Önünüzde duran bu grafik ilk bakışta sıkıcı bir makroekonomi dersinden fırlamış gibi görünebilir. Ama aslında kripto cüzdanınızdaki o eski devasa karların sırrını ve yaklaşan yeni dönemin acımasız kurallarını fısıldayan bir harita bu. Baktığınız şey M2 Para Dolaşım Hızı. Yani merkez bankalarının bastığı bir doların, reel ekonomide ne kadar hızlı el değiştirdiğinin resmi. Altcoin piyasalarının geçmişteki zaferleri de gelecekteki kaderi de tam olarak bu çizginin kıvrımlarında gizli.
Zamanı biraz geriye, o herkesin dahi bir yatırımcı olduğuna inandığı 2020 ve 2021 yıllarına saralım. Grafikteki o korkunç, şelale gibi çöküşü görüyorsunuz. Paranın hızı tarihi diplere çakılmıştı. Neden mi? Tüm dünya evlere kapanmış, kepenkler inmiş, sınırlar kapatılmıştı. Fakat tam o sırada merkez bankaları tarihte eşi benzeri görülmemiş bir hızla karşılıksız para basıyordu. Sistemde trilyonlarca dolar vardı ama o para dışarı çıkıp harcanamıyordu. Reel ekonomi durduğu için paranın hızı da duvara çarpmıştı.
Peki ekonomide dönemeyen, maliyeti neredeyse sıfır olan bu devasa başıboş para nereye gidecekti? İnsanların evdeki bilgisayarlarından tek tıkla ulaşabileceği en spekülatif, en riskli ve en iştah açıcı limana aktı; kriptoya. O dönem ne alsanız elli katına çıkmasının sebebi, o projelerin muazzam teknolojileri veya dünyayı değiştirecek olmaları değildi. Tek sebep, gidecek yer arayan ve hiçbir maliyeti olmayan o devasa likidite tsunamisiydi. Rüzgar o kadar sert ve körlemesine esiyordu ki, altı delik sandallar bile uçuşa geçmişti. O, tarihin gördüğü en büyük kolay para dönemiydi.
Şimdi grafiğin sağ tarafına, bugüne gelelim. İbrenin dipten nasıl sıyrıldığını ve istikrarlı bir şekilde yukarı tırmandığını fark ettiniz mi? Paranın dolaşım hızı tekrar artıyor. Bu çok basit ama sarsıcı bir anlama geliyor: O eski bedava ve avare para devri bitti. Bugün masadaki para artık çalışıyor, reel ekonomide el değiştiriyor, tahvillere park edip risksiz getiri kovalıyor. Paranın artık bir bedeli ve çok güçlü alternatifleri var.
Bu tablo altcoin yatırımcılarına çok net ve realist bir mesaj veriyor. Gözü kapalı projeler seçip sadece bekleyerek zengin olma devri tamamen kapandı. Evet, piyasaya yeniden taze para giriyor ve yeni bir boğa kapıda. Ancak bu kez yaklaşan dalga, hızlanan ve maliyeti olan akıllı paranın dalgası olacak. Likidite eskisi gibi her projeye, her sokağa eşit dağılmayacak. Sadece token ekonomisi kusursuz olan, enflasyon yaratmayan, arkasına devasa anlatıları alan ve gerçekten bir değer üreten projeler bu parayı emebilecek.
Sular tekrar yükselecek, rüzgar yine esecek ama bu defa sadece gemisini doğru inşa edenler limandan çıkabilecek. Tembel yatırımcının eleneceği, sadece analitik düşünenlerin ve çöplerden arınanların kazanacağı bir döneme giriyoruz. Eski ezberleri bozup cüzdanla yüzleşmenin vakti geldi de geçiyor. Sizce bu yeni ve seçici dönemde o büyük parayı hangi projeler hak edecek?
Asansörün kapısı açılınca tam teçhizatlı Polis Özel Harekat ile karşılaşan bir adamın çaresizliği sosyal medyada gündem oldu.
Geçip gitmenin mümkün olmadığını anlayan adam, Özel Harekatla birlikte asansöre geri binerek operasyon katına çıktı.
Ve adam günün geri kalan kısmını bir âmâ olarak geçirmiş. İnsanın ayakta durmak için kendisiyle ve Rabbiyle sır olan kısmı, başkasına söylemesi, aleyhine olur. Onun için İslam'da bütün hükümler zahire göre verilir. Rüyalar göreni bağlar."
İsmet Özel'in anlattığı meşhur hikâyedir.
"Anadan doğma bir kör varmış. Ama hayatını iki gözü gören bir insan gibi yaşarmış. Merak etmiş herkes tabii. Ama o, bu konuda hiçbir bilgi vermemiş. Günün birinde kıramayacağı kadar yakın birisi çıkmış karşısına. +
Hangi yoldan gitmem gerekirse o iki koçun arasında gidip yolumu buluyorum.' Ama sözünü burada kesmiş. Demiş ki, 'Bunları söyledim, koçlardan birisi kayboldu. Bunu söyledim, ikincisi de kayboldu.'
Sektörün kanaat önderlerine ve bilgili abilerimize ufak bir dost tavsiyesi: O uzun uzun, aydınlanma yaşatan makalelerinizi yapay zekaya yazdırırken bari "madde başlarına emoji atma" komutunu eklemeyi unutmayın. Cümlenin ağırlığı Aristoteles, başındaki emoji anaokulu panosu gibi duruyor 🚀🧠💡 Dışarıdan direkt GPT şablonu olduğu saniyede anlaşılıyor, karizmayı çizmeyin boşuna.
@HalitYesil Yapay zeka tembelliğini eleştiren o haklı twiti yapay zekaya yazdırırken, promptun sonuna madde başlarına şu vizyonsuz emojileri koyma demeyi unutmayalım abi 🫥
Antalyaspor’un öne geçmesi iyi oldu. Fenerbahçe’nin üzerinde çok baskı vardı, bu golle o baskı tamamen Antalyaspor’un üzerine geçti. En iyi senaryo buydu, ikinci yarıda yorulmalarını bekleyeceğiz. Plan tıkır tıkır işliyor
Her sabah akışa düşen o meşhur distopyayı ezberledik artık: "Yapay zeka meslekleri bitiriyor, şirketler küçülüyor, yarın sabah hepimiz işsiz uyanacağız." Herkes ekran başında Silikon Vadisi'nin o baş döndürücü hızına bakıp panikliyor. Ama kafamızı o ekrandan kaldırıp sokağa, piyasanın o hantal ve yavaş ritmine baktığımızda işlerin hiç de öyle yürümediğini görüyoruz. Ortada devasa bir vizyon ve hız asimetrisi var.
Gözünüzde çok büyüttüğünüz o devasa binalı, milyon dolarlık bütçeleri olan şirketleri bir düşünün. Dışarıdan baksan "bunlar yapay zekayla uçuyordur" dersin. İçeri bir giriyorsun; o havalı operasyonların yarısı hala iki farklı Excel dosyasından birbirine manuel veri kopyalayan, gelen e-faturaları PDF'ten okuyup sisteme elle giren yorgun personellerin sırtında dönüyor. O dev şirketlerin 20 yıllık köhnemiş altyapılarına yapay zekayı entegre etmeleri, departmanların o değişime direnç göstermemesi daha yıllar alacak. Yani o plazalarda manuel amelelik daha uzun süre bizimle.
Bir yanda müzik sektörü "Yapay zeka bestecileri bitirdi, sanat elden gidiyor" diye felsefi krizlere girip uzun uzun tweetler atarken, öte yanda pratik zekalı ve sokağı okuyan bir uyanık çıkıyor. Gidip "Sevgilinize Özel Yıl Dönümü Şarkısı" diye basit bir site kuruyor. Suno'ya 2 dakikada, sıfır maliyetle yazdırdığı o kişiselleştirilmiş şarkıları 1.000 liraya satarak bir nakit akışı yaratıyor. Çünkü biliyor ki parayı teknolojiyi üreten değil, onu sokağın anlayacağı dilde paketleyen vurur.
Daha da yerele inelim. OpenAI laboratuvarlarında saniyede devasa kod mimarileri yazılıyor olabilir ama iki alt sokağındaki çilingirin, butik pastanenin veya oto tamircisinin derdi GPT-4'ün parametre sayısı falan değil. O esnafın hala telefonunun çalması için düzgün yönetilen bir Google Haritalar kaydına, tek sayfalık basit bir web sitesine ihtiyacı var. Instagram'da günde yüzlerce sipariş alan o popüler butiklerin asıl derdi kusursuz yapay zeka görselleri değil; DM'den yağan "kargom nerede" mesajlarını yönetecek küçücük bir WhatsApp otomasyonu. Ve bunu onların adına yapacak, o vizyonu dükkandan içeri sokacak kimseleri yok.
İşte piyasanın gerçeği bu. Elektrikli matkabın icadı inşaat ustalarını işsiz bırakmadı; sadece o matkabı alıp kullanmayı öğrenenler, inatla manuel tornavida çevirenleri piyasadan sildi.
Şu an sokağın distopya yazarlarına değil; yapay zekanın gücünü alıp o hantal, manuel ve çözülemeyen yerel dertlerin içine "entegre" edecek köprü kuruculara ihtiyacı var. Birileri kıyamet tellallığı yapıp "işsiz kalacağız" diye paniklerken, başkaları tam da bu teknoloji ile hantal gerçeklik arasındaki boşlukta sessizce kasasını dolduruyor. Uyansak iyi olur.
Sözde devrim yapacağız, bankaları aradan çıkaracağız, parayı merkeziyetsizleştireceğiz diye yola çıktılar. 15 yılın sonunda geldikleri en büyük inovasyon ne? Gidip dünyanın en merkezi, en geleneksel finans devi Mastercard ile anlaşıp ABD'de bildiğimiz ön ödemeli banka kartı basmak.
Olayın pratiklikteki saçmalığına bakar mısın? Cüzdanında bankalar dokunamasın diye "merkeziyetsiz" tuttuğun kriptoyu markette harcamak için önce karta geçiriyorsun. Sen o kartı pos cihazına okuttuğun an; Mastercard kendi komisyonunu kesiyor, ağ senden işlem ücreti (gas fee) alıyor, aracı kurum seni anlık kur farkından tokatlıyor ve üstüne bir de her kahve aldığında vergi dairesine "ben kripto bozdurdum" diye işlem yaratıyorsun.
Bildiğin geleneksel bankacılığı alıp, içine üç kat daha fazla masraf ve bürokrasi ekleyip dünyanın en amele yöntemiyle baştan icat etmişler. Finansal devrim dedikleri şeyin sonu, markette temassız ödeme yapmak için 40 takla atmaya bağlandı.
Kas kas bu kadar kasmaya ne gerek var, al Ziraat kartı geç aq