Bu ülkede ne zaman İslam konuşulsa, ne zaman İslam'ın hakimiyeti talep edilse, ne zaman "tek çare ve çözüm Hilafet denilse" Müslümanlar susturulmaya çalışılıyor.
Halis Bayancuk hoca İslami düşüncesi ve İslam davetini taşıması sebebiyle baskı görüyor. Her türlü düşünceye izin var ama sadece İslami düşünceye mi izin yok? Bu zulüm ve bu hukuksuzluk art��k bitmeli! İslami düşünceye kelepçe vurulamaz.
#KemalizmKurbanArıyor
kendilerini bi yerlere yarandirmak için bizleri kurban etmeye çalışıyorlar. bizler bu ülkenin asli unsurlariyiz siz yokken biz vardik.milletimiz için gelecek nesilerimiz için adil yaşam haki için şeriat istiyoruz bunu acikca haykiriyoruz #KemalizmKurbanArıyor
Emniyet ifadesi bitti. Her seferinde aynı son ile karşılaşıyor ama yine de sonucu görünce şaşırıyoruz.
Halis Hoca gözaltına alındığından ifadesi alınıncaya kadar ne ile suçlandığını öğrenemedik. İfade neticesinde şunu gördük ki diğer birçok ilin savcılığının daha öncesinde sorup da öğrendiği bilgileri birkez de İzmir Savcılığı sormaya karar vermiş: IŞİD hakkında ne düşünüyoruz ve inancımız nedir? Yani yaklaşık 20 senedir herkese açık bir şekilde anlattığımız hakikatler tekrardan dinlenilmek istenmiş!
Asıl bomba ise sonda: İzmir saldırısının failine Halis Hoca sorulmuş. Özetle demiş ki: “Başlangıçta Halis Bayancuk’u dinlerdim ama sonra fikirlerimiz uyuşmayınca dinlemeyi bıraktım. Daha sonra İŞİD’i savunan yurtdışındaki bir kimseyi dinledim ve İŞİD’in fikirlerini benimsedim.”
Şimdi şu soruları soralım:
1. Neden kamuoyuna defalarca açıkladığımız görüşlerimiz hala sorgularda karşımıza çıkmaya devam ediyor?
2. Neden inançlarımız suç konusu oluyor? Bu ülkede herkes dilediğini söyleyebiliyor iken bizler yargılanıyoruz?
3. Madem yargılanıyoruz neden açıkça düşüncelerimiz için değil de belli başlı örgütlere iltisak suçlaması ile suçlanıyoruz?
4. Madem İzmir saldırısını yapan kişinin ifadesi bu. Öyle ise neden Halis Hoca gözaltına alınıyor? Bu ifadeden her akıl sahibinin anlayacağı şey şu değil mi: Halis Hoca bu saldırıyı desteklemek bir yana faillerini rahatsız edecek şekilde fikir beyan etmiş. Bu kişi gitmiş kendi kafasındakine uygun görüş beyan edecek birilerini bulmuş.
5. Ve neden aradan yaklaşık üç ay geçince bu operasyonu yapmak akıllarına gelmiş?
Cevaplar açık. Operasyon sebebi bariz. 29 Ekim ve 10 Kasım’da Kemalizm’in kutsallarına dokunuldu. Şimdi ise #KemalizmKurbanArıyor
Memlekette insan gibi gözaltına alınan kesim kalmadı!
Vatandaşı değersiz bir mahluk gibi gören iktidar ve devlet zihniyeti her kesimden insanın evine böyle sabaha karşı, kapı kırarak giriyor!
Bu zorbalığı kabul etmiyorum.
İnsan hakları çiğnense de çok değerlidir, hak esastır.
🔴 SON DAKİKA
Dün sabah gözaltına alınan Halis Bayancuk Hoca’yla görüşen avukatlarından edinilen bilgilere göre, ifadelerin yarın alınması ve cuma günü mahkemeye sevk işlemlerinin başlaması bekleniyor.
Savcılıktan henüz suçlamalara ilişkin resmî bir açıklama yapılmadığı öğrenildi.
🔻 İşgalci İsrail, Lübnan’ın güneyinde yer alan Sayda kenti ile yakınındaki Ayn el-Helve Mülteci Kampı’nı hava saldırılarıyla hedef aldı.
🔻 Lübnan Sağlık Bakanlığı’nın açıklamasına göre, Ayn el-Helve Kampı’ndaki saldırıda 11 kişi yaşamını yitirdi, 4 kişi de yaralandı. Sayda’da gerçekleşen ayrı bir saldırıda ise ilk belirlemelere göre 4 kişi hayatını kaybetti.
“İktidar ve siyasi aktörlerin, Kemalizm karşısında kör, sağır ve içselleştirici bir tutum sergilemesi, bu ideolojinin yeniden palazlanmasını kolaylaştırmaktadır. Muhafazakar kimlikli siyasilerin eskiden olduğu gibi artık kerhen ve mecburiyetten değil, isteyerek Kemalizm’i sahiplendiği yeni bir durumla karşı karşıyayız. Günlük ritüeller ve törenlerle, bazı şahıslar ve Kemalizm resmî ideolojisi kutsanmakta, farklı düşünenler ise gözaltı ve soruşturmalara maruz bırakılmaktadır. HÜDA PAR olarak, bu dayatmaları kabul etmiyor, tüm vatandaşların fikir ve inanç özgürlüğüne saygı gösterilmesi gerektiğini savunuyoruz.”
Halis hocayla anlaşacacağımız kadar anlaşamayacağımız konular vardır. Ama haksızlık karşısında susarsak zulme destek olmuş oluruz. Sonra o zulüm döner dolaşır bizi bulur. Türkiye’de yargı sistemi birilerinin sopası olup milletin sırtını dövmeyi bırakmalıdır!
Müslümanların yaşadığı ve Müslümanlar tarafından yönetilen bir ülkede, İslam’ın kök saldığı topraklarda İslam’a davet eden bir hocanın gözaltına alınması, sadece bir adli işlem değil; ideolojik tercihlerin hangi yöne savrulduğunu gösteren açık bir işarettir.
Bir davetçinin kelepçelenmesi, aslında “Bu ülkede hangi söz tehlikeli sayılıyor?” sorusunu tüm topluma sorduruyor.
Bugün bir hocanın gözaltına alınması, yarın hangi İslami duruşların “suç” ilan edilebileceğinin habercisidir.
1. Resimdeki şahıs, Dinin ve toplumun kutsalı olan bir peygamberi hafife alıyor, alay ediyor, bunu yaparken de alkışlanıyor. Kimsede şafak operasyonuyla kapısını çalmıyor, yaptığı bu hadsizliğin hesabını sormuyor
2. Resimdeki hoca ise; Düşüncesine katılırsın ya da katılmazsın ama eyleme bulaşmamış bir insanın şafak operasyonuyla evinden zorla alınması ne dinin nede toplumun adalet duygusuna uymaz.
Farklı düşüneni susturmak için kapılar kırılırken, hakareti meşru kılanlara gösterilen müsamahaya daha ne kadar sessiz kalacaksınız?
Böyle bir düzende ilahi olan küçültülüyor, herkesin ağzında alay konusu olan bir söze dönüşüyor. Buna karşılık ideolojik düşünceler, dokunulmaz bir put gibi yüceltiliyor. En küçük eleştiri bile suç muamelesi görüyor.
Sonuç olarak, din ve vicdan anlayışını yok eden bir durum çıkıyor ortaya.
Hakk’a saygı zayıflarken, ideolojik gücün gölgesi büyüyor.
İnançla alay serbest, ama gücü sorgulamak yasak.
Bu çarpıklık, toplumun ruhunu da, adalet duygusunu da yavaş yavaş tüketiyor görmüyor musunuz?
Ve çok sonra ortaya çıkıp; bize ne oldu neden bu haldeyiz diyeceksiniz…