Obezite, kilo sorunları vb. durumların birçoğu kişinin ağız tadı ile ilgili. Ağız tadını değiştirmek çoğu şeyi değiştirir. Sigara tiryakiliğinde bile ağız tadının etkili olduğu bir gerçek.
Bugun Ozempic ve benzerleriyle ilgili ilginc bir haber okudum.
Zayiflama igneleri Ingiltere'de market harcamalarini yilda 780 milyon sterlin dusurmus. Cikolata ve cips sektoru bu isin en buyuk kaybedenleri olmuslar. Kullanicilarin %75'i cikolatayi, %72'si cipsi kesmis.
@ww3mediaa “Çok mutlu olmak” diye bir şey bu dünyada yok. Kadınlar bu izahı olmayan istek üzerine kendi hayatlarını ve kocalarının hayatlarını zehir ediyorlar. Evlilikleri, aileyi “çok mutlu olma isteği” bitirip tüketiyor.
Fadime kim? Neden Fadime triplerini çekiyoruz? Saçma sapan bir karaktere neden bu kadar anlam yükleniyor? Oruç ve İso karakterleri normal bir insanın çok üzerinde "iyi insan" özelliklerine sahiplerken, onlara bile ceza verme kafası sağlıklı bir yol değil. #tasacakbudeni̇z#isfad
@melikeueueu@CagriKent@duyguddlgr Boşanmış kadınla bekar erkeğin evlenmesi zor olan, boşanmış kadınla boşanmış erkeğin evlenmesi oldukça doğal ve kolay oluyor. 40 yaşında boşanmış kadın doğal olarak 40-60 arası ile evlenecek. 25 yaşında boşanmış bir kadın için 40-60 arası aday saçmalığı çok eskilerde kaldı.
Twitin altına bakıldığında konu, araplaşma olarak anlaşılmış. Aslında yeni normali anlatan en yakın örnekler; Rusya ve Azerbaycan. Twite verilen cevaplardan, alıntılardan da anlaşılacağı üzere muhalif kanadın yemesi gereken daha çok fırın ekmek var.
Sanırım bugün Saray/Cumhur çevrelerinin en azından bir kısmında belirginleşen hava şu:
Bir rejim değişimi yaşanıyor. Bu, onların gözünde jeopolitik bir zorunluluk. Ortaya çıkmakta olan yapı Erdoğan’ın etrafında örülüyor; fakat mesele yalnızca Erdoğan’ın kişisel iktidarı değil. Onun ötesine uzanan, daha kalıcı, daha kapsamlı bir siyasal düzen ve güvenlik mimarisi tasarlanıyor.
Bu tasarımda demokrasi bütünüyle ortadan kalkmıyor; ancak giderek daha fazla tiyatral bir niteliğe bürünüyor. Seçimler, partiler ve muhalefet varlığını sürdürüyor; fakat bunların işlevi iktidarın gerçekten el değiştirmesini sağlamak değil, rejimin meşruiyetini ve sürekliliğini üretmek haline geliyor. En azından geçiş dönemi için öngörülen model bu.
Devlet siyasetin, “devlet aklı” siyasetçinin önüne geçiriliyor. Siyasal aktörler kendilerine uygun görülen yerlere yerleştiriliyor.
Erdoğan’ın liderliğini yaptığı, Saray’ın merkeze oturduğu, AKP’nin becerebildiği ölçüde siyasal meşruiyet sağladığı bu kompozisyonda MHP ve Bahçeli, yeni mimarinin fikrî kurucuları olarak görülüyor. Öcalan’a ve Kürt siyasetine ayrı bir rol biçiliyor; “bin yıllık kardeşlik”, “önderlik” ve yeni bir mutabakat dili etrafında konumlandırılıyorlar.
CHP içindeki Kılıçdaroğlu ve Butlan girişimine de bir işlev yükleniyor. Kurucu CHP tasfiye edilmiyor; aksine rejimin butik ortaklarından birine dönüştürülmek isteniyor. Bir tür müze, anıt ya da tarihî referans noktası gibi. Kılıçdaroğlu’na da kaybettiği itibarın bu yeni tasarım içinde iade edileceği ima ediliyor.
Herkes için bir yer var; yeter ki oyunun kurallarını kabul etsin ve kendisine verilen rolü oynasın.
Fakat bu tasarımın ciddi çelişkileri ve kırılganlıkları var. Rejim içindeki herkes aynı pozisyonda değil. İktidar alanının kendi içinde farklı beklentiler, fanteziler ve tahayyüller mevcut.
Ama en önemlisi, siyasal aktörlüğünü ve iradesini terk etmesi beklenen toplumun büyük çoğunluğunun buna gönüllü olmaması. Ekonomik çöküntünün yükünü taşıyan geniş toplumsal kesimler değişim istiyor. Geleceksizlik duygusuyla kuşatılmış genç kuşakların önemli bir bölümü ise bu siyasal düzene karşı derin bir hoşnutsuzluk duyuyor.
Bu nedenle asıl mesele, halkın siyasal iradesinin nasıl yönetileceği, denetleneceği ve gerektiğinde nasıl etkisizleştirileceği.
Bu çevrelerde hâkim görünen düşünce şu sanki: Seçimlere kadar olağanüstü yöntemlere ihtiyaç duyulacak. Yargı müdahaleleri, siyasi operasyonlar ve yoğunlaşmış istisna hâlleri bu dönemin araçları olacak. Çünkü bu bir inşa süreci. Acılar yaşanacak, bedeller ödenecek, tatsızlıklar olacak; fakat bunlar daha büyük bir dönüşümün kaçınılmaz maliyetleri olarak sunulacak.
Amaç, seçimlerde bir “kaza” ihtimalini ortadan kaldırmak.
Bu perspektiften bakıldığında bugünkü sert müdahaleler kalıcı değil; yeni düzenin kuruluş sürecinin zorunlu araçları olarak görülüyor. Tasarım, seçimlerden sonra siyasetin yeni bir normale kavuşacağı, toplumun zamanla bu yeni durumu kanıksayacağı ve bugünün çalkantılarının unutulacağı varsayımına dayanıyor.
Ama asıl mesele burada başlıyor: Halkın iradesini askıya alarak kurulan bir düzen, zorla istikrar kurabilir mi? Yoksa “geçici” diye sunulan olağanüstü yöntemler, yeni rejimin kaçınılmaz olarak ve kalıcı (hatta artarak devam eden) işleyiş biçimine mi dönüşür? Ya da çok daha kötü ihtimallere mi gebe bu yorgun ülke.
Özgür Özel’in demokrasi ve güvenlik ilişkisinin altını çizdiği Newsweek’teki yazısındaki ifade bence önemli bir uyarı niteliğinde. Öyle bitirelim:
“Demokrasi, vatandaşların iktidarı barışçıl yollarla değiştirebileceği güvenilir kanalları korumak demektir. Bu kanallar ortadan kalktığında, siyasal hoşnutsuzluk da ortadan kalkmaz. Yüzeyin altında birikir ve sonunda infilak eder.”
Tüm ömrünü adamışsa, ömür boyu nafaka alamamayı düşünmesine gerek kalmaz.
Bundan sonra, ayaklar üstünde gerçekten durmak ne demekmiş görür, erkekleri biraz daha olsa anlarsınız.
Tüm ömrünü eşine çocuğuna adamış, eğitimi mesleği olmayan, babaevi kapısı çoktan kapanmış kadınların Allah yardımcısı olsun, devlet olmayacak belli ki..
@GelirPusulasi Kampanyalar ile uygulama fiyatları, yerinden yemeye göre daha ucuza geliyor. Bizim ülkemizde herkese bir terbiyeci gerekiyor yoksa tepenize binerler.
@bpthaber O kadar geriye gitmeye gerek bile yok. Forrest Gump’ta(1994) Apple hisselerinin çok kazandırdığına yönelik baskın bir reklam yapıldı. O dönem %10’un değeri, tahmini 300-400 milyon arasıdır. Peki kaç kişi değerlendi? İnsanlar fırsatları her zaman kaçırabilir.
@mytheriax@batuhanlog Orta ve orta altı seviyelerinde ilgili WhatsApp grupları, orta ve üstü seviyeler için birebir ilişkiler ve referans silsilesi etkili. İçlerine girmek, içindeki bir kişiye dokunmak ile başlar.
Yeni nesil networkün öneminin farkında değil. Network ölmez şekil değiştirir.
Muhteşem Yüzyıl’ı döneminde tam izlememiştim. Şimdi bölümlerine göz gezdiriyorum. İlk dikkatimi çeken şey kadrosunun şampiyonlar ligi gibi olması oldu. İnanılmaz kaliteli bir kadro kurulmuş. Şimdi böyle bir kadro kurulamaz.
@unfallenangell Koçarilerin kaba, saba, yapmacık hareketlerindense furtuna’nın en kötüsü Şerif bile daha adam görünüyor gözüme.
Oruç ve İso’yu saçma sapan senaryoda kurban edecekler. İso’yu Fadime’nin bitmez tükenmez tribinden de kurtarın.
@yankigundem Boşanın da adam kendi yoluna baksın. Seninle yol gidilmeyeceği ortada. Senden ne eş olur ne anne ne de yoldaş.
Boşan sen de kurtul adam da kurtulsun.