Bediüzzaman evliliğin anlamını çok güzel özetlemiş:
Saadetin esaslarından nikâh ise: Evet, insanın en fazla ihtiyacını tatmin eden, kalbine mukabil bir kalbin mevcud bulunmasıdır ki her iki taraf sevgilerini, aşklarını, şevklerini mübadele etsinler ve lezaizde birbirine ortak,++
Machiavelli, Prens'te insanların doğası gereği nankör, dönek ve çıkarcı olduğunu yazar. Böyle bir dünyada eski bir borcu herkesin gözü önünde ödemek saf iyilik değil, akıllıca bir hamledir. Nankör damgası yemezsin, itibarın büyür.
Bu tip jestler iki işi birden görür. Sadık bir adamı yanında tutar ve herkese "bu adama yapılan iyilik karşılıksız kalmaz" mesajını verir.
Hikayeyi duyan herkes, ona yardım etmenin iyi bir yatırım olduğunu farkında bile olmadan zihnine kaydeder. Machiavelli'ye göre erdemli görünmek, çoğu zaman erdemli olmaktan daha işlevseldir.
Hikayede herkesin atladığı bir de ilk cümle var. "Çocukken maddi zorluk yaşayan bir kişi." Adler'e göre insanı geçmişin nedenleri itmez, geleceğin amacı çeker.
Kirasını ustasının ödediği o çocuk, o günden beri bir aşağılık duygusunun içindeydi ve o borcu kapatarak o duygudan kurtuldu. "Artık o eski fakir çocuk yok, artık veren el benim.". Bu bir teşekkür değildi, bir ilandı.
Aşağılık duygusuyla başlayan yay, üstünlük çabasıyla tamamlandı. Çocukken ustasından gördüğü cömertliği, büyüyünce ustasına iade etti.
"Peki samimiyet mi, hesapçılık mı?" Adler'e göre bu soru yanlış kurulmuş. İnsan bölünmez bir bütündür; bilinç de bilinçdışı da aynı amaca hizmet eder.
İçten gelen minnet ile akıllıca yapılan itibar yatırımı, aynı hedefe doğru tek bir harekettir.
Peki o zaman amaçsız iyilik yok mu? Hayır, amaçsız davranış yoktur, sadece amacın farkında olunmaz. Öyle gösterilir, itiraf edilmez, bazen insan kendi bile bilmez aslında bir amacının olduğunu.
Peki iyilik veya borç ödemek bile bir amaçtan beslenmeye ihtiyaç duyuyorsa sağlıklı mıdır yoksa sağlıksız mı?
Adler bu çabaya amaç başkalarını da kapsıyorsa sağlıklıdır der. Burada kapsıyor, usta kazandı, hikayeyi duyanlar "iyilik ödüllendirilir" dersini aldı. Çocuk aşağılık duygusundan kurtuldu.
Kişilik psikolojisindeki "Makyavelizm" (manipülasyon, ahlaka kayıtsızlık, duygusuzluk) ise Machiavelli'nin adına yapıştırılmış bir karikatürdür.
Machiavelli kötülüğü öğütlemedi; herkesin yaşadığı ama kimsenin söylemediği gerçeği yazdı. Adler de aynı gerçeğin öb��r yüzünü ekledi, insan amaçsız hiçbir şey yapmaz.
biz o bankta oturmuşuz kâlu belâ'dan beri.
kaç bahar görmüşüz kim bilir kaç zemheri.
ilk kez ayın halesine sırnaşığım;
yaşım yirmi beş,
sana kırk senedir âşığım.
@blossomswann Allah istedi ise bir bereketi vardır muhakkak, kadının özgürlüğüne, nefsine, geleceğinin teminatı olarak kadına verilen mali bir hak ama günümüzde çok romantize ediliyor..
Mahallemizde Suriyeli bir aile vardı bu ailenin hanımı mahallenin çocuklarına evinde namaz kılmayı ve kurandaki bazı sureleri ezberletirdi. İnşirahı o zaman öğrenmiştim hala orada bize tekrarlattığı an gelir aklıma kıraatini en iyi yaptığım sûredir, okudukça dua ederim o ablaya
Ben de şu yaşıma gelip inşirah suresini hiç duymamış olabilirdim. Çocukluğumdan beri Allah’ı tanıyor olmam ne büyük nimet. Gönüllerimize kendini yerleştiren Rabb’e hamd olsun
Öğretmenliğin kıymetli olduğu zamanda öğrenciydik şimdi öğretmeniz sürecin getirdiği ayrışmış ayrıştırılmış kutsallığını yitirmiş bir mesleğin içindeyiz..
Şımarık, terbiyesiz, yaşının gerektirdiği şekilde oturup kalkmasını bilmeyen saygısız bir nesil ve onlara bir şey vermek için zamanında hayatından fedakarlıklar yapmış dirsek çürütmüş öğretmen..
öğretmeni de öğrenciyi de hatta veliyi de bu hale ‘bakamayanların’ sistemi getirdi.
Bir gün bile 30 40 kişilik sınıfta zaman geçirmemiş ya da bir gün özel eğitim öğrencisiyle çalışmamış insanlar öğretmenliğin kolaylığı zorluğu ya da tatili hakkında yorum yapmasın.