Morî’nin fragmanı yayında📽️🎊
Azad’tan 8 yıl sonra bu sefer Morî ile festivallerdeyiz.🪇
🌟 Dünya prömiyeri 70. Oberhausen Uluslararası Kısa Film Festivali’nde yapılacak. @kurzfilmtage
1-6 Mayıs tarihlerinde, Almanya’dayız.
Morî Trailer👇
https://t.co/unQZR5MmC0 @YouTube
Peki öğrencileri bu görevlilerden kim koruyacak? Bu sefer bunların taciz, şiddet haberlerini duymaya başlamayalım. Hangi testten geçirilecek görevliler, hangi pedagoji ile alınacak?
Bahçe görevlisi alımları başladı.
İlanlar her ilin İŞKUR müdürlükleri tarafından yayınlanacak.
Bazı iller yayınlamaya başladı.
Bahçe görevlisi olmak isteyenler başvuru sürecini takip etsin
🎬 "Gerçekliği anlattım, 'politik' dediler": Bakanlık, yönetmene verdiği desteği faizi ile geri istedi
👉 Filmin yeniden değerlendirilmesi için başvuruda bulunduğunu söyleyen yönetmen Bingöl Elmas, bu talebinin kabul edilmediğini söyledi.
🗞️ Sudenaz Güleryüz'ün haberi
https://t.co/3tb4q7g2ys
Tabi tabi okuyup işsiz bir diplomalı olsun, hadi öğretmen oldu diyelim (tabi atanabilirse) bir daha o satılan daireyi bile almayarak hayatı boyunca kirada yaşasın. İnsaları boşa yönlendirmeyin. Maalesef bu ülkede ilim para etmiyor.
Ali Babacan:
"Çocuğunuz iyi bir okul kazandıysa, oturacak bir daireniz varsa o daireyi satın, çocuğunuzu okutun.
Neyiniz var, neyiniz yoksa eğitimine harcayın.
İlim Çin'de de olsa gidip öğrenin. Bilimden ve eğitimden hiçbir zaman sakınmamak lazım. Dünyada başarılı olan ülkeler, bilim ve teknolojide ileri olan ülkelerdir."
Kredi kartını kullanmadığım halde yıllık kart aidatı kesip, hem ücreti iade etmeyip hem de talep oluşturmama rağmen kartı iptal etmiyorsunuz. Lütfen ya ücret iadesini yapın ya da kartımı iptal edin. @VakifBankDestek@VakifBank
İlke TV’yi takip etmenizi öneririm, ama sabah yayınlarında yorumcu olduğum için değil. :) Şu an toplumun en geniş kesimine hitap eden kanal olduğu için. İlke TV’ye mülakat veren Ekrem İmamoğlu da, Özgür Özel de bunun farkında bence. Size de haber vereyim dedim ;) @ilketvcomtr
Merhaba Onur Hocam🖖
Akademi notlarının şikayeti konusunda bir bilgi yazacağım size.
35 kişilik sınıfta 15 kişiye 80 ve altı not verildi. Bunu hocaya dile getirince tekrar kâğıtları okurum notunuzu daha da aşağı çekerim diye bizi tehdit etti. Üstüne bir de Akademi Müdürünün yanına gidip öğretmen adayının birini itiraz ediyor diye şikayette bulundu. Bizim de gözümüzün korkması için o kişinin ceza alacağını söyledi. Şaka gibi ama bunlarla uğraşıyoruz sayın hocam. Lütfen bunları yayınlayıp sesimiz olur musunuz ? 🙏
Aksaray Akademisi'nde eğitim gören bir öğretmen adayıyım. Hak ve Sorumluluklar dersimize giren öğretim görevlisi Şenyurt Yenipınar, akademide sadece iki sınıfın dersine girmesine rağmen bizlere karşı açıkça psikolojik şiddet, baskı ve mobbing uygulamaktadır. Kendisi sürekli olarak bizim hiçbir vasfımızın olmadığını söylüyor.
Dersimize geldiği ilk gün; “Öğretmenler çok kötü, vasıfsız. Görev yaptığım süre boyunca sürekli kötü öğretmenlerle karşılaştım. Ben de dedim ki bu işi kökten halledeyim, Öğretmen Akademisine geleyim, düzgün yetiştireyim.” diyerek mesleki saygınlığımızı ve gururumuzu zedeliyor. Öğretmenlerin üç temel görevi olduğunu iddia edip bunları bile beceremediğimizi öne sürüyor ve akademi hakkındaki bilgisizliğine rağmen, buradaki öğretmen adayları üzerinden kendi egosunu tatmin etmeye çalışıyor.
Bize ilk hafta 40 sayfalık makale verip “Haftaya bundan size sınav yapacağım.” dedi. Biz bir hafta boyunca bu makaleye çalıştık. Ders günü geldiğinde ise “Şimdi yapmayacağım sınavı.” dedi. Bize ilk haftadan 550 TL’lik kitap aldırdı. “Sınavı bu kitaptan, kendi slaytlarımdan ve makalelerden yapacağım.” dedi. İzlenceye bunun uymadığını söylesek de bizi dinlemedi. Biz hepimiz o kitabı aldık ve okuduk. Gidip bunu Akademi idaresine bildirdik, bize hocayla konuşacaklarını söylediler. Sonra hoca geldi ve bize sınavın sadece slaytlardan olduğunu söyledi. Kitabı boşu boşuna almış olduk. Sınavı dediği gibi slayttan yapmıştı. Sınıf olarak sınavımızın çok iyi geçtiğini düşünüyorduk ama sınav sonucu açıklandığında şoka uğradık.
Bu psikolojik şiddetin ve haksızlığın boyutu sınav sonuçlarıyla da somut bir şekilde ortaya çıkmıştır. Şenyurt Yenipınar’ın dersimize girdiği her iki sınıfta, 60 puanın altında not alan toplam 12 kişi bulunmaktadır. Hocaya 60 altında alırsak Akedemiden atılacağımızı söyledik zaten elenmeye geldiniz buraya elemeceksiniz dedi. Sınav sonuçları açıklandığında, uğradığım bu haksızlık ve baskı karşısında sınıfın ortasında sinir krizi geçirdim; fakat kendisi bu durum karşısında en ufak bir üzüntü veya empati göstermek yerine karşımda sadece sırıttı. Bizim sınıfımızın not ortalaması 71, dersine girdiği diğer sınıfın ortalaması ise 69’dur. Buna karşın, bu hocanın girmediği diğer tüm sınıfların not ortalamaları 90 ile 95 arasında değişmektedir. Bu durum, notlandırma sürecindeki kasıtlı ve adaletsiz yaklaşımı açıkça gözler önüne sermektedir. Akademi içerisinde haksızlık vardır.
Tüm bunların yanı sıra, kendisi dini ve manevi hassasiyetlerimize de saygı göstermemektedir. Cuma günleri normal şartlarda cuma namazı sebebiyle öğle aramız saat 12.30’da başlamaktadır. Ancak bu hoca, cuma günleri dersine kendisi 10 dakika geç gelip, çıkışta bizi 15 dakika geç bırakmaktadır. Onun bu sorumsuz davranışı ve ders sürelerini keyfi olarak esnetmesi yüzünden sınıftaki erkek öğretmenler cuma namazına yetişememekte ve mağdur olmaktadır.
Maruz kaldığımız bu sistemli mobbing, psikolojik baskı, haksız notlandırma ve saygısız tutumları lütfen yetkili birilerine bildirin.
Dariush Mehrjui imzalı İNEK’ten, gotik atmosferiyle sınırları zorlayan RÜZGARIN SATRANCI’na… İran sinemasının cesur ve alıştığımız kodların dışına taşan gizli cevherleri.
“Radikal Şiirsellik: İran Sinemasının Hazineleri” koleksiyonu, 18 Mayıs’ta MUBI’de.
Un Poeta/Bir Şair öyle güzel ki. Oscar Restrepo'nun bir evlat ve baba olarak portresini çizerken aynı zamanda tüm ilişkilerinin yıkılmasına yol açan alkol bağımlılığının temelini oluşturan derin değersizlik hissini ve başarısızlığa dair sert gerçekleri zarafetle anlatıyor. Bir zamanlar potansiyeli olan, hayatta yerini inşa edebileceğini düşünen ve düşündüren genç bir adamken şimdi eski şiirleriyle ve ezberlediği söylemlerle ayakta kalmaya çalışan, öleceğinden çok korktuğu annesinin arabasını kaçırıp ergence isyan eden bir yetişkin Oscar. Kızıyla nasıl konuşacağını, onun sevgisini nasıl kazanacağını bilemiyor çünkü istikrarsız ve kopuk ilişkilenmelerine kendini senelerdir hiç değiştirmemesi sebep olmuş. Evlatlar, bir yaşa kadar ebeveynlerinin karanlıklarına ne kadar açık haldeler, bunu da özenle anlatıyor film. Yurlady karakteri de muhteşem. Henüz kim olduğunu bilmese de yetenekleri olan, hayatı öğrenirken saldırgan ve korkak davranmak yerine dürüst ve cesur olmayı seçmeye çabalayan, kalabalık ailesini seven ve batık bir ekonomide, ırkçı ve cinsiyetçi bir düzende yerini ararken mor simli ojesini unutmayan müthiş bir genç kız Yurlady. Bir şair o, ancak büyük bir şair olmak falan umrunda değil. Oscar ise Yurlady üzerinden kendi tamamlanmamış hayallerini kovalıyor bir süre. Şiir komünitesinin ne kadar varışsız olduğunu da izliyoruz bu kovalamaca boyunca. Sonra her şey iç içe geçiyor, kaos doğuyor çünkü Oscar nereye gitse acıyı ve karmaşayı da götürüyor. Bir şairin tam böyle olması gerektiğine inandığı için mi; şiirin acıdan ve melankoliden beslenerek doğması gerekli diye mi; yoksa hayat, gülümsemeye çalışan bir şiir olduğundan mı? Babamı ve kendimi gördüm filmde. İnsanın sevdiği birini affetmesinin ve yoluna devam etmesinin ne kadar karmaşık olabildiğini, bu sevdiği birinin bizzat kendisi olabileceğini de gördüm. Babamdan bana kalan şiirlere ve zeybek ruhundaki şaire sarıldım. Tavsiyemdir <3