‘Butlan’ ekibinin afiş hamlesi, CHP Gençlik Kolları’na takıldı!
Butlan kararıyla CHP’ye atanan Kılıçdaroğlu yönetimi, CHP İstanbul İl Başkanlığı binasında asılı olan büyük Ekrem İmamoğlu posterini indirip Kılıçdaroğlu’nun afişini astı.
CHP Gençlik Kolları üyeleri gece saatlerinde binaya giderek İmamoğlu'nun afişini tekrar binaya astı.
https://t.co/XjC7xJ23U8
CHP’nin seçilmiş İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’ten il binasını işgal eden butlan yönetimine:
“Bakın size sesleniyorum; bir gram yüreğiniz olsa, bir gram cesaretiniz olsa, polislerin arkasına saklanmazsınız. Delikanlıysanız buraya gelin!”
Tahliye kararı verilirse, üç harfli marketlerin önünden geçmeyeceğime söz veriyorum. Ancak, ‘SIĞINMACILARIN BU ÜLKEYE VERDİĞİ ZARARA SESSİZ KALIRIM, TERÖRİSTBAŞINI AFFETSİNLER, BEN SESİMİ ÇIKARMAM.’ diyemem.
İsmail Saymaz, ABD’nin İran saldırısına sessiz kalan AKİT Gazetesi’ni canlı yayında hedef aldı:
• AKİT, hepimizi kafir ilan ediyor. Bize Azrail kesilen AKİT, iki satır etmiyor ABD için.
• Bakın İran vurulduktan sonraki gün AKİT’in 1. sayfasında İran ile alakalı tek kelime yok.
• Nerede ABD’nin İran’ın saldırısı?
• Ve bir de bu gazete hepimizin inancını sorguluyor.
• Kâğıttan mücahit, kağıttan Müslüman bunlar.
Türkiye'ye belgesi ile duyurduğum, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin valiliklere gönderdiği yazıda 15 Temmuz'un "kurucu dönüm noktası" ilan edilmesini, Tom Barrack'ın Türkiye ve bölgeye sistem tayinlerinden ayrı düşünmeyin.
Bu ifade yeni rejimin inşasını gözler önüne seriyor.
Bak Kemal Kılıçdaroğlu,
Seni ne tarih, ne de millet affetmeyecek!
Hiç iyi anılmayacaksın! Bırak siyasetçiyi, Türkiye’nin en nefret edilen insanı olarak tarihe geçeceksin! Haklarımızı sana asla helal etmeyeceğiz ve iki elimiz yakan da olacak!
Bu arada CHP Genel Başkanı Özgür Özel’dir!
Ben tanığım
Tamamen organik bir slogan…
O kadar yalancılar ki her yanlışlarından başkalarına iftira atarak kurtulmaya çalışıyorlar. Genel merkeze polis zoruyla girildiği 24 Mayıs günü Bafradaydım. Olay başlayınca CHP Bafra İlçe binasına gittim. Parti çok kalabalıktı ve herkes Halk TV’ye kilitlenmiş canlı yayını izliyordu. Partililer kendiliğinden “Ne kadar hain bir adammış bu Kılıçdaroğlu, biz 13 yıl bunun peşinden nasıl gittik” diye söylenmeye başladı. Ardından da “şerefsiz, hain işbirlikçi” gibi sözler yükselmeye başladı. Aynı gün 18.30 gibi Samsun’a gittik. CHP İl Binası önünde toplanmış binlerce partiliyle birlikte Cumhuriyet Meydanındaki Atatürk Anıtına yüründü. Yarım saatlik yürüyüş boyunca partililer yine kendiliğinden “hain kemal”, “işbirlikçi kemal” sloganları atmaya başladı. Bazı İlçe başkanları, “hain” demeyin diye vatandaşları susturmaya çalıştı. Ama insanlar “Haine hain denir, rahatsız oluyorsanız siz söylemeyin” diye tepki gösterdi. Ve yürüyüş boyunca Kılıçdaroğlu’na nefret ifade eden bu sloganlar sürüp gitti. Şimdi bunu neresinde trol var, neresinde İmamoğlu ve Özgür Özel organizasyonu var. Partilerin tepkisini ifade eden tamamen organik bir tepki.
Son dönemde yakından takip ettiğim yasa dışı bahis soruşturmalarında dikkat çeken tahliye kararları veriliyor.
Payfix soruşturması kapsamında tutuklanan Erkan Kork tahliye edildi. Erkan Kork, aynı zamanda Flash TV ve BankPozitif gibi şirketlerin sahibi.
Yine bu hafta yasa dışı bahis soruşturması kapsamında yürütülen Papara dosyasında tutuklu bulunan Ahmet Faruk Karslı hakkında da tahliye kararı verildi.
Daha önce de GAİN soruşturması kapsamında tutuklanan Berkin Kaya ile Selahattin Aydın tahliye edilmişti.
Seçilmiş CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, binada saklanan butlancı kişilere tepki gösterdi:
“Sizin bir gram yüreğiniz olsa polislerin arkasına saklanmazsınız, delikanlıysanız buraya gelin.”
Barış Terkoğlu "TSK’dan ihraç edilen teğmenlerden İzzet Talip Akarsu: 'Ben artık bir yüksek lisans öğrencisiyim. Teğmen olmasam da bu akademik toplantıyı izlemek istiyorum' deyip NATO Genel Merkezi'ne akreditasyon başvurusu yapıyor.
Ankara'da NATO toplantısına katılıyor. Çok enteresan bir şey oluyor. Toplantı sırasında Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye ilişkin. üyelik delegasyonunda bulunan isim ve Türkiye'nin Avrupa Birliği üyesi olup olamayacağı, Türkiye'nin Avrupa yoluna gidip gidilemeyeceği sorusu soruluyor.
AB delegasyonundaki üye diyor ki: 'Hayır. Türkiye, insan hakları ihlalleri, demokratik kriterler nedeniyle Avrupa Birliği'nden tamamen ayrı bir çizgide.'
Ve orada salonda kim el kaldırıyor? İzzet Talip Akarsu: 'Sayın diplomat, madem diplomasinizi insan haklarına, demokrasiye dayandırıyorsunuz; İsrail Gazze'de bu katliamları yaparken, İsrail ile kurduğunuz ilişkide aynı kriterleri uyguluyor musunuz?'
Siz bir teğmenin üzerinden üniformasını sökersiniz. Ama o gider, üzerinde takım elbise olduğu halde, kimseyi karalamadan, yalan da söylemeden, sorulması gereken bir soruyu sorar."