Hayat bazen en büyük dersleri üniversitelerde vermez.
Kürsülerde de vermez.
Bazen bütün bildiklerinizi, enkazın başında bekleyen bir çocuk değiştirir.
Gazze'ye ilk gittiğim gün...
Yıkılmış evler...
Toza bulanmış sokaklar...
Sessizlik...
Ve bütün bu sessizliğin ortasında ellerini açmış küçük bir çocuk...
Dua ediyordu.
Ne dediğini merak ettim.
Yanına yaklaştım.
Kendisi için dua ediyordu.
Sonra annesi için...
Babası için...
Ve ardından öyle bir cümle geldi ki, uzun süre ona bakakaldım.
"Allah'ım bütün müminleri bağışla..."
İçimden şu geçti:
"Neden?"
Evi yıkılmıştı.
Oyuncakları yoktu.
Belki annesini ya da babasını kaybetmişti.
Belki açtı.
Belki korkuyordu.
Belki de o gece uyuyacak bir çatısı bile yoktu.
Ama duası kendisinde bitmiyordu.
Sonra aklıma yıllardır okuduğumuz bir ayet geldi.
"Rabbenağfir lî ve li-vâlideyye ve lil-mü'minîne yevme yekûmul hisâb."
O an fark ettim...
Kur'an bize sadece nasıl dua edeceğimizi öğretmiyormuş.
Kalbimizin ne kadar geniş olması gerektiğini de öğretiyormuş.
Çünkü insan en zor gününde gerçek karakterini gösterir.
Rahatı yerindeyken herkes başkalarını düşünebilir.
Asıl mesele, kendi acının ortasında başkası için de dua edebilmektir.
Gazze'deki o çocuk bunu yapıyordu.
Kendi yarasını anlatmadan önce, başkalarının affını diliyordu.
Ben ise yıllardır bu duayı okuyordum.
Ama belki de hiç anlamıyordum.
Meğer mesele sadece bağışlanmak değilmiş.
Mesele, affedilmeyi isterken kimi yanında görmek istediğinmiş.
Önce kendin...
Sonra seni büyüten anne ve baban...
Sonra hiç tanımadığın insanlar...
Aynı duanın içinde...
Ne büyük bir medeniyet terbiyesi...
Bugün dünya bize sürekli "önce sen" diyor.
Kur'an ise "kendini unutma ama başkalarını da unutma" diyor.
Aradaki fark belki de bütün bir insanlık kadar büyük.
O gün anladım.
Bana bu dersi ne bir kitap öğretti...
Ne bir konferans...
Ne de uzun bir vaaz...
Bunu bana, ellerini gökyüzüne açmış Gazze'li bir çocuk öğretti.
Belki de bazı insanlar konuşarak öğretmez.
Yaşayarak öğretir.
Rabbena Âtinâ Duası
Rabbenâ âtinâ fid-dünyâ haseneten ve fil-âhireti haseneten ve kınâ azâben-nâr.
"Rabbimiz! Bize dünyada iyilik, güzellik ve hayır ver; ahirette de iyilik, güzellik ve hayır ver. Bizi cehennem azabından koru."
Rabbenağfir Lî Duası
Rabbenâğfir lî ve li-vâlideyye ve lil-mü'minîne yevme yekûmul hisâb.
"Rabbimiz! Beni, anne ve babamı ve bütün müminleri, hesabın görüleceği günde bağışla."
UYARI...!
Türkiye hiçbir tarafın yanında değil
Savaşın parçası değil
Kendi hava, kara, deniz sahasını kimseye kullandırmaz.
Ne İran’ın yanında
Ne İsrail’in yanında
Ne ABD’nin
Kendi çıkarının yanında.
Bu dönemde herkes Türkiye adına konuşuyor…
Ama çoğunun Türkiye ile alakası yok.
Kopyala yapıştırcı.
Bir bakıyorsun “Türkiye şunun yanında”
Bir bakıyorsun “Türkiye bunu destekliyor”
Yalan.
Hem de bilinçli yalan.
Türkiye’nin adı kullanılarak algı yapılıyor.
Milletin aklı bulandırılıyor.
Devletin duruşu çarpıtılıyor.
Şunu iyi bilin:
Türkiye kimsenin aparatı değildir.
Hiçbir savaşın figüranı değildir.
Kendi aklıyla hareket eder.
Kendi çıkarına göre konuşur.
Kendi zamanında hamle yapar.
Türkiye adına konuşanlara değil…
Türkiye’nin ne yaptığına bakın.
Çünkü bu dönemde en büyük tehlike savaş değil…
Yalandır.
Ve bazıları o yalanı bilerek yayıyor.
Sizlerde ortak oluyorsunuz.
ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE 🇹🇷🫡
Bugün 18 Mart 2026.
111 yıl önce, teknolojinin imana, sayının adanmışlığa yenildiği o daracık yarımadada bir millet kaderini yeniden yazdı.
Mehmet Akif Ersoy’un ölümsüz eseri “Çanakkale Şehitlerine” bugün sadece bir şiir değil…
Bir direnişin ruhu, bir milletin hafızasıdır.
On binlerce isimsiz kahramanın nârâları hâlâ Boğaz’ın rüzgârında yankılanıyor.
Bir hilal uğruna batan güneşleri…
Yeniden ruh bulmuş Bedr’in arslanlarını…
Âsım’ın neslini rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
#ÇanakkaleGeçilmez #MehmetAkifErsoy
#ÇanakkaleŞehitlerine
"Şu camide tek günahsız bu çocuk. Aramıza gelsin belki bu namazımız kabul olur"
Bursa'da cami imamı Osman Civelek, en arka safa oturtulan engelli çocuğu en ön safa aldırdı.
Girdim Aşkın Denizine
14 Mart’ta tüm platformlarda – Divane
Ateşten bir yol
Dumanlı bir ova
Yunus’un nefesi yüzyılların içinden geçip bugünün toprağına değiyor
Divane
Yunus’un izini sürerek
Aşkın denizine yeniden dalıyor
#girdimaşkındenizine#divane#yunusemre#hızır
Allah'a karşı hüsnü zan şöyle olur:
- Tövbe edersem beni bağışlar.
- Dua edersem duamı dikkate alır.
- Yardım dilersem bana yardım eder.
- Tevekkül edersem bana yeterli olur.
- Sığınırsam beni koruması altına alır.
- Adını anarsam O da benim adımı anar.