Dünyadaki kadın-erkek adaletsizliğini bitirmek için siz tüm kadınlar mücadele etmek zorundasınız. Dünyaya birey olarak geldiniz, kullanılmış poşet olarak değil. Size bahşedilmiş bu hayatın sayısı sadece bir.
İzlenme sayısının yarısı kadar bu duruma tepki veren olacak mı?
Ne tür bir absürt alışkanlık ki bu; laik demokratik hukuk devletinde, ortada gözaltı kararı alınacak bir cezai durum yokken konunun buralara gelmesini herkes bekliyordu. 😔
Umarım en kısa zamanda serbest kalır.
#DenizGöktaş
@idgoktas
Bu ülkede kaybedilen şey hep umut oldu…
ne zaman umudun olsa karşına haktan hukuktan adalet ve demokrasiden uzak tuzaklar kurdular.
Ama umut, öyle bir kelimedir…
hiç tükenmemek gibi bir huyu vardır.
Yaşasın Umut!!!!
Eğitimli kadınlar şiddet görüyor. Kendi parasını kazanan bağımsız kadınlar şiddet görüyor. Ev hanımları şiddet görüyor. Toplumca tanınan kadınlar şiddet görüyor. Gündüz vakti sokak ortasında da, gece yarısı en güvenli sandıkları evlerinde de şiddet görüyorlar. Şiddeti engelleyen bir "statü" veya onu haklı çıkaran bir "hata" yok.
Bir kadının o adamı neden daha önce terk etmediğini sorgulamak, şiddet uygulayan adamın zalimliğini kınamaktan daha rahat hissettiriyorsa, sorunun bir parçasısın.
Kadın Türk rock müziğine sayısız eser kazandırdı. Senelerdir şarkı yazıp besteliyor. 6 yıl aradan sonra konser vereceğini duyurunca yüz binlerce görüntüleme/beğeni gelmiş. Biletler muhtemelen 5 dk içinde tükenecek. Lafın kısası sanat hayatıyla ülkede müthiş bir kitleye hitap etmeyi başarmış, hem de rock müzik gibi görece popüler olmayan bir dalda. Altına gelmiş “Sırrı abin de gelecek mi?” ya da “Hafızanız mı kıt?” diye yorum yazmışlar. Kıt olan sizin hayata bakışınız olmasın? Biraz çıkıp nefes alın. Ne sanatçıların ne de herhangi bir insanın sizinle aynı görüşte olma zorunluluğu olmadığını, insanların büyük bir çoğunluğunun kendilerinden farklı düşünen diğer insanlarla ilişki kurabilecek olgunlukta olduğunu, görüş ayrılıklarında çirkefleşenler olarak kendi fanusunuzda yaşadığınızı idrak edin. Yazık. Böyle hayat geçmez.
Dün iptal edilen aboneliklerden dolayı üzgündü. 🥺 Kendisinin engelli bir oğlu var ve bu yaşında her işi kendi yapmak zorunda.
Arkadaşlar kendisinin instagram adresinin linkini bırakıyorum. Videolarına hediye gönderebilirsiniz, ben denk geldikçe gönderiyorum. Yardımı esirgemeyelim. 🙏🏻
https://t.co/9qPyMkrMIE
Yer: Tunceli…
AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nda bir vali, aynı zamanda başmüfettiş…
İddiaya göre;
Milletin parasıyla yapılmış bir Gençlik Merkezi’nde oğluna “özel bir oda” tahsis ediyor.
Uyuşturucu kullanan oğlu, uyuşturucu kullanmayı reddeden Gülistan Doku’ya bu odada tecavüz ediyor.
Daha sonra Gülistan’ı Sarı Saltuk Viyadüğü yakınlarında, Uzi marka bir silahla kafasından vurarak öldürüyor ve Pertek ilçesine bağlı bir köyde gizlice gömüyor.
Valinin koruma polisi de katile yardımcı oluyor.
Bu korkunç cinayetin izlerini yok etmek için devletin tüm imkânları devreye sokuluyor.
Vali, aileyle görüşüp Gülistan’ın SIM kartını alıyor. Bir bilişimci polise SIM kartın şifresini kırdırıp tüm mesajları sildiriyor.
Cinayet delilleri yok edilirken 10 bin dolar harcanıyor; bu da valilik bütçesinden ödeniyor.
Gülistan’ın gömüldüğü yeri bilen vali, kolluk kuvvetlerini farklı bölgelere yönlendirerek aylarca yanlış yerlerde arama yaptırıyor.
Dönemin emniyet müdürü de tüm kamera ve istihbarat verileri elinde olmasına rağmen, aramanın doğru yerde değil, ısrarla baraj gölünde yapılmasını istiyor.
Gülistan’ın tecavüze uğradığına dair hastane kayıtları, hastane başhekimi tarafından siliniyor.
Ve bu doktora Sağlık Bakanlığı “Yılın Doktoru” ödülünü veriyor.
Vali de kendisini, yaptığı “başarılı hizmetlerden dolayı” İl Sağlık Müdürü olarak atıyor.
Bu arada Türkçe Olimpiyatları’na da katılan vali, “Gülüm Benim” şarkısını söyleyen Bangladeşli kıza övgüler yağdırıyor.
Valinin oğlu ise, babasının koruma polisiyle birlikte işlediği cinayetin devlet gücüyle örtülmesinin verdiği güvenle hayatına kaldığı yerden devam ediyor.
Altında BMW 420, lüks tatiller, eğlenceler ve uyuşturucu partileri…
Tunceli’ye kayyım belediye başkanı olarak da atanan vali, bir yandan da çok sayıda ihaleye imza atmaya devam ediyor.
Bu korkunç hikâye, aslında AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nın bir özeti.
“Dicle’nin kıyısında bir kuzuyu kurt kapsa, ondan Ömer sorumludur” diyerek samimi insanların oyunu alıp iktidara gelenlerin inşa ettiği kokuşmuş, hatta topyekûn çürümüş düzenin küçük bir resmi…
Bu korkunç cinayetin üzerinin devlet gücüyle örtüldüğü yıllarda görev yapan Adalet Bakanları, İçişleri Bakanları, savcılar ve diğer tüm yetkililer bugüne kadar tek bir kelime etmediler.
Gülistan’ın ailesinin ahı arşa ulaştı, gözyaşları pınar oldu aktı.
Siz ey sorumlular, gece başınızı yastığa nasıl koyuyorsunuz?
Bir gün hesap vermeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?
VALİNİN OĞLU gariban bir kıza tecavüz edip öldürüyor!
VALİNİN KORUMASI kızı gömüyor!
VALİ aileyi kandırarak kızın telefonunun sim kartını alıyor, beslediği bir BİLİŞİMCİ POLİSE şifresini kırdırıp mesajlarını sildiriyor, ondan sonra emniyete teslim ediyor!
VALİ kolluk kuvvetlerini yanlış yönlendirerek, Gülistan'ı aylarca yanlış yerlerde arattırıyor!
Vicdan sahibi insanlar #GülistanDokuNerede diye aylarca , yıllarca soruyor!
VALİ hükümet tarafından atanmış,
VALİNİN KORUMASI hükümet tarafından atanmış,
POLİS devlet memuru,
vali için delil karartan onlarca devlet memuru var ama biz bunu siyasete malzeme etmeyelim öyle mi?
Siz ne kadar aşağılık bir kavim çıktınız lan!!!