“Evlada küsülmez, evlatla dertleşilmez. Evlat çevreye kötülenmez. Evlat, sizin dert ortağınız değildir. Anne babaya, baba anneye kötülenmez.
Evlada travmalar ve ağır geçmiş yükler
anlatılmaz. Çünkü çocuk kendi hayatını kurmak için vardır, ebeveynlerinin yükünü taşımak için değil.”
Bunu psikolojiye giriş dersinde bi hocamız yaptırmıştı. Elimizi kalbimize koyup hayatımızdaki kişilerin yakınlığına göre mesafe koydurmuştu. Sonra olması gerekeni açıklamıştı. En yakınım dediklerimin en uzağım olması gerektiğini o zaman farketmiştim. Akıllı değiliz ki safsafık
“Biz seninle düzeltilmeyecek hiçbir şey yaşamadık, sadece sen düzeltmek istemedin. Ben seninle her şeye varken sen yoktun, bizim hikayemizin sonunu senin çabalamaman getirdi.”