Halk TV’de Süleymancılar hakkında konuşan araştırmacı yazar Sait Çamlıca;
Milletten para toplamak dışında bir iş yapmayan, topladıkları paralara gerekçe olarak da öğrencilere yurt yapıp, yurtlarda öğrencilere Kur'an-ı Kerim öğrettiğini göstermelik eğitimleri yapan bir yapı bu aslında.
Süleymancıların kurucusu aslında 2000 yılında ölmüş olan Kemal Kaçar'dır. Yani cemaati holdingleşmeye, her şehirde yurt açmaya götürecek kadar cemaati büyüten kişi Kemal Kaçar'dır.
1980 darbesinden sonra özellikle Kenan Evren, dönemin Diyanet İşleri Başkanlığı, açıktan Süleymancılara karşı mücadele etmeye çalıştı.
Süleymancılar bu kendilerini saklama konusunda Türkiye'deki en profesyonel cemaatlerden bir tanesidir.
Kemal Kaçar'ın bir dini liderden çok siyasetçi olarak sosyal medyada karşınıza çıkar. Çünkü Kemal Kaçar 1960'lı yıllardan 1990'lı yıllara kadar defalarca milletvekili olmuş, farklı partilerden aday olmuş. Kim kendilerine arsa tarla verirse ona oy vermiş bir yapıdır Süleymancılar. Yani Süleymancıların aslında bir partisi yoktur. Bir tane partiler var o da menfaat partisidir.
Özellikle belediye seçimlerinde 90'larda da aynısını yapıyordular. Belediye seçimlerinde kapılarına gelen bütün adaylara biz sizi destekleriz ama şartımız bize filanca arsayı vereceksiniz, şu tarlayı vereceksiniz, şu binamıza ruhsat vereceksiniz şartını koşarlar. Seçime giren 5 adaydan hangisi kazanırsa kazansın yanına gidip biz desteklediğimiz için kazandınız.
15 Temmuz darbe girişiminden sonra FETÖ'den atılmış olan öğretmenlerin önemli bir kısmı özellikle İstanbul'da Süleymancı yurtlarında üniversiteye hazırlık dersleri verdiler öğrencilere.
Bütün cemaatlerin nihai amacı devleti. Bakın şu cümleyi ben sık kullanıyorum. Cemaat ve tarikatların amacı devleti yönetmek değil. Devleti yönetenleri yönetmek. Devleti yönetenlerin elinden kendileri için imkan devşirmek. Arsa devşirmek, bina devşirmek ve kendi adamlarını devletin önemli yerlerine yerleştirmek.
Süleymancıların iyi organize olduğu yerlerde birisi diyanettir mesela. Yani diyanette birçok din görevlisi maaşını diyanetten alıp, hizmetini, emeğini, birikimini, çevresini cemaati için kullanan imam çoktur Türkiye'de.
FETÖ'cü öğretmenler ya da FETÖ'cü askerler dışarıda oturup konuştuğunuz zaman sessiz, sakin, efendi insanlar olarak görünürler. Ne zaman ki putlarına dokunduğunuz zaman içlerindeki canavar ortaya çıkar, vahşi bir tarafları ortaya çıkar. Şimdi Süleymancıların da başına dokunulduğu için onlar da bu tür eylemler yapmaya devam edecekler.
Ama FETÖ'den umarım ders almıştılar. Devletle, milletle savaşarak hiçbir yere gelemezler. Umarım diğer cemaatler bu süreçten ders alırlar. Çünkü farkındaysanız cemaatlerin çoğunda son yıllarda ciddi bir pasta kavgası var.
Yani Anadolu insanları Avrupa'da yaşayan Türkler ve Müslümanlar dahil çocuklarına artık FETÖ yapılanmalarına göndermediği için Süleymancıların önü daha çok açıldı.
Süleymancıların yurt yapmalarına, eğitim faaliyetlerine ağırlık vermelerinin önü daha fazla açıldı. Yurt dışında da 70 milyon Euro'luk bir binadan bahsediyoruz.
Yani bu rakam kaçırılan rakamı düşünsenize 100 milyar Türk Lirası'nın yurt dışına kaçırıldığı masraf raporlarına düşmüş. Yani bu rakamlar korkunç rakamlar. Onun için şimdi herkes unutuyor da cemaatlerin çoğu paralel bir din değildir sadece. Aynı zamanda paralel bir devlettir.
Ama Anadolu insanları olarak ben kişisel olarak da hepimiz için söylüyorum. Bu operasyonlara sevinmemiz gerektiğini düşünüyorum. Devamının gelmesi için çabalamamız gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bizim insan kaybetmeye daha fazla zamanımız yok. Yani çocuklarımızı 13-14 yaşındaki çocukları alıp vatana millete değil cemaatine ve cemaatin anlattığı dini yapılara hizmet eden mankurtlara dönüştüren bu yapıların bitirilmesi gerekiyor.
Yani ben mesela 15 Temmuz ile ilgili hep şeyi söyledim. Çanakkale Savaşı'ndan sonra Anadolu insanının en büyük yetişmiş insan kaybıdır. FETÖ meselesi. Yani bir F-16 pilotunun yetişme maliyeti 16 milyon dolar. Bir pilot kolay yetişmiyor ama o pilot senin aldığın uçakla senin silahınla seni vurdu.
Yani onun için bu tür yapılanmalara mücadele ediyor olmasına sevinmek, mücadele edenlere destek vermek gerekiyor. Tabii ki geç kalındığını düşünüyorum. Yani ben hatta Diyanet'in bu konuda hala niye konuşmadığından çok rahatsız olanlardan bir tanesiyim.
Bütün mesele devleti yönetenlerin uyanık olması değil tek başına milletimizin de vatandaşın da biraz uyanık olması gerekiyor. Yani çocuğunu emanet ettiği yere niye emanet ediyor orada ne öğreniyor çocuk bunu bilmesi gerekiyor.
Kurban bağışını yaptığı yere nereye kurban bağışı yaptığını oturup dikkat etmesi gerekiyor. Yani cebinizdeki parayı evladınızı emanet ettiği yere anne baba dikkat etmeyince devlet de bir yerden sonra baş edemez.
Yani onun için hem devletin uyanık bilinçli olması gerekiyor hem de vatandaşımızın artık bunu öğrenmesi gerekiyor. Allah'tan kitaptan bahseden herkese çoluğunuzu çocuğunuzu emanet edemeyeceğiniz gibi paranızı da emanet edemezsiniz.
Yani 3 tane oy uğruna ne olduğunu bilmediğiniz nerede bağlantılar olduğunu bilmediğiniz insanlara yüz vermenin hiçbir anlamı yok. Bütün siyasetçiler için söylüyorum sağcısı solcusu fark etmez. Cemaat ve tarikatlara muhtaç hareket eden siyasetçiler cemaat ve tarikatların elinde oyuncak olmaya mecburdurlar. Mahkum olurlar onlar.
Onun için hiç kimse elini bu adamlara kaptırmasın. Biz millet olarak çocuklarımızla gençlerimizle birikimimizle çok güzel şeyler yapabilecek bir altyapıya sahibiz. İnşallah çocukların gençlerin kıymetini hep beraber bilir bilir bu tür yapılardan çocuklarımızı kurtararak yolumuza devam ederiz.
Süleymancılar’dan biri İmamoğlu’na oy vermezse ne olur❓
🗣️ Süleyman Hilmi Tunahan’ın torunu Fatih Süleyman Denizolgun, geçmişte gazeteci Taha Hüseyin Karagöz’ün programında cemaatte yapılan yaptırımları anlatmıştı:
- Ekrem İmamoğlu’na oy vermeyen kişiler cemaatten atılarak ticari ve sosyal ilişkileri de kesiliyor.
- Ayasofya ve Çamlıca Camii’ne giden kişiler de benzer şekilde cemaatten uzaklaştırılıyor.
@MSG0175@lordsinov Yıllar önce Trump’ın, ABD’nin adını bile söyleyene terörist, hain, ajan muamelesi çeken koyunlar, şimdi Trump’la ve apo’yla kardeş olmuş, “ülke menfaatleri için gerekli” diyorlar. Bunlarda omurga ve dik duruş yok ki. Dün terörist, ajan dedikleri herkesle bugün kardeş oldular.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov:
“ABD'nin öfkesinin bir sonraki hedefinin hangi ülke olacağı belli değil.
Bugün Rusya’nın yaptıklarından hoşlanmıyorlar, bugün Çin’in yaptıklarından da hoşlanmıyorlar. Yarın kimden hoşlanmayacaklar?”
🔴SON DAKİKA
Türkiye, lirayı savunmak için sadece 3 haftada yaklaşık 20 milyar dolar değerinde 120 ton altını tasfiye etti; Erdoğan ise geçen hafta tek başına 70 ton altını satarak 6 yıllık birikmiş rezervini tüketti.
-Cointelegrapth
#sondakika#altın#lira#ekonomi