📍Silivri
Değerli hemşehrimiz; Sayın Temel Aslan kardeşimizin; kızı Sema ve Mustafa Kılıç’ın düğün törenine katıldık.
Gençleri tebrik eder, iki cihan saadeti dileriz.
Bu vesileyle; Sayın @idrisgulluce bakanımız, Sayın @acoskunispir başkanımız, Sayın @izzetaltinmeshe ağabeyimiz ve çok sayıda değerli dostumuzla bir araya gelme imkanı yakaladık.
Aslan ve Kılıç ailesi için hayırlı olsun.
2013'de merhum Özdemir Bayraktar'ın Sarıyer'deki evindeydim.
Kardeşi Salih Bayraktar'la gitmiştik. Dönemin Sarıyer Kaymakamı Ömer Karaman da vardı.
Eve girdik, kapıyı bir genç açtı. Selçuk Bayraktar olduğunu sonradan öğrendim.
Evde annesi dahil 6 kişiydik. Annesi tipik bir Anadolu kadınıydı. (Haluk Bayraktar yoktu, sonradan da tanışmış değilim.)
Geniş bir salonda çay içtik, börek yedik. Babası, " @selcuk , sinevizyonda şu İHA'yı bi' anlatıver" dedi.
İHA'nın mahiyetinin ne olduğunu bırakınız, o kelimeyi bile hiç duymamıştım. Bildiğim İHA sadece İhlas Haber Ajansı idi!
İnsansız Hava Aracı deyince şaşkın bir şekilde "AA" dedim. (Diğer AA'yı Anadolu Ajansı'nı da biliyordum!)
Ekranda İHA belirdi, Selçuk Bayraktar anlatmaya başladı. Anlattıklarının % 90'ını anlamadım. Zira ben Sözel'ciyim.
Uçak mevzuunda tek becerim, A-4 kağıdından uçak yapmaktı. Hatta teknolojik becerimi geliştirip uçağı modifiye etmek maksadıyla kuşe kağıdından kanat yapmışlığım da var!
Neyse, Özdemir Bayraktar sonunda dedi ki: "Fikri kardeş, şu teknolojiye yıllarımızı verdik. Fakat Başbakanımız Erdoğan'ın etrafında bazı mühim zatlar yahut Savunma Sanayii, Sanayi Bakanlığı gibi yerlerdeki bürokratlar burnundan kıl aldırmıyor. Şunları ekranda anlat da bu gayrimillî ve asalak tiplerin ne olduğunu milletimiz de bir nebze görmüş olsun."
(2-3 gün sonra ekranda bu hususa değinmiştim.)
Bu arada çay servisini Selçuk Bayraktar yapıyordu; ŞÇA (Şekersiz Çay Aracı) vasıtasıyla.
Özdemir Bayraktar bazı özel şeyler de söyledi, o bende kalır elbette.
Neticede muhabbet sonlanınca kalktık, özel teknesine bindik, Özdemir Bayraktar'ın doğduğu Sarıyer Garipçe'deki köye gittik. Doğduğu evi gösterdi.
Hüzünlendi.
Neticede ben o gün şu hususlara tanık oldum:
1) Baykar'ın önü devletin kılcal damarlarındaki bazı güçler tarafından baltalanıyordu.
2) Aile, 80 yıldır Sarıyer'de oturuyordu.
3) Zengin bir aileydi.
4) Selçuk Bayraktar, bu kadar zenginlik ve başarı karşısında şımarmayan, tevazuyla harmanlanmış bir delikanlıydı.
Evet, aradan 3 yıl geçti, Selçuk Bayraktar ve Sümeyye Erdoğan nişanlandı. Özdemir Bayraktar vefat etti. Allah, mekânını cennet eylesin.
Bazı lobi ve güçlerce "önü tıkanan" Baykar pek çok yeniliğe imza attı; ihracat ve vergi rekoru kırdı.
Denilecektir ki: "Erdoğan'ın damadı olmasaydı olmazdı yine."
Diyorum ki: "Erdoğan, böylesine stratejik ve inovatif teknoloji mucidinin çalışmalarına sırf damadı diye set mi çekseydi?"
Ben Selçuk kardeşimin teknolojik izahatını anlamamıştım ama şunu anlamıştım: "Bu çocukta manevî donanım da ilmî yetenek de var. Bu çocuğun kumaşı sağlam."
Beni yanıltmadı.
Güney Afrika'nın İsrail'e karşı Uluslararası Adalet Divanı'nda Açtığı Davayı Destekleyin - Kampanyaya imza ver! https://t.co/2m76nJPxCR @ChangeTR aracılığıyla
Bizim Erzurum İspir'de Ak Parti % 81.67 aldı. Oysa geçen seçimde % 81.68 almıştı.
Bu oy kaybının Fazıl Say'ın attığı tivitlerden ya da Emin Çapa'nın yaptığı yorumlardan kaynaklandığını düşünüyorum!
Muhalefet bu 15 günde bu gibi isimleri daha da öne çıkarırsa İspir düşer!