Ülkesinde İstenmedi, Türkiye’ye Geldi.. Dünyaya “Ben Bir Türk Kızıyım” Dedi! 🇹🇷 Melissa Vargas
Aslında Kimdir? 👇👇
Henüz 17 yaşındaydı. Omuzu sakatlanmış, tedavi umuduyla doğduğu ülke olan Küba'ya dönmüştü. Devletin sunduğu yetersiz imkanlar yerine, daha iyi bir klinikte iyileşmek istedi.
Sadece iyileşmek istemişti. Karşılığında aldığı ceza ağırdı: Kendi federasyonu tarafından "istenmeyen kişi" ilan edildi ve voleyboldan 4 yıl men edildi.
Düşünün... Küçücük yaşta, doğduğunuz topraklar size kapıyı gösteriyor. Bir sakatlık yüzünden vatansız kalıyorsunuz. Sığınmacı olarak İsviçre'ye gidiyor, soğuk Avrupa'da kök salacak bir yer arıyorsunuz.
Sonra bir ülke, hiç beklemediği bir anda ona kapılarını açıyor.
...
Türkiye'ye geldiğinde sadece bir sporcu değildi; aidiyet arayan, yaralı bir çocuktu. Türk vatandaşı yapıldı. O dönemki Voleybol Federasyonu Başkanı, Malatyalı Mehmet Akif Üstündağ, onu bir evlat gibi sahiplendi.
Ve o gün, kameralar kendisine "Nerelisin?" diye sorduğunda, Küba diyebilirdi, Avrupa diyebilirdi.
Gülümsedi, yere baktı.
"Malatyalıyım" dedi.
Öylesine söylenmiş bir laf değildi bu. 44 numaralı formayı sırtına geçirdi. Çünkü vefa, sadece ekmeğini yediği yere değil, kalbini ısıtan yere duyulurdu. Ülkesinin reddettiği o kız çocuğu, Anadolu'nun o şefkatli sinesinde, Malatya'nın adını dünyanın dört bir yanına taşıyarak kendi "vatanını" buldu.
Bir gün sahada sayıyı aldıktan sonra o mahcup gülümsemesine dikkatli bakın. Orada sadece bir başarı yok.
Kan bağıyla değil, can bağıyla bu topraklara kök salmış bir yetimin, kendisine sahip çıkan ülkesine duyduğu o derin teşekkür var. Şarkışla'dan, Sivas'tan, Tokat'tan gurbete gidenlerin çok iyi bildiği o duygu...
Bazı insanlar nereye doğarsa doğsun, nasibi neresiyse oralıdır. Bizim kızımız, hoş geldin evine.
______________________________________
Anayasa'nın 66. Maddesi dünyanın en demokratik maddesidir.
Ne mutlu Türk'üm diyene 🇹🇷
@mehmetates0252@yenipartiyiz@eczozgurozel Belki onun da terörist sevicilerle, vatan hainleriyle işi yoktur? Belki o Kürt ile teröristi birbirinden ayırt edebiliyordur? Olamaz mı?
@orhan_sener_ İşin kötüsü "uçurulan" bir hesabı takip edenlerin de fark etmesi neredeyse imkansız. Önünüze gelen sonsuz paylaşım içinde "ya bi fırat vardı, metin cihan vardı ne oldu onlara" diye idrak da edemiyorsun.
Güzel soru.
Öncelikle, Akp vs YP çok arkaik bir okuma olur.
Cumhuriyet vs Rejim demek gerek. Partilerin çok önemi yok artık. Bu bir rejim savaşı.
Kültürel rezillik vs: Rejim, TrabzonSporun amigosuna kadar müdahale eden, etmeyi seven bir yapı. Bir yerde insan birikmişse, o gruba kayyum atıyor hemen.
Hele ki Manifest meselesinde zaten hedef gösteriliyordu grup. Rejim tabanına "ahlak elden gitmez, biz buradayız" mesajı vermek ve konserlerinde "Hak, Hukuk, Adalet" diye tempo tutulan, sevilen bir koz grubunu engellemek istiyorlar ki engellediler büyük ölçüde.
Yanisi, kendi halinde kendi kendine cereyan eden pek az şey var artık gündemde.
Yeni bir Türkiye inşa ediliyor. Zorla.
Her şey eskisi gibi sanan yanılır.
Özgür Özel ne demişti? Süreç başladığında hepimiz “Ne diyor lan bu?” olmuştuk hani? “Devlet Bey el yükseltiyorsa ben de el yükseltiyorum. Kürtlere devlet teklif ediyorum” diyerek tavrını zaten açıkça ortaya koymuştu.
Bu da mı stratejiydi ey büyük düşünürler? Ey çok zekiler.
@orhan_sener_ Liselereden bölüm tanıtımı için çağırdıklarında öğrencilere özet olarak "gerçekten kendinize güveniyorsanız üniversite okumayın" diyordum. Erkenden emekli oldum kurtardım ben de kendimi.
20 Ağustos 2026 Boğaziçi Üniversitesi Akademisyenleri Nöbeti no. 1377. Direnişin 6. yılı/2055. günü @UniBogazici#KabulEtmiyoruzVazgeçmiyoruz
August 20, 2026 Bogazici University Faculty Vigil #1377/6th year/2055th day of the resistance @unibogazici_en #WeDoNotAcceptWeDoNotGiveUp