Canım öyle çekti ki şunu. Benim için cennetin tasviri böyle bir şey işte dert tasa yok sorumluluk yok sadece huzur. Allah nasip eder de cennete gidersem hep cuma akşamı ödevler bitmiş sobanın yanında sevdiklerimle ps oynarken bulduğum huzurun içinde olmayı isteyeceğim
“Savrulurken raconun kırmızı pelerini o zarif öfkeye, zaman ki sana hasta olmuş, incelikli haytasın. Nüks ederken raksına mahallenin maşallahı, eyvallahı, güzelleş be oğlum şimdilik ölümüne kadar hayattasın.
Şimdilik, ölümüne kadar hayattasın.”
🎞Ağır Roman / Mustafa Altıoklar
Metin Kaçan’ın romanından uyarlanarak Mustafa Altıoklar tarafından sinemaya adapte edilen Ağır Roman, modern klasik diyebileceğimiz bir kulvarda Türk Sineması’nda kendine yer bulmuştur. Ağır Roman’ın sinema macerasına gelirsek… Kitabı sinemaya aktarmak Müjde Ar’ın fikridir. Ağır Roman, sinemadan sonra müzikal, bale gösterisi ve tiyatro oyunu olarak da sahnelenir. Son uyarlama ise televizyona, Ağır Roman Yeni Dünya adı ile dizi yapılır. "Ağır Roman" filmi hırsızları, kumarbazları, bitirimleriyle bizi bitmeyen bir şenliğin içine sokar. Filmde Küçük İskender’de oyuncu olarak yer almıştır. Filmin bir erkek hegemonyası üzerine inşa edildiğini söyleyebiliriz. Metin Kaçan seks işçileri, çarpık ilişkiler ve kabadayılarla hem belli bir kültürün varlığına değiniyor hem de eleştiri oklarını bir mıknatıs gibi üzerine çekiyor.
Film, Salih'in Polonyalı bir şair olan ve koleradan ölen Adam Mickiewicz'ın heykelinin elini çalmasıyla başlıyor. Kolera Sokağı, ağzında bakla ıslanmayan Puma Zehra, Gaftici Fethi, Tilki Orhan ve sağlam gariban olan Ciğerci Tıbı gibi birbirinden çarpıcı karakterlerle doludur…