Meğer mevzu bambaşkaymış.
Ticaret bakanı olduğu için artık profesyonel iş hayatını devam ettirme imkanı olmayan sn. bakan, 43 yıllık aile birikimini 37.8 milyon TL parayı Hedef yatırımda SUKUK hesabına koymuş. Resmi mal beyanında da bu para olduğu gibi 2 yıl 8 aydır da hesapta durmaya devam etmiş.
Ne önceden bilgi alıp portföyü boşaltanlar gibi parayı kaçırmış, ne bir hisse operasyonuna girip fahiş kâr elde edip milletin parasına çökmüş. Aksine yatırım yıllar bazında incelendiğinde enflasyonun altında bir getiri elde etmiş. Şimdi de parası hala içeride ve diğer parasını almayı bekleyenlerden biri aslında.
ÖMER BOLAT 40 yıldır bu camiada bila istisna herkesin sevdiği, saygı duyduğu daha önemlisi GÜVENDİĞİ bir isim.
İsmi bugüne kadar hiçbir şaibeye karışmamış, hiçbir akçeli işle anılmamış, insanlığıyla, yöneticiliğiyle herkesin kendinden önce KEFİL olduğu bir isim.
Kendisini yakinen tanıyanlar için bu sözlerimin bir ÖVGÜ olmadığı apaçıktır.
Fon skandalı ile herkese bir şekilde çamur atma furyası başlatmak isteyenlere müsade edilmemeli.
İftiracılardan da bunun hesabı mutlaka sorulmalı.
@muratagirel ve @ismailsaymaz eğer ortaya kesin bir belge koyamazlarsa gazeteciliği de bırakmalı.
Bu iş öyle çocuk oyuncağı değil.
MÜSİAD ailesi olarak; geçmiş dönem Genel Başkanımız, Ticaret Bakanımız Sayın Prof. Dr. Ömer Bolat’a yönelik ortaya atılan asılsız itham ve iftiralara karşı olduğumuzu kamuoyunun bilgisine sunarız.
👇
Bir basın organın yaptığı ve kişilik haklarımızı, ailemizi hedef alan haber ile ilgili bilgilendirme ihtiyacı hasıl olmuştur;
Eşim Ayfer Hatipoğlu 1995 yılından itibaren kamu görevinde bulunan Rehber Öğretmendir. Aynı zamanda Psikolojik Danışmanlık yapmaktadır.
Ayfer Hatipoğlu Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi lisansının yanında Psikoloji lisans eğitimini de almış 2 fakülte bitirmiştir. Yüksek Lisans ve Doktora eğitimlerini de başarıyla tamamlamıştır.
Basit bir araştırma yapıldığında bile ilanda aranan alan ile ilgili konu hakkında 155’ten fazla akademik çalışma yapıldığı tespit edilebilir. Ayrıca Ayfer HATİPOĞLU’nun 28 adet mesleki seminer ve eğitim aldığı, Ulusal ve Uluslararası düzeyde yayımlanmış kitap ve kitaplarda kaleme aldığı bölümler, 3 adet Ulusal ve Uluslararası Hakemli Dergide yayımlanmış makaleleri ve ayrıca alanı ile ilgili yayınları da bulunmasına rağmen hiç bir akademik kariyeri yokmuş gibi, sanki hak etmeden akademik kadroya atandığı şeklinde kasıtlı olarak haber yapılmıştır.
Çalışma hayatında 30 yıllık bir eğitimci olan ve aynı zamanda akademik çalışmalarına devam eden başarılı bir kadına, sadece eşinin yaptığı görevden dolayı saldırmak ve olumsuz algı yaratacak içerikte haber yayınlamak düşmanca ve ibret verici bir tutumdur.
Bu yayını yapan Sözcü Gazetesi ile Evren Demirdaş’a ve aynı zamanda haberinden kaynaklı olarak eşime ve şahsıma karşı yapılan hakaret ve küfürlere karşı maddi, manevi tazminat davası açacağız.
Ayrıca alacağımız tazminatın her kuruşunu Elazığ SYDV’na bağışlayacağımızı ilan ederiz.
Kamuoyuna Saygılarımla
#TürkiyeYüzyılı Şehir Buluşmaları kapsamında Siirtli vatandaşlarımızla bir araya geldik.
Gönül gönüle, omuz omuza vererek; her bir şehrimizin kalkınması, ticaretin güçlenmesi ve ortak geleceğimiz için istişarelerde bulunmaya devam inşallah…
🇹🇷 Türkiye Yüzyılı’na hep birlikte, el ele yürüyoruz!
Güneydoğu Anadolu Bölgemizin bereketli topraklarıyla, kadim medeniyetlere ev sahipliği yapmış şehirlerimizden Siirt’teyiz.
Ziyaretimiz kapsamında iş dünyamız, esnaf ve sanatkârlarımızla bir araya gelerek istişarelerde bulunduk.
Bu vesileyle, AK Parti Siirt Milletvekilimiz Sayın Mervan Gül (@mervangul56), Siirt Valimiz Sayın Kemal Kızılkaya (@Dr_KemalKzlkaya), AK Parti Siirt İl Başkanımız Sayın Bahri Caner Özturan (@AvCanerOzturan) ve Atabağı Belediye Başkanımız Sayın Tayyar Lale (@Tayyarlale) ile birlikte, vatandaşlarımızın hizmetine kazandırılan Şeyh İbrahim Mesire Alanı’nın açılışına iştirak ettik.
Rabbim bu güzel hizmetin ilçemize ve vatandaşlarımıza hayırlar getirmesini nasip eylesin.
Bugün İstabul’da otomotiv ve yedek parça alanında önemli bir ticaret merkezi olan YEDPA Ticaret Merkezi Toplantısına katılarak otomotiv sanayisi ve oto yedek parçaları alanında faaliyet yürüten sektörlerimizin temsilcileri ile buluştuk.
Ülkemizin en büyük ve en gelişmiş endüstrilerinden biri olan Türk otomotiv endüstrisi; araç üretiminden parça imalatına kadar geniş bir ekosistemde; üretim, yatırım, istihdam ve ihracata önemli katkılar sağlamaktadır.
Bugün ülkemizde yerli ve milli gururumuz olan TOGG başta olmak üzere otomotiv markaları 400 binin üzerinde kişiye istihdam sağlamakta; yıllık yaklaşık 1,5 milyon adet üretimi ile ülkemizi otomotiv alanında küresel rekabette öne çıkarmaktadır.
2024 yılı verilerine göre otomotivde ana sanayi ve yan sanayi sektörleri 37 milyar dolarlık ihracat katkısı ile öne çıkmaktadır.
Ülkemiz, küresel otomotiv sektöründe yaşanan değişim ve dönüşüme paralel olarak elektrikli ve hibrit araçlarda rekabet gücünü artırmaya devam etmektedir. Bu noktada hazırladığımız 94 farklı Küresel Tedarik Zinciri (KTZ) destek programı ile ihracatçı firmalarımızı desteklemeye ve küresel firmalarla iş birliği yapmalarına imkan sağlamaya devam ediyoruz.
Benzer şekilde firmalarımızın markalaşma hedeflerine katkıda bulunmak amacıyla otomotiv sektöründe TURQUALITY®️ ve Marka programları kapsamında çok sayıda firmamızı desteklemekteyiz.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı vizyonumuzla uyumlu olarak, “Yüksek katma değerli ürün demek, ‘Türkiye’ markasını tüm dünyaya duyurmak demektir.” mottosuyla otomotiv sektörümüzün yanında olmaya ve desteklemeye devam edeceğiz.
Bugün, Suriye Ekonomi ve Sanayi Bakanı Sayın Nidal Eş-Şa’ar ile gerçekleştirdiğimiz mühim görüşmede, iki kardeş ülke arasındaki ekonomik ve ticari münasebetlerin derinleştirilmesi, müşterek kalkınma ülküsü etrafında yeni iş birliği sahalarının ihdası ve karşılıklı menfaatlerimizin temini hususunda kapsamlı istişarelerde bulunduk.
Heyetlerarası görüşmelerde; ikili ticaret hacminden yatırımlara, Suriye’nin yeniden imarından lojistik altyapı projelerine kadar uzanan geniş bir mecrada iş birliği imkânlarını etraflıca müzakere ettik.
Görüşmelerin akabinde, “Türkiye-Suriye Ekonomi ve Ticaret Ortak Komitesi (ETOK) Kurulmasına Dair Protokol” ile “İdari Gelişim ve Yönetişim Alanında İşbirliğine Dair Mutabakat Zaptı”nı imzaladık.
Yarın ise İstanbul’da, “Türkiye-Suriye İş Konseyi”nin tesisine dair protokolün imzalanması hususunda Sayın Eş-Şa’ar ile ittifak etmiş bulunuyoruz.
Türkiye ile Suriye arasındaki kadim bağlara, müşterek tarih ve kültüre, aynı zamanda karşılıklı menfaatlere bağlı olarak yeniden ihya ve inşa edilmekte olan bu iktisadi iş birlikleri; yalnızca iki ülke için değil, bütün bölgemiz için Allah’ın izniyle barış, istikrar, kalkınma ve bereket temin edecektir.
ENFLASYON ORANINDA DÜŞÜŞ DEVAM EDERKEN, FİYAT İSTİKRARI SÜRECİ GÜÇLENİYOR.
14 AYDIR GERİLEYEN YILLIK ENFLASYON TEMMUZ AYINDA DA %33,52’YE GERİLEYEREK, 2021 YILI KASIM AYINDAN SONRAKİ EN DÜŞÜK SEVİYESİNE İNDİ.
GIDA FİYATLARINDA YILLIK ENFLASYON ORANI SON 44 AYIN EN DÜŞÜK SEVİYESİ OLAN %27,95’E GERİLEDİ.
TÜFE'deki (2003=100) değişim 2025 yılı Temmuz ayında bir önceki aya göre %2,06 olarak gerçekleşmiş, böylece yıllık enflasyon %33,52 ile 44 ayın en düşük seviyesine gerilemiştir. Bunun sonucunda tepe noktası 2024 Mayıs ayındaki %75,5’e kıyasla enflasyon son 14 ayda 42 puan gerilemiştir.
Gıda ve alkolsüz içeceklerdeki fiyatlar 2025 yılı Temmuz ayında bir önceki aya göre %0,07 artmış, böylece yıllık enflasyon %27,95 ile son 44 ayın en düşük seviyesinde gerçekleşmiştir.
Temmuz ayında ihracatımız %11 artışla ilk defa 25 milyar dolar seviyesine ulaşmış ve dış ticaret açığında %12,1 gerileme sağlanmıştır. Dış ticaret tarafından sağlanan bu olumlu gelişmeler dezenflasyon sürecini desteklemektedir. İç ticarette ise ekonomik temellerle açıklanmayacak şekilde fahiş fiyat artışlarına yönelenlerin ve adil rekabet koşullarını tüketicinin aleyhine koordineli şekilde hareket ederek bozmaya tevessül edenlerin üzerine gidilmeye devam edilmektedir.
İleriye dönük kararların düşen enflasyon oranlarına göre alınmasıyla birlikte dezenflasyon sürecinde düşük enflasyon seviyelerine hızlı bir şekilde geleceğimizi ifade etmek isterim.
Enflasyonla mücadelede sağlanan kazanımlar kalıcı hale geldikçe hem fiyat istikrarı hem de vatandaşlarımızın alım gücü bakımından çok daha güçlü bir döneme gireceğiz. Kararlılıkla yürüttüğümüz bu sürecin toplumsal refah üzerindeki olumlu etkilerini daha belirgin şekilde hissedeceğiz.
2025 yılı Temmuz ayında, aziz milletimizin alın teriyle yoğrulan üretim gücü ve müteşebbis ruhun bereketiyle, dış ticaretimizde müstesna bir muvaffakiyet elde edilmiştir.
Geçen yılın aynı ayına nispetle mal ihracatımızda kaydedilen %11’lik artışla kırılan en yüksek Temmuz ayı ihracat rekoru, yalnızca yılın değil, Cumhuriyet tarihimizin tüm zamanlardaki en yüksek aylık mal ihracatı olarak kayıtlara geçmiştir.
Ayrıca, yıllık bazda mal ihracatımızda elde edilen %3,1’lik artışla tarihimizin en yüksek yıllık ihracat rekoru da bu ayda tahakkuk etmiştir.
İthalattaki artış hızının yavaşlaması sayesinde dış ticaret açığımız son dokuz ayın en düşük seviyesine gerilemiş, ihracatın ithalatı karşılama oranı ise %79,5 ile zirveye ulaşmıştır.
Bu müspet neticeler, yalnızca rakamlardan ibaret değildir; üretenin, çalışan emekçinin, ihracat seferberliğine gönül verenin duasıyla ve gayretiyle yoğrulmuş bereketli bir emeğin karşılığıdır.
Temmuz ayındaki bu parlak göstergeler, bizlere #TürkiyeYüzyılı’nı ticaretin ve kalkınmanın yüzyılı kılma istikametindeki azim ve kararlılığımızı bir kez daha hatırlatmaktadır.
Yerelden küresele uzanan bu başarıda emeği geçen tüm ihracatçılarımızı, sanayicilerimizi ve esnafımızı tebrik ediyor; ülkemizin iktisadî bekâsı için gece gündüz çalışan herkesin azmini minnetle yad ediyoruz.
🇹🇷 Rabbimiz bu milleti daima aziz, devletimizi kaim kılsın.
Bugünkü ziyaretimiz çerçevesinde Gürcistan’da yerleşik iş insanlarımızla bir araya gelerek kapsamlı bir toplantı gerçekleştirdik.
Ülkemizin gücünü ve küresel ölçekte artan itibarını dünyanın pek çok noktasında başarıyla yansıtan yatırımcılarımız, Gürcistan’da da bulundukları ülke ekonomisinin büyümesine yaklaşık 8 bin kişilik istihdam ve 1,5 milyar dolar düzeyine ulaşan yatırımlarıyla önemli katkılar sunmaktadır.
Toplantımızda, iş insanlarımızın önceliklerini, mevcut yatırımlarını ve yeni dönem projelerini enine boyuna değerlendirme imkânı bulduk.
Gürcistan ekonomisinin geleceğine olan inançlarını dile getiren firmalarımız, bundan sonra da iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik bağların daha da güçlenmesinde önemli bir rol üstlenmeye devam edecek; Türkiye’nin küresel vizyonuna ve ekonomik derinliğine katkıda bulunmayı sürdürecektir.
Ticaret Bakanlığı olarak, Sayın Cumhurbaşkanımızın çizdiği vizyonla, dünya genelindeki yatırımcılarımızla omuz omuza çalışarak Türkiye’yi küresel ticarette söz sahibi, güçlü ve öncü bir ülke konumuna taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz inşallah.
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü vesilesiyle, Vakıflar Genel Müdürlüğümüzün ev sahipliğinde Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde düzenlenen Mevlid-i Şerif ve Hatmi Şerif Dua programına katılarak, aziz şehitlerimizin ruhlarına dualarımızı gönderdik.
Yüce Allah’a hamdolsun ki, değerli Cumhurbaşkanımızın cesur ve kararlı liderliği ile on yıllarca sonra Ezan-ı Muhammedi’ye ve içinde secdeye varan müminlerine tekrar kavuşan Ayasofya Camii’nde, ecdadımızın mirası olan bu kadim mabette; milletimizin sarsılmaz duruşunu ve şehitlerimizin fedakârlığını bir kez daha gönüllerimizde diriltmenin derin huzurunu yaşadık.
15 Temmuz gecesi, iman dolu göğsünü tanklara siper eden kahramanlarımız, bu topraklarda ezanın susmaması, bayrağın inmemesi ve camilerimizin minarelerinden salâların ebediyen yankılanması için canlarını feda etti. Allah bu vatan ve mukaddesat için şehadete kavuşan kahraman şehitlerimizden ve gazilerimizden razı olsun inşaallah. Onların kutlu şehadeti, bu milletin damarlarındaki asil ruhun ve sarsılmaz teslimiyetin en büyük şahididir.
Rabbimize hamdolsun ki, bu mukaddes topraklarda yeniden Ayasofya’dan yükselen tekbirler, salâlar ve dualar, milletimizin gönül birliğini ve iman kudretini tüm dünyaya ilan etmektedir.
Birliğimizin, beraberliğimizin ve bağımsızlık azmimizin timsali olan aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyor; onların bıraktığı kutlu emanetlere sahip çıkmayı namus borcu biliyoruz.
Rabbim, bu aziz milleti ve vatanımızı her daim muhafaza buyursun; birlik ve dirliğimizi daim, bayrağımızı ve minarelerimizden yükselen ezanlarımızı ilelebet payidar eylesin.
#15TemmuzDemokrasiVeMilliBirlikGünü
#ZaferinAdıTürkiye 🇹🇷
Bugün İstanbul’da, Fişekhane Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Türkiye Yüzyılında İhracat Zirvesi” programına iştirak ederek; ülkemizin ticaret politikaları ile küresel ticaret pazarındaki güncel gelişmelere dair kapsamlı değerlendirmelerde bulunduk.
Zirve kapsamında gerçekleştirilen soru-cevap bölümünde ise; hükümetimiz ve Ticaret Bakanlığımız olarak fahiş fiyat artışlarıyla mücadeledeki kararlılığımızı, otomotiv ve gayrimenkul başta olmak üzere çeşitli sektörlerde hayata geçirdiğimiz düzenlemeleri, küresel ölçekte artan korumacılığa karşı attığımız stratejik adımları, Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği’nin güncellenmesine yönelik süreci, e-ticaret politikamızın temel ilkelerini ve dış cari açıkla mücadeledeki azim ve irademizi detaylarıyla paylaştık.
Ticaret Bakanlığı olarak, dış ticarette daha da dengeli, dirençli ve sürdürülebilir bir yapı tesis etmek amacıyla; ihracatçılarımızı her yönüyle desteklemeye, pazar, ürün ve firma çeşitliliğini artırmaya yönelik çok boyutlu politikaları kararlılıkla yürütüyoruz.
Öte taraftan, yakın coğrafyamızda vuku bulan çatışma ve savaşların ticaretimize muhtemel olumsuz etkilerine karşı, geçmişte olduğu gibi bugün de tedbirlerimizi önceden alıyor; başta taşımacılık, ürün ihracatı ve enerji tedariki olmak üzere birçok alanda riskleri en aza indirmek için yoğun bir çaba sarf ediyoruz.
Ticaret Bakanlığı olarak, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde #TürkiyeYüzyılı vizyonu doğrultusunda, ülkemizi küresel ticaretin güçlü aktörlerinden biri haline getirme gayretimizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.
Türkiye’miz, Halkımız, Ticaret ve Milli Ekonomi Kazandı!
Aziz milletimize sonsuz teşekkürler.
Zor günlerin insanı ve güçlü Türkiye’nin destekleyicisi olan sağduyulu, ülkesini seven, milli ekonomiye sahip çıkan, yerli ve milli markalara ve üretime sahip çıkan, ticareti destekleyen aziz ve necip halkımıza sonsuz teşekkürler ediyoruz.
Bugün, 2 Nisan günü, Ramazan Bayramının ertesi günü ve tatil dönemi olmasına rağmen, milyonlarca vatandaşımız yıkıcı ve bozguncu boykot çağrılarına itibar etmeyerek alışverişlerini bugün yapmaya devam ediyorlar. Böylece esnafına, ticarete sahip çıktılar. Türkiye’ye ve Türkiye ekonomisine sahip çıktılar. Bu anlamda da üretime ve istihdama sahip çıkmış oldular.
Vatandaşlarımızın yanında, esnaf odalarına, ticaret odalarına, iş dünyası kuruluşlarının yönetimlerine de bu mücadeleye aktif destek verdikleri için kalbi teşekkürler ediyoruz.
Milli birlik ve beraberliğin ve dayanışmanın en güzel örneğimi sergileyen saygıdeğer halkımıza, esnafımıza, ticaret erbabına sonsuz teşekkürler ediyoruz. Halkımız için, ülkemiz için, hükümet olarak, Cumhur İttifakı olarak, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yılmadan yorulmadan canla başla koşturmaya, çalışmaya devam edeceğiz.
“Türkiye Yüzyılı’nı Ticaretin Yüzyılı” yapacağız.
“Biz hep birlikte güçlü ve büyük Türkiye’yiz.”
#MilliDestekVakti
Sofya ziyaretimiz kapsamında Bulgaristan Ekonomi ve Sanayi Bakani Sayın Peter Dilov ile heyetlerarası görüşme gerçekleştirdik.
Toplantıda Türkiye olarak, Bulgaristan ile ikili ticaret hacmini 10 milyar dolara çıkarmayı ortak hedef olarak belirleme teklifinde bulunduk. Bulgaristan’a en fazla yatırım yapan ülkeler arasında yer alan Türkiye, bu ortaklığı ve iş birliğini daha da derinleştirmeyi hedeflemektedir.
Bu çerçevede Kapıkule-Kapitan Andreevo ve Hamzabeyli-Lesovo gümrük kapılarında sürdürülen iyileştirme projelerinin hem fiziksel kapasitenin artırılması hem de işlemlerin hızlandırılması bakımından önemli buluyoruz.
Türkiye olarak, Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin hem Bulgaristan ile ikili ticaretimize hem de Avrupa Birliği ile ilişkilerimizin çeşitlendirilmesine olumlu yansıyacağına inanıyoruz.