MEB, Özür durumundan tayin istemek için bekleyen öğretmen ailelerini parçalanmış bir şekilde bırakmamalı. Farkında mısınız bilmiyorum ama çığlıklar feryada dönüştü.
#YusufHocadanAileBirligi@tcmeb@Yusuf__Tekin
Milli futbolcumuz @Merihdemiral a verilen ceza kabul edilemez!
Sporun, siyasi emel ve hesaplaşmaların aracı kılınması, Batı’nın onulmaz tarihsel Türk alerjisinin yansımasıdır.
Görülüyor ki, UEFA da TÜRKOFOBİ kervanına katıldı.
Şiddetle kınıyorum!
Hollanda maçında 11 tane @Merihdemiral sahada olacak ve bütün tribün Bozkurt işaretiyle galibiyetimizi kutlayacak inşallah…
"Sen Türk olduğunu unutsan da, düşmanın asla unutmaz."
(Ebulfez Elçibey)
#BeFairUEFA
📍 Eğer İslam dünyası Müslüman arıyorsa
📍 Doğu Türkistan Müslümandır!
📍 Eğer Türk dünyası Türk arıyorsa Doğu Türkistan Türk'tür!
📍 Eğer insanlık insan arıyorsa Doğu Türkistan'da katledilen insanlıktır!
#FreeUyghurs
ORTADA KAZANIM YERİNE HEZİMET VARDIR. BUNUN DA SORUMLULARI YETKİLİ KONFEDERASYON VE SENDİKADIR.
7. Dönem Toplu sözleşmeleri ile tıpkı 6. Dönemde olduğu gibi kamu çalışanlarının, sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının 2 yıl�� heba edilmiştir.
Kamu çalışanlarının beklentisi olan refah payı, kira yardımı, enflasyon farkının aylık verilmesi, 8 Bin 77’tlik zammın emekli maaşlarına eklenmesi, yardımcı hizmetlilere kadro, vergi diliminin %15’e sabitlenmesi, bayram ikramiyesi, sözleşmeden kadroya geçenlere süre sınırı olmadan mazeret tayini hakkı verilmesi gibi hususların hiç birisi anlaşılan maddeler arasında bulunmamaktadır.
Sağlık ve sosyal hizmet kolunda da durum farklı değildir. Tüm sağlık çalışanlarının beklediği tek kalem maaş, taban, teşvik ve nöbet ücreti gibi tüm ödemelerin günümüz şartlarına uygun bir seviyeye yükseltilmesi, giyim yardımı gibi sosyal ödemelerin diğer kurumlar seviyesine çıkartılması gibi temel beklentileri ile ilgili hiçbir mutabakat yoktur.
“Çalışma yapılacak” gibi ucu açık muallak ifadelerle çalışanları oyalama yolunu seçmişler, günü geçiştirmenin telaşına kapılmışlardır.
İmzalanan mutabakat o kadar boştur ki günümüz şartlarında ancak trajikomik olarak değerlendirilebilecek bazı ödemelerle ilgili artışları kazanım diye sunma derdine düşmüşlerdir.
Ortada kazanım yerine hezimet vardır. Bunun da sorumluları yetkili konfederasyon ve sendikadır.
Çalışanların taleplerinin dikkate alınmadığı, mağduriyetlerin görüşülmediği, imza atmak için mutabakat yapılmasının dışında hiçbir kayda değer gelişmenin olmadığı bu tiyatronun sahibi onlar, kaybedeni ne yazık ki tüm çalışanlar olmuştur.
Türk Sağlık-Sen olarak özellikle belirtmek istiyoruz ki yetkili konfederasyon ve sendikanın bu tiyatrosuna dur diyecek olan yine çalışanların kendileridir.
Yetkiyi sahibine ve ehline teslim ederek toplu sözleşmede kamu çalışanlarının sürekli kaybetmelerine son vermelidirler.
BU TEKLİFİN BÜYÜK BİR REVİZYONA İHTİYACI VARDIR
7. Dönem Toplu Sözleşme görüşmeleri çerçevesinde Kamu İşveren Heyeti 2024 ve 2025 yılları için teklifini açıkladı. Yapılan teklife göre, 2024 yılı için yüzde 14+9 2025 yılı için ise yüzde 6+5 oranlarında teklifte bulunuldu.
Yapılan teklife ilişkin olarak değerlendirmelerde bulunan Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, “Bu teklif gerçeklerle örtüşen bir teklif değildir” dedi.
Kamu İşveren Heyetinin teklifinin açıklamasının ardından önce Toplu sözleşme masasında devamında ise basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Genel Başkan Önder Kahveci, “Kamu İşveren tarafının teklifinin kabul edilemez olduğunu ifade etti.
KAHVECİ: BU TEKLİF HEDEFLENEN ENFLASYONUN DAHİ ALTINDA BİR TEKLİFTİR
“Şu anda çarşı pazardaki fiyatları hepimiz görüyoruz, yaşıyoruz. Akaryakıta, vergilere yapılan artışları hepimiz biliyoruz. Merkez Bankası geçtiğimiz günlerde bütün enflasyon hedeflerini güncelledi. 2024 yılı için beklentiyi %33’e kadar yükseltti. Biz en azından Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın 2024 tahminleri çerçevesinde bir teklif beklerken kamu tarafının teklifi bu rakamın bile 10 puan altında kalmıştır.
Uzun zamandan beri ifade ettiğimiz üzere biz zaten hedeflenen enflasyona karşıyız. Bu bağlamda getirilen bu teklif hedeflenen enflasyonun bile altında bir tekliftir. Kaldı ki, bizim sadece mali haklara ilişkin değil, sosyal ve ekonomik haklarla kamu çalışanlarının diğer özlük haklarına ilişkin pek çok teklifimiz bulunmaktaydı.
Bunlardan en önemlisi hızla artan ve çözüm bulunması adına bizim taleplerimiz arasında olan kiralara ilişkin bir değerlendirme olmadığını görüyoruz.
Geçtiğimiz yıl memur maaşlarına verilen refah ücreti bizleri bir nebze olsun umutlandırmıştı. Biz bu yıl refah ücretinin kalıcı hale getirileceğini düşünmüştük ancak refah ücretiyle ilgili de bir teklif olmadığını da görüyoruz.
Ayrıca, enflasyon farkının ortaya çıktığı ay itibariyle maaşlara aylık olarak yansıtılması tekliflerimiz arasındaydı. Buna ilişkin bir ilerleme sağlanamadığını da ortadadır.
Vergi dilimlerinin %15'e sabitlemesi, birinci dereceye gelen tüm kamu görevlerine 3600 ek gösterge verilmesi, Yardımcı hizmetli olarak görev yapan arkadaşlarımıza kadro talebimiz de de bir ilerleme sağlanamadığını görüyoruz. Ayrıca, kamu görevlilerine bayram ikramiyesi verilmesi konusundaki talebimiz karşılık bulmamış görülmektedir.
Temmuz ayında memur maaşlarına yansıtılan 8 bin 077 TL’lik artışın taban aylığa yansıtılmamasından dolayı emeklilerimiz büyük bir mağduriyet yaşamışlardı. Bu mağduriyetin giderilmesi için emekli aylıklarının yükseltilmesine ilişkin talebimiz konusunda halen bir adım atılmamıştır.
Dolayısıyla kamu çalışanları ve emeklilerimizin bu tekliflerle yaşantılarını sürdürmeleri mümkün değildir. Yapılan bu teklifin büyük bir revizyona ihtiyacı vardır. Bu nedenle biz Kamu İşveren Heyeti tarafından piyasa gerçekleri ile örtüşen, hayatın gerçekleri ile bağdaşan bir teklifle gelmesini bekliyoruz.
Çarşı ve pazarın durumu, ülkenin ekonomik gerçekleri ve son yıllarda alım gücü en çok düşen kesimin memur ve memur emeklileri olduğu gerçeğinden yola çıkıldığında teklif edilen bu zam oranının kabul edilmesi mümkün değildir.
Türkiye Kamu-Sen olarak taleplerimizin arkasındayız. Bu ekonomik gerçeklere karşın teklif edilen bu zam oranını kabul etmeyeceğimizi şimdiden ilan ediyoruz.
HABERİMİZE ULAŞMAK İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKE TIKLAYINIZ
https://t.co/8YJ2TANHAr
BU TEKLİFİ KABUL ETMEMİZ MÜMKÜN DEĞİLDİR!
7. Dönem Toplu Sözleşme görüşmeleri çerçevesinde Kamu İşveren Heyeti 2024 ve 2025 yılları için teklifini açıkladı.
Yapılan teklife göre,
🔴2024 yılı için yüzde 14+9
🔴2025 yılı için ise yüzde 6+5 oranlarında teklifte bulunmuştur.
Çarşı ve pazarın durumu, ülkenin ekonomik gerçekleri ve son yıllarda alım gücü en çok düşen kesimin memur ve memur emeklileri olduğu gerçeğinden yola çıkıldığında teklif edilen bu zam oranının kabul edilmesi mümkün değildir.
TÜİK'in açıkladığı enflasyon rakamları ve Merkez Bankası'nın önümüzdeki döneme ilişkin beklentileri dikkate alındığında kamu işveren tarafının daha gerçekçi tekliflerle masaya gelmesini bekliyoruz.
Türkiye Kamu-Sen olarak taleplerimizin arkasındayız. Bu ekonomik gerçeklere karşın teklif edilen bu zam oranını kabul etmeyeceğimizi şimdiden ilan ediyor, kamu işveren tarafının bir sonraki toplantıya revize ve kabul edilebilir bir teklifle gelmesi gerektiğinin altını çiziyoruz