Oen Taeb, sadece bir müzik projesi değil; Beat kuşağının ruhunu, serseri entelektüalizmi ve bitmeyen bir arayışı notalara döken bir zaman yolcusudur.
İki şarkılık ilk EP’siyle şimdi yayında.
Anlatılan senin hikayendir; dinle ve yola çık.
https://t.co/30Jd0O12yx
Yolda Projesi'nin tozlu arşivlerinden ve 10 yılı aşkın yolculuğundan beslenen Oen Taeb, felsefe ile sokağın, teori ile ritmin çarpıştığı o "ara bölge"de var olur.
İlk EP şimdi yayında.
Şimdi Spotify ve Youtube'ta.
https://t.co/OFdDVSDYnV
Bu duyuru, Academic'N Roll’un yeraltından çıkarak dışarıya açık ilk çağrısı ve aynı zamanda uzun ve dolambaçlı bir yolun, entelektüel bir göçebeliğin ve coğrafi bir sapmanın hikayesidir.
Buluşma detayları linkte:
https://t.co/cNJxmMVNyk
"Düş yağmuru
Solo giriyor şimdi
Gökyüzünde uçuşuyor
Etin başkaldırıyor
Hücreler örgütleniyor
Ve sen kozmossun artık"
Academic'N Roll'un gizemli alter-kahramanı Oen Taeb'in "Yol Kutsal" adlı kolektif çalışması yayında...
https://t.co/Sv7r8tOEnR
Samo Tomšič "The Labour of Enjoyment: Towards a Critique of Libidinal Economy" kitabında neoliberal kapitalizmin işten keyif alma buyruğunda bulunduğunu, insanları sömürü sisteminden keyif almaya zorladığını yazar. Kapitalist çalışma edimi keyif verici maddeye dönüştürülmüştür.
mülkiyet hırsızlıktır demek yetmez. çünkü kapitalizm bundan çok daha sinsidir; işçiyi emek metasının sahibi olarak görüp de ondan çalmaz aksine onu iktidarsız kılar, şahsını metaya çevirir ve parasını öder. https://t.co/1uJnj0rnur
"Academic'n Roll"a giriş:
Psychedelic Rock; bilinçdışı sezgi, sınırsız hayalgücü etkisi altında bir akıl, hissel ruhsallık... aslında bilinenin ötesine geçmeye yönelik bir çağrıdır.
Bu çağrı sadece müzikle sınırlı kalmamış, aynı zamanda 60'ların sonunda Batı toplumunun yerleşik normlarına, katı rasyonelliğine ve materyalizmine karşı bir duruşu da ifade etmiştir.
“anabasis”
yiten bir şeyin yeni bir formda ve imkanda tekrar keşfidir.
hayal gücünün gerçekleşmesidir.
yapılabilir olarak görünmeyenin yapılmasıdır.
işte “rüyanın ekilebilir toprağı! inşa etmekten söz eden kim?”
@direnenbiri1 @djhokkabaaz Fetişist nesneleştirme burada devreye girerek, değeri değişim değerine yani hazza indirger. Yani "haz uğruna haz" üretmek kapitalist aşkın tanımıdır. Tüketim ve ardından gelen tatminsizlik (ağlama) bitmenin değil aksine kendini sürdürmenin diyalektik ilişkisidir.
@direnenbiri1 @djhokkabaaz Yani sevme eyleminin özünde kişinin kendi içindeki bir boşluğu ‘öteki’ aracılığıyla doldurma arzusu bulunur. Dolayısıyla, fazla olan bir şeye sevgi yoluyla erişilir. Bu fazlalık hazdır ve öznenin arzusunun nesnesiyle asla tam olarak örtüşmediği bir artıktır.