Kamuoyuna yansıyan ve devam eden adli süreç kapsamında, Merkez Hakem Kurulu Başkanı Sayın Ferhat Gündoğdu'nun tutuklandığı, Merkez Hakem Kurulu 4. Bölge Sorumlusu Sayın Sebahattin Şahin'in ise adli kontrol ve yurt dışına çıkış yasağı şartıyla serbest bırakıldığı bilgisi kamuoyuna açıklanmıştır.
Bu gelişmeler doğrultusunda, yeni Merkez Hakem Kurulu'nun oluşturulmasına ilişkin çalışmalar devam etmektedir.
Yeni Merkez Hakem Kurulu'nun atama süreci tamamlanıncaya kadar, 6, 7 ve 8 Ekim tarihlerinde oynanacak Ziraat Türkiye Kupası müsabakalarının hakem atamaları; Merkez Hakem Kurulu Başkan Vekili Sayın Hikmet Öksüzoğlu ile Merkez Hakem Kurulu üyeleri Sayın Ali Zağlı, Sayın Kamil Abitoğlu, Sayın İbrahim Çınar ve Sayın Ziya Çetin tarafından gerçekleştirilecektir.
Yeni Merkez Hakem Kurulu Başkanı ve üyelerinin atanmasına ilişkin gerekli bilgilendirme ilerleyen günlerde kamuoyuyla paylaşılacaktır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Bartuğ - Kerem out
Deniz - Salih in
Oyun sırtı dönük oynayacak pivot santrafor diye bağırıyor, merkez bomboş, takım savunması yerlerde topu alan savunma ile yüzleşiyor...
Ligde geride kalan 6 haftada 12 dakika oynayan Bartuğ Milli takımda ilk 11'de sahaya çıkıyor. Yahu ben Milli takım aşığı adamım başarı istiyorum, iyi oyun istiyorum burasi yetiştirme kampı mı? Bartuğ kim yahu? Ne becerisi ne başarısı var? Bu ülkede bu kadar iyi futbolcu varken ne oldu da giyiyor bu şanlı formayı?Sözcüklerin tükendiği anı yaşıyoruz...
Yani Galatasaraylıların anlattığına göre biz, kendi kurduğumuz yapıyla, hakemler ve bütün sistem bize hizmet ederken 13 senedir bir kez bile şampiyon olmayı becerememişiz.
Ama Galatasaray öyle güçlüymüş ki aynı yapıya, aynı hakemlere, aynı sisteme rağmen her sene şampiyon olmuş!
Ve buna ciddi ciddi inanıyorlar!
İlk seçimde TFF başkanlığına adayım
Türk futbolunda yapmak istediğim devrimin küçük bir kısmını 1 Temmuz’da açıklamıştım, spor kamuoyundan da olağanüstü güzel bir karşılık bulmuştu. Bugün daha güçlü bir sesle hatırlatmak isterim: İlk seçimde TFF başkanlığına adayım. Ve başkan olursam da mevcut mafyatik jargona son vereceğime, takım elbiseli holiganizmi bitireceğime, sadakat kriterinin yerine liyakati koyacağıma, bilim ve inovasyon odaklı bir yönetim anlayışı sergileyeceğime söz veriyorum.
Önceki yazımda şu temel probleme değinmiştim: TFF’nin yıllık bütçesi 8,5 milyar lira. 400 küsur personeli var. Yayın gelirinde kıta beşincisi, futbolcu varlığında altıncı. Ancak bu dev ekonomiye yakışmayan bir yönetim modeli söz konusu. TFF yönetim kurulunu bugün yalnızca 320 delege seçiyor. Bunların 126’sı Süper Lig, 36’sı birinci lig yöneticileri. Yani ekseriyetle inşaatçı, boyacı, sanayici. 320 delegenin sadece 5’i eski futbolcu, 4’ü teknik direktör. Bu sistem değişmedikçe TFF’nin başına belli bir prototipin dışında yönetici getiremiyorsunuz. Ben aday olmak istiyorum, onun için bile 64 delege imzasına ihtiyacım var. Spor camiasının teveccühü sizin TFF başkan adayı olmanıza yetmiyor. Müteahhitlerin imzası gerekiyor çünkü! Başkan olursam yapacağım ilk iş, tüm eski milli futbolcuları, üst seviye tüm teknik adamları, hakemleri, spor camiasının tüm paydaşlarını doğru oranda delege yapmak. Futbolu şu seçkin fanatik azınlığın elinden kurtarmak.
Amacım Türk futbolunu belli güruhların iradesinden kurtarmak, kurumsal bir yapıya kavuşturmak. Bu devrim için dört senenin yeterli olacağını düşünüyorum. Bu sürenin sonunda arkamda tertemiz yepyeni bir tüzük, yenilenmiş statüler, yepyeni bir disiplin talimatı ve bir adalet duygusu bırakarak gönül rahatlığıyla ayrılmak istiyorum görevden.
Spor camiasından ricam, Mustafa Kemal Atatürk’ün kriteriyle aynı: “Bir gün benim sözlerim bilimle çelişirse, bilimi seçin” demiş Ulu Önder. İsimler önemli değil. Siz de bilimi seçin lütfen...
10 maddelik ikinci manifesto:
ttps://www.hurriyet.com.tr/sporarena/ugur-meleke-tff-baskanligina-adayim-mafyatik-jargonu-takim-elbiseli-holiganizmi-bitirecegime-soz-veriyorum-43325365