Bu milletin terakkisine, maddi ve manevi ilerlemesine mani olmak için,
İrtica hortladı, laiklik elden gidiyor diye, on yıllarca bu milleti meşgul edip, kan kusturdular.
Bakın Genel Kurmay Başkanımız namaz kılıyor,
bazı generallerin de eşi örtülü.
Şimdi laiklik elden gitti mi?
❗️İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’den skandal açıklamalar:
“İsrail hapishanelerindeki Filistinli tutuklular acı çekiyor, zor durumdalar ve bundan memnunum. Onlar yaşamayı hak etmiyor. Onlara mümkün olan en asgari şartları sağlıyoruz.
Ama sonuçta tek çözüm idam cezası.”
SÜLEYMANLILAR VE SÜLEYMAN HİLMİ TUNAHAN EFENDİ
SÜLEYMANLILAR OPERASYONUNDA SAPLA SAMAN BİRBİRİNDEN AYRILMALI; BİR ASIRDAN FAZLADIR, KUR'AN'IN VE EHL-İ SÜNNETİN KALELERİ OLAN KURSLARA VE MÜESSESELERE ASLA ZARAR GELMEMELİDİR
ALLAH'A ŞÜKÜR Kİ, HÜKÜMET KANADI, HEDEFİN MAFYALANDIĞI VE MALİ SUİİSTİMALLER İÇİNE GİRDİĞİ İDDİA EDİLEN ŞAHISLAR VE BAZI MALİ YAPILANMALARIN HEDEF ALINDIĞINI AÇIKLAMAKTADIR.
ANCAK CUMHURİYETİN KURLUŞUYLA BİRLİKTE YASAKLANAN KUR'AN EĞİTİMİ VE İSLAMİ İLİMLERİ ÖĞRETME HİZMETLERİNİ HEDEF ALAN KEMALİST VE DOĞU PERİNÇEK GİBİ İSLAM DÜŞMANI ÇEVRELERE FIRSAT VERİLMEMELİDİR.
MAALESEF BAHSETTİĞİM ÇEVRELER, FIRSATI GANİMET BİLİP, SÜLEYMANLILAR CEMAATİNİ VE ONLARIN İMAN VE KUR'AN HİZMETLERİNİ HEDEF ALMAKTA VE HÜCUMA GEÇMİŞ BULUNMAKTADIRLAR.
SÜLEYMAN HİLMİ TUNAHAN EFENDİ HAZRETLERİ KİMDİR?
Tarih bize gösteriyor ki, başta peygamberler ve onların gerçek mirasçıları olan din âlimleri olmak üzere, insanlık âlemi, büyük insanların kıymetlerini zamanlarında tam takdir edememişlerdir. Sonradan ise, bu takdir edememenin cezasını, hem muâsırı olan insanlar ve hem de onların nesilleri çekmişlerdir. Hemen hemen bütün peygamberler, bu hükmümüze müşahhas birer misal olarak verilebileceği gibi, İmam-ı A'zam ve Ahmed bin Hanbel gibi ›slam âlimleri de, bu acı hükmü teyid eden canlı misallerdendir.
Tesbitlerimize göre, asrında tam anlaşılamayan şahsiyetlerin bu asrımızdaki misallerinden biri de Süleyman Efendi Hazretleri’dir. Maalesef, tıpkı Bediüzzaman’da olduğu gibi, devletimizin istihbârât kaynakları, resmî kurumların hazırladıkları raporlar ve tabii ki, bunlardan etkilenen medya ve ansiklopediler, bu büyük İslâm âlimi hakkında yalan yanlış şeylerle doludurlar.
“Kişi bilmediğinin düşmanıdır” kaidesince bu zamana kadar Süleyman Efendi ve talebeleri hakkında söylenen ve yazılanların çoğunun yalan yanlış şeyler olduğunu; Süleymancılık diye bir mezhep veya din olmadığını ve bu zatın Osmanlı Medreselerinde yetişmiş büyük bir âllâme ve ulûm-ı bâtınada zirveye ulaşmış bir mürşid-i kâmil olduğunu araştırmalarımız ortaya koymuş bulunmaktadır. 23 Mayıs 1952 tarihli Kudret Gazetesi’nin Baş Makalesi olarak neşredilen Prof. Dr. Hikmet Bayur’a ait yazı, gerçekten bir dönemin çarpık zihniyetini ve Süleyman Efendi Hazretleri’nin çektiği sıkıntıları anlatmak açısından önemli bir belgedir.
Bir diğer önemli netice de şudur; 1950 öncesi Türkiye’de siyasî olduğu kadar fikrî manada da muhâlefeti kimsenin yapamadığını ve dolayısıyla bu dönemin Türkiye Cumhuriyeti açısından tam bir siyâsî, ilmî ve fikrî istibdad devri olduğunu ifade ettikten sonra şunu belirttim: Evet büt��n bunlar doğrudur; ancak bunun bir istisnası vardır. Zira siyasi olmasa da dinî, fikrî ve ilmî sahada Bediüzzaman ve Süleyman Efendi Hazretlerinin tam bir muhâlefet yaptıklarını ve işte bugün onların o gün için muhâlefette bulunan fikirlerinin bugün ilmî ve fikrî alanlarda hâkim ve muktedir hale geldiğini ifade ettim.
Bütün İslami Cemaatlar, Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinin hizmet metodunu takip etmeli.
Yani hiç bir dünyevi gaye ve maksat olmadan, sırf Allah rızası için hizmet etmeli.
Maddi ve siyasi bir makam peşinde koşmamalı, para toplamamalı, makam talep etmemeli.
İmana hizmeti en büyük makam bilmeli, ahiretini dünyaya alet ve feda etmemeli.
Hizmetinin uhrevi olduğunu bilmeli ve dünyevi bir ücret istememeli, verilse de almamalı.
Hizmet adına ticaret yapmamalı.
Daima müsbet hareket etmeli.
Asla bir paralel yapının içinde olmamalı.
Bütün mü'minleri kardeş bilmeli. Vatanı büyük bir milli ailenin hanesi gibi görüp öyle hareket etmeli.
Siyaseti, siyasetçilere bırakıp idare işine karışmamalı, asla menfi hareket etmemeli.
Hükümet müsbet ise, muvaffakiyetine dua etmeli, menfi ise ıslahına dua etmeli.
Emniyet ve asayişi muhafazada daima, hükümete yardımcı olmalı, idareye talip olmamalı.
Müsbet iman hizmetini yaparken, bir sıkıntıyla karşılaşırsa onu bir imtihan bilmeli, sabırla ve şükürle karşılamalı.
Hizmetinin neticesinin, uhrevi olduğunu düşünmeli ve dünyaya tenezzül etmemeli.
İman ve ahirete ait hizmetlerin elmas kıymetinde olduğunu,
dünyaya ait işlerin ise, fani ve kırılacak şişeler hükmünde olduğunu bilip,
fani şişeleri baki elmaslara tercih etmemeli.
Bu ehemmiyetli sırdandır ki, Bediüzzaman hazretleri imana hizmetinde,
O hizmetin kudsiyetini kıracak her türlü harekattan kaçınmış ve talebelerine kaçınmayı vasiyet etmiş ve şu tavsiyede bulunmuştur:
"Artık bu yolda, hizmet‑i îmâniyede onlar devam edeceklerdir.
Ve benim maddî ve manevî herşeyden ferâğat mesleğimden ayrılmayacaklardır.
Yalnız ve yalnız Allah rızâsı için çalışacaklardır..."
"Benimle beraber çok talebelerim de türlü türlü musîbetlere, ezâ ve cefâlara ma'rûz kaldılar, ağır imtihanlar geçirdiler.
Benim gibi onlar da bütün haksızlıklara ve haksız hareket edenlere karşı bütün haklarını helâl etmelerini isterim.
Çünkü onlar bilmeyerek, kader‑i İlâhî’nin sırlarına, derin tecellîlerine akıl erdiremeyerek bizim da'vâmıza, hakikat‑i îmâniyenin inkişafına hizmet ettiler.
Bizim vazifemiz onlar için yalnız hidayet temennîsinden ibarettir.
Bize ezâ ve cefâ edenlere karşı hiçbir talebemin kalbinde zerre kadar intikam emeli beslememesini
ve onlara mukâbil Risale‑i Nura sadâkat ve sebatla çalışmalarını tavsiye ederim..."
Sözün bitti yer...
“Kim benim kadar mutlu olabilir ki? Oğlum şehit, babam şehit, erkek kardeşlerim şehit, kız kardeşlerim şehit, evlatlarım şehit…
Bana bir tane bile küçük çocuk bırakmadınız, hepsini aldınız!”
11. yüzyılda Müslüman âlim El-Bîrûnî, Dünya’nın yarıçapını 6.340 km olarak hesapladı. Modern değer: 6.371 km. Ne uydu vardı ne hesap makinesi… Yalnızca gözlem, akıl ve trigonometri!
#Bilim#Science#İslam#IslamicScience
▫️Ölüm meleği. Azrail.
Son anlarında bakın nasıl da bakıyorlar etrafa.
Her gün bol bol ibadetlerimizi yapıp, tevbe edelim ve hakka girmeyelim; çünkü yarını göremeyecek kadar hayatta olamayabiliriz. (Zevkleri bıçak gibi kesen ölümü çok hatırlayın/Hadis)
Ahmet Hakan:
Erdoğan’a yarayacak diye mızmızlanmak
ÇOK iyi planlanmış, çok ince düşünülmüş, çok sağlam bir süreç yürüyor.
O kadar ki...
Doğru dürüst itiraz edecek pek bir şey bulamıyorlar.
*
Mesela:
“Teröristlere genel af gelecek” diyemiyorlar. Çünkü genel af diye bir şey yok yasada.
*
Mesela:
“Eli kanlı katilleri affedecekler” diyemiyorlar. Çünkü eli kanlı katiller yasanın kapsamı dışında.
*
Mesela:
“Hiçbir şart öne sürmeden anlaştılar” diyemiyorlar. Çünkü yasanın uygulanması için terör örgütünün feshi şart tutuldu.
*
Mesela:
“Bunlar Öcalan’a statü tanıyacaklar” diyemiyorlar. Çünkü yasada yok böyle bir statü.
*
Ama yine de olmazlanıyorlar, mızmızlanıyorlar.
Peki ama neden bu olmazlanma, bu mızmızlanma?
*
Neden olacak?
Bu işten Erdoğan kârlı çıkacak diye.
*
Erdoğan’a yarayacaksa...
-Terörün devam etmesini ister bunlar.
-PKK kendini feshetmesin ister bunlar.
- Dağdakiler dağdan inmesin ister bunlar.
*
Tam bu noktada söylenmesi gereken ise sadece şudur:
*
Bir olayın Erdoğan’a yarayıp yaramayacağına değil de Türkiye’ye yarayıp yaramayacağına odaklanamayan bir zihniyetten kimseye hayır gelmez.
Kuşun ne mimarlık eğitimi vardır ne de bir aleti…
Buna rağmen lifleri tek tek örerek böylesine sağlam bir yuva inşa eder.
Bu sanat, her canlıya ihtiyacına uygun kabiliyet veren Rabbimizin ilim ve hikmetini düşündürür.
Bu kadar operasyonun olduğu bir dönemde;
- Biri yakın zamanda hâlâ uyuşturucu kullanıyor
- Diğeri sevgilisine balya balya para gönderiyor
- Bir diğeri 21 yaşındaki belediye personelini otele atıyor
Soran olursa ‘AKP yargısı’
Savunma İhracatının Kilogram Fiyatı, Türkiye Ortalamasının 40 Katına ulaştı.
Türk savunma sanayisi, 4 bini aşkın firmadan oluşan ekosistemiyle 1400’den fazla projeyi eş zamanlı olarak yürütüyor.
İtalya��da gerçek kimliklerini gizleyerek Airbnb kiralayan İsrailli turistler, ev sahibi durumu anlayıp onları kovunca evi vandalca tahrip etti.
O anları da "Yahudilerden kim nefret ederse, Tanrı'dan nefret eder." notuyla paylaştılar
1925’te İdam edilen Hani'li Salih Efendiy'e Hakim sorar:
Nerede tahsil ettiniz.?
Salih Efendi: Hani'de
Hakim: Ne tahsil ettiniz.?
Salih Efendi: Ulum-ı Arabiye, Ulum-ı diniye-i aliye tahsil ettim
Hakim: Hangi lisanları biliyorsunuz.?
Salih Efendi: Türkçe, Arapça, Farsça, Kurmanca, Zazaca, Fransızca.....
Hakim Bey hayretini gizleyemez ve Salih efendiye:
Fransızca da mı biliyorsunuz.? Der
Salih Efendi ise: Fransızcaya Gülistan'ı tercüme ettim cevabını verir.
Hakim Bey: İngilizce biliyormusunuz.?
Salih Efendi: İngilizce'yi biraz Ermeni muallimlerinden okudum, der.
Yobaz, ve gerici diye astıkları bu değerler, şu an bile yüzlerce akademisyeni cebinden çıkaracak düzeyde Ümmetin Aydın Âlimleri idi.
Yüzlerce #İslamÂlimini işte böyle yok edip, 6 Asır dünyaya Medeniyet götüren Osmanlı bakiyesi Türkiye insanını din husundan böyle cahilleştirdiler.
Memlekette en üst düzeyde gerçek Alim bırakmadılar.!!!
Bunları yapanlar; Sözde Müslüman Türk kimliğine bürünmüş gayrimüslimlerdi.!!!
Rabbimiz Cellecelalühu müslüman millete tekrardan feraset tevhid ve diriliş nasip eylesin.