Vergi dairesindeki memurları bilmem ama genel olarak durum şu:
Sabah bilgisayar açılıyor, öğlene kadar Instagram.
Öğleden sonra TikTok. Mesai bitimine doğru “Bugün de çok yoruldum.”
Vatandaşın vergisiyle maaş alıp bir de maaşından ve işinden şikâyet etmek cabası.
Kısacası: Bizim parmaklarımız çalışmaktan, onların parmakları kaydırmaktan ağrıyor.
NEDEN?
Bittiğimizi, tükendiğimizi, bir daha ayağa kalkamayacağımızı düşündüler.
Oysa bilmedikleri bir şey vardı:
Fenerbahçe hiçbir zaman ölmedi.
Koreografimizde yer verdiğimiz Frankenstein’ın canavarı; ölü kabul edilen farklı parçaların yeniden bir araya getirilerek hayata döndürülmesini temsil ediyor.
Her parçası başka bir mücadeleden, her yarası başka bir hikâyeden oluşan bu beden; yaşadığı bütün acılara ve karanlığa rağmen yok olmadı. Onu ortadan kaldırmak isteyenler arttıkça daha da güçlendi.
Tıpkı Fenerbahçe gibi…
Geçmişte hakkımız olan Şampiyonlar Ligi’ne gönderilmedik. Yıllar boyunca önümüze sayısız engel çıktı. Düştüğümüzü düşündüler, ayağa kalktık. Parçalandığımızı düşündüler, yeniden birleştik. Bittiğimizi söylediler, milyonların sevdasıyla yeniden hayat bulduk.
Koreografide canavara hayat veren elektrik, Fenerbahçe’nin damarlarında dolaşan eşsiz taraftar ruhunu temsil ediyor. Çünkü bu kulübün gerçek gücü; armasından ve ona karşılıksız bağlı milyonlardan geliyor.
Ve şimdi, 18 yıl sonra yeniden ait olduğumuz yerdeyiz.
Şampiyonlar Ligi’nin yıldızlarından oluşan gökyüzünün altında bir kez daha doğduk:
REBORN UNDER THE STARS ONCE AGAIN!
Kadıköy’ün ışıkları altında yeniden açılan gözler, yalnızca bir dönüşü değil; yaşadığı her şeye rağmen ayakta kalan bir ruhun Avrupa sahnesine yeniden çıkışını simgeliyor.
Biz yeni gelmedik.
Biz hep buradaydık.
Öldüğümüzü düşünenlere ve bizi tarihten silebileceğini sananlara vereceğimiz mesaj açık:
CANAVAR HİÇ ÖLMEDİ.
FENERBAHÇE IS BACK TO HAUNT EUROPE!
@TekYolFener Cihan efendi senin yaptıgın iş pırlanta kuyumculuk değilmi 15 sene önceyle aynı parayamı satıyorsun bu ürünleri ? Kaldiki son 3-4 sezondur transfer piyasası bu şekilde yönetime gelirken bilmiyormuydun bunun böyle olduğunu ? @kamercihan
Hakan Berument ve Eray M. Yücel’in 2005’te Journal of Economic Psychology’de yayımlanan “Long live Fenerbahçe: The production boosting effects of football” başlıklı akademik makalesi çok ilginç.
Makaleye göre Fenerbahçe'nin Avrupa kupalarında kazandığı her maç, Türkiye'nin aylık sanayi üretimi yaklaşık +0,26 yüzde puan artıyor.
1986 Ağustos–2002 Mayıs dönemini kapsayan aylık verilerle Fenerbahçe'nin maç sonuçlarını Türkiye'nin sanayi üretimindeki aylık değişimlerle karşılaştırmışlar. Sanayi üretim verileri 913 firmayı ve 403 sanayi ürününü kapsayan resmi endeksten geliyor. Modelde ayrıca 1994 ekonomik krizinin etkisini özel değişkenlerle kontrol ediyorlar. Neticede görülüyor ki Fenerbahçe'nin ligde diğer Türk takımlarına karşı oynadığı maçların sonuçları, endüstriyel performans üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etki yaratmıyor. Avrupa maçları ise sanayi üretimini pozitif etkiliyor.
Tabi bu fenomenin sebebi psikolojik. Fenerbahçe'nin Avrupa'da kazanmasının yarattığı kolektif moral, aidiyet ve ulusal gurur insanların ekonomik davranışlarını da etkiliyor ve ölçülebilir sonuçlar üretiyor.