SON DAKİKA | İzmir'de 3 polisin şehit olduğu karakol saldırısına yönelik yürütülen silahlı saldırı soruşturması kapsamında gözaltına alınan, Ebu Hanzala olarak bilinen Halis Bayancuk serbest bırakıldı.
Sistem istediği gibi inanmanızı ve istediği gibi yaşamanızı ister. İstediğini yapmayanı ise sindirmek ister. Bunu da iftira atmak, hapsetmek vb zulüm aparatlarıyla gerçekleştirir.
Halis Bayancuk
#KemalizmKurbanArıyor
Her operasyonda aynı duruma şahit oluyoruz:
Operasyonlara gerekçe olarak ne söylenirse söylensin, asıl sebep her zaman inancımız oluyor. Topluma “Bu kişileri düşünceleri ve inançları nedeniyle gözaltına alıyoruz ve yargılıyoruz.” diyemedikleri için yalan ve iftiralarla bir suç algısı oluşturuyorlar.
Suruç patlamalarının ardından operasyon yapıldı ve bu olayla bağlantılıymış gibi haberlere yansıtıldı. Ancak eylemlerle ilgili tek bir soru bile sorulmadı. Bunun yerine inancımıza dair sorgulamalar yapıldı. Oy vermememiz, Kemalist ideolojiyi benimsemememiz…
Bu durum aslında ortada bir suç bulunmadığının; yalnızca rahatsız edilen fikir ve çalışmalarımızı engellemek için bahaneler üretildiğinin açık bir göstergesiydi. Topluma “Biz inancı nedeniyle bu kişileri derdest ediyor ve yargılıyoruz.” diyemedikleri için yalan ve iftirayla suç algısı oluşturuldu.
Bugün de birkaç ay önce İzmir’de yaşanan bir olay bahane edilerek aynı tutum sürdürülüyor. Eğer operasyon gerçekten o olay nedeniyle yapıldıysa, neden bu kadar zaman beklendi? Yanıt aslında uzak değil; son günlerde artan Kemalist sistem eleştirilerinde saklı olabilir mi? 29 Ekim ve 10 Kasım sürecinde yükselen tepkiler nedeniyle rejim istemediği sesleri bastırmak için sert yüzünü ortaya koyuyor olabilir mi?
Hoca’mızın yanlış olduğunu açıkça beyan ettiği bir saldırıyla ilgili soruşturmaya dâhil edilmesi kabul edilebilecek bir şey değildir. Muhtemelen “Şahıs, Halis Hoca’nın sohbetlerini dinlemiş, kitaplarını okumuş.” gibi söylemler öne sürülerek trajikomik bir algı oluşturulacaktır.
Sohbetleri halka açık olan, videoları sosyal medyada paylaşılan, kitapları resmi olarak basılan bir Hoca’nın eserlerine insanların ulaşması son derece normaldir. Birileri bir yanlışa düşmüşse bunun sorumluluğunu Halis Hoca’ya yüklemek akıl dışıdır.
Sonuç olarak, on yılı aşkın süredir değişen hiçbir şey olmadığı açıkça görülmektedir.
Binlerce bebeğin hayatını kurtaran kahraman Türk savcısına üstün hizmet madalyası verilmeli ve Adalet bakanlığında yüksek bir göreve terfi ettirilmelidir…
Hatay'da depremin 84.günü enkazdan bir anne ve bebeğin cansız bedeni çıkartıldı. Her şeyi unutsanız da depremi unutturmayın. Depremde çadır satan utanmaz Kerem Kınık'ı unutturmayın. Sorumlular hesap verecek!
#OyVerirkenİyiDüşün#DepremiUnutmaUnutturma
Dünyayı verseniz geçer mi acısı ? O bir anne .. Herşey normale döner herkes unutur o yanmaya devam eder .. Bizler bu görüntüleri izleyince ağlıyoruz değil mi ? Görmesek diyoruz bu insanlar bu ateşle yandı ,yanıyor !