"Haramla Hayır Olmaz, Sessizlikle Salih Olunmaz: Bir Hatadan Çıkarılacak Büyük Dersler"
(Yeni Tercüme)
لا خير بحرام، ولا صلاح بصمت: دروس عظيمة مستفادة من خطأ واحد
No Good from the Forbidden, No Righteousness in Silence: Powerful Lessons from a Single Mistake.
Geçen bir gazeteci bana yazdı. Uyduruk bir sebepten bana 'münafık' diyerek şikâyet edeceğini söyledi. Sanırım yeni ata sporları yersiz jurnalcilik.
Yiğit olun biraz, mert olun! Sırtınızı Allah'tan başkasına dayayıp racon kesiyorsunuz ama unutmayın; günler sayılıdır.
Akşam üstü komşumla kavga ettik, Allah affetsin. Bizim toplum islami açıdan çürümüş, Hem üzüldüm hem şaşırdım.
Binayla ilgilenen kimse yok ben ve bir kişi var. Ortak alandan zarar görüyorum kimse bir şeye elini atmıyor. +++
Muzaffer el-Kırmîsînî (Allah rahmet etsin)'ye soruldu: Kulun kendisine verildiği şeylerin en hayırlısı nedir? Dedi ki: Kalbin, kendisini ilgilendirmeyen şeylerden boş kalması (uzak olması), ta ki kendisini ilgilendiren şeye yönelip vakit ayırabilmesi için.
[Hilyetü'l-Evliyâ].
Muâfâ b. İmran'dan:
Bir adam Muhammed b. En-Nadr'a (Allah ona rahmet etsin) şöyle dedi:
Allah'a nerede ibadet edeyim? O da şöyle dedi: Gizli halini düzelt ve dilediğin yerde O'na ibadet et.
[Hilye].
Müminin Gücü Kalbindedir...
Ubeydullah bin Şumeyt -Allah ona rahmet etsin- (şöyle) dedi: Babamın (şöyle) dediğini işittim:
Şüphesiz Allah Azze ve Celle, müminin gücünü kalbinde kıldı (yarattı), onu organlarında kılmadı. Görmez misiniz ki yaşlı kimse zayıf olur da şiddetli sıcak günlerde oruç tutar ve geceyi (ibadetle) ayakta geçirir; genç ise bundan aciz kalır.
[(Hilyetü'l-Evliyâ Tehzîbi 1/480)]
İbn Sîrin ( رحمه الله ) şöyle dedi:
"Allah Azze ve Celle bir kulu hakkında bir hayır dilediği zaman, onun kalbine ona emreden ve sakındıran bir vaiz kılar."
[Sifetu's-Safve, 3/ 172]
Öncelikler Kitabı – Kitâbü’l-Evleviyyât
Hakan Karaaslan’ın kaleme aldığı Öncelikler Kitabı, dinî hayatımızda öncelik verilmesi gereken meseleleri ele alan, dili sade ve anlaşılır bir çalışma.
Kitabın dikkat çeken yönlerinden biri, müellifin kendi değerlendirmelerini merkeze almak yerine; âyet, hadis ve âlimlerin sözlerinden hareketle hangi meselelerin önce gelmesi gerektiğini ortaya koymaya çalışması. Kur’an’da öncelikler, sünnette öncelik, ilimde öncelik, ilimde tedricilik, amelde öncelik, davette ve ümmette öncelik gibi başlıklar altında meseleleri ele alıyor.
Özellikle bu alana yeni başlayanların rahatlıkla okuyabileceği bir üsluba sahip. Ağır ilmî tartışmalara girmeden, okuyucuyu “Neyi, neyin önüne koymalıyım?” sorusu üzerinde düşünmeye sevk eden bir çalışma olmuş.
İlim yolculuğunun başlangıç seviyesinde olanlar için istifade edilebilecek, üzerinde düşünülmesi gereken bazı temel meseleleri bir araya getiren güzel bir eser.
Bu güzel eseri hediye eden Hakan Karaaslan (@Ihknkrsln) hocamıza teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum. Cenâb-ı Allah kitabını istifadeli ve bereketli kılsın.
Kıyamam, iki ülkenin ilişkilerini de düşünürmüş!
Arkadaş, sen ilim adamı değil misin? Bu nasıl bir korkak ve diplomatik dildir? Allah size önce hakkı ve hakikati bildirsin, sonra da onu haykıracak şecaat versin!
Bir Müslümanın başörtüsü yasağına karşı durması ve bu zulme buğzetmesi için illa 28 Şubat travmasını bizzat yaşamış olması mı gerekiyor? Kaldı ki o 28 Şubat süreci sizi sindirmiş, duruşunuzu alıp götürmüştür; bugün mazlumun yanında hakikati savunmak yerine haksızlığa kılıf arayan bir teslimiyete mahkum etmiştir!
Daha önce de buna benzer ifadeler kullandın ve "sistem zulmeder" ayağına konuştun. Arkadaş, Allah'tan daha fazla korkun, utanın! Eğer hakkı ve adaleti savunmayı beceremiyorsanız, bari susun!
Soru !?
Ebû el-Buhturî'den, o da Selman'dan (Allah Teâlâ ondan razı olsun) (şöyle) dedi:
Kalbin misali ile cesedin misali, kör ile felçlinin misali gibidir. (Felçli) dedi ki: "Şüphesiz ben bir meyve görüyorum ve ona doğru ayağa kalkmaya güç yetiremiyorum; o halde beni taşı!" Derken (kör olan) onu taşıdı, o (felçli) yedi ve (köre) yedirdi.
[el-Hilye].
Burada kalp ve bedenin hangisi kör hangisi felçe benzetilmiştir?
TABLO YAP DUSTUR DİYE EVE AS...
Alimlerden biri şöyle demiştir:
Bir menfaat umuduyla sakın bir yaratılmışa yalvarma!
Zira bu, senin dinindeki bir zaafiyettir (gevşekliktir).
Sen Allah'tan, O'nun hazinelerinden bir rızık talep et;
çünkü onun rızıklandırması, ancak "Kâf" ile "Nûn" arasındadır (O'nun "Kun / Ol" demesinden ibarettir).
Selef birbirlerine şu sözlerle teselli verirlerdi: "Bunlar yalnızca sayılı (birkaç) gündür, buluşma yeri ise cennettir."
Alimin biri derdi ki: "Eğer sen Rabbini apaçık göreceğini bilirsen, Allah’a yemin olsun ki dünya senin katında hiçbir şey ifade etmez .
Muhammed b. Vâsi' (Allah ona rahmet etsin) şöyle demiştir: "Kul kalbiyle Allah'a yöneldiği vakit, Allah da müminlerin kalplerini ona yöneltir."
[el-Hilye]