✅Deniz Eyvazoğlu Behar ile Ulusal Özel bu akşam 20.30'da Ulusal Kanal'da!
🟩KONUKLAR:
- Tevfik Kadan (@tevfikkadan)
- Nuray Başaran (@nuraybasarantv)
- Özge Demir (@ozgedemir_tr)
CANLI YAYIN
🟢https://t.co/FRCAtPnWlI
✅Tevfik Kadan (@tevfikkadan): "Yunanistan bu hamleden sonra ABD ve Avrupa'dan Türkiye'yi Akdeniz'de baskı altına almalarını isteyecek!'
🟢https://t.co/2XQRVjFMNZ
Aydınlık, Eski Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadesine ulaştı.
👉 Siyaset, rant, rüşvet üçgeninde kimlerin ismini verdi?
👉 Adaylık borsası, çanta diplomasisi...
👉 Liyakat değil tarife siyaseti...
Hepsi ve daha fazlası yarın Aydınlık'ta.
📌Üç yıl sonra yeniden Donbass’tayız.
🔴Fakat bu sefer Donetsk daha canlı, Mariupol ise neredeyse küllerinden doğmuş.
🔴Savaş cephesinin şehirden uzaklaşmasıyla birlikte Donetsk’te sokaklarda daha fazla insan var.
🔴Gece ise kamikaze İHA sesleri…
📝Haber: Özgür Altınbaş & Orçun Göktürk
@AltinbasOzgur & @orcungokturk
https://t.co/UYPKeVvsVz
Aydınlık'ın Youtube kanalında "Büyük Resim" ismiyle yeni bir programa başlıyoruz. Her cuma 18.00'de yayınlanacak olan Büyük Resim'de Türkiye, bölge ve dünya gündeminde öne çıkan konuları özel konuklarla bire bir değerlendireceğiz.
İlk yayını da bugün yaptık. Türk Silahlı Kuvvetlerinde üst düzey görevler yapmış, NATO Ana Karargahında ileri yönetim vazifelerinde bulunmuş, Balyoz kumpas davasında da hedef alınan isimlerden Emekli Tümamirali Deniz Kutluk @adenkut ile ABD-İsrail & İran savaşında son durumu konuştuk.
Savaşta gelinen aşamayı ve gelinen manzarayı en gerçekçi şekilde görebilecek bir sohbet oldu.
Tamamını izlemenizi öneririm.
Tabi bu arada Aydınlık Youtube kanalına da abone olmanızı dileriz.
Vira bismillah!
İzlemek için: https://t.co/3uDLAT6Wlk
🔴ABD’de sürpriz görevden alma: ABD’deki görevden almalar İran stratejisi hakkında ne anlatıyor?
🎙️Aydınlık Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Tevfik Kadan |
@tevfikkadan
🔗https://t.co/hWOrs8VlZM
Bugünkü durumda “Trump Koridoru” (TRIPP), ABD’nin bölgeye müdahale olanaklarını içermesi nedeniyle ciddî bir tehdit oluşturuyor. ABD askeri üslerinin Türkiye sınırının hemen yakınına konuşlandırılması, bir kışkırtma olması yanında, İran'a karşı ikinci bir cephe açılması ve bir kara harekâtı tertiplenmesi tehlikesini de içermektedir. Bu nedenle komşumuz Ermenistan’ı bölge güvenliği bünyesine kazanmak sorumluluğunu paylaşıyoruz.
Paşinyan, son zamanlarda Güney Kafkasya ülkeleriyle dostluğa yönelmekle birlikte, ABD etkisinden bütünüyle kurtulmuş değil. “Trump Yolu” Projesine ilişkin tutumu son örnek. Ermenistan’ı bölge güvenliği bünyesine kazanmak, Türk hükümetinin önündeki iştir.
#PaşinyanTürkiyeninDostu
🔴Zirvenin “görünmez” konuğu: TRÇİ ittifakı neden masada yoktu?
🎙️Aydınlık Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Tevfik Kadan | @tevfikkadan
🔗https://t.co/EshWk758WX
🔴Antalya Diplomasi Forumu'nda son gün: Lavrov’un “enerji kontratı” göndermesi ne anlama geliyor?
🎙️Aydınlık Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Tevfik Kadan @tevfikkadan
🔗https://t.co/qg8NK2tQhV
Türkiyemizin ABD ve İsrail tehdidiyle karşı karşıya olduğu bir süreçte vatan toprağına ayak basan bütün öncüler elbette görüşecek, ülkemizin bağımsızlığı, toprak bütünlüğü ve üretim ekonomisi için görüş alışverişi yapacaktır.
Fitnecilere ve fesatçılara düşen görev ise, ABD hesabına kışkırtmalarda bulunmaktır. Herkes bulunduğu mevziden görevini yapıyor ve yapacak. Ancak fitne ve fesatçıların bu süreçten alınları ak ve başarıyla çıkma şansları bulunmuyor.
Antalya Diplomasi Forumu'nun ilk günü oldukça önemli mesajlar verildi. Takip edebildiğim panellerden kısa bir seçki:
👉 Cumhurbaşkannı Recep Tayyip Erdoğan: Hürmüz'ün bir yakası İran ise diğer yakası Umman'dır. Körfez ülkelerinin açık denizlere erişim hakkı kısıtlanmamalıdır. Esas olan, yerleşik kurallar temelinde seyrüsefer serbestisinin temini ve Hürmüz'ün ticari gemilere açık tutulmasıdır.
👉 ABD Büyükelçisi Tom Barrack: Hizbullah'ı öldürerek bitiremezsiniz. İsrail ülkeye saldırırken Lübnan'daki Sünniler, Şii kuzenlerine saldırmazlar. Hizbullah'ı yok etmek üzerine olmayan bir çözüm bulunmalı.
👉 Suriye Cumhurbaşkanı Ahmet Şara: Bütün olumsuz geçmişe rağmen İran'a karşı yapılan savaşta taraf değiliz. İran'a bir zarar gelmesinin bize de etkisi olacaktır. İran'ın istikrarsızlığı Suriye'nin istikrarsızlığıdır.
👉 Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha: Rusya dün büyük bir saldırı gerçekleştirdi. 700 drone ve 40 füze kullandı. Son istihbarat bilgilerimize göre her ay bu ölçekte 7 saldırı planlıyorlar. İran Savaşı bizi oldukça etkiledi.
👉 Yemen Başbakanı Şai Muhsin ez-Zindani: Seçim istiyorsanız, biz hazırız. İktidarı paylaşmak istiyorsanız, biz hazırız. Ama hiçbir milis grubunun silah taşımasını istemiyoruz. Siyasi çözümün hiçbir yolu kalmazsa, askeri seçeneğe yöneleceğiz.
ABD-İran Savaşı'nın sonunda Hürmüz Boğazı'ndan geçerek Basra Körfezi'ne giren, kıyıdaş olmayan ülkelere ait savaş gemilerine, tonaj ve süre kısıtlaması getirilmeli.
Basra'nın askerileşmesi önlenmeli, güvenlik kıyıdaş ülkeler tarafından sağlanmalı.
Bahreyn'deki 5. Filo Üssü kapatılmalı.
Olur mu öyle iş demeyin; Karadeniz'de öyle yapıyoruz.
A’râf Suresi 17. Ayet’te geçiyor: "Şeytan sağdan yaklaşır!" deniliyor.
Şeytan’ın suret-i haktan görünerek, nefsi kibir ya da riyaya düşürme çabası olarak yorumlanıyor.
Teşbihte hata olmaz; günümüzün Amerikancılığı da benzer yöntemlerle yapılıyor:
♦ Türkiye NATO’da merkez olacak, komutayı ele alacak…
♦ Boşluğu Türkiye dolduracak, NATO’ya silah satacak…
♦ Türkiye NATO’dan çıkarsa İsrail ve Güney Kıbrıs girecek…
Tüm bu tespit ve teşhislerin ortak noktası; ülkemizi NATO’da kalmaya yönlendiriyor.
Türkiye’nin NATO’dan çıkarsa ortada kalacağı, her türlü saldırıya açık hale geleceği ileri sürülüyor.
İyi ama Türkiye’ye tehdidin kimden geldiğini hiçbir yetkili, hiçbir rapor açıklamıyor. Bir tane kayıt dışı bilgilendirmede dahi “Rusya Türkiye’ye saldıracak, hazırlıkları bu yönde, Boğazları işgal edecekler, Kars’ı, Ardahan’ı alacaklar” vs. denilmiyor.
Dün Hande Fırat “Komutayı alan, tehdidi tanımlar.” diye yazmış. Fıkra gibi değil mi? Çünkü komuta iki yıllığına alınıyor. Peki NATO, her iki yılda bir komutayı devralan ülkenin tehdit algısına göre mi şekilleniyor? Diyelim ki öyle... Bu süreçte;
♦ İsrail’in Filistin’deki soykırımına karşı NATO’yu harekete geçirebilir miyiz?
♦ ABD’nin komşumuz İran’a saldırılarını NATO’yla durdurabilir miyiz?
♦ Doğu Akdeniz’deki deniz alanlarımızı NATO’ya kabul ettirebilir miyiz?
♦ Kıbrıs’ta iki devletli çözümü NATO’nun gündemine sokabilir miyiz?
♦ Ege’de gayriaskeri statüdeki adaların silahlandırılmasını durdurabilir miyiz?
♦ Noble Dina ve Nemesis tatbikatlarını sonlandırabilir miyiz mesela…
Türkiye NATO’dan çıkarsa ne Rusya ülkemize saldırır ne de İsrail ve Güney Kıbrıs NATO’ya girer! NATO resmen dağılır. Türkiye hızla Avrasya’daki yerini alır, müttefikleriyle yeni dünyanın öncülüğünü paylaşır. İmkân ve kabiliyetlerini Avrasya İttifakı içinde çok daha etkili şekilde kullanır.
Tabi şu hakkı da teslim edelim: İçinde tek başına Türkiye’nin kaldığı bir NATO’da, elbette söz hakkımız artacaktır. Ama neye yarar bilinmez…