Trafikte uyardığı üç kişi tarafından boğazından bıçaklanarak katledilen Samet Özgül’ün kız kardeşi:
“Samet’i öldüren 3 sanıktan 2 kişi serbest bırakıldı. Bu insanların 20 ayrı suç kaydı vardı.
Adalet bakanına her gün mail attım. Bu muydu adalet?”
Bu isyanı unutmayın!
Hiç şaşırmadım! İlk davamızda katiller için hemen gözlemci vekil gönderdiler, SSÇ’ler için de ardı arkası kesilmeyen açıklamalar yaptılar. Ama ben kendilerini ziyaret etmeyince ne oldu? Hemen ırkçı damgasını yapıştırdılar!
Siz kimi kandırıyorsunuz? Katili koruyan, çocuk katillerini kollayan sizsiniz! Vicdanınız yok, adaletiniz yok. Biz adalet istiyoruz, siz katilleri aklıyorsunuz. Bu utanç verici düzen değişmezse, yeni Ahmet’ler olmaya devam edecek!
İstanbul’da eski sevgilisinin hakkında uzaklaştırma kararı aldırdığını öğrenen şahıs, genç kadının babasını vurdu.
Eski kız arkadaşı Görkem B.’nin (25) kendisi hakkında uzaklaştırma kararı aldırmak istediğini öğrenen Aytunç G. (34), genç kadının babası Yaşar B. (50) ile birlikte evinin önüne gitti.
Burada çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine silahla ateş açan Aytunç G., baba Yaşar B.’yi dizinden yaraladı.
Hastaneye kaldırılan Yaşar B.’nin hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. Olayın ardından kaçan şüpheli, Beyoğlu Asayiş Büro Amirliği ekiplerince yakalanarak tutuklandı.
Poliste 12 suç kaydı bulunan Aytunç G.’nin 2 kez evlenip boşandığı ve 6 çocuk babası olduğu ortaya çıktı.
Baba Hasan Uzuner:
"Ben kızımın mezarına her gün gidiyorum. Bu kişileri olay anında mezarın başında görsem ne olacaktı? Bu olayı yapanların 14, 15 yaşındaki çocuklar olması bir şey değiştirmiyor, yaparlarken düşüneceklerdi." (Sabah)
Ankara'da akranı tarafından kalbinden bıçaklanarak öldürülen 16 yaşındaki çocuğun acılı ailesi yaşananları anlatırken gözyaşlarına boğuldu:
- "Adalet istiyorum, artık çocuklar ölmesin. Bir taneydi benim oğlum, özel harekat polisi olmak istiyordu."
- "Kız arkadaşıyla yolda yürürken sarhoş birisi çıkmış karşısına. Kıza laf atmış, oğlum da tepki göstermiş.
Daha sonra laf atan kişinin oğlu olaya karışmış. Oğlumu kalbinden iki kez bıçaklamış. Benim ciğerim yanıyor, öldüm ben."
Yazıklar olsun! Bu ülkeyi yönetenlere, adaletin çığlığını duyduğu hâlde susanlara, çocuklarımızın canı toprağa düşerken koltuklarını korumayı tercih edenlere yazıklar olsun.
Bir devletin en temel görevi vatandaşının can güvenliğini sağlamaktır. Eğer insanlar her gün korkuyla yaşıyor, aileler evlatlarını toprağa veriyor ve adalet duygusu yerle bir oluyorsa, bunun hesabını vermesi gerekenler vardır.
Bugün bu ülkede insanlar adalet istiyor, güvenlik istiyor, hukuk istiyor. Makamlarda oturanlar ise bu feryatları duymuyormuş gibi davranıyor. Oysa tarih, milletin acısına kulaklarını tıkayanları değil; o acıya çözüm üretenleri hatırlar.
Bu ülke sahipsiz değildir. Evlatlarımızın canı da istatistik değildir. Adalet sağlanana, sorumlular hesap verene kadar susmayacağız, unutturmayacağız ve vazgeçmeyeceğiz.