Ya insan şunu yazarken, çekerken, oynarken utanır! Karakterlerin hepsi karikatür. Bu ülkede kimse dindar birine domuz eti ikram etmez.
Seküler kesimi aşağılayacağız diye böyle leş şeyler yazıp duruyorsunuz. Yaşadığınız topluma bu kadar mı uzaksınız... https://t.co/eEQUtRvU7M
Akın Gürlek öyle bir şey söyledi ki asla bir araya gelemeyen, 80 baroyu bir araya getirdi.
Rize’den Diyarabakır’a, Trabzon’dan Ankara’ya, Osmaniye’den Van’a tüm barolar birleşmiş.
Akın Gürlek, 'HTS kayıtları ile her şeyi tek tek doğruladık' derken, o doğrulamayı tam olarak şöyle mi yaptınız?
Mart ayından beri cezaevinde yatan Fatih Keleş’i, hücresinden ışınlayıp Ekim ayında Florya’da AVM’de gezdirerek mi?
“Rüşvet aldı” dediğiniz Sırrı Küçük ile parayı veren kişi arasında HTS’de 400 metre mesafe varken, parayı telepatiyle transfer ettirerek mi?
Belediye Başkanımız Hakan Bahçetepe pazar yerinde, binlerce insanın olduğu sokakta halkı dinlerken; “Aynı baz istasyonuna takıldın” diyerek suç örgütü buluşması uydurarak mı?
'Doğrulama' dediğiniz şey; zamanı, mekanı ve mantığı bükmekten ibaret. Fizik kurallarını bile ihlal eden bu HTS kayıtlarıyla neyi doğruladınız Allah aşkına?
Aydın’daki devlet yurdunda meydana gelen asansör kazasında hayatını kaybeden Zeren Ertaş'ın annesi Serpil Ertaş’a tehdit mesajı gönderildi.
Mesajda, “Kızını mezarından çıkarıp yakarız, seni ve eşini leş ederiz” ifadeleri yer aldı.
İşkenceci patronlar serbest bırakıldı!
Ankara’da zihinsel engelli bir işçiyi vince bağlayarak işkence eden patronlar serbest bırakıldı.
Adaletleri de vicdanları da çöp!
Akın Gürlek’in bakanlık devir teslim töreninde arkada bir Sulh Ceza Hakimi duruyor.
Adı Berna Tutka. Mehmet Murat Çalık başta olmak üzere neredeyse bütün İBB tutsaklarının tutuklama veya tutukluluğun devamı kararlarında imzası var.
Orada kürsü hakiminin ne işi var?
Tutuklamaların hakim kararıyla değil savcı emriyle yapıldığının fotoğrafını vererek “yeni dönemin başlangıcı daha pervasız olacak”mesajı mı veriyorsunuz?
Daha fazla nasıl pervasız olacaksınız?
Adaletin katilinin adalet bakanı yapıldığı bu yeni dönemin çirkin fotoğrafına karşı “önce adalet, önce hürriyet” mücadelemiz kararlılıkla devam edecek!
Bakanlık devir tesliminde İstanbul Sulh Ceza Hakiminin ne işi var?
Orası kürsü mü, adliye mi?
Ben size söyleyeyim ne işi var: Bağlı olduğu bakanlık için değil, bağımlı olduğu güç için oradaydı. Siyasi pozisyonu için oradaydı.
Madem vatandaşlarımıza SMS gönderip doğalgaz, elektrik faturalarına "devlet desteği" verdiğinizi yazıyorsunuz o zaman vatandaşımız araba aldığında da "iki araba da bize aldınız, haberiniz olsun" diye de SMS gönderin.
Vatandaşlarımız akaryakıt aldığında, aldığınız bir litre benzine, mazota ödediğiniz paranın yüzde 43'ünü vergi olarak veriyorsunuz, diye de SMS atın.
Verdiğinizi yazıyorsunuz da, aldığınızı niye yazmıyorsunuz?
Haa ayrıca "Aldığımız bu vergileri de oluk oluk tefecilere trilyonlarca lira faiz olarak ödüyoruz" diye yazmayı da unutmayın!
Seni çok özledim canım İstanbul🌿
Çok kıymetli dostlar, sevgili arkadaşlar,
Bugün hakkımda tutuklama ve ardından ev hapsi kararı verilen Kent Uzlaşısı olarak bilinen davada çok değerli arkadaşlarımın tahliye edildiği haberini büyük bir mutlulukla aldım.
Sosyal medyadan gelen yoğun tebrik ve sevinç mesajlarına ne yazık ki dönemiyorum. Hepinize canı gönülden teşekkür ediyorum fakat bugün ki gelişme ile ev hapsimin kaldırıldığı bilgisi doğru değil.
Hâlihazırda 309. gününe ulaşan ev hapsim devam ediyor ve bu konuda henüz verilmiş yeni bir karar bulunmuyor.
Bugünkü kararlara istinaden ev hapsimin kaldırılması için avukat arkadaşlarım resmi başvuruya hazırlanıyorlar.
Bugünkü kararla tahliye olan sevgili arkadaşlarım Resul Emrah Şahan, Mehmet Ali Çalışkan, Ebru Özdemir’e ve başkanımız Ekrem İmamoğlu’na sevgi ve selamlarımı gönderiyorum.
Mesajlarıyla sevgilerini gönderen sevgili dostlar özgür günlerde emek ve özveriyle çalışacağımız İstanbul sokaklarında buluşmak dileğiyle…
Akın Gürlek, İstanbul Adliyesi Sulh Ceza Hakimiydi. Gördüğüm en avukat düşmanı hakimdi. Ne söylesem, iç Anadolu şivesi ile gergin ve aceleci bir tavırla "evet evet" diyerek tasdik ediyor, ancak bunu zapta yazmıyor ve daha sonra sözde bir özeti zapta yazıyor. "Ne yapıyorsun, beyanını neden yazmıyorsun?" dediğimde, "Her dediğinizi yazmak zorunda değilim. Zaptı ben düzenlerim" dedi.
Duruşma zaptını hakim değil, katip yazar. Zabıt katibi, hakimden bağımsız olarak duyduğunu yazar. Akın Gürlek, kendi kafasında oluşturduğu bir şablonu yazarak insanların savunma hakkını kısıtlayan bir hakimdi. Zaten zabıt katibi hakimin dediğini yazacaksa, kanunda zabıt katibinin reddi neden var? Hakimin dediği yazılır diye bir kanun maddesi yoktur. Katip duyduğunu yazar. Duruşmayı hakim veya başkan yönetir denir.
Bizde hakimler, zabıt tutmaktan dolayı düşünme ve muhakeme mantığı ile karar verme özelliklerini yitiriyorlar. Sonra aynı anda iki iş yapabilirim diyorlar. Hakim kararı ile konuşur. Avukatla veya taraflarla tartışmaz. Sakin ve alçakgönüllü olur. İnsanları çok dikkatli, bağırmadan ve saygılı dinler. İnsanlar konuşurken "onu geç", *bununla nereye varacaksın" demez. Tanık dinlenirken sözünü kesmez. Tanığa soru sorulurken, soruya itiraz edilmemişse soruyu resen geri çevirmez. Hakim dediğin adap ve usul bilir.
Akın Gürlek Adalet Bakanı olduğuna göre, gelsin avukat düşmanlığı ve istenen sünepe avukatlık. Artık avukat daha da düşman ve öcü olacak.
12.saniyede yere düşen bir CHP milletvekili var. Kim seçilmiyor. O vekil yerdeyken Mustafa Varank gelip tekmeliyor. Osman Gökçek zaten zıvanadan çıkmış. Varank ve Gökçek öldürmeye teşebbüs etmiş.
Boğaziçi’ne hiçbir öğrenci alınmadı. Öğrenci yerine onlarca polis ve TOMA girdi. İşte okulu okul yapan öğrencilerden geriye kalan, dağıtılan kulüp odaları. Ve tüm bunları kayyum rektör sabahın 5’inde polis eşliğinde yaptırdı.
◾️'Kolay Gelsin' kuryeleri kazandı: Ankara'da direniş sonuç verdi
Koç Holding’e bağlı Kolay Gelsin kargo çalışanları, düşük zam ve hak gasplarına karşı başlattıkları kontak kapatma eylemini, işten atılanların geri alınması ve ek hakların tanınmasıyla sonlandırdı.
https://t.co/TQHOW7JSsk
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz
@_cevdetyilmaz,
5 Şubat 2026 günü Gaziantep TOKİ konutları önünde yapmaya çalıştığınız mitingde;
1- Okul zamanı olmasına rağmen çok sayıda küçük çocuğun bulunmasının sebebi nedir?
2- Yurttaşın ilgi göstermediği mitinginizi, memurlar da yetmeyince çocuklarla doldurmaktan hiç sıkılmadınız mı?
3- 6 - 7 ve 8 inci sınıf öğrencisi çocuklarımızın okulda eğitim görecekleri zamanı, soğukta sizi dinleyerek geçirmelerinin memlekete bir yararının olacağını düşünüyor musunuz?
4- Çocukların velilerinin haberi olmaksızın okuldan alınıp başka bir alana ve mitinge götürülmelerinin yasal olup olmadığı hakkındaki fikriniz nedir?
5- Bütün bunlar bilginiz dahilinde yapılmış ise istifa etmeyi düşünür müsünüz?
6- Bunlar bilginiz dahilinde değil ise sözü edilen skandal uygulamayı gerçekleştiren yöneticiler hakkında soruşturma açma planınız var mı?
7- Cumhurbaşkanı Yardımcısı sıfatı ile deprem bölgesinde partiniz lehine siyasi propaganda yapmayı etik buluyor musunuz?
8- Aşağıdaki videoda bir öğrenci velisinin anlattıkları yüzünüzü hiç kızartmıyor mu?
"Adım Ali Şimşek, kanser hastası anneme ve 2 çocuğuma bakıyorum, emeğime sahip çıktığım için şu an gözaltındayım."
Ali'ye sahip çıkmak zorundayız!
#MigrosİşçisineSahipÇık
Trump: Sen berbat bir gazetecisin. Seni tanıyorum. Bir kere bile yüzünün güldüğünü görmedim.
Kaitlin Collins: Yahu adın 38 bin kez Epstein dosyalarında geçiyor. En az 30 küçük kıza tecavüz ettiğin iddia ediliyor? Epstein'le dostsun. Salak mı var karşında? Bu mesele geçilir mi?
🎤 Sokak röportajında konuşan bir vatandaş:
“K*çında donu yok, hâlâ şakşakçılık yapıyor.
Karın doyurmakla beslenmeyi ayırmamız gerekiyor.
Hukuk kalmadı, eğitim çöktü, sağlık sistemi çöktü; liyakat yok, hiçbir şey yok.
Milleti birbirine kırdırdılar.
Kimse polisten, kanundan korkmuyor; çünkü ceza yok.”
(KanalDünya)