Böyle başladı, böyle devam ediyor..!
🗣️Sen hangi kimlikle benden ifade alıyorsun diye savcıya soracağım'' sözleriyle haddini aştı, savcıdan tutuklanma tokadı yiyince bu kez de ''Türkiye'de beni tutuklayacak hakim yok'' saçmalığıyla tutuklandı, finalde ise hakimlere, ''Siz bizi değil biz sizi yargılıyoruz'' gibisinden ipe sapa gelmez sözler sarf etti!
Ya kafası tuhaf çalışıyor, ya da büyük bir çıkmaza girdiğinin oldukça farkında..!
9 günlük bayram tatili bitti ve dönüş yolcukları başladı. Sürücüler özellikle tatil dönüşlerinde daha fazla stresli olurlar. Biriken veya başlayacak işlerin baskısı, tatilin bitmesinin yarattığı hüzün ve yoğun trafik çok fazla hataya neden olabilir. Bu nedenle şu noktalar önemli:
@selimkarasoglu@bayraktarimsi 4 ya sa 5 maci son dakikada kazanmistik. Onlardan 1-2 tanesini kaybetsek hic boyle olmicakti durduk yere adama efsane olarak davranmaniz cok sacma
73 yaşında, parası pulu saygınlığı herşeyi var.
Evinde oturup hiç strese girmeden Fenerbahçe ye Onursal başkanlık yapabilirdi..
Ama O öyle çok sevdi ki Fenerbahçe yi. Kötü gidişe yüreği el vermedi. Herşeyi bir kenara bıraktı, büyük aşkına koştu.
Rabbim sevenleri kavuştursun.
Futbol takımımıza yönelik olarak 4 Nisan 2015 tarihinde gerçekleştirilen silahlı saldırıyla ilgili “kanun yararına bozma” kararı verildiğini öğrenmiş bulunuyoruz. KYOK kararının kaldırılmasının önünü açan bu karar ile maddi gerçeğin ortaya çıkacağına inancımız güçlenmiştir.
4 Nisan 2015’te Futbol Takımımızı Taşıyan Otobüse Yönelik Gerçekleştirilen Saldırıya İlişkin Süreç Hakkında
2015 yılında Rizespor maçı dönüşü Trabzon’da Futbol A Takımımızı taşıyan otobüse yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırı, yalnızca Kulübümüze değil; Türk sporuna ve toplum vicdanına yönelmiş kabul edilemez bir saldırı olarak hafızalara kazınmıştır.
Fenerbahçe Spor Kulübü olarak, bu sürecin ilk günden itibaren takipçisi olduk, aradan geçen yıllara rağmen adaletin tam anlamıyla sağlanması yönündeki beklentimizi her platformda kararlılıkla dile getirmeyi sürdürdük.
Bugün kamuoyuna da yansıyan, dosyanın yeniden değerlendirilmesine yönelik gelişmeyi bu anlamda önemli ve kıymetli buluyoruz.
Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek’in konuya ilişkin gösterdiği hassasiyet ve ortaya koyduğu yaklaşımın, kamu vicdanının rahatlatılması ve adaletin eksiksiz şekilde tecelli etmesi adına büyük önem taşıdığına inanıyor; kendilerine teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Fenerbahçe Spor Kulübü olarak, sürecin bundan sonraki aşamalarını da aynı hassasiyet ve kararlılıkla takip etmeyi sürdüreceğiz.
Fenerbahçe Spor Kulübü
Fenerbahçe Spor Kulübü futbol takımına yönelik olarak 4 Nisan 2015 tarihinde Trabzon’da gerçekleştirilen silahlı saldırı, milletimizin hafızasında derin izler bırakmış, sporun ruhuna ve toplumsal huzurumuza yönelmiş kabul edilemez bir eylem olarak kayıtlara geçmiştir.
Aradan geçen zamana rağmen olayın tüm yönleriyle aydınlatılamamış olması ve soruşturmanın takipsizlik kararıyla sonuçlanması, kamu vicdanını rahatsız etmeye devam etmiştir. Vatandaşlarımızdan gelen haklı tepkileri ve adalet beklentisini dikkatle takip ettik.
Bu kapsamda, Bakanlığımız bünyesinde faaliyet gösteren Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi tarafından söz konusu dosya yeniden ve titizlikle incelendi. Yapılan inceleme neticesinde, dosyaya ilişkin “kanun yararına bozma” kararı dün itibarı ile alındı.
Bu karar ile birlikte, daha önce verilen takipsizlik kararının hukuki yönden yeniden değerlendirilmesinin önü açıldı. Amacımız; bu menfur saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması, varsa ihmallerin ortaya çıkarılması ve sorumluların hukuk önünde hesap vermesinin sağlanmasıdır.
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın verdiği vazife doğrultusunda adaletin tecellisi için sürecin sonuna kadar kararlılıkla takipçisi olacağız. Hiçbir dosyanın karanlıkta kalmasına izin vermeyecek; kamu vicdanını yaralayan hiçbir olayın üzerinin örtülmesine müsaade etmeyeceğiz.
Aykut Kocaman tartışması iyice ayyuka çıktığı için ben de kendi çerçevemden Aykut Kocaman futbolu anlatmak istiyorum. Çocukluk yıllarımdan beri çok büyük hayranlık duyduğum, çok ileri yaşlarıma kadar odamın duvarında posteri olan Fenerbahçe kahramanıdır benim için. Fenerbahçe forması giydiği ilk maç Rize deplasmanıydı. Ben de gazetelerin spor sayfalarını okumak gibi bir zevk edinmiştim, 1-2 yıldır okuma yazması olan biri olarak. Köye gittik. Televizyon zor çekiyor. Bizim bütün akraba Fenerbahçeli. Antenler kuruldu etti, dönüşümlü maç yayını var TRT'de. İlk yarı 0-0 bitti. Tabii herkes Fenerbahçeli olduğuna göre herkes teknik direktör :) Ben de çocuk halimle lafa karıştım, "Aykut oyuna girsin, o atacak" dedim. Başımı sevdiler güldüler falan. Aykut Kocaman girdi, 4 gol attı, 5-0 kazandık deplasmanda. Sonra kahraman tabii ki. Sezonun gol kralını yedek kulübesindeyken bilmiştim çocuk halimle.
Sonra Ali Şenli, Parreiralı sezon. Herkes Trabzon'u şampiyon ilan etti her zamanki gibi. Sonra Van deplasmanda Trabzon'u yenince biz deplasmanda Trabzon'u yenersek öne geçecek olduk. Eskişehir'de şifreli kanalın çektiği bir yakınımızın evine gittim. gsliler ev sahipleri. Trabzon yaldır yaldır geliyor. Hiç olacak gibi değil. Sonra işte Oğuz frikikten, Erol yerden orta, kayarak Aykut Kocaman ve şampiyonluk geliyor. 16 yaşımdaydım. Sitenin penceresine çıkıp, "sustunuz mu laaaaaaaan" diye attığım çığlığı hatırlıyorum.
Ve tabii 81 puanla şampiyon olduğumuz sezon. Bize neler yapmadılar şampiyon olamayalım diye. Ama öyle bir seriye bağladı ki takım. Sökeee sökeee şampiyon olduk. O kadar ayak oyununa rağmen şampiyonluğu vermediğimiz için de başımıza gelmedik kalmadı.
Bu anlattıklarımın Aykut Kocaman'ın teknik direktörlüğüyle ilgisi yok. Benim için Aykut Kocaman'ı ikonik bir futbol kahramanı yapan, "bence" durumlar bunlar. Şimdi Aykut hater'ları altına gelip şu da oldu, bu da oldu diye dünyaları yazar. İşte o arkadaşlar için bu kadar uzun bir giriş yaptım. Aykut Kocaman, sizin de çok sevdiğiniz bu camianın bazı insanları için çok büyük bir değerdir. Kabul etseniz de, etmeseniz de böyle. Bende Alex'ten büyüktür mesela. Bu Alex'in büyük olmadığı anlamına gelmez. Bizim gibi Fenerbahçeliler'e çok ayıp ediyorsunuz Aykut Kocaman'a nefret cümlelerini kurarken. Ben o sizin kurduğunuz cümlelerin bazılarını ancak gs için kurabiliyorum. Çok ayıp ediyorsunuz.
Şimdi teknik direktör Aykut Kocaman'a gelelim. Kupa ve başarı sayarak, aldığı sonuçlara göre teknik direktör sınıflandıran bir "futbol aklım" yok benim. Peşinen söyleyeyim bence bu sezon takımın emanet edilmesi gereken kişi Metin Diyadin'dir. Hem yeni bir isim olması, hem ciddiyeti, hem aidiyeti, hem de oyuna bakışıyla bir sezonluğuna büyük iş yapacağına eminim. Ama velev ki Aykut Kocaman geldi. Nereden çıktı demem. İsmail Kartal da benim çok beğendiğim bir teknik adam değil ama o gelse bu sefer ona da neden geldi demem. 1 yıllık yönetim, 1 yıllık hoca getirecek. Mutlaka bir hesap, bir düşünce vardır. Hangi yönetim ne karar verirse saygı duyulması gereken bir süreçteyiz. Çok kritik bir sezona giriyoruz. Geçen sezon bu tezgah yıkılabilirdi, olduramadık. Bu sezon da yıkılmazsa işporta tezgahının olduğu yere gecekondu yapacak kıymetsiz rakibimiz.
Aykut Kocaman'ın teknik direktörlük kimliği kaybetmemek üzerine kuruludur. Bunun yolu olarak da Parriera'nın orta saha oyunundan çok etkilendiğini görürüz. Bezdirene kadar topa sahip olma oyunu oynayarak aslında kendi kalesini güvence altına alır. Bu sebeple de topu kazanma süresi çok önemlidir. Nerede kazandığı da çok önemlidir. Aykut Kocaman'ın savunma oynattığı iddiası aslında temposuz bir şekilde topa sahip olmaya dayalı, hızlı kanat koşularıyla rakibinin işi bitiren temel bir oyun yaklaşımının, kötü yorumlanması bence.
Mourinho'nun oyununa benzetiyorlar, hiç alakası yok. Mourinho, rakibe hata yaptırıp, direkt toplarla hızlı sonuç almayı seven, topla oynama yüzdesi düşük bir oyunu tercih ediyor. Benzer yönleri, hücum çıkışları ve kenardan içe, içten kenara üçgenler kurarak gol aramayı sevmeleri.
Mourinho, üç savunmalı dizilişlerde, sağ ve sol stoperlerini orta sahada sayısal üstünlük kurmak için öne gönderiyor mesela. Aykut Hoca, onun yerine orta sahayı iki defansif orta saha oyuncusuyla kapatarak sayısal üstünlük kurmaya yatkın oynuyor. Yani Tedesco'yla Mourinho arasında benzerlik kurmak, Aykut Hoca'yla Mourinho arasında benzerlik kurmaktan çok daha mantıklı.
Aykut Kocaman, karşılamada güçlü oyuncularla, hücumda ise atletik oyuncularla top kazanma süresini kısaltmaya çalışıyor. Topa sahip olma oyunu oynadığı için de oyun yaklaşımının takıma yerleşmesi kademe kademe ilerleme sağlıyor. Bakarsanız çalıştırdığı ve başarılı olduğu takımlarda ligin ikinci yarılarında daha oturmuş bir oyun görürsünüz. Mesela ben Aykut Hoca'nın Şerif'ten kanat forvet olarak fazlasıyla yararlanacağını düşünenlerdenim. Aziz Yıldırım da kadroyu önüne alıp baktığında, 4 genç yabancı kuralını görüp, Nene, Şerif ve Archie'yi tutacağını düşünüyorum. İyi teklifler gelmezse tabi.
"Aykut Hoca, Fenerbahçe'ye gelirse Asensio'yu oynatmaz" diye korkutuluyoruz ya şimdi. Gerçekten Aziz Yıldırım seçilmesin isteyenlerin yerli yersiz ürettiği laflardan biri. Hiçbir hoca, başına geçme potansiyeli olan bir takımın oyuncusunu oynatmamayı düşünmez. Özellikle de Asensio gibi gol vuruşları olan bir oyuncu için, Aykut Kocaman gibi bir santrafor böyle bir şey düşünmez. Bir de şu an takımla ilgili kafa patlatmaya başladıysa ki bundan eminim, çok fazla transfer yapamayacağının da farkındadır. Hangi vidayı kaç numara tornavidayla sıkacağını eşleştiriyordur şu an.
Bu anlattığım oyun yaklaşımını beğenmeyebilirsiniz. Ama hiçbirinizin sözü, adını Fenerbahçe tarihine yazdırmış bu "Kocaman Adam"ın yaptıklarından daha değerli değil. Haberiniz olsun.
Bu bir Aykut Kocaman övgüsü değildir. Aykut Kocaman'ın kim olduğunu, ne oynattığını anlamaya çalışan bir denemedir. Çok sallıyorsunuz adama. Yapmayın.
İSBAK A.Ş.:
İstanbul’un trafik sinyalizasyon hizmetlerini yürütmek ve Akıllı Ulaşım Sistemleri alanında faaliyet yürütmek amacıyla kurulan İBB şirketi.
Bu amaçla şirkete İBB 'den her yıl milyarlarca liralık ihaleler veriliyor. İhalelerde tek katılımcı ve yaklaşık maliyete göre hiç indirim yapılmıyor.
Sadece İBB'ye hizmet veriyor ve yaptığı işlerin bedelini İBB 'den alıyor.
Buna rağmen;
2025 yılında zarar eden şirketlerden.
Zararını kurtarmak için bu şirkete de 1 Milyar 706 milyon TL sermaye artışı yapılıyor.
Zarar etmesinin ve kurtarılmaya muhtaç hale gelmesinin sebebi;
-Kötü yönetim,
-Gereksiz istihdam,
-Kaynaklarının ve imkanlarının amaç dışı kullanılması.
AĞAÇ A.Ş.
İstanbul'un yeşil alanlarının bakımı için kurulmuş olan şirket.
Bu şirket de batma noktasına geldiği için zararlarını karşılamak amacıyla sermaye artışına gidildi.
2 milyar 625 milyon TL para aktarılıyor.
Bu şirket İBB 'den park bahçe yeşil alanların bakımı ihalelerini alıyor ve alt yüklenicilere yaptırıyor.
Binlerce personel çalışıyor ama İBB 'den aldığı ihalelere konu işleri de kendisi yapmıyor.
2025 yılında İBB tarafından AĞAÇ A.Ş. 'den 2 dosya kapsamında 9 milyar 451 milyon 137 bin 353 TL +KDV 'lik ihalesiz şekilde doğrudan hizmet alımı yapılmış.
1- 2025 yılı İstanbul Geneli Yeşil Alanların Bakımı işi
7 milyar 406 milyon 139 bin 444- TL + KDV bedelli Doğrudan Hizmet Alımı.
2- Yeşil Alanların Bakımı İçin 2 milyar 044 milyon 997 bin 908,91 TL + KDV bedelle Personel Çalıştırılması Doğrudan Hizmet Alımı için 1047 Kişilik Hizmet Alımı.
Bunlar yetmemiş şimdi de sermaye artırımı yoluyla 2 milyar 625 milyon TL para aktarımı.
Ağaca kurt girmiş bir kere.