Kendi özel havalimanına sahip olan Orhan Ünsal'ın hikayesi:
♦ Kendisine ait uçağı olan bir sürü ünlü tanıyoruz, örneğin Cristiano Ronaldo'nun milyonlarca dolarlık Gulfstream jeti var.
♦ Ya da Elon Musk, Taylor Swift, bunlar parayı basıp uçak satın alabiliyorlar.
♦ Fakat uçak yetmezmiş gibi kendisine ait havalimanı olan birisini daha önce duydunuz mu?
♦ Üstelik bu kişi Teksas'ta ya da Dubai'de falan değil, tam da Türkiye'de, Ankara'nın Polatlı ilçesinde.
♦ Karşınızda Orhan Ünsal, kendisi Polatlı'daki 250 dönümlük arazisine 1200 metre uzunluğunda özel bir uçak pisti inşa etti.
♦ Peki tarlaya asfalt dökünce orası otomatik olarak havalimanı sayılıyor mu, tabii ki hayır.
♦ Böyle bir yerin resmi tanınması için Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'ne iniş şeridi ya da hava parkı statüsünde kaydettirilmesi ve çok sıkı güvenlik denetimlerinden geçmesi gerekiyor.
♦ Peki diyelim ki benim bir uçağım var, geçerken Ankara'ya ineyim, burada bir Ankara simidi yiyeyim, sonrasında tekrar kalkarım diyebiliyor muyum, maalesef hayır.
♦ Burası tarifeli ticari uçuşlara açık bir devlet havalimanı değil.
♦ Öncelikle uçuşların gündüzleri ve görerek uçuş kuralları kapsamında gerçekleşmesi gerekiyor.
♦ En önemlisi bu piste inmek isteyen herhangi bir sivil uçağın pistin sahibinden, yani Ünsal ailesinden izin alması gerekiyor.
♦ Şimdi hepimizin aklına tek bir soru geldi, havalimanı inşası için ne kadar para lazım?
♦ Pistin tesfiyesi, o uçakların hangarlarının yapımı, altyapı çalışmaları bugünün parasıyla 5 milyon TL'yi buldu.
♦ Baktığımızda bu tutar çok çok da para değil, zaten mesele para da değil, mesele tamamen havacılık tutkusu.
Kırşehir Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanımız Sayın Hamza Türker ve Kırşehir Hâkimimiz Sayın Berna Saçan Türker’in kıymetli evlatları Mustafa Kemal Türker’in vefatını derin bir üzüntüyle öğrendim.
Evlat acısı, tarifi en zor imtihanlardan biridir. Bu büyük kaybın acısını yürekten paylaşıyorum.
Merhum evladımıza Yüce Allah’tan rahmet; başta kıymetli meslektaşlarımız olmak üzere ailesine ve yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyorum. Mekânı cennet olsun.
Eskişehir'de yaşayan Öter çiftinin 21 aylık kızları İkra, geçen yıl diş çıkarmasından dolayı götürdükleri hastanede hayatını kaybetti.
"Kızım 21 aylıktı. Diş çıkarma döneminde ateşlendi. Sağlık ocağına götürdüm. Ateşinin 37 derece olduğu söylendi ve eve gönderildik.
Kustuktan sonra hastaneye getirdim. Röntgen çekildi. Burnunun tıkalı olduğunu söylediler. 'Boşuna getirmişsiniz, çocuğunuzun bir şeyi yok' denilince eve döndük."
Korkunç bir şehir oldu Ankara, kafa dinleyebilecegimiz mekanlar artık tıka basa dolu, avmler günün her saati ana baba günü, eskiden toplu taşımalar temiz insanlarla doluydu simdi degisik degisik tipler var, araba yoksa mecbur taksiye biniyoruz dikkatsizce bir yıgılma oldu şehre
Sümeye Özlen isimli doktor, 6 aylık kızını doktora getiren ve çocuğuyla ilgili sorulara eksiksiz cevap verip sevgisini gösteren babanın o anlarını paylaştı.
9 yaşındaki Eylül’ün veda anları can yakıyor…
Belki duymak istemeyeceğiz ama o birkaç cümle, depremin ne olduğunu ve nelere mal olduğunu anlatmaya yetiyor.
Bir çocuğun yarım kalan hayalleri, susan kahkahası, yarım kalan vedası…
Babası @mumtazgovce şimdi acısını içine gömüp @6sifir2 derneğiyle başka çocuklar gülsün diye mücadele ediyor.
Bazı acılar unutulmaz.
Bazı vedalar ömür boyu sürer. #6subat2023
Has Karadenizliler bilir ki Rizeliler çaydan anlamaz zaten. Bir Giresunlu olarak duruma müdahale ediyorum: Suyu kaynatırsın, 15-20 saniye bekler ve çayı suyun üstüne eklersin. Sonra alt demlikle birlikte, kısık ateşte demlenmesini beklersin.
• Türk Kamuoyuna Duyuru
• Çalışmalarımıza gösterdiğiniz ilgi ve övgü dolu mesajlarınız için teşekkür ederim.
• Söz konusu çalışmada elde ettiğimiz bilimsel gelişmeler, temel bilim açısından elbette memnuniyet ve umut vericidir.
• Ancak son günlerde duyduğunuz bu güzel haberde yer alan deneysel başarılarımızın şu aşamada yalnızca fareler üzerinde elde edildiğini özellikle belirtmek isterim.
• Bu bulguların insanlar için güvenli ve etkili bir tedaviye dönüşebilmesi, kapsamlı klinik çalışmalar gerektirmekte olup bunun için en az iki yıl daha zamana ihtiyacımız vardır.
• Anlayışınız ve her zamanki desteğiniz için çok teşekkür ederim.
• Selam ve saygılarımla
"Desteksiz annelik" en ağır mesai.
11 aylık bebeğim var. Sadece geceleri 4-5 kez uyanıyorum hala. Ailem ve eşimin ailesi yaşadığımız şehirde değil. Bir bakıcım da yok.
Ve bunu çıtkırıldım biri olarak değil pandemide full mesai yapmış, nöbetli & ek görevli bir mesai düzeninde yıllarca çalışmış biri olarak söylüyorum. Annelik hepsinden daha zor.
Çocuk artış hızının düşüren sayısız neden arasında ilk sırada desteksiz olmak var bence. Doğum öncesi & sonrası izinler, yarım zamanlı mesai düzeni gibi birçok şey hiçbiri yeterli değil bunu telafi için.
Birçok kadın bedensel değişimi çok kafaya takıyor ama spor bile yapmadan 6 ayda eski kiloma geldim kendi adıma. Ve bu süreçte beden zaten en son düşündüğünüz şey oluyor.
Ama bütün bunlara rağmen keşke daha önce anne olsaydım bile diyorum. Fiziksel, ruhsal, mental zorluğuna bedel eşsiz bir hazzı var. Bedeninizde bir çiçek büyüyor ve o çiçekle kocaman bir ağaç oluyorsunuz beraber... Başka sebepler için değil ama zorluğu yüzünden erteleyen/istemeyen herkese diyeceğim ilk şey bu. (Annelik üzerine uzun bir yazı/video vaktim gelmiş sanırım)