Tevhid ehline her fırsatta saldırmalarının sebebi tam da bu: Sabit bir dinleri veya ahlakları yok; tek motivasyonları sistem korkusu ve maaş/rütbe kaygısı...
İnsanlar her krizde bunların 'ilim' ve 'medeniyet' maskesi altındaki korkaklığını, laik sisteme göre şekil alan ikiyüzlü duruşunu görüyor. Bu yüzden samimi ve arı duru olan tevhid ehline yöneliyorlar. Onlar ise 'Nerede yanlış yaptık?' diyeceğine, çamur atarak tevhid ehline sarıyor.
Ramazan ayının en kıymetli zamanları olan son günlerinde, Bursa temsilciliğimizde sahur hazırlıkları, teravih namazı, Kur’an tilaveti ve itikafla geçen bereketli bir atmosfer…
Türkiye’nin dört bir yanındaki Tevhid Dergisi temsilciliklerinde Ramazan; ibadetle, kardeşlikle ve tevhidin gölgesinde yaşanmaya devam ediyor.
Gece kıyamları, sahur ve iftar sofraları, i’tikaf, kunut ve ilim halkalarıyla Ramazan’ın ruhunu hep birlikte yaşıyoruz.
Sahada İslami çalışmalar yapan, aklı başında hiçbir ilim ehli, cemaat veya davetçi; Kur’an ve Sünnet’e uygun olan yahut İslam’a aykırı olmayan faaliyetlerinden dolayı başka bir hoca ya da cemaati diline dolamaz. Bu tavır; ahlaka, hüsn-i edebe ve ilmî olgunluğa aykırıdır.
Şayet söz ve söylemde İslam ahlakına aykırı bir husus varsa elbette bu dile getirilebilir. Ancak iddia edilen zarar ve mefsedet şer‘î ve açık delillere dayalı değil de içtihadî bir değerlendirme ise, bu durum nasihat yoluyla; şefkat, rahmet, nezaket ve kardeşlik dili ve kalemi kullanılarak ifade edilmelidir.
Buna karşılık çelişkili, ilmî tutarlılıktan ve akl-ı selimden uzak, mahza iftira niteliğindeki ifadelerle; kalplerin derinliklerinde bulunan iç hesaplar ve itikadî mücadeleler üzerinden bir cedel ve savaş dili üretmek asla şer-i ve ahlaki değildir.
Bu nasihatte , iman, adalet ve insaf ilkeleriyle temellendirilmiş; usûl ve ahlak bütünlüğünü gözeten, şahsi saiklerden uzak, insaflı ve mutedil bir nasihat ve ikaz üslubu gördüm.
Yüce Allah bu nasihati hayırlara anahtar, ifsat ve şerre karşı bir kilit eylesin.
Bütün dünyanın 'bir sabah gelecek kardan aydınlık' ezgisini mırıldandığı bir sabaha uyanmak duasıyla...
Yani İsrail'in yerle bir olduğu bir sabaha uyanmak...
Allah (cc) İran'ın her atışını isabet ettirsin. İslam coğrafyasından bu gasıp, vahşi ve insanlık düşmanı yaratıkları (ABD, İsrail ve uşakları) kovalım; şayet varsa —ki İran'la var— kendi aramızdaki itikadi ve ahlaki hesabı sonra görürüz.
Çocuklar hem ter döküyor hem de yeni kelimeler öğreniyor! 📚 Kelime Dünyası 17. bölümde Zübeyr, Abdulkadir ve Mustafa’nın tatlı rekabeti yürekleri ısıtacak. Kardeşlik içinde geçen bu yarışı mutlaka izleyin. ✨
Eğer gençlere sahih bir akide, o akideden neşet eden bir ahlak ve siyasi bilinç kazandırılmazsa sonuç maalesef böyle oluyor. Tağutlar, bu doğrultuda emek veren alimleri, cemaatleri ve davetçileri tasfiye ediyor. Beldeler işgal edildiğinde ise sokakların, ekranların ve fesat yuvasına dönmüş okulların şekillendirdiği bu nesillerle karşı karşıya kalıyoruz.
Meşhur Arap vecizesinde ifade edildiği gibi:
"لا تقتلوا اسود بلادكم فتاكلكم كلاب اعدائكم"
"Kendi yurdunuzun aslanlarını katletmeyin ki; düşmanlarınızın köpeklerine yem olmayasınız."
Daha önce benzer manzaraları Irak’ta gördük. ABD işgaline sevinen zavallılar, daha sonra yıkılsın diye ABD askerini alkışladıkları o rejimi mumla arar oldular. Bölgedeki zalim diktatörlere, müstekbir rejimlere elbette razı olmayalım; ancak o zalimleri ve zulmü var eden daha büyük zalimleri "kurtarıcı" görme gafletine de düşmeyelim.