Çok garip. Sırrı’yla yıllara yayılan yazışmalarımızı okudum tekrar. Yaşıyormuş da onunla uzun uzun sohbet ediyormuşuz gibi geldi. Anısı o kadar canlı ki!
Ölüme benzemiyor bu ölüm.
Haluk Bilginer:
İnsan çok daha sık hatırlamalı bir gün öleceğini. İnsan öleceğini daha çok düşünürse bu kadar kötü olamaz. Sonsuza dek yaşayacaklarını düşünüyorlar, onun için bu arsızlık, kötülük, kibir…
Bugün şampiyonluk sevincini yaşarken, kalbimizin bir köşesinde derin bir özlem var.
Barışa, insana ve umuda dair sözleriyle hafızalarımıza kazınan Sırrı Süreyya Önder’i saygı, rahmet ve özlemle anıyoruz.
Bu şampiyonluğu; inandığı değerler, hayalini kurduğu barış ve mücadele ettiği güzel yarınlara ithaf ediyoruz.
💚❤️
Îro em kêfxweşiya şampiyoniyê dijîn, lê di quncikekî dilê me de hesreteke kûr heye.
Em Sırrı Süreyya Önder ê ku bi gotinên xwe yên li ser aştî, mirov û hêviyê di hişê me de hatiye neqişandin, bi rêzdarî, dilovanî û hesret bi bîr tînin.
Em vê şampiyoniyê; diyarî nirxên ku wî bawerî pê dianî, aştiya ku wî xeyala wê dikir û pêşerojên xweş ên ku wî ji bo wan têkoşîn dida, dikin.
Sen?
Bana ekmek veriyorsun ha?
Sen kimsin de bana ekmek vereceksin? Çalışıyorum ben, alnımın teriyle kazanıyorum onu...
Bana ekmek veriyormuş.
Ben çalışmayım da sen bana ekmek ver.
Ulan siz değil ekmek, günahınızı bile vermezsiniz bedavadan!
Orhan Kemal #1Mayıs