Bu hafta:
-Suriye'de rejim değişti
-Romanya'da seçimler iptal edildi
-Güney Kore'de sıkıyönetim (sonra kalktı)
-Çin-ABD ticaret savaşı hızlandı
-Fransa'da hükümet düştü (1962'den beri ilk defa).
Gündemle yakından ilgilenenlere akıl sağlığı diliyorum.
Diyelim sol bir örgüt kurduk. Bak parti değil örgüt. Bir şehri kapattık, komple bizim, üyelerimizden yüklü bağış topluyoruz. Kostümle geziyoruz ki rengimiz belli olsun. Haki cepli ceket ve kızıl fular diyelim hadi. Vakıf-Dernek ayağına da hazine binalarına çöküyoruz. Devlet kadrolarına sızmışız, ihaleyi onlar bağlıyor. Haberimiz olmadan işe alım bile yapılamıyor. Ne vergi denetimi ne bi şey, para oluk oluk akıyor. Çocuklara alternatif okul açmışız, komünist yetiştiriyoruz, meb müfredatı değil manifesto öğreniyorlar, bir sürü de yatılı yurdumuz var. Sonra da açık şekilde “Biz halk mahkemesi kurduk, bundan sonra davalara biz bakacağız.” diyoruz.
Bu işin sizce yatarı kaç sene olur? Ben diyeyim en az kişi başı 30-40 hatta 8-10 ağırlaştırılmış müebbet de cepte bence.
Olayın absürtlüğüne buradan bakın, bunun adı inanç özgürlüğü öbürü de ideolojik işte ne farkı var?
Devlet içinde devletçilik oynamak değil mi bu?
Paralel yapı bu değilse ne?
Enver Arpalı
Kuddusi Okkır
Uçkun Geray
Olgun Ural
Türkan Saylan
Ali Tatar
Berk Erden
Erhan Göksel
İlhan Selçuk
Engin Aydın
Kaşif Kozinoğlu
Ali T.Akça
Mehmet Haşimoğlu
Halil Yıldız
Murat Özenalp
Sadettin Doğan
Mehmet Koral
Hüseyin Görüm
Muzaffer Tekin
Emcet Olcaytu
Cem Aziz Çakmak